Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/739 E. 2026/1575 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/739
Karar No
2026/1575
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/739 - 2026/1575 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/739 KARAR NO : 2026/1575

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19.11.2024 NUMARASI : 2022/477 Esas 2024/677 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 08.10.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 09.10.2026

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 02.02.2021 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın ön ilerisinde seyreden davacıya ait ... plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı ...'ın kazaya tam kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, davalı sürücünün davacının aracının tamir süresince kullanılamamasına ve aracın ileriye yönelik olarak değer kaybına uğramasına sebep olduğu değer kaybı bedeline ilişkin olarak sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir cevap verilmediğini belirterek, davanın kabulüne araçta meydana gelen değer kaybı için 100,00-TL ve kazanç kaybı için 100,00-TL olmak üzere toplamda 200,00-TL maddi tazminat tutarının (davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak ve değer kaybı kalemiyle sınırlı kalmak kaydıyla) işleten sürücü yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 27.09.2024 tarihli dilekçesi ile değer kaybı ve kazanç kaybı ( ikame araç bedeli ) olan taleplerini araç onarım bedeli olarak 11.316,70-TL, değer kaybı bedeli olarak 36.956,49-TL, kazanç kaybı bedeli olarak da 7,832,00-TL olacak şekilde belirterek artırmıştır. Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; mahrum kalınan kârın dolaylı zarar niteliğinde olup trafik sigortası teminatı kapsamında bulunmadığını, sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinden doğan sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğu ve bu nedenle kusur raporunun alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketi aleyhine tazminata hükmedilecek olması ihtimalinde de değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, aleyhlerine hüküm kurulması halinde davalı sigorta şirketinin komisyonlarına başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz ile sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece yapılan yargılama sonunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'ın, dava konusu kazanın meydana gelmesinde % 100 oranda kusurlu olduğu, davacı ...'in herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı, davacıya ait ... plakalı aracın değer kaybının tespiti yönünden dava konusu aracın ... tipi, ... model otomobil cinsi araç olduğu ve meydana gelen kaza nedeniyle hasara uğradığı, davacının aracında meydana gelen toplam hasarın KDV Dahil 13.353,71-TL, değer kaybının 36.956,49-TL olduğu, davacı vekili tarafından talep edilen ticari kazanç kaybını ispatlar nitelikte karşılaştırmaya imkan sunan gelir evrakı vb. hiçbir delil sunulmadığı belirterek, değer kaybının tazmini hususundaki talebin kısmen kabulü ile 36.956,49TL'nin, davalı ... yönünden kaza tarihinden davalı ...AŞ yönünden ise temerrüt tarihi olan 26.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı vekili tarafından sunulan ticari faiz uygulanmasına yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine, kazanç kaybının tazmini hususundaki ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun karayolları trafik kanunu ve poliçe genel şartları gereğince poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, davalı tarafından poliçe teminatı kapsamında tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, verilen kararın poliçe teminat limitini aştığını, kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olup poliçe kapsamında maddi zararlar açısından kaza tarihinde araç başına azami teminat limitinin 41.000,00-TL olduğunu, dava konusu hasara ilişkin 28.06.2021 tarihinde 11.005,51-TL ve 28.07.2021 tarihinde 1.990-TL ... AŞ ‘ye rücu ödemesi yapıldığını, davalı şirket tarafından yapılan hasar ödemeleri dikkate alındığında hükmedilen tazminatın poliçe teminatını aştığını, bakiye teminat limitinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, başvuru konusu araca ilişkin hasar alan parçanın yalnızca arka tampon ve bakalit olan bagaj kapak kaplaması olup bu parça hasarların gerek reel piyasada ve gereksede tüm hesaplama yöntemlerine göre değer kaybına etken olmadığını, davalı şirketin yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tamamından müştereken müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, yargılama gideri, vekalet ücreti vs. şirketin bakiye teminat limiti tutarı doğrultusunda oranlanarak ve bu tutarından sorumlu tutulması gerektiğini davalı şirket açısından reddedilen tutar üzerinden davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan bakiye hasar, değer kaybı tazminatı ve kazanç kaybı bedelinin sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağından kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren araç maliki işleten ve sürücü sorumludur. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile kaza tarihinden önceki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. Somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece alınan 27.02.2024 tarihli makine mühendisi ve sigorta uzmanı tarafından düzenlenen raporda kasko eksper raporundaki hasar değerlendirmesi üzerinden aracın güncel ikici el satış değeri ve aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerine TEFE-TÜFE uygulanmak suretiyle araçta oluşan hasarın KDV dahil 13.353,71-TL, değer kaybı bedelinin ise 36.956,49-TL olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiş ise de haksız fiil sorumluluğunda zararın, zarar verici olayın gerçekleştiği tarihteki değerlere göre belirlenmesi asıl olup haksız fiil sorumluluğuna dayalı maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklı değer kaybı zararının da kaza tarihindeki veriler esas alınarak yerleşik uygulamada benimsenen ilke ve esaslara uygun olarak tespit edilmesi gerekir. Bu nedenle değer kaybı bedelinin tespiti yönünden hükme esas alınan rapor Yargıtay tarafından belirlenen değer kaybı belirlenmesine ilişkin ilkelere uygun olmayıp hükme esas alınması doğru görülmemiştir. 2. Davalı sigorta şirketi, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93. ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Tarife Uygulama Esasları Hakkında Yönetmelik'in 24. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiği tarihte sigortaya konu motorlu aracın cinsine göre Hazine Müsteşarlığınca asgari tutarı belirlenen tarifedeki limitler uyarınca sınırlı sorumludur. Bu sorumluluk miktarının ihtilafa yol açmayacak şekilde açık ve net olarak hüküm fıkrasında belirtilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 27.06.2013 tarih ve 2013/5199 E. - 2013/10140 K., 17.12.2020 tarih ve 2020/2108 E. - 2020/8665 K.) Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. ) Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumluğu çerçevesinde, davalı tarafından kazaya neden olan aracın zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limitinin poliçede de belirtildiği üzere yükseltilmesi halinde yazılı teminat tutarları da her hangi bir işleme gerek kalmadan yeni limit üzeriden geçerli olacaktır. O halde, davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigortasının araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 41.000,00-TL olup davalı sigorta şirketi tarafından zarar gören aracın kasko sigorta şirketine hasar ödemesi yapıldığının ileri sürülmesi karşısında kasko sigorta şirketi nezdinde araştırma yapılarak ödeme yapıldığının tespit edilmesi halinde yapılan ödeme nispetinde poliçe limitinin tüketildiği gözetilerek bakiye limiti aşmayacak ve infazda tereddüte neden olmayacak şekilde davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti belirtmek suretiyle değer kaybı bedelinin sınırlı olarak poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı işleten sürücünün sorumlu tutulmasına, kabul edilen dava değerinin davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limitini aşması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile tüm deliller karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından davacının aracın daha önce karışmış olduğu hasar kaydına ilişkin hasar dosyaları ile davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta şirketine yapıldığı ileri sürülen ödeme belgeleri ilgili sigorta şirketlerinden getirtilerek, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespiti ile bu durumda araçta değer kaybı olmayacağı; aksi halde aracın tamirinin ekonomik olması durumunda da araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza tarihindeki kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri değerinin ayrı ayrı tespit edilerek, her iki değer arasındaki fark üzerinden hesaplanan değer kaybı bedelini gösterir açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, varsa rapora yönelik itirazlarda giderilip, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu poliçe limiti de gösterilmek suretiyle infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalılar vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.10.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/739, K. 2026/1575, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-739-e-2026-1575-k-e7aac94c8db2