Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/738 E. 2026/1574 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/738
- Karar No
- 2026/1574
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/738 - 2026/1574 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/738 KARAR NO : 2026/1574
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2025 NUMARASI : 2024/59 Esas 2025/158 Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.10.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 26.10.2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalıya sigortalı ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunu, meydana gelen kaza sonucunda davalı sigorta şirketine ihtarname gönderildiğini ancak başvurunun sonuçsuz kaldığını, meydana gelen kaza sonrası aracın tamirinin kendi kasko şirketi tarafından yapıldığını, hasar sonucu değer kaybı meydana geldiğini, değer kaybının eksper sonucu yapılan inceleme kapsamında 100.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından 1.200,00-TL eksper ücretinin karşılandığını belirterek, belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 100,00-TL değer kaybı ile 1.200,00-TL eksper ücretinin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 13.05.2024 tarihli dilekçe ile dava değerini 42.260,94-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacı tarafından belirsiz alacak davası açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı şirket tarafından alınan ekspertiz raporunda değer kaybı talebinin teminat haricinde olduğunun tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazadaki kusur oranlarının tespitinin gerektiği ve söz konusu doğacak zarardan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduklarını, ekspertiz ücretinden davalı şirketin sorumlu olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketinin "..." adresinde ... Müdürlüğü bulunduğundan yetki itirazın yerinde olmadığı, 17.04.2024 tarihli bilirkişi raporu kapsamında davacıya ait ... plaka sayılı ... marka aracın sürücüsü ...'in herhangi bir kusurunun bulunmadığının, davalı ... AŞ tarafından (kaza tarihinde) zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı ... marka minibüsün sürücüsü dava dışı ...'nun dikkatsiz bir şekilde ters yönde geri manevrası esnasında neden olduğu maddi hasarlı trafik kazasında olayda % 100 oranda kusurlu olduğunun, davacıya ait ... plakalı ... marka 3.0 TD ... tipi ... model aracın dava konusu kazadan önceki hasarsız ve hasar onarımı yapıldıktan sonraki değer arasında 60.000,00-TL'lik değer kaybı meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin (bildirim tarihini müteakiben 8 iş günü dikkate alınarak) 09.12.2023 tarihi ve davacıya ait ... plakalı aracın hususi araç statüsünde olduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulüne 42.160,94-TL değer kaybı bedelinin 09.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ve avans faiz uygulanmasına dair fazlaya ilişkin taleplerin reddine, ekspertiz ücreti talebinin tahsili yönündeki talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (trafik poliçesi) ile sigortalı olup davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, karar dayanağı bilirkişi raporunda değer kaybı tazminatının fahiş hesaplandığını, plastik aksama ilişkin hasarlarda değer kaybı oluşmayacağını, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, değer kaybının teminat dışında bulunması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu araçta meydana gelen zararın tespitinde güncel trafik sigortası genel şartları doğrultusunda trafik sigortası genel şartları ek-1’de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, değer kaybı hesabına ilişkin anayasa mahkemesi kararı 29.12.2022 tarihinde verilmiş olmakla iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, bu nedenle davayı kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın aracında meydana gelen zarar miktarının tespit edilebilmesi için uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte olan trafik sigortası genel şartların ilgili ekinde yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere önceki hasar kayıtlarının ve araç kilometresinin de dikkate alınarak gerçek zararın tespiti için yeniden inceleme yapılması gerektiğini, bilirkişi raporu ile aracın rayiç değerinin fahiş hesaplandığını, bilirkişi raporunda, aracın geçmiş kazaları sorgulanmadığını, rayiç bedelin tespitinde dikkate alınmadığını, kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, aracın hususi araç olarak kullanması nedeniyle avans faize hükmedilemeyeceğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı tazminatının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kısmen kabulüne, kaza tarihinden itibaren faiz uygulanmasına ve avans faiz uygulanmasına dair fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağından kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan davalı sigorta şirketi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre Hazine Müsteşarlığınca asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değeri arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde; olay tarihinde, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... yönetimindeki ... plakalı minibüsün geri geri manevra yaptığı sırada, aynı yol üzerinde seyreden davacının maliki olduğu kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması şeklinde gerçekleşen olayda, davalı sigortalı araç sürücüsünün gerisindeki aracı ve trafiği dikkate almadan dikkatsizce geri manevra yapması nedeniyle % 100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu tespit edilip; dava konusu davacıya ait ... plakalı aracın meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu aldığı darbe sonucu araçta yapılan iş ve işlemlerin hasarları kapsadığı, olayın oluş şekli, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, ekspertiz raporundaki parça bedellerinin meydana gelen hasar ile olay tarihindeki piyasa rayiçlerine uyumlu bulunduğu ve tamirinin ekonomik olduğu gözetilerek, yedek parça, işçilik ve KDV dahil edilerek hasar bedeli, aracın olay tarihinde mezkur kazadan önce piyasa ikinci el rayiç değeri ile hasar sonucu uygulanan onarım sonrası hasarlı haliyle ikinci el piyasasında rayiç değeri arasındaki fark üzerinden değer kaybı, tespit edilip, kusur oranında yapılan hesaplama doğrultusunda belirlenen tazminatın talep ile bağlı kalınarak hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile tüm deliler karşısında; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 2.880,01-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.335,45-TL'nin mahsubu ile kalan 1.544,56-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.