Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4514 E. 2026/5482 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4514
- Karar No
- 2026/5482
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1895 E., 2024/235 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/51 E., 2023/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, temyize konu tapuda ... Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı bulunan eski 2 08... parsel sayılı sırasıyla 189,00 m² ve 6.625,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 1 12... ve 1 29... parsel numarasıyla 189,25 m² ve 6.626,19 m² yüzölçümlü olarak; tapuda ... ve müştereği adına adına kayıtlı bulunan eski 989 parsel sayılı 7.200,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 27... parsel numarasıyla 7.272,28 m² yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 990 parsel sayılı 1.460,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 27... parsel numarasıyla 1.469,09 m² yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 9 91... parsel sayılı sırasıyla 3.860,00 m² ve 14.565,31 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, yeni 1 27... ve 31 parsel numarasıyla 4.023,21 m² ve 14.492,96 m² yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 1218 parsel sayılı 349,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 36... parsel numarasıyla 347,31 m² yüzölçümlü olarak; orman vasfıyla tescil harici bırakılan eski 760 parsel sayılı eski 25.330,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 23... parsel numarasıyla 25.426,32 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu eski 208 (yeni 1 12... ), eski 760 (yeni 1 23... ), eski 989 (yeni 1 27... ), eski 990 (yeni 1 27... ), eski 991 (yeni 1 27... ), eski 1445 (yeni 1 27... ), eski 1125 (yeni 1 29... ), eski 1218 (yeni 1 36... ) parsel sayılı taşınmazların sınırlarının değiştiğini, eski 1125 (yeni 1 29... ) parsel sayılı taşınmazın bahçeli okul vasfında olduğu halde arsa olarak yazıldığını, eski 760 (yeni 1 23... ) parsel sayılı taşınmazın mera olan vasfının orman olarak yazıldığını, eski 989 (yeni 1 27... ), eski 990 (yeni 1 27... ), eski 991 (yeni 1 27... ), eski 1445 (yeni 1 27... ) parsel sayılı taşınmazlar arasındaki yolun yok olduğunu ileri sürerek, uygulama kadastrosunun iptali ile sınır ve ölçümlerinin önceki haline göre düzeltilmesini talep etmiş; yargılama sırasında; mezarlık vasfındaki eski 208 (yeni 1 12... ) parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu sırasındaki sınır ve yüzölçümüne bir itirazı olmadığını, ancak bitişiğindeki yine mezarlık vasıflı 1 12... parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek tek bir parsel olarak yazılmasını istediğini, eski 1445 (yeni 1 27... ) parselin güneyinden eski 989 (yeni 1 27... ), eski 990 (yeni 1 27... ), eski 991 (yeni 1 27... ) parsellerin arasından eski paftasında yol geçerken uygulama kadastrosunda bu yolun gözükmediğini, bu yolun yeniden tesisini istediğini, eski 1218 (yeni 1 36... ) parselde bulunan sınır duvarının köy yoluna tecavüzlü olduğunu, eski paftasında yolda kalan bu kısmın uygulama kadastrosu sırasında 1 36... parsele dahil edildiğini, eski 1125 (yeni 1 29... ) parselin sınırlarında veya yüzölçümünde bir yanlışlık olmadığını, buna bir itirazı olmadığını, ancak arsa olarak gösterilen vasfının eskisi gibi bahçeli okul olarak düzeltilmesini istediğini, eski 760 (yeni 1 23... ) parselin sınır ve yüzölçümüne herhangi bir itirazı olmadığını, orman olarak yazılan vasfının mera olması gerektiğini beyan etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu eski 760 (yeni 1 23... ) parselin orman vasfında olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu eski 991 (yeni 1 27... ) ve eski 1445 (yeni 1 27... ) parsellerde tesis kadastrosunda da mevcut bir yol bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "eski 208 (yeni 1 