Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5366 E. 2026/5576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5366
- Karar No
- 2026/5576
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/308 E., 2025/777 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ovacık (Tunceli) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/30 E., 2023/19 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2019 yılında yapılan kadastro sırasında 1 02... parsel sayılı 132,95 m² yüzölçümlü taşınmaz 1/2'şer pay ile davacı ... ve davalı ... adına, 1 02... parsel sayılı 179,43 m² yüzölçümlü taşınmaz tam hisseyle davalı ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak arsa vasfıyla tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlar hakkında yapılan tespitin hatalı ve hak kaybına neden olduğunu ileri sürerek, tespitlerin iptali dava dilekçesi ekinde sunduğu krokiye göre belirtilen miktarda alan ve kişiler adına taşınmazların tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ...; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan ilk tesis kadastro tespit çalışmalara itiraz niteliğindedir. İddia, savunma, yapılan yazışmalar, dosyaya getirtilen bütün bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu taşınmaza ilişkin 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan ilk tesis kadastro çalışmasında dava konusu 1 02... ve 54 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerine istinaden tespit gördüğü anlaşılmıştır. Bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik, fundalık, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş,metruk) yatakları gibi arazilerden olması ve emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirilmesi gerekir. Ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler ihya edilecek taşınmazlardır. Emek ve masraf gerektirmeyen, zilyetliğin sürdürülmesi seviyesindeki taşınmazın daha verimli hale getirilmesi gibi çalışmalar imar ve ihya sayılmaz. 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesi zorunludur. Davacı tarafından imar-ihyaya dayalı olarak zilyetlik iddiası ile dava dilekçesi ekinde sunulan kroki uyarınca tespit yapılması talebi ile dava açılmış ise de Mahkememizin 20.11.2019 tarihli duruşmasında dava dilekçesindeki talebi ile çelişkili olarak 1 02... parselin kendisine ait olduğunu, taşınmaz üzerinde ev ve samanlığı bulunduğunu, 1 02... parseli de öteden beri kullandığını, üzerinde evi olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce yapılan keşif incelemesi, dinlenen mahalli ve tespit bilirkişinin dava konusu taşınmazın ekim dikim yapılmayan yer olup, bölgedekilerce ortak kullanım alanı olduğu, davacının ayrıca bir kullanım ve tasarrufunun bulunmadığı yönündeki beyanları, uzman bilirkişi raporundaki taşınmazda davacının sunmuş olduğu krokideki gibi ayrı kullanım, sabit tesis ve sınırların olmadığı, taşlık bir yapıda olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinde ve bu maddenin atfıyla aynı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen imar ve ihya yoluyla taşınmaz mal kazanma koşullarına dair aralıksız ve fasılasız 20 yıllık fiili kullanım şartı davacı ve mirasçıları adına gerçekleşmediği anlaşıldığından..." gerekçesiyle davacının davasının reddine, dava konusu Tunceli ili Ovacık ilçesi Tepsili köyü 1 02... ve 54 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitleri gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve kanuna aykırılık görülmemesine..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... temyiz dilekçesinde özetle; kararın gerekçe içermediğini, mahkemece delillerin takdirinde hata yapıldığını, lehe olan beyanların dikkate alınmadığını, kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu dosya kapsamında sabit olduğu halde bu durumun gözardı edildiğini, bilirkişi incelemesinin eksik ve yetersiz olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı karar verildiğini, dava konusu taşınmazların tamamının 347,25 m² yüzölçümünde olup, arsa vasfında olduğunu, taşınmazların 4 kişi arasında pay edildiğini, dava konusu taşınmazların müstakil mülkiyet şeklinde olup, müşterek ya da hisseli olmadığını, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahmemesine gönderilmesine, 07.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.