İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2021/331 E. 2026/807 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2021/331
Karar No
2026/807
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2021/331 Esas KARAR NO : 2026/807

.... DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2015 KARAR TARİHİ : 13/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adresinde bulunan taşınmazın alımı konusunda müvekkili ile dava dışı .... arasında ön satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme sonucu şirkete 26.10.2014 tarihinde 10.000 TL bedelli teminat bonosu verildiğini, kısa bir süre sonra taşınmazın alımından vazgeçilerek durumun emlak şirketine iletildiğini, bu durumda geri verilmesi gereken bononun iade edilmeyip davalı tarafından lehtar kısmı doldurlarak .... Esas sayılı dosyası ile karşılıksız senedi kullanmaktan kamu davası açılmış olup davanın halen derdest olduğunu, davalının emlak şirketi adına hareket eden ve icra takibi için kullanılan bir kişi olduğunu ileri sürerek, 11.983 TL nin ödeme tarihi olan 26.12.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile taraflarınca davalıya cebri icra tehdidi altında 26.12.2014 tarihinde ödenen 11.983 TL'nin güncellenerek bugünkü alım gücü değeri üzerinde taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde belirttiği iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının keşide ederek müvekkiline verdiği bononun kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğini, davacının bononun taşınmaz satışına istinaden düzenlendiği iddiasına ilişkin herhangi bir delil olmadığını, bononun müvekkili tarafından davacıya verilen borç paranın karşılığında bizzat davacı tarafından düzenlendiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen gayrimenkul satışı ile müvekkilinin ilgisi olmadığını, dava dışı ....'in beyanı esas alınarak müvekkiline karşı dava açılamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde cebri icra tehdidi altında ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sonucu 27.03.2018 tarihinde davanın reddine karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından İstinaf edilmesi sonucu .... 03.03.2021 tarihli kaldırma kararı ile dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine, yeniden esasa kaydının yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. .... tarafından verilen kaldırma kararında özetle: "Dava, taşınmaz satım sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği iddia edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığı iddia edilen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Dava, 26.10.2014 keşide, 01.11.2014 vade tarihli ve 10.000,00 TL bedelli bonoya ilişkin olarak açılmıştır. Dava konusu bonoda lehtar, ... olup bono davalı tarafından vade tarihini müteakip icra takibine konulmuş kesinleşen takip tutarı 29.12.2014 tarihinde davacı tarafından 11.983,00 TL olarak ödenmiş, süresi içerisinde işbu istirdat davası açılmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan (tarihsiz) gayrimenkul satış protokolünde; .... ait dairenin 316.000 TL bedelle davacıya satışının yapılacağı, kaparo ve güvence olarak 10.000,00 TL'lik senet alındığı tapu devir işlemleri bittikten sonra senedin davacıya iade edileceği, alıcının her hangi bir sebeple gayrimenkulü almaktan vazgeçmesi durumunda kaparoyu geri isteyemeyeceği ve güvence olarak verilen senet bedelini karşı tarafa ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Protokol dava dışı satıcı ile davacı arasında imzalanmış olup protokolde, dava dilekçesinde bahsi geçen Dörtbey Emlak…Ltd Şti'nin de kaşe ve imzası olduğu görülmüştür. Bedelsiz senedi kullanma suçundan Ankara C.Savcılığı tarafından yürütülen soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifade veren davalı; senedin davacıya verdiği borç paraya ilişkin olduğunu, davacının borç olarak aldığı parayı vadesinde ödemediğini, bunun üzerine senedi icra yoluyla tahsil ettiğini belirtmiştir. Soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporunda; senedin "borçlu" hanesindeki yazılar ile "ödeme günü" hanesindeki tarihin dava dışı Samet Özen eli ürünü olduğu, senetteki imza ve diğer yazıların ise davacının eli ürünü olduğu belirtilmiştir. Davalı ... Başıbüyük ve dava dışı Samet Özen hakkında Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında mahkemece; senette borçlu imzası dışındaki diğer yazıların sanıklara ait olduğu, sanıkların emlakçilik işi yaptığı, senedin satın alınacak evin teminatı olarak verildiği, ancak ev işi olmadığı, böylece bedelsiz kalan senedin sanıklarca iadesi gerekirken iade edilmeyip icra yoluyla tahsile konulduğu belirtilerek sanıkların cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Verilen mahkumiyet hükmü kesinleşmemiş olup mahkemece ceza dosyasının bekletici mesele yapılmaması doğru değildir. Zira istirdada konu senedin teminat senedi olup olmadığı, Ceza Mahkemesi kararı kesinleştikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde sözleşmenin tarafları ve hükümleri yorumlaranak karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulü ile aynı kazaya ilişkin Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/377 E. sayılı davasının sonucu bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe uyarınca Mahkememizce ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmiş olup, bekletici mesele yapılan ve bozma sonrasında 2021/678 Esasını alan ceza dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesince verilen 10.03.2025 tarihli karar ile onanarak kesinleştiği görülmüştür. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kaldırma kararı içeriğine, ceza davası sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre, taşınmaz satım sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği iddia edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığı halde ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olarak açılan işbu davada bekletici mesele yapılan Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.11.2021 tarihli kararda özetle; "Katılan ...'ın hakkındaki hüküm kesinleşen sanık Samet Özden'in satış sorumlusu olarak çalıştığı Dörtbey Emlak Otomotiv İnşaat San. ve Tic. Ltd.Şti.'nden bir taşınmaz alımı konusunda adı geçen sanık ile görüşme yaptığı ve 10.000 TL'lik teminat senedi verdiği, daha sonra kredi temin edememesi üzerine taşınmazı almaktan vazgeçerek senedin kendisine iadesini istemesine ve bu hususta ihtarname göndermesine rağmen senedin katılana iade edilmediği ve sanık ... tarafından Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2014/23238 Esas sayılı dosyası ile takibe konularak katılandan tahsil edildiği, sanıkların bu suretle birlikte hareket ederek bedelsiz senedi kullanma suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanık ...'ın mahkumiyetine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile davalı ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, verilen kararın sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından onanmasına karar verildiği, onama kararında özetle: " Bozmaya uyularak, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle onanmasına" şeklinde karar verildiği görülmekle, davalı hakkında yapılan ceza yargılaması sonucu verilen ve kesinleşen mahkûmiyet kararı ile tespit edilen maddi vakıalar değerlendirildiğinde; davalının, dava dışı Samet Özden ile birlikte hareket ederek davacıya karşı bedelsiz kalan senedi kullanma suçunu işlediği, davacının, kendisine iadesi gereken senet bedelini hakkında takip başlatan davalıya karşı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı anlaşılmakla, davacının dava dilekçesine konu istirdat isteminin kabulü ile cebri icra tehdidi altında icra takip dosyasına ödediği 11.983,00-TL'nin ödeme tarihi olan 29.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının ıslah ile istediği davalıya cebri icra tehdidi altında ödenen 11.983 TL'nin "denkleştirici adalet" ilkesi kapsamında güncellenerek ödenmesine ilişkin isteminin ise verilen istirdada ilişkin hükmün infazı sonrasında ıslah istemine konu zararın mevcut olup olmadığı ile miktar ve kapsamının belirlenebilecek olması nedeniyle ıslaha konu istemin, istem tarihi itibariyle erken açılan dava niteliğinde olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının dava dilekçesi kapsamında KABULÜ İLE; 11.983,00-TL'nin 29.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-Davacının ıslaha konu isteminin, istem tarihi itibariyle erken açılan dava niteliğinde olması nedeniyle REDDİNE 3-Hüküm altına alınan 11.983,00-TL üzerinden hesaplanan 818,55-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 204,64-TL harç ile yargılama sırasında yapılan ıslah sonucu yatırılan 500,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 113,91-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 27,70-TL başvuru harcı, 204,64-TL peşin harç, 500,00-TL ıslah harcı ve 4,10-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 736,44-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan tebligat posta giderleri karşılığı 253,80-TL ve 98,10-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı olmak üzere toplam 351,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, AAÜT hükümleri uyarınca dava değeri göz önüne alınarak belirlenen 11.983,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davanın açılış tarihi itibariyle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı niteliğindeki zorunlu arabuluculuk yolunun henüz yürürlükte olmaması nedeniyle, bu konuda yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Ankara BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2021/331, K. 2026/807, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2021-331-e-2026-807-k-ae9d6c26a8f6