12... parsel) yönünden davacının 30.11.2016 tarihli celsede imzalı beyanı ve beyan dilekçelerinde 22/a uygulamasına ve yüzölçümüne itirazda bulunmadığını, yine köy tüzel kişiliği adına kayıtlı komşu mezarlık parseli ile tevhit işlemi yapılarak parsellerin birleştirilmesini talep ettiğini, uygulama kadastrosuna itiraz davalarının, özü itibarıyla uygulama faaliyetinin kanun ve yönetmelikte bildirilen ilke ve yöntemlere göre yapılıp yapılmadığının denetlenmesini zorunlu kılan davalar olduğunu, tevhit işleminin; idarenin talep halinde belli usul ve prosedürde yürütülen idari işlemlerinden olduğunu, bu talebin uygulama kadastrosunda ileri sürülebilecek ya da düzeltilmesini istenebilecek hususlardan olmadığını, davacının parselin tevhidine ilişkin açmış olduğu davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, eski 991-990-989-11 45... ada 28-29- 30... numaralı parseller arasında kaldığı iddia edilen eski ... yolu olarak bilinen kısım yönünden; davacının eski paftada yer alan ve eski ... yolunun paftada görünmediğini bu nedenle usul ve hukuka aykırı kadastro çalışması yapıldığını beyan ederek özünde mülkiyete ilişkin dava açtığını, 17.10.2022 tarihli fen ve harita mühendisi bilirkişilerinin eski pafta incelemesinde yol boşluğu olmadığını açık ve net olarak pafta üzerinde belirttiğini, davacının bu yolun tespit ve tescilden ibaret taleplerinin mülkiyete ilişkin olduğu, tesis kadastrosundan sonra tapuya geçmemiş mükiyete ilişkin açılan davanın Mahkemenin görevi kapsamında kalmadığını, eski 1125 (yeni 1 29... parsel) yönünden; davacının 22/a uygulamasına ve yüzölçümüne itirazda bulunmadığını vasıf değişikliğine itiraz ettiğini beyan ettiği, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosunda bahçeli okul vasfında olup, uygulama kadastrosunda, tesis kadastrosundaki yapının zeminde olmaması nedeni ile Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 19. maddesi gereğince kadastro güncelleme tutanağında da açıklanarak fiili duruma göre nitelik tespitinin yapıldığı, eski okul binalarının zamanla yıpranma ve yıkılma nedeniyle hali hazırda zeminde bulunan yerlere farklı zamanlarda inşa edildiği bizzat bilgi ve görgüleri bulunan mahalli bilirkişi beyanları ile de sabit olduğu, tescilsiz yapıların tapuya işletilmesi yoluyla genelge doğrultusunda işlem yapılmasının hukuken mümkün olduğu, Mahkemece tescilsiz yapıların tescili ile vasıf değişikliği yapılmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak uygulama çalışmasının hukuka, kanuna ve yönetmeliğe uygun yapıldığı, eski 760 (yeni 1 23... parsel) yönünden; davacının, tesis kadastrosu sonucu hükmen orman olduğu kesinleşen parselin vasfının mera olması gerektiğine ilişkin talebinin, uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olmadığı, mülkiyet değişikliği yaratacak nitelikte olduğu ve bu tür taleplerin Kadastro Mahkemesinde dinlenemeyeceği, eski 1218 (yeni 1 36... parsel) yönünden; davacının keşif mahallinde keşif heyetine dava konusu ettiği köy yoluna tecavüzlü olduğunu iddia ettiği alanı fen ve harita mühendisi bilirkişilerinin krokilerinde (T) ve (D) harfleriyle gösterdiği, iddia edilen alanın her ne kadar komşu parselin sınırından daha önde olduğu görülmüş ise de uygulama çalışmalarında izlenmesi gereken yol ve yöntemlerin yukarıda da açıklandığı üzere yapılan çalışmanın kanun ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığını tespit etmekten ibaret olup, parselin iddia edilen sınırında duvarın tesis kadastrosu sırasında tespit edilen sınırdan 43 cm daha içeride olduğu ve yapılan uygulama çalışmasının usule uygun olduğu" gerekçesiyle davanın temyize konu eski 208 (yeni 1 12... ) parselin tevhidine ilişkin açmış olduğu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, uygulama tespiti gibi tesciline, eski 1445 (yeni 1 27... ), eski 990 (yeni 1 27... ), eski 989 (yeni 1 27... ), eski 991 (yeni 1 27... ) parseller