Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/51 E. 2026/168 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/51
- Karar No
- 2026/168
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/51 KARAR NO : 2026/168
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/307 E., 2022/130 K. DAVACILAR : 1 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: 08/04/2021 tarihli genel kurulda toplanan üye sayısının 1025 olduğunu, 15/02/2020 tarihli genel kurulda ise üye sayısının 1033 olarak belirtildiğini, her iki genel kurulun gündeminde de ortak sayılarının artırılma veya azaltılmasına dair gündem maddesi bulunmadığını, ayrıca 08/04/2021 tarihli genel kurulda kooperatif ana sözleşmesinde düzenlenen karar yeter sayısının da altında kaldığını, toplantı ve karar nisabının sağlanmadığını, Genel Kurulda alınan 8. Maddenin iptalinin gerektiğini, ana sözleşme gereği Genel Kurul tarihinden önceki 15 gün içerisinde isteyen her ortak ile ibra için görüşülmesi, bilanço, gelir tablosu, mizan ile diğer ilgili yıla ait gelir gider belgeleri ile kanuni defterlerin kooperatif merkezinde incelenmesi için hazır bulundurulması gerektiğini ancak yönetim kurulunda olan görevlilerin hiçbir gerekçe göstermeksizin görevlerini yerine getirmediğini, Genel kurul tutanağının usulüne uygun tutulmadığını, Genel Kurulun 4. Maddesinde yer alan ibraların iptalinin gerektiğini, bilançonun 8. Sayfasında aktif hesaplarında yer alan D-Diğer alacaklar üst hesap 10442.349,98 TL; alt hesaplardan ortaklardan alacaklar tutarı 10.387.396,55 TL ile diğer çeşitli alacaklar 54.953,43 olarak açıklandığını, bilançonun 9. sayfasında yer alan açıklamada diğer alacaklar hesabı adının ortak maliyet hesabı diye açıklama yapıldığını, raporlarda bu isimde bir hesabın bulunmadığını, 31/12/2020 tarihli kitapçığın 23. sayfadaki tahmini bütçede mevcutlarda yazılan kasa ve banka hesapları, yıl sonu bilançosundaki rakamların aynısı olduğunu, kayıtlarda yer alan Ortaklardan alacaklar hesabı 10.387.396,55 TL ile diğer çeşitli alacaklar 54.95,43 TL toplamı olan diğer alacaklar toplamı hesabı 10.442.39,98 TL yerine kayıtlarda yer almayan 1.267.940,22 TL olarak yazılmak suretiyle 9.174.406,76 TL alacağın gizlendiğini, dolayısıyla denetime sunulan belgelerin gerçeği yansıtmadığını, denetim kurulu raporu, bilanço ve gelir gider raporları ile yönetim kurulu raporlarının ibrasının geçersiz olduğunun açık olduğunu belirterek 08/04/2021 tarihli genel kurulda alınan 4,5 ve 8 nolu kararların iptalini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 17/02/2020 tarihli dilekçe ile 4. maddenin iptaline, 5 ve 8. maddenin ise mutlak butlanla batıl olduğunu tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkili kooperatifin gerçekleştirdiği 08/04/2021 tarihli genel kurulda toplantı nisabı ile 4. ve 8. maddelerin karar nisabının usul ve yasaya uygun olduğunu, iptali istenen 5. maddenin ise zaten oy birliği ile kabul edildiğinden davacıların işbu davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, genel kurulda davacıların iddiasındaki gibi toplantı ve karar nisabının sağlanmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, kabul ve oylama tutanaklarının incelenmesi ile oylamaya katılanların salt çoğunluğunun sağlandığının açık olduğunu ve karar nisabının da sağlandığını, davacıların müvekkili kooperatifçe denetçi ... ... defter ve belgeleri incelemesine izin vermediği hususunun tamamen gerçek dışı olduğunu, genel kurul toplantısında gündemden bağımsız bir konunun görüşülmediğini, davacıların mevcut yönetim kurulu ve başkan ile olan husumetleri nedeniyle kötüniyetle bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince ".... Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde genel kurulda alınan kararların toplantı ve karar nisabının sağlanmadığı yönündeki iddianın öncelikle değerlendirilmesi gerekmiştir. Yargıtay 23. Hukuk dairesinin 2016/6131 esas 2018/5820 karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere; 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; ana sözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır" hükmünü; 2. fıkrada ise "Genel kurulda kararlar, ortakların en az 1/4'ünün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınır" hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları yok hükmünde olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların yok hükmünde olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir. Yine Yasa ve anasözleşmede belirlenen toplantı nisabını etkilememek kaydıyla toplantıya katılan ortakların bir bölümünün genel kuruldan ayrılması mümkün bulunduğundan, karar nisabının da her gündem maddesinin oylamasına katılan kişilerin sayısı esas alınarak belirlenmesi, bu durumda karar nisabının her madde için ayrı ayrı o madde oylamasına katılan ortak sayısına göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Açıklanan hukuki gerekçeler ışığında somut olay irdelendiğinde öncelikle davalı kooperatifin üye sayısının 1025 olması karşısında toplantı yeter sayısının 257 olduğu, genel kurulda karar alınabilmesi için en az 257 ortağın toplantıda hazır olması şartı ile hazır olanların yarısından fazlası olan 129 ortağın olumlu oy kullanması gerektiği, 2020 yılına ait genel kurulun 4. Gündem maddesinde kooperatifin 2020 yılına ait bilanço, gelir gider cetveli ile yönetim ve denetim kurulunun ibralarında alınan kararlar için toplantı ve karar yeter sayısının oluşmadığı, bu suretle 4. Maddenin yokluk ile malul olduğu, 5. Maddede oy birliği ile karar alındığı beyan etmiş ise de, toplantıya katılan üye sayısının, 8. Maddede ise toplantı ve karar sayısının ayrı ayrı denetlenebilir şekilde tespit edilip tutanağa yazılmadığı, bu suretle alınan kararların yokluk ile malul olduğu kabul edilerek davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacıların genel kurulda alınan kararlara karşı muhalefet şerhi olmadığı için dava açamayacaklarını, mahkemenin yokluk kararı vermesi ile talebin aşıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 1996 tarihli kararı uyarınca oylama sırasında sayı düşmüş olsa da toplantıya o saatte ulaşan kişilerin salt çoğunluğuyla karar alınmasının doğru olduğunu belirttiğini, bir yanlışlık olsa hükümet konserinin de müdahale edeceğini, 5. maddeye zaten hiç kimsenin itirazının olmadığını, ilgili maddenin üyelere para iadesiyle ilgili olduğunu, 4. Madde ile ilgili yapılan oylamada da kaç kişinin oylamaya katıldığının tespit edilebileceğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle kooperatif Genel Kurul kararlarında toplantı ve karar nisaplarının hazirun cetveline göre değil, fakat karar alınması sırasında oy kullananların sayısına göre toplantı nisabının ve karar nisabının belirlenmesi gerektiği esasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.15/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip