İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2021/332 E. 2026/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2021/332
- Karar No
- 2026/892
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/332 Esas KARAR NO : 2026/892
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2021 KARAR TARİHİ : 14/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, uzun yıllardır kimya sektöründe faaliyet gösteren bir firma olup ülkemizde birçok kimyasal ürünün üretimini gerçekleştirmekte olduğunu, Müvekkili Şirketin birçok tanınmış tescilli markası ile ülkemizde sektörün öncü firmaları arasında olduğu gibi ...destekli ar-ge projeleri yürütmekte olduğunu, uzun yılların emekleri ve sıkı çalışmaları neticesinde kendi know-how'ı neticesinde birçok ürünü yerlileştirmekte ve yurt dışında birçok ülkeye ihraç etmekte olduğunu, Davalı Şirketin ise 2019 yılında müvekkili şirketin eski çalışanı ... tarafından kurulduğunu, davalının şirketin tek kurucu ortağı ve tek yetkili temsilcisi olan ...'ın, müvekkili şirketin üretim, pazarlama gibi birçok departmanında bir fiil çalıştığını, kısaca müvekkili şirketin üretim sırları, know-how bilgileri, müşteri ve pazarlama stratejileri, müşteri portföyü olmak üzere şirket hakkında birçok gizli bilgiye sahip olduğunu, ticari sır niteliğindeki bilgilerin davalı şirket tarafından kullanıldığının taraflarınca tespit edildiğini, davalı şirketin, müvekkili şirketin üretim formüllerini kullanarak, müvekkili şirketin emekleri neticesinde elde ettiği müşteri portföyünden haksız faydalanmak suretiyle davalı şirket tarafından objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacak eylem ve eylemlerde bulunulduğunu ve bulunulmaya devam edilmekte olduğunu, davalı şirketin, rakip olarak müvekkili Şirkete yönelik haksız rekabet teşkil edecek eylemleri bulunduğu gibi kamu yararını, müvekkili Şirket hariç sektördeki rekabeti olumsuz etkileyecek özellikle tüketiciler yönünden de birçok hususta haksız rekabete teşkil edecek fiillerinin mevcut olduunu, Davalı Şirketin müvekkili Şirketin birçok işçisini, müvekkili Şirketle sözleşmeyi sona erdirmesine teşvik ettiğinin ortaya konulduğunu, müvekkili Şirketin personeliyle iletişime geçerek, ticari sır ve müşteri bilgilerini haksız elde ederek veya gizlilik hükümleri uyarınca korunması gereken ticari sır ve müşteri bilgilerini müvekkil Şirketin çalışanlarını ayartmak suretiyle elde etmeye çalıştığı ve elde ettiğinin tespit edidiğini, davacının haksız rekabet oluşturduğu işbu dava kapsamında davanın kabulü ile davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitiyle sayın Mahkemenizce haksız rekabetin menine ve önlenmesine karar verilmesini, davalının yanıltıcı beyan ve eylemlerin düzeltilmesine karar verilmesini, gerekli olması halinde davalının araç ve malların imha talep hakkımızı saklı tutarak müvekkil Şirketin uğradığı zararlara karşılık olmak üzere tespit edilecek maddi ve manevi tazminatın tarafımıza ödenmesini ve vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davalı Şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının açtığı davada gerçekle bağdaşan tek şeyin müvekkilinin unvanı olduğunu, bunun dışında gerçekle bağdaşan hiçbir iddialarının yerinde olmadığını, davacı eylemleri ile müvekkili şirketi taciz ve tağyir etmekte ve müvekkilinin itibarını üçüncü kişiler ve müşterileri nazarında zedelemekte olduğunu, öte yandan ticari hayat serbestisinin anayasal olarak güvenceye alınmış bir ilke olduğunu, müvekkilinin şirketin kurucu ortağı ...'ın kimyager olup davacının şirketinde kimyager kadrosunda değil plasiyer olarak satış ve pazarlama bölümünde çalıştığını, müvekkilinin hiçbir şekilde üretim ve arge bölümüne sokulmadığını ve üretim bölümünde de çalışmadığını, hiçbir ticari sır, ürün muhteviyatı, ürün bilgileri, üretim süreci ve formülasyonla ilgili bir bilgi elde etmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde iddialarda bulunduğunu ancak hangi iddialarının haksız rekabet oluşturduğuna ilişkin bir delil sunamadığını, davacı tarafın dilekçesinde soyut iddialardan başka somut hiçbir delil olmadığını, davacı tarafın ürettikleri ürünlerin hijyen ve sağlık şartlarına uymadığını iddia ettiğini ancak iddia ettiği konunun davamızla hiçbir ilgisinin olmadığını, davacının veya müvekkilinin ruhsatı olmadan ürün üretme ve satma işleminin Sağlık Bakanlığı denetimine tabi olan bir işlem olup buna aykırı eylemlerin Sağlık Bakanlığı tarafından cezalandırılmakta olduğunu, iş bu ruhsatının alınmış olup olmamasının davamızla hiçbir ilgisi olmadığı gibi bu konunun da haksız rekabetle bir ilgisinin bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü bir diğer iddianın da kendilerinde çalışmış işçilerin müvekkilii şirket bünyesinde çalışimaya başlamış olması olduğunu, bu iddianın da yersiz olduğunu, öte yandan davacının tehlikeli yük taşıma ile ilgili bir iznimizin olup olmadığına ilişkin iddiasının da yersiz olduğunu ve iş bu davanın da konusu olmadığını, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü hiçbir iddiasını kabul etmediklerini, müvekkilinin hiçbir eylemiyle davacıyla haksız rekabet içinde olmadığını, bu açıdan davacının haksız rekabet oluştuğuna ilişkin tespit talebi ve zararının oluştuğuna ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenle iş bu davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ihtarname örnekleri, sertifika örnekleri, Sgk Kayıtları, ...ve ... ile yapılan yazışmalar, Ticaret sicil kayıtları, tanık beyanları, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından açılan dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilaf, Davacı şirketin ticari sır niteliğindeki bilgilerinin davalı şirket tarafından kullanılarak haksız rekabet oluşturulup oluşturulmadığı, oluşturulmuş ise davacının haksız rekabetten kaynaklanan maddi zararı ve manevi zararı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, yetki itirazının yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Tanık deliline dayanılmış olduğundan tanıklar dinlenilmiştir. Davalı tanığı ... beyanında: Ben ... firmasında 2018 yılına kadar çalıştım, daha sonra karşılıklı anlaşmazlıklarımız nedeni ile şirketten çıkarıldım, ben şirkette fabrika müdürlüğü yaptım, şirket yetkilisi olan ... orada çalıştığı müddetçe ben de oradaydım, kendisi satış temsilcisi idi, ... kısmından sorumluydu, sahada görevliydi, bildiğim kadarı ile kimya okumuştu, şirketin gizli bilgilerine ...'ün ulaşma imkanı olduğunu düşünmüyorum, hiç kimsenin böyle bir imkanı yoktur, ... Hanım haftada bir gün ... ya da ... günleri gelirdi, satış toplantısının olduğu zamanlar gelirdi, onun dışında gelip gitmezdi, şirket ... idi, ... Hanımın bölgesi ise yanlış hatırlamıyorsam ..., haksız rekabet yaratılabilecek herhangi bir ortam yoktu, Laboratuvara ya da üretim ile ilgili alanlara ... Hanım'ın girmesi söz konusu değildi, zira bu alanlara girilmesi zaten yasaktı, Benim ... çalışanı olarak ... herhangi bir yönlendirmem olmadı, kaldı ki ben ... Hanım'dan da önce ayrılmıştım, ben ... firmasından ayrıldıktan sonra ... firması tarafından bana karşı ve firmadan ayrılan diğer kişilere karşı haksız rekabetten dolayı dava açıldı, zaten hemen hemen herkese karşı firmadan ayrıldıklarında bu davalar açılıyor" demiştir. Talimat mahkemesi aracılığı ile beyanı alınan tanık ... beyanında; "Ben davalı şirkette Mart 2022 yılı itibari ile sigortalı olarak görünmekteyim, aslında bu şirkette çalışmam söz konusu değildir, benim kendi adıma ...A.Ş. isimli şirketim bulunmaktadır, bu şirket nedeni ile Bağ-kur ödememek adına davalı şirkette sigorta başlangıcı yaptırdım, davalı şirketin yetkilisi .... isimli kişidir, benimde arkadaşım olur, kendisi ile ... A.Ş. isimli şirkette beraber çalışmamız nedeni ile tanıştık, ben davacı ...'de 2015-2019 yılları arasında satış pazarlama bölümünde, sahada çalışmaktaydım, bu dönem içerisinde 2016 yılı Şubat ayı ile 2017 Şubat ayı arasında işe ara verip yeniden başlangıç yaptım, ... ise 2015 yılında benden 5 ay sonra işe başlamıştır, hatırladığım kadarıyla 2017 yılı sonu 2018 yılı başı gibi işten ayrılmıştır, ...'ta benimle aynı pozisyonda çalışmaktaydı işimiz gereği müşterilerle gün içerisinde görüşmeler yaparak ürünlerin pazarlamasını ve satışını yapmaktaydık, kulak aşinalığı olarak müşteri çevresini bilmekteydik, ancak davacı şirkette çok fazla pazarlamacı olduğundan ve bir pazarlamacının, diğer pazarlamacının müşterileri ile konuşması yasak olduğundan kendi müşterilerim haricindeki bu müşteriler ile birebir diyaloğum yoktur, ancak firma sahibinin yönlendirmesi olduğu takdirde bu müşterilerle görüşmemiz söz konusu olmakta idi, davacı şirket yetkilisi tarafından ... yönlendirmeleri yapılırdı, müşterilere yapılan satışlarda prim kazanılığı için kimseye hak geçmemesi adına böyle bir uygulama mevcuttu, davacı şirket tarafından piyasa sıklıkla karşılaşılan deterjan grubu, hijyen grubu ürünleri ile sanayiye hitap eden Pas-Kireç sökücü, boya sökücü gibi ürünler üretilmekteydi, yani benim çalıştığım dönemde özel olarak üretilen patentli bir ürün yoktu, davacı şirkette üretilen dezenfektan üretimi için ruhsatı bulunmamaktaydı, benim çalıştığım dönemde dezenfektan satışını ruhsatsız olarak yaptık, ancak bana söylenildiği kadarı ile dezenfektanın 30 kg'lık büyük ambalajlarla sattığımız için bunun yasal olduğuydu. Diğer ürünlerin ise üretim ruhsatının olduğunu biliyorum ancak belge olarak görmedim, davacı şirkette üretilin ürünlerin formüllerini bilmemiz söz konusu değildir, pazarlamacıların üretim bölümüne girişi dahi yasaktır, davacı şirket yetkilisi ... tarafından ürünlerin formüllerinin kendi bilgisayarında tutulduğunu ve kimseyle paylaşılmadığını biliyorum, ... işten ayrıldıktan sonra ben bir yıl daha davacı şirkette çalışmaya devam ettim, ... ... oturduğundan ben ise ...'de yaşadığımdan çok sık görüşme imkanımız olmadı, davacı şirket tarafından şirketten ayrılan çalışanlar ile görüşülmemesi konusunda baskı yapılmaktaydı, tahminimce davacı şirkette çalışanlardan ... ile görüşen olmamıştır, özellikle ...'e ticari anlamda bilgi akışı olmamıştır, çünkü davacı şirket tarafından çalışanlar çok sıkı bir şekilde takip edilmekte idi araçlarımıza bile ... cihazı takılı idi. Benim telefon aktarma gibi bir durumdan haberim bulunmamaktadır, bu şekilde bir şey duymadım ve görmedim, son yıllarda performansımın artması nedeni ile bölge müdürü unvanı aldığımdan çalışanların çoğu benim kontrolümdeydi, telefon aktarımı ile ilgili bir bilgi bana ulaşmadı, böyle bir telefon aktarımı halinde, pazarlamacının prim kazancı düşeceğinden, pazarlamacının telefon aktarımı yapmasını mantıklı bulmuyorum, davalı şirket yetkilisi ... davacı şirketten ayrıldıktan sonra 1 buçuk 2 yıl kadar ... isimli bir makine firmasında, makine pazarlamacı olarak çalıştı, hatırladığım kadarıyla 2020 yılı başlarında ...davalı şirketi kurdu, bu süreçte kendisinin bana davacı şirketten ayrılıp kendisiyle beraber çalışmam konusunda bir telkini olmamıştır, ben davacı şirketten ayrıldıktan sonra ailemle birlikte personel taşımacılığı işi yaptım kimya sektöründe çalışmak istemiyordum, davacı şirkette özellikle son zamanlarda gördüğüm kadarıyla Solvent ve sökücü ürünler üretilmektedir, davalı şirkette üretilen ürünlerin çok gizli formülleri bulunmamaktadır, ...'ın kimyager olması dolayısıyla konuya ilişkin bilgisi zaten mevcuttur, davalı şirkette üretilen ürünlerin ruhsatı olup olmadığına ilişkin bilgim yoktur, ancak ...ın düzenli ve disiplinli biri olması nedeniyle ruhsatı olacağı düşüncesindeyim,...ın davacı şirketten her hangi bir personel ile çalışma gibi bir düşüncesi yoktu, yalnızca bir dönüm kendisiyle aynı yerde oturan ... isimli biri ile beraber çalıştılar bu kişide davacı şirkette sekreter olarak çalışmıştı, ürün satış ve pazarlamaya ilişkin bir görevi olmadı, davacı şirketin kendilerinin yanından ayrılan personellere çok fazla mobing yaptığını, aynı sektörde iş yapan bu kişilere fiyat kırdırarak yahut maliyetinin altında fiyat vererek satış yaptırarak, baskı yapmaktaydı, bu şekilde bir mobingi bizzat bana da uyguladılar ve düşük fiyattan satış yapmamı istediler, davacı şirketin tarafıma istinaf ettiği telefon aktarma eylemini kesinlikle kabul etmiyorum, işten ayrıldıktan sonra dahi müşterilerim beni aramaya devam ettiklerinden ve hangi ürünü nereden alacaklarını sorduklarında, davacı şirket, davalı şirket veya dava dışı bir şirkette dahi bulunan ürünü önermekte idim, bu müşterilerimle kendi personel taşımacılığı ticaretinde de çalıştığımdan, kendi ticaretimi de korumak amaçlı doğru ve tarafsız bilgi vermeye çalışıyordum, bana sorulan ürün hangi firmada ise o firmaya yönlendirmeye çalışıyordum, Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa ...'ın davacı şirkette kimyager olarak çalışıp çalışmadığı, iş şartlarının nasıl olduğu, iş saatlerinde devamlı surette davacı şirkette mi yoksa fabrika dışında sahada mı çalıştıkları soruldu: ...'ın davacı şirkette kimyager olarak çalışmamıştır, kendisi saha satışında idi, davacı şirket fabrikası ...'da idi ...'ün ikameti ise ...'da idi zaten gelip gitmesi çok zor oluyordu, bu nedenle herkes kendi evine yakın bölgede çalışmakta idi, davacı fabrikaya gelmemiz şirket yetkililerinin daveti ve kontrolü doğrultusunda olurdu, sahada çalışmalarımız sabah 8:30 akşam 19:30-20:00 aralığında idi resmi olarak iş çıkışı 18:00 olarak görülmesine rağmen iş yoğunluğu ve sarkmaları nedeni ile az önce söylediğim saatleri buluyordu, bunun dışında ayda bir ya da iki kez cumartesi günleri sabah 09:00 akşam üzeri 16:00-17:00 aralığında çalışmamız oluyordu, şehir içi seyahatlerimiz ve şehir dışı seyahatlerimiz sık sık oluyordu bu nedenle gece 00:00'da dönüşlerimiz olabiliyordu, yalnızca cuma günleri akşam 18:00'da her bölgenin müdürü kendi bölgesindeki ofisinde toplantı yapmaktaydı, bunun dışında davacı şirkete uğramıyorduk, dedi. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Dosya kapsamında davalı tarafın yaptığı üretimin, ... Ticaret Odası tarafından düzenlenen kapasite raporuna uygun olup olmadığının tespiti için Kimya MühendisiAvrupa Patent Vekili Patent ve Marka Vekili bilirkişi ...'dan rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi sunmuş olduğu 10/10/2022 tarihli raporunda özetle; "... yapılan kontroller neticesinde; davalının imal ettiği ürünlerin, kapasite raporunda belirtilen ürünler kapsamında olduğu tespit edilerek, yapılan araştırmalar ve kontroller sonucunda; davalı firmanın yaptığı üretimin, ... Ticaret Odası tarafından düzenlenen kapasite raporuna uygun olduğu yönünde..." görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir. Deliller toplandıktan ve tanıklar da dinlendikten sonra, dosya mali müşavir bilirkişi, Sektör uzmanı (kimya) bilirkişi, ticaret mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi, marka patent uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek; " Davacı şirketin ticari sır niteliğindeki bilgilerinin davalı şirket tarafından kullanılarak haksız rekabet oluşturulup oluşturulmadığı, oluşturulmuş ise davacının haksız rekabetten kaynaklanan maddi zararı ve manevi zararı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalının ruhsat ve izin belgesi olmayan alanda satış ve üretim yapıp yapmadığı, davalının sitesinde kullandığı marka işaretleri ve dava ve cevap dilekçelerinde belirtilen hususlarıda kapsar şekilde tüm dosya kapsamına göre rapor düzenlenmesi" istenilmiş, Türk Alman Ünv. Öğr. Üyesi..., Haksız Rekabet Uzmanı ... Mali Müşavir ...ve Kimyager Sektör bilirkişisi... mahkememize sunmuş oldukları raporlarında özetle;"...1. Davacı ile Davalı ortağı dava dışı ... arasında, sözleşmeden/iş ilişkisinden, BK md. 444 kapsamında doğan bir rekabet yasağından bahsedilemeyeceği, davacının içeriği konusunda münhasır bir hakka sahip olarak ürettiği bir ürünü, bir ürünün davalıların üretmekte olduğuna dair, münhasırlık iddiası belge ile ispat edilemediğinden bu hususta SMK mevzuatından kaynaklanan üstün hak tespiti yapılamayacağı, aksi tespitin rekabet piyasasının tüm katılanlar aleyhine sınırlanacağı şeklinde sınırlayıcı olacağı, bu hususta dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına katılmamızın söz konusu olmadığı, üstün hakka dair belge ile tayin Rekabet yasağına dair işçilerin akdetmeyi üstlendiği sözleşmelerin, (Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içermeye ve süresi, özel durum ve koşullar dışında İki yılı aşamaz.) edilebilecek dezenfektan reçetelerinin TTK genel hükümler kapsamında ticari sır ve know how değerlendirmesinden daha üstün bir hak ile korunmasının icap ettiği, somut durumda davalının, davacının ticari sır ve know how bilgilerine şahsen erişimi olduğuna dair emare de olmadığı, dava dışı ....nin erişimi iddialarından davalının mesul tutulamayacağı, dava dışı ....’nin üretimde kullandığı iddia olunan bilgilerin davacının şahsi ticari sırrı ve know how’ı olduğuna dair de dosyada yeterli bir bilgi ve belgenin yer almadığı, Davacıya ait SOFT ... ürünü ile davalı ürünlerinin benzer bulunduğu ancak davacının ürünün patent tescilinin olmadığı ve bu bakımdan piyasada yenilik arz eden bir ürün geliştirme iddiası olmadan ticari sır kavramı ile iddialarını serdetmiş olmasının piyasayı kısıtlayıcı etkisi olabileceğinden, iddiada isabet görülemediği, 2. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, işçinin iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, **hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullandığı veya başkalarına açıkladığına dair bir emare de bulunmadığı, bu anlamda TTK md. 55 ve devam hükümlerinin uygulama yeri olmadığı, işçinin davanın tarafı olmadığı, davalının dava dışı ...'nin eylemlerinden doğrudan sorumlu da olamayacağı,3. Davalının gerekli ruhsatlara haiz olmadan üretip ve pazarlama yapıp yapmadığı hususu Sağlık Bakanlığı’nın kapsamlı denetimleri ve Sağlık Bakanlığı nezdindeki dosya takibinden anlaşılabilecek olup, bu hususta talep dava konusu ile uyumlu görülürse Sağlık Bakanlığına Takdiren müzekkere yazılabilirliği, 4. Davalının internet sitesi de görev gereği incelenmiş olup davacı markasına yönelen bir çalışma ve tecavüz fiiline rastlanmadığı, davacının da bu yönde bir iddiasının olmadığı, 5. Davalı üründe yapılan analizlerde alkol oranı etiketle uyumsuz (%64), pH değeri düşük (5.2) ve stabilite koşulları yetersiz olarak bulunmuştur. Bu durum ... standardına ve ... sayılı Ürün Güvenliği Kanunu’na aykırılık teşkil eder. Ürün, teknik açıdan ayıplı olarak değerlendirilebilir, bu hususta Sayın Mahkemece gerekli görülürse sektör uzmanı tarafından tayin edilen konularda ayrıca bağımsız ve Devlet Üniversiteler nezdinde kurulu bulunan kozmetik labartuvarlarına sahip labaratuvarlardan analiz talep edilebileceği, 6. Mali anlamda davacı taraf müşteri kaybına uğramış işe kaybettiği müşteri listesini dosyaya sunması ile birlikte davalının ticari defterlerinde bu müşterilerle ilgili ticari işlem hacminin tespit edilerek davacının olası bir kar kaybının tespitinin yapılması mümkün olduğu, 7. Davacı taraf dosyaya müşteri listesi sunmadığından, davalının ticari defterlerinin incelenmesi ile davacının herhangi bir kar kaybının tespit edilemeyeceği, Dolayısıyla mali olarak şimdilik teknik incelemeler yapılmadan her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesine, görev konu sıralaması da dikkate alınarak gerek duyulmamış olduğu..." görüş ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Bilirkişi Raporu dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişlidir. Tüm dosya kapsamı değerlendirilmekle; Somut uyuşmazlıkta; davalının, davacı ile aynı faaliyet konusunda iş benimsediği, ticaret unvanının farklı olduğu iş mahsulü mallarının genel itibariyle aynı ürün grubunda olduğu, bu ürün gruplarında benzer dezenfektan üretiminin olduğu ve aynı müşteri portföyüne yöneldikleri, coğrafi olarak aynı müşterilere hitap etmelerinin mümkün ve anlaşılabilir olduğu, davacı ile davalının aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği açık olduğundan, piyasada yenilik unsuru taşımayan ve genel mahiyette pazarda kullanılmakta olan içerikler ile aynı ticaret ürünlerini ve mahsullerini üretmeleri tek başına rekabete aykırı birer eylem olarak nitelendirilemeyeceği, davacının içeriklerine ilişkin sair ürünlerin yaygın kullanımda