Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1980 E. 2026/1617 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1980
Karar No
2026/1617
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1980 - 2026/1617 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1980 KARAR NO : 2026/1617 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/07/2026 NUMARASI : 2026/270 E.

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/07/2026 tarih ve 2026/270 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin kurulduğu günden bu yana inşaat, enerji sektörlerinde kesintisiz olarak faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde "..." ibaresinin tescilli olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirket ile benzer faaliyet alanında faaliyet gösteren rakip bir kuruluş olduğunu, davalı şirket, ticaret unvanı seçerken ve ticari hayatta kendini konumlandırırken dürüstlük kuralına aykırı bir biçimde, müvekkili şirketin tanınmışlığından ve pazar payından haksız bir menfaat amaçladığını, davalı şirketin, müvekkiline ait tescilli "..." markasının tüketici zihninde bıraktığı güveni kötüye kullanarak, müvekkilinin tescilli logosunun yazı tipini (fontunu), renk tonlarını, yerleşim şemasını ve görsel tasarımını neredeyse birebir taklit etmek suretiyle kendi iş yerinde, kurumsal tabelalarında, internet sitesinde, sosyal medya mecralarında ve her türlü basılı/dijital ticari evrakında kullandığını, davalı şirkete ait markaların mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, marka hakkına tecavüzün tespitine, tecavüzün durdurulmasına, tecavüzün önlenmesine, tecavüzün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; davalının, müvekkiline ait tescilli "..." markasını ve ayırt edilemeyecek derecede benzer olan logoyu/yazı karakterini iş yerinde, tabelalarında, araçlarında, web sitelerinde, sosyal medya hesaplarında ve her türlü ticari evrakında kullanımının durdurulmasına, bu amblemleri taşıyan materyallere geçici olarak el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta delil ibraz etmediği, şartları oluştuğunda her zaman ihtiyati tedbir isteminde bulunulabileceği, bu aşamada ihtiyati tedbir işlemi tesis edecek yoğunlukta yaklaşık ispat külfetinin yerine getirilmediği anlaşıldığından bu istemin reddi yönünde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının, müvekkili adına tescilli markayı yapacağını ilan ettiği inşaat projelerinin duyurularında kullandığını, tarafların iştigal alanlarının aynı olduğunu, davalı tarafından müvekkili şirketin markasına yapılan haksız saldırılarının durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, davalının “...” ibaresini ticaret unvanına ve proje adlarına dahil etmesinin, müvekkilinin fiili kullanımından ve marka başvurusundan sonraki tarihlere rastladığını. davalının sosyal medya hesaplarına ilişkin sunulan ekran görüntülerinden, “...” ibaresini içeren dijital kullanımların da yakın tarihlerde oluşturulduğunu ve son yıllarda giderek genişletildiğini gösterdiğini, yaklaşık ispat ölçüsünü karşılayan delillerin bulunduğunu ileri sürerek, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14.07.2026 tarihli kararının kaldırılarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, davalının müvekkili şirket adına tescilli markasıyla iltibasa neden olan "..." ibaresini kullanımının yargılama süresince tedbiren durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbirin şartlar başlıklı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda dosya kapsamında bulunan delillere göre ihtiyati tedbir talep eden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyenden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/09/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1980, K. 2026/1617, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1980-e-2026-1617-k-d1e6e3193f5b