Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/609 E. 2026/1637 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/609
Karar No
2026/1637
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/609 KARAR NO : 2026/1637

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE :.... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.11.2025 NUMARASI : 2025/9 HAKEM- 2025/1 KARAR

DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : .... DAVA : Rücuen Tazminat KARAR TARİHİ : 02.11.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.11.2026

Taraflar arasındaki davada mahkemece verilen hüküm aleyhine istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6111 sayılı kanunun 166. maddesi uyarınca davalı.... bünyesinde sürekli işçi kadrosunda çalışan dava dışı ....'nın Kasım 2011 tarihinde Samsun .... emrine atandığını, 14.06.2017 tarihinde ise işten ayrılarak emekli olduğunu, dava dışı işçiye davalı ve davacı kurumda çalışması karşılığında kıdem tazminatı ödendiğini, yine dava dışı ....'nın Samsun 1. İş Mahkemesi .... Esas sayılı dosyasında kıdem tazminatına alacağına ilişkin dava açıldığını ve devam ettiğini, 6111 sayılı Kanun madde 166/6 "... devredilen işçilerin ücret ile diğer mali ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır." hükmüne yer verildiğini, iş sözleşmesinin devri halinde devralan işveren her ne kadar işçinin devreden işverende işe başladığı tarihten itibaren hesaplanacak kıdem tazminatından sorumlu ise de devreden işveren de kıyasen iş sözleşmesinin devrinde uygulanacak olan kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı Kanun'un 14/2 maddesi uyarınca iş sözleşmesini devreden işveren de işçiyi çalıştırdığı süreler kapsamında doğan kıdem tazminatından sorumlu tutulacağını belirterek, davanın kabulü ile alacağın tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 6.000,00 TL'nin dava dışı işçinin davalı bünyesinde çalıştığı döneme ait miktarının ödeme tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin zamanaşımına uğradığını, dava dışı işçi....'nın müvekkili kurumda önce ihale yolu ile hizmet alımı yapılan şirketler bünyesinde çalıştığını daha kurum bünyesinde kadroya geçtiğini, 2011 tarihinde ise 6111 sayılı Kanun kapsamında davacı kuruma devredildiğini, dava dışı işçinin bakiye kıdem tazminatı için Samsun 1. İş Mahkemesinin .... esasında açtığı dosyanın kesinleşmesinin beklenmesinin gerektiğini, dava dışı işçinin 31.12.2023-03.11.2021 tarihleri arasında müvekkili kurumda çalıştığını, işçinin davacı kuruma devrinden itibaren 10 yıl geçtiğini, 2 yıllık sorumluluk sürelerinin sona erdiğini, davanın belirsiz alacak olarak açılamayacağını, ödeme tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, "...1-Tüm dosya kapsamından; dava dışı işçi ....'nın ilk olarak 07/09/2020-31/12/2023 tarihleri arasında.... bağlı taşeron şirketler bünyesinde çalıştığı, 03/01/2004 tarihinde ise davalı .... kadrolu olarak işe başladığı, Kasım 2011 tarihinde ise 6111 sayılı yasa gereği .... naklen atandığı, 14/06/2017 tarihinde işten ayrılarak emekli olduğu, davacı Kurumun dava dışı işçiye 03/01/2004-14/06/2017 tarihleri arası çalışması karşılığında 54.681,45 TL kıdem tazminatı ödediği, ek olarak dava dışı işçinin açtığı dava sonucu Samsun 1. İş Mahkemesinin .... esas, .... karar sayılı ilam ile hükmedilen 24.487,32 TL ödemeyi Samsun İcra Dairesinin .... sayılı dosyasına yaptığı, dava dışı işçinin davalı iş yerinde çalışma süresine karşılık gelen kıdem tazminatının davalının sorumluğu olduğundan bahisle hesaplama yapıldığında artırılmak üzere 6.000,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak yasal faizi ile birlikte tahsili için işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2-6111 Sayılı Yasanın 166/1 maddesi ''İl özel idarelerinin sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, ....nün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadrolarına, belediyelerin (bağlı kuruluşları hariç) sürekli işçi kadrolarında çalışan ihtiyaç fazlası işçiler, ....nün taşra teşkilatındaki sürekli işçi kadroları ile sürekli işçi norm kadro dâhilinde olmak üzere ihtiyacı bulunan mahalli idarelere atanır.'' hükmünü içermektedir. Aynı yasanın 166/6 maddesinde ise ''Devredilen işçilerin ücret ile diğer malî ve sosyal hakları; toplu iş sözleşmesi bulunan işçiler bakımından yenileri düzenleninceye kadar devir işleminden önce tabi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre, toplu iş sözleşmesi olmayan işçiler bakımından 2010 yılı Kasım ayında geçerli olan bireysel iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenir. Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcuttur. 3-a)İş Kanununun 112/1-b maddesi ''Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir.'' b)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) ... işçinin yazılı talebi hâlinde, kıdem tazminatının söz konusu kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen süreye ilişkin kısmı, kamu kurum veya kuruluşuna ait çalıştığı son işyerindeki ücretinin yılları itibarıyla asgari ücret artış oranları dikkate alınarak güncellenmiş miktarı üzerinden hesaplanmak suretiyle son kamu kurum veya kuruluşu tarafından işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir....'' c)''(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/8 md.) İkinci fıkranın (b) bendi veya üçüncü fıkra uyarınca farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi hâlinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz.'' hükümleri mevcut olup, ayrıca bu hususların yönetmelikte düzenleneceği de hüküm altına alınmıştır. 4-Nitekim Kamu İhale Kanununa göre; "İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin" 6/2 maddesinde ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarda çalıştırılan işçilerden son alt işvereni ile yapılmış olan iş sözleşmeleri kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erenlerin birinci fıkraya göre tespit edilen sürelere ilişkin kıdem tazminatları, çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenir.'' düzenlemesi, 8/4 maddesinde ise ''Farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi halinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsileder. Ancak, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılıcetvellerinde yer alan kamu kurum veya kuruluşlarıarasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz'' düzenlemesi mevcuttur. 5-6111 Sayılı Yasanın 166/6. maddesinde ''...Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü mevcut ise de, kıdem tazminatına ilişkin ibarenin işçi yönünden hüküm ifade etmesi gerektiği, yukarıda alıntılanan yönetmelik hükmü de nazara alındığında davacı ve davalı kurumun kıdem tazminatı ödemesinden işçiye karşı birlikte sorumlu olduğu, davalı .... yönetmeliğin 8/4 maddesinde belirtilen kurumlar arasında yer almaması sebebiyle de davacı Bakanlığın dava dışı işçinin davalı Belediyede çalıştığı süreye ilişkin hak kazandığı işçilik alacağı kalemlerini davalı .... talep edebileceği kanaatine varılmıştır. 6-Dava dışı işçi bakiye kıdem tazminatı talebi ile dava açmış Samsun 1. İş Mahkemesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı ile taşeronlar neznindeki çalışmaları davalı belediyedeki kıdem süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine ve bakiye kıdem tazminatına hükmedilmiş, karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin .... esas, .... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir. Davacı kurum söz konusu karar gereği icra marifetiyle ödeme yaptığından kesinleşen İş Mahkemesi ilamındaki taşeron şirketlerde çalışılan süredeki kıdem tazminatından da davalı belediyenin ve davacının sorumlu olması gerektiği anlaşılmıştır. 7-Davacının dava dışı işçinin davalı Belediye'de çalıştığı döneme ilişkin hak kazandığı işçilik alacağını davalıdan talep edebileceği anlaşılmakta ise de, hesaplama yönteminin ne şekilde yapılması gerektiği de tespit edilmelidir. Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin .... esas .... karar sayılı ilamı ve Samsun BAM 5.Hukuk Dairesinin .... esas .... karar sayılı ilamlarında açıklandığı üzere işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin fesih edildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanması gerekmekte ise de; hizmet sürelerinin tespiti ve bakiye kıdem tazminatı alacağına ilişkin Samsun 1. İş Mahkemesinin .... esas,.... karar sayılı ilamı kesinleştiğinden hesaplamanın iş bu karara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. 8-Alınan 27/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda da aynı gerekçe ile değerlendirmeler yapılmıştır. Rapordan izlendiği üzere dava dışı işçinin taşeronlar dahil kıdem tazminatına esas hizmet süresi 07/09/2000-14/06/2017 tarihleri arasında toplam 5961 gün olup, bu sürenin 03/11/2000-14/06/2017 tarihleri arası davacı bünyesinde geçmiş olup, kalan 3981 gün ise davalı belediyede geçen süredir. Raporda kesinleşen İş Mahkemesi ilamı doğrultusunda bakiye kıdem tazminatı yönünden davacı ve davalının sorumluluğunun 14.056,68 TL olduğu, bu miktarın 9.004,25 TL sinden davalının 5.052,43 TL sinden davacının sorumlu olduğu tespit edilmiştir. Raporda davacının İcra Dairesine yaptığı ödemenin 24.480,32 TL olduğu tespit edilerek ana para ferileri taraflar yönünden ayrı ayrı belirlenmiş, davacının 03/01/2004-14/06/2017 dönemi için yaptığı ödemenin 55.099,66 TL olduğu bildirilerek davalının sorumlu olduğu toplan çalışma süresine göre oranlamalar yapılarak davalı belediye yönünden 41.351,60 TL kıdem tazminatı 6.681,53 TL faiz, dosya masrafı vekalet ücreti vb. ödemeler olmak üzere toplam 48.033,13 TL ödemenin talep edilebileceği sonucuna varılmıştır. İş bu rapor dosyadaki bilgi belgelere ve kesinleşen Samsun 1. İş Mahkemesi ilamına uygun olmakla yasal ve yeterli kabul edilmiş, bu nedenle ıslahla talep edilen 52.938,77 TL nin 48.033,13 TL sinin kabulü gerekmiştir. 9-Dava dilekçesi ile ödeme tarihinden itibaren yasal faiz talep edilmiş ise de, dava tarihinden önce davacının temerrüte düşürülmesi gerekmektedir. Dava dosyasında temerrüdün oluştuğuna dair herhangi bir bilgi belge bulunmamaktadır. Ödeme yapılması ise temerrüt olarak değerlendirilemez. Bu nedenle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmetmek gerekmiştir. 10-Davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuş ise de 1475 sayılı Kanunun 14. maddesinin 2. fıkrasında devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden 4857 sayılı Yasanın 6. maddesinde sözü edilen devreden işveren için öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmadığı anlaşılmakla reddi gerekmiştir. (Yargıtay 22. HD'nin .... Esas .... Karar sayılı ilamı). Yine dava tarihi itibariyle 4857 sayılı kanunu 2. Maddesinde yer alan asıl işveren alt işveren ilişkisine ilişkin düzenleme mevcut bulunduğundan bu yöne ilişkin savunmada yerinde görülmemiştir. 11-Dava dışı işçinin 31/12/2003-03/11/2011 tarihleri arasında belediyede çalıştığı ileri sürülmüş ise de kesinleşen Samsun 1. İş Mahkemesinin ilamında 07/09/2000-31/12/2003 tarihleri arasındaki hizmetlerinde davalı belediye de geçtiğinin tespitine karar verildiğinden bu tarihlere göre hesaplama yapılması gerekmiş diğer itirazlar dosya kapsamına göre yerinde görülmemiştir. 12-Mahkememizce alınan 28/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporu hükmü esas alınmış olup daha önce bir başka bilirkişiden alınan raporlarda ise hesaplamanın kesinleşen iş mahkemesi ilamı doğrultusunda yapılmaması sebebiyle hükmü esas alınmamış, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " şeklindeki gerekçe ile "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 48.033,13 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından yasal süresinde açılmamış olan davada taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava dışı ....ı'nın açtığı Samsun 1. İş Mahkemesinin .... Esas, .... Karar sayılı dosyasında işçinin 07.09.2000-31.12.2003 tarihleri arasında şirketler nezdinde geçen çalışmalarının davalı kurumdaki hizmetinden sayılmasına, davacının 14.056,68 TL kıdem tazminatı alacağının ....) yönünden 14.06.2017 tarihinden müvekkil kurum yönünden ise 20.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte “davalılardan” alınarak işçiye verilmesine karar verildiğini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin ise davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işçiye verilmesine karar verildiğini, açılan davada işbu dava tarafları ile .....'nin davalı sıfatında olduklarını, bahse konu İş Mahkemesi ilamı takiben konularak davacı kurumdan 24.487,32 TL, davalı kurumdan ise 5.540,71 TL tahsil edildiğini, yine bahse konu iş mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu sonucunda kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiğini, kaldırma kararı sonrasında İş Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda kaldırma kararına uygun olarak işçinin 07.09.2000-31.12.2003 tarihleri arasında şirketler nezdinde geçen çalışmalarının davalı kurumdaki hizmetinden sayılmasına, bu şirketlerdeki çalışmalarının muvazaalı olarak davalı kurumda geçtiğinin tespitine, davacının 14.056,68 TL kıdem tazminatı alacağının 9.004,25 TL’sinin .... yönünden 14.06.2017 tarihinden müvekkil kurum yönünden ise 20.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte “davalılardan” müştereken ve müteselsilen alınarak işçiye verilmesine, 5.052,43 TL’sinin ise “....”den alınarak davacıya ödenmesine karar verildiğini, verilen karara karşı tekrar istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de başvurunun esastan reddine karar verildiğini, açıklandığı üzere davalı kurumun belirtilen davada davalılardan biri olduğunu, davalı kurumun alacak miktarı yönünden sorumluluğunun da 9.004,25 TL kıdem tazminatının 4 ayrı davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak işçiye verilmesi yönünde olduğunu, geriye kalan 5.052,43 TL'den işbu davada davacı sıfatında olan ....'in tek başına sorumlu olduğunu, yine yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden dört davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduğunu, davalı kurumun bu karara ilişkin borçları ödemiş olmasına rağmen işbu davanın açıldığını, dava dışı işçi tarafından İş Mahkemesine açılmış olan dava sonucunda işçinin 07.09.2000-14.06.2017 tarihleri arasındaki bütün süre yönünden işçinin ....’deki son günlük giydirilmiş brüt ücretine göre kıdem tazminatının brüt 69.263,85 TL olarak hesaplandığını, iş bu dava davacısı tarafından davadan önce ödenen 55.099,66 TL kıdem tazminatı da mahsup edildiğinde geriye işçinin 14.056,68 TL kıdem tazminatı kaldığından bahisle bu bedelin davalılardan alınarak işçiye ödenmesine karar verildiğini, 07.09.2000-03.11.2011 tarihleri arasındaki döneme ilişkin ve 03.11.2011 tarihinde devredildiği dönemdeki ücret seviyesi ile sınırlı hesaplama yapılarak bulunan 9.073,11 TL kıdem tazminatından davalı kurumun, .... ve diğer davalıların müteselsilen sorumlu tutulduğunu, buna rağmen davacı kurumun icra dosyasına ödediği ve işçiye ödediği bütün bedellerin davalı kurumdan tahsiline karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin de işçilik alacakları davasında 4 davalı olduğundan 4’e bölünmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki davacı kurum tarafından işçinin devralındığını, kıdem tazminatının ise işçinin hizmet süresi esas alınan haklardan olması nedeniyle işçinin devrenden işveren yanında işe başladığı tarihe göre işlem yapılmakla yükümlü olunduğunu, ayrıca devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden işverenin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olması sebebiyle davacı kurumun davalı kurumdan talep edebileceği herhangi bir alacağının bulunmadığını, 08.02.2015 tarih ve 29261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 6/4. Maddesinde; "Farklı kamu kurum veya kuruluşlarına ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi halinde, kıdem tazminatı ödemesini gerçekleştiren son kamu kurum veya kuruluşu, ödenen kıdem tazminatı tutarının diğer kamu kurum veya kuruluşlarında geçen hizmet süresine ilişkin kısmını ilgili kamu kurum veya kuruluşundan tahsil eder. Ancak, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerinde yer alan kamu kurum veya kuruluşları arasında bu fıkra hükümlerine göre bir tahsil işlemi yapılmaz." hükmüne yer verildiğini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunun Tanımlar başlıklı 3.maddesinin a bendinde; "Genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri: Uluslararası sınıflandırmalara göre belirlenmiş olan, merkezî yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idareleri, (…) İfade eder." denildiğini, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli I sayılı Cetvelde Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdarelerini düzenlediğini, dolayısıyla mahalli idarelerin de bu kapsamda yer aldığını, bu sebeple de Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan hüküm doğrultusunda iş bu davanın reddinin gerektiğini, zira davacı kurumun işbu hüküm doğrultusunda rücu imkanı bulunmadığını, 1475 sayılı İş Kanunu'nun halen yürürlükte olan 14 maddesinde 12.07.1975 tarihinden itibaren işçinin işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kadem tazminatlarından her iki işverenin de sorumlu olduğunun ancak iş yerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları süreler ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğunun belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere şirket çalışma dönemleri için hesaplama yapılacak ise de şirketten aldığı son ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davalının 07.09.2000-03.11.2011 dönemi yönünden davacı kurumun da sorumluluğunun bulunmadığını, bu bedelin tamamından davalı kurum sorumluluğunun bulunması halinde İş Mahkemesince davacı kurum yönünden davanın reddine karar verilecek olduğunu, ancak iş mahkemesince verilen kararda 14.056,68 TL net kıdem tazminatı alacağının 9.004,25 TL’sinin davalı .... yönünden 14.06.2017 tarihinden itibaren, davalı ....yönünden dava tarihi olan 20.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.052,43 TL’sinin ise davalı ....ndan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiğini, mahkemece verilen kararın isabetli olmadığını, mahkemece dava dışı ....’nın , 07.09.2000-14.06.2017 tarihleri arasındaki çalışma süresi bir bütün olarak kabul edilmiş ve davacı kurumdaki iş akdinin feshi tarihindeki son giydirilmiş brüt ücreti çalışma süresine oranlanarak hesaplama yapılmış olduğunu, bu döneme ilişkin giydirilmiş brüt ücrete itiraz ettiklerini, işçinin 03.11.2011 tarihinden önceki çalışmalarının davalı kurumda geçmediğini, farklı işverenlerde geçtiğini, bu çalışmalar ile davalı kurumda geçen çalışmaların birleştirilebilmesi ve bir bütün olarak kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca bu döneme ilişkin çalışmalarının kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erip ermediği de bilinmediğini, bu döneme ilişkin iş sözleşmeleri ayrı bir iş sözleşmesi olup, zamanaşımına uğradığını, bu sebeple hesaplamalardan dışlanması gerektiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek üzere, bu döneme ilişkin de bir hesaplama yapılacak ise bu takdirde, işçinin davalı kurumdan davacı kuruma devir tarihindeki (03.11.2011) ücreti üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu sebeple davacı tarafın son ücretine göre bütün dönem yönünden hesaplama yapılıp, bu bedelin çalışma süresine oranlanması suretiyle yapılan hesaplamaların isabetli olmadığını, davalı kurumun davadan önce temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilebilmesi mümkün olmadığını, açılan davada davacı tarafın sorumluluk tutarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesi dava anında mümkün olduğundan iş bu davanın kısmi dava olarak kabulü gerektiğini ve ıslahla arttırılan kısma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, buna rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek hükmolunan bedelin tamamı için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece rücuya konu bedel hesaplanırken yapılan maddi hesap hataları yönünden de istinaf başvurusunda bulunduklarını, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden verilen kararın da hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça istinaf başvuru dilekçelerine karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara, beyanlara ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 3533 sayılı Kanun'un 6/2-a ve HMK 353/1-b.1 maddeleri gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 3533 sayılı Kanun'un 6/2-a ve 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 maddeleri gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sebebiyle davalı taraftan alınması gereken 3.281,14 TL nispi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 821,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.460,14 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı HMK'nun 359/4 maddesi gereğince işbu kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 3533 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 02.11.2026

Başkan .... Üye .... Üye.... Katip .... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/609, K. 2026/1637, T. 02.11.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-609-e-2026-1637-k-4786c301d5ba