Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7163 E. 2026/4619 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7163
Karar No
2026/4619
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1575 Esas, 2025/1882 Karar 2.... (...) vekili Avukat ...3.... A.Ş. vekili Avukat ... HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/307 E., 2023/108 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/121115 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı şirketlerin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itiraz üzerine diğer davalı ...'in 2022-M-7784 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka ile davalıların markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığını, markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka olarak tescil edildiğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin de düşük olduğunu, günlük hayatta sıklıkla kullanıldığını ileri sürerek ...'in 2022-M-7784 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, "..." ibaresinin davacının çatı markası olduğunu, hukuki değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunmadığını, davacı markasının ise müvekkili markasıyla tamamen aynı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Kurum vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Diğer davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği; davacının markasında kullanılmış olan "..." işaretinin davacının çatı markası niteliği taşıdığı, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta; dava konusu edilen işarette markasal hüviyette esas korunma altına alınması istenen esas unsurun "..." ibaresi olduğu; kısmi redde mesnet alınan markalarda "..." ibaresinin esas unsur mahiyeti arz ettiği, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını davaya konu mal ve hizmetler üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu mal ve hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı redde mesnet markalar ile ilişkilendireceği, bu markayı redde mesnet markaların serisi niteliğinde zannederek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketicilerin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebilecekleri, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalıların "..." esas unsurlu mesnet markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira, dava konusu başvurudaki "..." ibaresinin davacının çatı markasını oluşturduğu, bu durumda markada koruma altına alınmak istenen unsurun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin ayırt ediciliği yüksek değil ise de, dava konusu markayı mesnet markalardan uzaklaştıracak başkaca bir unsura yer verilmediği, bu durumda davalı şirketlerin mesnet markalarının esas unsurunun başvuruda da tek esas unsur olarak yer aldığı, tüketicilerin dava konusu mal ve hizmetlerin ticari kaynağı hakkında yanılgıya düşebilecekleri gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, "... " ibareli işaretin marka olarak tescili için yapılan başvurunun reddine yönelik nihai Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/7163, K. 2026/4619, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-7163-e-2026-4619-k-111d86a28325