İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/231 E. 2026/482 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/231
- Karar No
- 2026/482
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/231 Esas KARAR NO : 2026/482
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/05/2024 KARAR TARİHİ : 01/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin .... İş Mahkemesi'nin 2024/... Esas Sayılı Dava Dosyasına Sunduğu Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin davalı nezdinde tasarım mühendisi olarak 04/10/2021-08/12/2023 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkiline işe başlarken davalı işverenlerce içeriğini okumasına ve anlamasına izin verilmeden çeşitli evraklar imzalatıldığını, sözleşme suretinden de müvekkiline verilmediğini, ilerleyen süreçlerde müvekkilinin iş yerindeki baskı nedeniyle iş yerinden ayrıldığını, daha sonra davalının .... Noterliği'nin ... sayılı ihtarnamesini keşide ettiğini, işbu ihtarname ile aynı gün müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyasından ödeme emrinin de tebliğ edildiğini, müvekkilinin çeşitli nedenlerden icra takibi ve ihtarnameye yasal sürelerdeki haklarını kullanamadığını, davalının ihtarname ile müvekkiline 2 iş günü süre verdiğini ancak yasal süre geçmeden ödeme emrinin de tebliğ edildiğini, bu suretle alacağın muaccel halde gelmediğini, diğer yandan taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart hükümlerine yer verilmesinin bu talebe haklılık kazandırmayacağını, müvekkilinin yeni ve davalı nezdindeki görevlerindeki çalışmalarını farklı olduğunu ve her iki şirketin de hizmet alanlarının farklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin yeni iş yerinde ticari sırları paylaşacak kadar bir çalışma süresine de ulaşmadığını iddia ederek; davanın kabulü ile müvekkilinin icra takibinden borçlu olmadığının tespitini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, icra veznesine yatıracak olan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taraflarınca ödenene toplam 47.000,72-TL'nin bankalar arası en yüksek mevduat faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin .... İş Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dava Dosyasına Sunduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle görev itirazlarının olduğunu, esasa ilişkin olarak; müvekkili ile davacı arasında 04.10.2021 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmede rekabet yasağına ve sır saklama yükümlülüğüne ilişkin hükümlerin bulunduğunu, davacının müvekkili nezdinde Elektrik Tasarım Uzmanı olarak çalışmaktayken artan iş yükü nedeniyle 27/10/2023 tarihinde istifa etmek suretiyle ayrıldığını, işten ayrıldıktan kısa süre sonra ... ... San. ve Tic. A.Ş. bünyesinde aynı pozisyonda çalışmaya başladığını, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu, bu nedenle cezai şartı bildiren ihtarnamenin keşide edildiğini ancak tebligatın iade döndüğünü, davacının yeni çalıştığı firma ile müvekkili firmanın faaliyet alanlarının da aynı olduğunu iddia ederek; davanın usul ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İş Mahkemesi'nin; 21/05/2024 tarih, 2024/... E. 2024/... K. Sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, davacı vekilinin 30/05/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesini sunduğu, İstanbul Bölge Adli Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi'nin; 05/07/2024 tarih, 2024/.... 