Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/124 E. 2026/59 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/124
Karar No
2026/59
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/124 KARAR NO : 2026/59 (ESASI İNCELEMEDEN KARARIN KALDIRILMASI) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2024 NUMARASI : 2022/748 E. - 2024/449 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVANIN KONUSU : Cezai Şart Alacağı (Rekabet Yasağı Sözleşmesi)

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30/04/2024 tarih ve 2022/748 E. - 2024/449 K. sayılı kararına karşı davacı tarafından duruşmalı olarak süresinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talebi 6100 sayılı HMK'nin 353. maddesi uyarınca yerinde görülmediğinden dosya içeriği incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın ...markalarına ait oto yedek parçalarının satış ve pazarlamasını yaptığını, davalı ...’ın Şirket bünyesinde oto yedek parça satış pazarlama birimi eski çalışanlarından olduğunu, 06.06.2017 tarihli İş Sözleşmesi ile oto yedek parça satış ve pazarlama sorumlusu olarak başladığı işten, emekliliğe hak kazandığı 27.12.2019 tarihinde kendi isteği ile istifa ederek ayrıldığını, 2 yıldan fazla bir süre aralıksız olarak davacı firmada çalıştığını, aralarında rekabet yasağı sözleşmesi olmasına rağmen işten ayrılmasını müteakip rekabet yasağına aykırı olarak davacı firmaya yakın sayılacak bir konumda, aynı iş kolunda ve aynı ticari markalar üzerinde faaliyet gösteren rakip bir teşebbüste Aralık 2020 tarihinde çalışmaya başladığını, altı ay sonrada yine benzer faaliyetlerde bulunmak üzere rakip bir işyeri açtığını, bu davranışı ile rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini, davacının müşteri portföyünü haksız olarak Rakip firmaya aktardığını, bu vesileyle davacı müvekkiline zararlı davranışlarda bulunduğunu ileri sürerek rekabet yasağı sözleşmesinin ihlal edilmesi nedeniyle doğan cezai şartın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, iddiaların yersiz olduğunu, taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin gerek kanuna gerekse yerleşik içtihatlara aykırı düzenlendiğini, rekabet yasağı sözleşmesinin iş yerinde çalıştığı dönemde düzenlendiğini, sözleşmenin, işçinin serbest iradesiyle imzaladığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmenin imzalandığı 26.11.2018 tarihinde iş yerinde çalıştığını, sözleşmenin özgür iradesiyle imzaladığı iddiasının dinlenemeyeceğini, davacı Şirketten farklı olarak her türlü aracın mekatronik (mekanik ve elektronik) tamir-bakım işini yaptığını, faaliyet gösterilen iş kollarının birbirinden ayrı olduğunu, aynı sektörde çalışmadıklarını, bu haliyle rekabet yasağı ihlalinden söz edilemeyeceğini, davanın dayanağını teşkil eden rekabet yasağı sözleşmesinin Anayasaya aykırı olduğunu, brüt asgari ücretin 100 katı tutarında belirlenen cezai şartın fahiş olduğunu, sözleşme içeriğinin ve düzenlenen yaptırımların iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gibi rekabet yasağının coğrafi kapsamının da adaletsiz ve hakkaniyete aykırı olduğunu, iki yıl boyunca iş yapılmaması için belirlenen coğrafi sınırın ekonomik anlamda zorlayıcı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444.maddesi ve devamı maddelerine dayalı olarak açıldığı, davalının rekabet sözleşmesinin ihlalinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili isteminde bulunduğu, davanın TTK'nin 60.maddesinde düzenlenen zaman aşımı süresi içinde açıldığı, taraflar arasında düzenlenen 26/11/2018 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin TBK'nın 444.maddesi kapsamında geçerli bir sözleşme olduğu, her ne kadar davalının dava dışı firmadaki çalışmasının zaman ve yer bakımından rekabet yasağına aykırı olduğu düşünülse de rekabet yasağının ihlalinden bahsedilebilmesi için bu iki koşulun yanı sıra davacı ile olan hizmet ilişkisinin davalıya müşteri çevresi, satış sırlarına erişim imkanı, davacı işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına yol açacak nitelikte ise rekabet yasağı ihlalinden söz edilebileceği ne var ki davalının vakıf olduğu eski işvereninin müşteri portföyünü, satım ve ticari sırlarını, dava dışı firmaya aktardığına dair somut bir delil sunulamadığı, davacının zarar gördüğünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava dilekçesi içeriğini yineleyerek davacı ve davalı arasında 26.11.2018 tarihinde imzalanan iş sözleşmesinde davalı üzerine getirilen bir rekabet yasağı düzenlemesi bulunduğunu, rekabet yasağı kapsamında getirilen yükümlülüklerin konu, yer ve süre itibarıyla orantılılık kriterlerini taşıdığı, geçerli bir sözleşme olduğu, davalı ...’ın davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı ... AŞ'nin davacı teşebbüs ile aynı ilgili aynı sektörde faaliyet gösteren rakip firma olduğunun yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, davalının iş akdi sona erse bile işveren aleyhine davranmama, haksız rekabet ortamı oluşturmama yükümlülüğünün bulunduğunu, bu yükümlülüklere aykırı davrandığını, firmanın ciddi anlamda zarar görmesine sebebiyet verdiğini, kazandığı mesleki sır sayılabilecek bilgi, birikim ve deneyimle birlikte müvekkil firma adına satış sorumlusu olarak muhatap olduğu müşteri portföyünü aynı iş kolunda, aynı çevrede ticari faaliyetini rakip firmaya kazandırdığını, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışın cezai şarta bağlandığını, cezai şart talebi yönünden hesaplama yapılmak üzere ek rapor düzenlenmesi istemlerinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz, eksik olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

GEREKÇE: Dava, 6098 Sayılı TBK'nin 444. maddesinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nin 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı Şirketin Ankara ili ve çevresinde ...markalarına ait oto yedek parçalarının toptan ve parekende satış ve pazarlaması alanında faaliyet gösterdiği, davalının davacı firmaya ait ... şubelerinde 06.06.2017 tarihli belirsiz iş sözleşmesi ile oto yedek parça satış ve pazarlama sorumlusu olarak işe başladığı, iş sözleşmesinin imzalanmasından yaklaşık olarak bir yıl sonra 26.11.2018 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin imzalandığı, 27.12.2019 tarihinde emekliliğe hak kazandığı gerekçesiyle davalının kendi isteği ile sözleşmeyi feshettiği ve taraflar arasında 28/01/2020 tarihli ibraname düzenlendiği, davacı tarafça davaya dayanak olarak gösterilen 06.06.2017 tarihli belirsiz iş sözleşmesinin13/f maddesinde işçinin, işverene ve işyerine ait her türlü iş sırlarını saklaması, işverene zarar verecek davranışlardan kaçınmasının taahhüt edildiği, 26/11/2018 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin 2.maddesinde işçinin aynı sektörde (... araçlara ait oto yedek parça sektöründe) işverenin rakibi olan başka bir firmada çalışamayacağı, mevcut işyerinde işin doğası gereği elde ettiği ikili ilişkilerinden doğan müşteri portföyünü kendi istek ve amaçları doğrultusunda kullanamayacağı, bu bilgileri gizli tutmak zorunda olduğu, üçüncü şahıs ve firmalarla paylaşamayacağı, kendisine ait işyeri açamayacağı lokasyon, çalışacağı işyerine ait lokasyonda ve 10 km yakınını kapsayan alanda 2 yıl, bu alan dışında kalan Ankara il sınırı içinde ise 6 ay dolduktan sonra çalışabileceği ve iş yeri açabileceği,3.maddesinde sözleşmede taahhüt edilen hususlara aykırı hareket edilmesi halinde işverene son aylık güncel brüt asgari ücretinin 100 katı tutarında cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimali yeterli görülmektedir. Yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalının, davacı firmaya ait ... şubelerinde oto yedek parça satış ve pazarlama sorumlusu olarak çalıştığı, davacı Şirketin eski çalışanlarından olduğu, iş yerinden 27/12/2019 tarihinde emeklilik vesilesiyle ayrıldığı, yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımlarına göre işten ayrıldığı ay ...'a ait ...firmasında, SGK kayıtlarına göre de 16/01/2020 tarihinde ...AŞ ünvanlı şirkette çalışmaya başladığı, dava dışı ... ile ...AŞ'nin aynı ekonomik birlik içerisinde yer aldığı, ...'ın her iki şirketin ortağı olduğu, davalının işten ayrıldıktan sonra çalışmaya başladığı firmaların, otomotiv sektöründe oto alım satımı, oto komisyonculuğu, aracılık hizmetleri, kiralama hizmetleri, eski ve yeni olmak üzere oto ve oto yedek parçaları alım satımı gibi alanlarda faaliyet gösterdikleri, davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı olarak davacı şirketteki görevinden ayrılmasından itibaren yasaklı süre içerisinde, iki yıl dolmadan, davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı Şirkette benzer pozisyonda çalışmaya başladığı, gerçek kişi olan davalının rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davrandığı, faaliyetinin davacı Şirketin zararına yol açma ihtimalinin bulunduğu, rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli ve taraflar için bağlayıcı olduğu, sözleşmede düzenlenen cezai şart alacağına ilişkin koşulların gerçekleştiği, cezai şart alacağı için önceki işverene zarar verebilme ihtimalinin yeterli olduğu sonucuna varılmakla yargılama sırasında bilirkişi heyetinden alınan rapordaki "...taraflar arasında imzalanan 26/11/2018 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi hükümlerinin ihlal edilmediğine, davalının davranışının rekabet yasağı ihlali olarak nitelendirilemeyeceğine" yönelik tespitine itibar edilmemiştir. Bu durumda taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli ve taraflar için bağlayıcı olduğu, sözleşmede düzenlenen cezai şartın koşullarının gerçekleştiği tespit edilmekle konusunda uzman ve aralarında hesap bilirkişisinin de yer aldığı yeni bilirkişi heyetinden sözleşmede belirlenen cezai şartın değerlendirilmesi için rapor alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile yetinilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Davacının bu yönlere değinen istinaf başvurusu yerindedir. Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerden ötürü davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece Mahkeme kararının kaldırılarak, yukarıda ayrıntısı ile değinilen ilkeler çerçevesinde gerekli inceleme ve araştırma yapılması davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı Asliye 1. Ticaret Mahkemesi 30/04/2024 tarih 2022/748 E. - 2024/449 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için Mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/10/2026 tarihinde HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/124, K. 2026/59, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-124-e-2026-59-k-8c8fb9bc16c2