aleyhine açtığı ve bu parsellerin arasında yol olduğuna ilişkin iddiasının mülkiyete yönelik olması nedeniyle Mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili Mahkemenin Biga Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, eski 1125 (yeni 1 29... ) numaralı parselin vasfına ilişkin açtığı davanın reddine, uygulama tespiti gibi tesciline, eski 760 (yeni 1 23... ) parsele ilişkin mera olması gerekirken orman olarak yazıldığına ilişkin mülkiyet talebi yönünden Mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili Mahkemenin Biga Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, eski 1218 (yeni 1 36... ) parsel aleyhine açtığı davanın reddine ve uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... eski 2 08... ada 31 parsel sayılı taşınmaz yönüyle ileri sürdüğü komşu yeni 32 parsel ile tevhit isteminin eldeki davanın konusu olan uygulama kadastrosuna ilişkin davada dinlenilebilmesinin mümkün bulunmamasına; yine eski 11 25... ada 2 parsel sayılı taşınmaz açısından vasfının değiştirilmesi istemi yönüyle dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre öncesinde okul olarak kullanılan binanın kısmen yıkıldığının anlaşılmasına, nitekim Kadastro Güncelleme Yönetmeliği'nin 19/1. maddesinde 'tapu kütüğünde tescilli bina ve tesislerin zeminde mevcut olmaması halinde, bu durum kadastro güncelleme tutanağında açıklanarak fiili duruma göre nitelik tespiti yapılır' hükmü bulunmakla fiili duruma göre tespit yapılmasında bir hukuka aykırılık bulunmamasına, eski 7 60... ada 62 parsel sayılı taşınmaz yönüyle davacının isteminin hükmen orman vasfıyla tespit dışı bırakılmasına karar verilen taşınmazın mera vasfıyla köy orta malı olduğu ileri sürülmekle ve Mahkemenin de kabulünde bulunduğu üzere istem mülkiyete yönelik olup bu uyuşmazlığın uygulama kadastrosunun konusu olmadığından ve anılan taşınmaza yönelik hüküm kesinleşmiş bulunduğundan görevsizlik kararı verilmesinde de hukuka aykırı bir yön bulunmamasına, eski 991, 990, 9 89... parsel sayılı taşınmazlar yönüyle; davacının anılan taşınmazlar arasından tesis kadastrosundan öncede yol bulunduğu ancak bu yolun paftasında gösterilmediğini öne sürdüğü, nitekim pafta örneği ve alınan teknik bilirkişi raporlarına göre anılan taşınmazlar arasında tesis kadastrosu sırasında yol gösterilmediği, öte yandan dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre öncesinde bulunan yolun tesis kadastrosunun yapıldığı 1958 tarihi itibarıyla kapandığı ve sürülerek taşınmazlara dahil edildiğinin bildirildiği, yine teknik bilirkişi raporunda da tesis kadastrosuna yakın 1956 tarihli hava fotoğrafında yol olmadığının bildirildiği, bir an için Yönetmeliğin 15/5. maddesi gereği öncesinde bulunduğu öne sürülen kadim yolun gösterilmesinin zorunlu olduğu öne sürülebilir ise de Kadastro Güncelleme Yönetmeliği'nin 15/5. maddesi 'Tapulama/kadastro sırasında fiilen zeminde mevcut olmasına rağmen sınırlandırması yapılmamış olan, kamuya ait yol, ark ve benzeri yerler kamu lehine terk edilerek sınırlandırılır ve oluşan bu yeni duruma göre ada ve parseller oluşturulur.' hükmüne haiz olmakla buna göre uygulama kadastrosu sırasında gösterilebilecek yolun 'tesis kadastrosu sırasında zeminde fiilen bulunan yol olması' haline münhasır olup yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına göre tesis kadastrosu sırasında zeminde fiilen yol olmadığından bu yön itibarıyla da mülkiyete dönen uyuşmazlık açısından görevsizlik kararı verilmesinde, yine eski 12 18... ada 16 parsel yönüyle yapılan inceleme ve araştırma sonucunda uygulama kadastrosunun doğru yapıldığı, tesis kadastro paftası ile yenileme paftasının genel olarak yol sınırı yönüyle örtüştüğü gibi yola bırakılan alanların daha fazla miktarda bulunduğunun belirlenmesi ile istinaf edenin sıfatı ve ileri sürülen istinaf nedenlerine göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.