olması, ürünlerin üçüncü kişiler tarafından da benimsendiğini göstermekle davacı da halihazırda herhangi bir patent olmadan know how bahsi dairesinde bu tasarımları kullandıklarını savunmaktadır. Sektör uzmanı tarafından yapılan kapsamlı değerlendirmeler ışığında, dezenfektan ürünlerin birbirine benzer olduğu ancak dosya kapsamından alınan bilgi ve belgeler ışığında davalı ürünlerinin kendi sektörel tecrübesinden de kaynaklı olarak üretime yansıtılmış olabileceği, davacının know how’ı olduğuna dair ve ilgili reçetelerin davacıdan sadır olduğuna dair dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. TBK md. 444 hükmü gereğince; "Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan** veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.” TBK md. 444 hükümlerinin incelenmesinden işçinin çalıştığı iş yeri ile iş akdinin sona ermesinden sonra aynı sektörde faaliyet göstermemeyi yazılı olarak üstlenmesi halinde rekabet yasağının devreye gireceği ancak bunun bazı kısıtlamalara tabi olduğu devamı TBK md. 445 hükümleri ile de bu kısıtlamaların hükme bağlandığı açıktır. Davacı ile Davalı ortağı dava dışı ... arasında, sözleşmeden/iş ilişkisinden, TBK md. 444 kapsamından doğan bir rekabet yasağından bahsedilemeyeceği, davacının içeriği konusunda münhasır bir hakka sahip olarak ürettiği bir ürünü, bir ürünün davalıların üretmekte olduğuna dair, münhasırlık iddiası belge ile ispat edilemediğinden bu hususta SMK mevzuatından kaynaklanan üstün hak tespiti yapılamayacağı, aksi tespitin rekabet piyasasının tüm katılanlar aleyhine sınırlanacağı şeklinde sınırlayıcı olacağı, üstün hakka dair belge ile tayin edilebilecek dezenfektan reçetelerinin TTK genel hükümler kapsamında ticari sır ve know how değerlendirmesinden daha üstün bir hak ile korunmasının icap ettiği, somut durumda davalının, davacının ticari sır ve know how bilgilerine şahsen erişimi olduğuna dair emare de olmadığı, dava dışı ...nin erişimi iddialarından davalının mesul tutulamayacağı, dava dışı ...’nin üretimde kullandığı iddia olunan bilgilerin davacının şahsi ticari sırrı ve know how’ı olduğuna dair de dosyada yeterli bir bilgi ve belgenin yer almadığı, Davacıya ait ... ürünü ile davalı ürünlerinin benzer bulunduğu ancak davacının ürünün patent tescilinin olmadığı ve bu bakımdan piyasada yenilik arz eden bir ürün geliştirme iddiası olmadan ticari sır kavramı ile iddialarını serdetmiş olmasının piyasayı kısıtlayıcı etkisi olabileceğinden, iddiada isabet görülemediği, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden, işçinin iş gördüğü sırada öğrendiği, özellikle üretim ve iş sırları gibi bilgileri, hizmet ilişkisinin devamı süresince kendi yararına kullandığı veya başkalarına açıkladığına dair bir emare de bulunmadığı, bu anlamda TTK md. 55 ve devam hükümlerinin uygulama yeri olmadığı, işçinin davanın tarafı olmadığı, davalının dava dışı ...nin eylemlerinden doğrudan sorumlu da olamayacağı, bu hususta davacı tarafça zarar olgusu da ispat edilemediğinden; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-Harçlar Kanununca alınması gerekli 732,00 TL ilam harcından peşin yatırılan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 475,83 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 15.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde taraflara iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır