Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/2595 E. 2026/4617 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2595
- Karar No
- 2026/4617
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/204 Esas, 2025/237 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "..." markasının müvekkili şirket tarafından 10.03.1982 tarihinde Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nezdinde tescil ettirildiğini ve 10.03.2022 tarihine tadar tescilli bulunduğunu, ... Şirketinin 21.06.1996 tarihinde yapmış olduğu başvuru neticesinde 01.09.1996 tarihinden itibaren "... ... ...", "... ... ..." ve "... ... ..." dahil olmak üzere toplamda 21 adet halı ve 3 adet kilim tipinin coğrafi işaret tescillerinin gerçekleştirildiğini, yasanın verdiği denetim görevi uyarınca denetimlerin gerçekleştirilerek tescilinin devamlılığının sağlandığını, davalı şirketin "... Halı ..." ve "... Halı ..." adları altında "..." ibaresi ile üretimi yapılan makine halılarını satışa arz ettiğinin tespit edildiğini, aleyhine delil tespiti istenen şirketin "..." ve "Sanat ..." markalarına sahip olduğunun görüldüğünü, davalı tarafından üretilen söz konusu halıların ülkemizin el dokuma halı kültürünün en önemli parçası olan "... ..." ile ilişki oluşturacak ifade ve görsellerin kullanılmak sureti ile makine halısı ürünleriyle oluşturmaya çalıştığı bağın tüketiciyi yanıltıcı nitelik taşıdığını, "... ..." ile hiçbir şekilde kıyaslanmasının mümkün olmayan söz konusu makine halılarının "..." adı ve markası altında pazarlanmasının gerek markaya ve gerekse coğrafi işaret tescili ile korunan haklara tecavüz fiilini oluşturduğunu, yapılan inceleme ve soruşturma neticesinde davalı tarafından üretim ve pazarlaması yapılan makine halılarının desen, renk ve kompozisyonu açısından tescil konusu ürüne benzediğinin tespit edildiği, internet sitesinde ve halı ürünlerinde "..." markasının açıkça kullanıldığı, potansiyel ortalama tüketicinin ilk görüşte sergilenen ürünleri "..." halısı olarak algılama ve bu sanı ile satın alma olasılığının kuvvetli olduğu sonucuna ulaşıldığını, üretimleri tamamı ile farklı ve basit teknikle üretilen makine halılarının "... ..." desenlerini kopya etmek sureti ile üretilmesinin ve satışı sunulmasının hukuken haksız olduğunu, davalının eyleminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesi uyarınca haksız rekabet kapsamında yer aldığını ileri sürerek dava konusu marka ve coğrafi işaret tescil haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile menine, tecavüz sayılan fiillerin men'i ile ortadan kaldırılmasına, tecavüz sureti ile üretilen ve pazarlanan ürünlere ve bunların üretiminde kullanılan araç ve gereçlere el konulmasına, tecavüzün devamını önlemek açısından gerekli tedbirlerin alınmasına, davalıların işyerinde kullandıkları "..." ibaresini taşıyan internet sitesi, tabela, vitrin, pano, fatura, kartvizit, broşür, katalog vb. iş evraklarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın usul ve esas yönünden yasaya ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin "... ..." adı altında ticaret hizmet markası başvurusunu yaptığını, "..." ibaresinin kaliteye verilen bir adlandırma olup halı ismi olmadığını, bu nedenle "..." markasını ve ... el halısını coğrafi işaret ile korunan özelliklerini ihlal eden, zarara uğratan bir durumdan söz edilemeyeceğini, markasal ve coğrafi işaret tescilinden doğan hakların ihlal edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalıya ait makine üretimi şeklindeki halıların üzerindeki etiketlerde "...- en kıymetli halıların ... el dokuma olmasından yola çıkan ...: ... saçakları, parlaklığı, %100 doğal malzemeleri, özel üretim teknikleri ve el işçiliğiyle farkını ortaya koyuyor" şeklinde bir ibarenin bulunduğunun görüldüğü, davalıya ait ürünlerin, davacının başvuru sahibi olduğu işaretin sicilde belirtilen standartlarının ve kalitesinin sağlanması bakımından belirtilen koşullara uyulmadan üretildiği ancak işareti taşıyan etiketlerle satışa arz edildiği gerekçesiyle davalının kullanımına konu olan “...” ve “...” ibarelerinin, davacıların 82/72674 sayılı "..." markasından ve coğrafi işaret tescili hakkından doğan marka haklarına ve coğrafi işaret tescil haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu tecavüzün ref'ine, men'ine, davalının “...” ve “...” kullanımındaki ... ibarelerin silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların kaldırılmasına, bu ibareleri taşıyan her türlü iş evrakı, ambalaj, ürün ve reklam materyalinin toplatılarak karar kesinleştikten sonra imhasına, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ve coğrafi işaret hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, meni, durdurulması ve ref'i istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.