Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1989 E. 2026/1670 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1989
Karar No
2026/1670
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1989 - 2026/1670 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1989 KARAR NO : 2026/1670 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 04/12/2020 NUMARASI : 2019/299 E. - 2020/347 K.

DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/12/2020 tarih ve 2019/299 E. - 2020/347 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2010 yılından bu yana ... markalı ürünlerin sahibi olduğunu, davalı firma sahiplerinin ve eşlerinin daha evvel müvekkili firma ile iş ilişkisi içinde olduğunu, bu sayede müvekkili firmanın işleyişini, ticari sırlarını, ... ve müşteri çevresini kullandıklarını, davalının haksız eylemlerinin ve rekabetin tespiti ile yaratılan muarazanın ve müdahalenin önlenmesi amacı ile 17 Nisan 2018 tarihinde İstanbul 1. FSHHM 2018/159 E sayısı ile açtıkları dava devam ederken, davalının haksız rekabete konu bir kısım ürünlerin ambalajı ve etiketlerine dair 31.10.2018 tarihli dava konusu tasarım başvurusunu gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin 09.04.2019 tarihinde davalı şirketin kötü niyetli olduğu ve tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliğini taşımadıkları gerekçesi ile itirazda bulunduğunu, TÜRKPATENT YİDK’nin 2019/T-668 sayılı kararı ile itirazın reddi ile davaya konu tasarımların tesciline karar verildiğini, dava konusu tasarımların tescili için gerekli koşulları sağlamadığını, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin müvekkili ürünlerinin şişe, ambalaj ve dizaynlarını iltibasa yol açacak şekilde birebir taklit ettiğini, davalı şirketin taklit ürünlerinin müvekkili şirket ile aynı etiket, aynı içerik ve ambalaja sahip olduğuna dair uzman görüşünü dosyaya eklediklerini, müvekkilinin ürünlerin davalıdan önce kamuya sunulduğunu, dava konusu davalı tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığını ileri sürerek, 2019/T-668 karar numaralı Türk Patent YİDK kararının iptaline ve 2018/06474-1,2,3,4,5,6,8,9,11 sayılı tasarımların tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TÜRKPATENT vekili, 2018/06474-1,2,3,4,5,6,8,9 ve 11 sıra numaralı “etiket/ambalaj deseni” tasarımları ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği ürün ve tasarımların genel izlenim itibariyle farklı olduğunu, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliğine sahip bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, davacının davayı açmada iyi niyetli olmadıklarını, davacı iddialarının derdest İstanbul 1. FSHHM Mahkemesi’nin 2018/159 E. sayılı dosyasındaki iddialar ile benzer olduğunu, derdest dava dosya içeriğinde yer alan bilirkişi raporunda müvekkil tarafından üretimi ve pazarlaması yapılan ürünlerin marka, içerik, etiketleme, paketleme ve ambalajlama gibi birçok unsur dahilinde haksız rekabet teşkil etmediğinin belirtildiğini, müvekkilinin ürünlerinin ... ... markası ile üretilip pazarlandığını, ürünlerde cam şişe kullanımının iltibas ve/veya haksız rekabet teşkil etmediğini, cam şişenin davacı tarafından bulunmadığını, ambalaj, ebat ve oranlarının aynı olmadığını, onlarca marka tarafından kahverengi şişelerde kozmetik ürünlerin pazarlandığını, bu şişelerin üretimin ... ... tarafından yapıldığını, alternatif şişelerin yurtiçi ve yurtdışından kolaylıkla tedarik edilebileceğini, şişelerin üretici patentli olduğunu, tarafların aynı hammadde ve benzerlerini ürünlerinde kullandığını, pazarlama stratejilerinde gül ve lavanta ibarelerinin kullanımının normal olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu çoklu tasarımın itiraza mesnet görsellere göre yeni ve bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici olduğu, yine bilirkişi heyetinin re'sen yaptığı mutlak yenilik araştırması neticesinde, davaya konu çoklu tasarımların sektör analizleri kapsamında tespit olunabilen kamuya arz olunmuş tasarımlar karşısında yeni olduğunun tespit edildiği, karşılaştırılan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici olduğu anlaşıldığından, salt davalı şirket ile ilişkili kimselerin daha önce davacı şirket bünyesinde çalışmış olmasının ve aralarında iş ilişkisi bulunmasının, davaya konu çoklu tasarımların kötü niyetle başvuruya konu olduğunu göstermeyeceği, zira karşılaştırılan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde karışıklık oluşturmayacağı, bu nedenle davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiği iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu tasarımlarla müvekkiline ait ürünlerin birebir karşılaştırılmadığını, salt fotoğraflar üzerinden yapılan karşılaştırmanın yeterli sonuç vermeyeceğini, davalı Şirket'in seçenek özgürlüğü çok geniş olduğu halde müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmak ve kullanıcıların ürünleri ayırt etmesini engellemek amacıyla müvekkiline ait tasarımları kötüniyetle taklit ettiğini, davalı Şirket ortaklarından ... ... müvekkiline daha önce danışmanlık hizmeti veren ... ..., yine davalı Şirket ortaklarından ... ... ise müvekkili nezdinde sigortalı çalışan tasarımcı ... ... eşi olduğunu, davalı şirket hakkında müvekkili aleyhine haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla İstanbul ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde 2018/159 Esas sayılı dava dosyasının açılmasından altı ay sonra dava konusu tasarım başvurusunda bulunulmasının, davalı tarafın kötüniyetini ortaya koyduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, endüstriyel tasarımla ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde endüstriyel tasarım konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları ile, dava konusu tasarımın, davacı tarafından mesnet gösterilen tasarımlar ile bilirkişilerce yapılan sektör analizi ile tespit edilen kamuya arz olunmuş önceki tarihli tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun belirlendiği, bu hale göre dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu, dava konusu tasarım başvurusunun kötüniyetle yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı ve hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, istinaf başvurusunda peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1989, K. 2026/1670, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1989-e-2026-1670-k-6df29cde3f57