2024/... K. Sayılı karar ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın .... İş Mahkemesi'ne tevzi edilerek ... Esas sırasına kaydının yapıldığı, .... İş Mahkemesi'nin; 02/02/2026 tarih, .... sayılı gerekçeli kararı ile görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin 2026/231 esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davalı/alacaklı tarafından davacı/borçlu aleyhine 274.275,72-TL borcun ödenmesi amacıyla 04/03/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takibin 26/03/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İş Mahkemesi'nin 2024/... Sayılı Dosyasının 04/04/2025 Tarihli Celsesinde Tanık ...'ın Dinlenildiği, Tanığın; "Ben davacının şu an çalıştığı ... .... San. Tic. A.Ş.'de elektrik dizayn takım müdürü olarak çalışırım. Davacı, benim ekibimde güç trafosu elektrik tasarım mühendisi olarak çalışır. Şirket, uluslar arası bir şirkettir. Davacının eski çalıştığı firmadan bize herhangi bir bilgi, ticari sır ya da müşteri çevresi ile ilgili herhangi bir aktarımı olmamıştır. Davacının daha önce çalıştığı davalı şirketi aynı sektörde bulunduğumuz için bilirim. Davalı şirket, özel trafolar üretmektedir. Bizim ekibimiz ise standart dağıtım trafoları ve orta güçlü trafoları dizayn etmektedir. Davacının bizim şirkette satış ya da tedarik ve müşterilerle iletişim kurma gibi bir yetkisi bulunmamaktadır. Bizim ekibimiz şirket tarafından talep edilen trafoların dizaynını yapmakla sorumludur. Benim bahsi geçen olayla alakalı bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. .... İş Mahkemesi'nin 2024/... Talimat Sayılı Dosyasının 13/03/2025 Tarihli Celsesinde Tanık ...'nin Dinlenildiği, Tanığın; "Ben davalı işyerinde 2013 yılından bu yana ve halen tasarım müdürü olarak çalışmaktayım. Davacı 2021-2023 yılları arasında elektrik tasarım mühendisi olarak çalıştı. İş akdini kendi isteği ile sonlandırdı. Davacının istifa dilekçesi yazıp insan kaynaklarına verdiğini biliyorum. Davacı bizim işyerinden ayrıldıktan kısa bir süre sonra rakip firmada işe başladığını linkedın den gördüm. Orada da tasarım mühendisi olarak işe başlamış. Tasarım departmanı firmada kilit bir departmandır. Davalı işyeri 50 yıllık özel bir firmadır. İçeride üniversitelerde ve litaratörde bulunmayan ve piyasada kullanılabilecek özel teknik bilgiler bulunmaktadır. Bu nedenle bu departmanda işe girenlerde rekabet yasağı sözleşmesi yapılır. Bu sözleşmede çevre illerde ve rakip firmalarda 2 yıl çalışamayacağı yazmaktadır. Davacı bu sözleşmeye uymamıştır ve hemen rakip firmada işe başlamıştır. Davacı teknik bilgilerin yanı sıra müşteri bilgisi ve fiyat bilgilerine de hakimdi. Ayrıca müşterilerle birebir görüşmelere de katılmıştır. Bu bilgilerin tümünü başka firmada kullanabileceğini düşünüyorum. Davalı işyeri ve davacının yeni girmiş olduğu rakip firmanın ürün portföyünde güç ve gerilim sınıflarında kesişim vardır. Benzer ürünler üretilmektedir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. ... 9. İş Mahkemesi'nin 2024/... Talimat Sayılı Dosyasının 25/04/2025 Tarihli Celsesinde Tanık ...'un Dinlenildiği, Tanığın; "Ben 2022-2023 yılları arasında yaklaşık iki yıl kadar elektrik tasarım mühendisi olarak çalıştım, davacı da elektrik tasarım mühendisi idi, davacının da yaklaşık 2,5 senelik bir çalışması vardı, davacı işten kendi isteği ile ayrılmıştı, davacı ayrıldıktan sonra aynı sektörde yani trafo imalat sektöründe işe başladı, ancak işe başladığı firmanın ürettiği trafolar yüksek güçlü trafolar, davalı şirkette ise daha küçük çaplı trafolara bakmakta idi, tasarım anlamında da her iki trafo çeşidinin tasarım mantığı tamamen farkladır, örneğin ben bana bu konuda iş verilse ben hiç bir şey yapamam, büyük tip trafoların nerede kullanıldığını ben de bilemiyorum, küçük tip trafolar maden ocaklarında, kompanzasyon reaktörler üretiyorduk, şebekelerde kullanılırdı, bizim ürettiğimiz trafolar küçük çaplı trafolar idi, en yüksek 40 mva gücünde bir trafo idi, bu trafo çok nadir üretilirdi, hatta ürettiğimiz de bile yanına gider resim çekilirdik, ancak davacının yeni girdiği işyerinde 40 mva lık bir trafolardan çok çok daha büyükleri üretilmektedir, tam olarak hangi bölgeler olduğunu bilemiyorum, ancak sözleşmede cezai şarta ilişkin düzenlemeler vardı, davacının bunun farkında olup olmadığını bilemiyorum, biz tasarımcıların müşteriler ile görüşmesi bağlantı kurması söz konusu değildi, müşteriler ile proje yöneticileri tims üzerinden görüşürdü, bizim tims kullanıcı hesabımız yoktu, davacı da bende çalışırken çok mobinglere maruz kalıyorduk, normalin üzerinde fazla çalıştırıyorlardı, davacıya laptop veriyorlardı, bu laptop ile akşamları bile çalışması isteniliyordu, akşamları bile çalışmaya devam ediyordu, bu anlamda çok baskı yapılıyordu, bu nedenle işten ayrılmak istemişti, sözleşmeyi imzaladığımızda bize örnek verip vermediklerini hatırlayamıyorum, davacının ne kadar ücret aldığını bilmiyorum, bankadan ödeniyordu, elden ödeme yoktu, yemek ve servis işveren tarafından karşılanırdı," şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. .... İş Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı Dosyası Kapsamında Alınan Bilirkişinin 16/10/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Yerinde yapılan incelemeye göre, davalı ... Şirketi ile ... Şirketi'nde standart raf ürünü üretimi ve satışı yapılmamakta olup, her iki şirketinde üretimi siparişe göre tasarlanan ve müşteri şartnamelerine göre yapılandırılan ürünler üzerine kuruludur. Siparişe göre trafo üretimi yapılan modelde her iş, müstakil bir teknik çözüm niteliği taşır; güç/kapasite, gerilim, kayıplar, kısa devre empedansı, ısınma limitleri, üretim altyapısı, yerleşim, çevresel koşullar, mevzuat ve müşteri iç proseslerine göre özelleştirilmiş kurgu gerektirir. Dolayısıyla, ürün reçetesi genel çizgiler taşısa da, ürün çıktısı her müşteride farklılaşır; aynı spesifikasyonun tekrar satışı pratikte sınırlıdır. Her İki firmanın üretim modelleri kapasite raporları göz önüne alındığında, davalıda kuru ve yağlı tip trafo imalatı yapılmakta, ... firmasında sadece yağlı tip trafo üretimi yapılmaktadır. Davalıda 200 MVA 500 kVA'e kadar dağıtım-güç-özel transformatörler yapılmaktadır. ... firmasında ağırlıklı olarak yağlı tip orta gerilim güç ve dağıtım trafoları üretimi yapılmaktadır. Davacının görev tanımına göre rolü; davalı şirkette satış ve pazarlama bölümünden gelen müşterilerin siparişlerine göre trafonun tasarımını, bağlı bulunduğu tasarım bölümündeki yöneticisine hazırlayıp sunmaktır. Davacının davalı şirketteki konumu ve görev tanımı, aktif satış/alış fonksiyonlarını içermemektedir. Davacının katkısı müşteri talebinin şekillenmesine ve çözümün özel olarak müşterinin isteklerine göre tasarlanmasına yönelik olup genel pazarlama stratejisi, fiyatlandırma politikası, müşteri sözleşme yönetimi gibi ticari sır alanlarıyla tam olarak örtüşmemektedir. Davacının çalıştığı davalı şirketteki tasarım bölümünde tasarımı yapılan siparişe özel üretim modelinde bilginin önemli kısmı, müşteri tarafından getirilen ihtiyaç/proses ve genel mühendislik prensipleri ile oluşur. Davacının mevzu bahis rolü; müşterinin kendi verisini ve saha koşulunu çözümlemek yoluyla ürün tasarlama olduğundan, davalı işverene özgü, tekrarlanabilir bir ticari sır paketinin bire bir taşınabilirliği sınırlıdır. Dava dosyasına davalı tarafından bu nitelikte spesifik know-how/ticari sıra erişim ve bunun yeni işverene aktarıldığı yönünde somut veri sunulmamıştır. Yapılan incelemede davacının davalı firmada çalıştığı süre ve pozisyonu itibarıyla belirgin ve yüksek bir sır aktarım riskinin olduğuna dair yeterli veri bulunmadığı ayrıca davacının yeni çalışmaya başladığı işte ticari sırları aktaracak pozisyonda olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacının çalıştığı yeni firmada trafo hesaplamaları, müşterilerden gelen talepler bilgisayara girilerek işyerinin kendisine özel programı kullanılarak yapılmaktadır. Bu kapsamda yeni çalıştığı firmada pozisyonunun daha sınırlı ve kısıtlı fonksiyona sahip bir pozisyon olduğu değerlendirilmiştir. Proje bazlı üretimde müşteri ilişkisi, çoğu zaman kurumsal satın alma prosedürleri, teknik yeterlik, saha gereklilikleri ve şartname uyumu ile belirlenir. Portföyün listesini bilmenin davacının pozisyonundaki çalışanın satışı tamamen yönlendirmesi veya siparişe dönüştürmesi gibi aktif satış faaliyetlerini yönetmek için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyada müşteri listelerinin veya özel fiyat kurgularının davacı tarafından aktarılmasına dair kayıt bulunmadığı gibi, portföy devrine işaret eden somut delilde görülmemiştir. Davacının görevi müşteri talebini teknik çözüme dönüştürme ve siparişe özel projelendirme ekseninde, hesaplamaları programlar ile yürüttüğü; bu rol itibarıyla standartlaştırılmış, taşınabilir bir “şirket sırrı paketi” üzerinden rakipte hemen ve doğrudan satış yaratma etkisinin sektör itibarıyla pek mümkün olamayacağı; davacının davalı şirkete zarar verme ihtimali iddiasının, kantitatif ve müşteri bazlı verilerle desteklenmediği değerlendirilmiştir. İş Sözleşmesindeki Rekabet Yasağı, İstanbul-Kocaeli-Balıkesir-Ankara-Sakarya illeriyle sınırlandırılmıştır. Trafo Üretim Sektörü sanayisi üretim kümelenmesi ağırlıkla bu illerde yoğunlaştığından, bu beş merkezin dışına çıkıldığında nitelikli istihdam imkânı ve iş hacmi büyük ölçüde daralmaktadır. Uygulamada bu tür bir kısıtlamanın davacının fiilen meslek icrasını güçleştirebileceği görülmektedir. Coğrafi kısıtın sektörel yoğunlukla çakışması sebebiyle rekabet yasağı, davacı açısından fiilî meslek yasağına yaklaşan bir sonuç doğurabileceğinden, bu yönüyle ölçülülük ve çalışma özgürlüğü ilkeleri bakımından tüm hukuki değerlendirme ve takdir Yüce Mahkemeye aittir. Dosya içeriğinde davalı şirketin, davacının yeni işine geçişinden doğan somut satış/üretim kaybını ve bu kaybın davacının eylemiyle illiyet bağını ortaya koyan kantitatif verileri dosyaya sunduğuna dair somut veriye rastlanmamıştır." görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İş Mahkemesi'nin 2024/... esas sayılı dosyası -.... İş Mahkemesi'ni ... esas sayılı dosyası -.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... sayılı dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; .... Noterliği'nin 07/02/2024 tarihli ve ... sayılı ihtarnamesi, davacıya ait hizmet döküm cetveli, 2023 Aralık ayına ait ücret bordrosu, -Davalı vekili tarafından sunulan; Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi sureti, davacıya ait istifa mektubu sureti, -... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen ... San. ve Tic. A.Ş. ile ... San. ve Tic A.Ş'nin ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevapları -... Sosyal Güvenlik Müdürlüğü'nden gelen, davacıya ait; hizmet dökümü, işyeri unvan listesi, işe giriş-çıkış bildirgeleri ve işyeri/işveren sistem sorgularını içerir müzekkere cevabı -.... Noterliği'nden gelen; ... sayılı ihtarnamenin tebliği evrakını içerir müzekkere cevabı -Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nden gelen; ... San. ve Tic A.Ş'ye ait 31/12/2025 tarihli Kapasite Raporunu içerir müzekkere cevabı -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tanık beyanları -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, rekabet yasağı kapsamında cezai şart bedelinin tahsili için davacı aleyhine başlatılan takipte menfi tespit istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir. TBK'nın 445. maddesi uyarınca; rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Somut olayda taraflar arasındaki 04/10/2021 tarihli sözleşmede davacı işçi için, iki yıl süre ile ... illeri yönünden rekabet yasağı öngörülmüştür. Sözleşme imza edildiği tarihte davacı fiil ehliyetine sahiptir. Davacı 27/10/2023 tarihinde davalı işverenine istifa dilekçesi sunmuştur. 08/12/2023 tarihindeki SGK çıkış kaydından sonra 18/12/2023 tarihinde dava dışı ... adlı şirkette işe başlamıştır. Davacı istifa dilekçesinde yazan beyanlarının aksine baskı nedeniyle işten ayrıldığını belirtse de bu yönde bir fesih haklılığı ortaya konulamamıştır. Davacı, davalı şirkette elektrik tasarım uzmanı olarak çalışmaya başlamış ve trafo tasarımı ile ilgili elektrik proseslerinde görev yapmıştır. Dava dışı ... adlı şirkette de elektrik tasarım mühendisi olarak çalışmak üzere istihdam edilmiştir. Her iki şirket de güç transformatörü alanında tasarım işleri ile iştigal etmektedir. Davacının davalı şirketteki iş sözleşmesine göre daha önceki tasarımlardan faydalanma, dolayısıyla onları elde etme imkanına sahip bir pozisyondadır. Davacının bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı söz konusudur. Trafo imalatının kuru veya yağlı olması şirketlerin iştigal veya davacının uzmanlık alanını daraltacak bir mesele olmayıp esasa etkili görülmemiştir. Görüldüğü üzere taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki süre, konu, yer gibi sınırlamalara uygundur. Bilirkişi raporunda sözleşmede sayılan birçok il için hakim müdahalesi ile sınırlama gerektiği belirtilse de her iki şirket de Kocaeli ilinde faaliyet göstermektedir. Yani sözleşme sınırlansa dahi Kocaeli ile sınırlanacaktır. Sözleşmede belirlenen 6 aylık brüt ücrete dair cezai şart miktarının fahiş olmadığı, davacının ekonomik durumu, davalının zarar görme ihtimali bulunan önemli menfaati karşısında çalışma özgürlüğünü engelleyecek boyuta varmadığı, dengeli ve hakkaniyetli olduğu, hakim müdahalesi ile indirime tabi tutulmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır. Sunulan bordrolardan davacının son iki aydaki günlük brüt ücreti 1.523,75-TL olup, 30 gün için 45.712,50-TL ve 6 ay için 274.275,00-TL cezai şart miktarının sözleşmeye ve takipteki miktara uygun olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla yer, süre ve konu bakımından geçerli olan sözleşme nedeniyle yapılan takip de TBK 444 ve devamı maddelerine uygundur. Netice olarak davacının davalı şirketten ayrıldıktan sonra kısa süre içerisinde davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı şirkette, davacı şirkette çalıştığı pozisyonla aynı pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş, kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin davacı tarafından ihlal edildiği kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 732,00-TL harcın 6.048,59-TL peşin harçtan düşümü ile artan 5.316,59-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 56.669,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 2.080,00 -TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davalının karşıladığı toplam 10.325,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı 01/06/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza