Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/964 E. 2026/12095 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/964
Karar No
2026/12095
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1295 Esas, 2025/1928 Karar KARAR : Esastan ret/Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/552 Esas, 2025/108 Karar

Taraflar arasındaki müdahelenin men'i ve kal istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, Onikişubat ilçesi, ... Mahallesi 1 09... , 93, 94... parsel sayılı taşınmazlara davalı kurum tarafından kamulaştırma yapılmaksızın hafriyat ve yol dolgu malzemesi döküldüğünü, bu durumun davacıya ait taşınmazları kullanılmaz hale getirdiğini ileri sürerek haksız el atmasının önlenmesine, hafriyat ve yol dolgu malzemesinin kaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kurumun müvekkiline ait taşınmazı herhangi bir kamulaştırma yapmadan 2012 yılından itibaren kullanılamayacak hale getirildiğini, yol yapımı için yaklaşık 50 metre yüksekliğinde harfiyat ve yol dolgu malzemesi döküldüğünü, ilerleyen süreçte yol güzergahını değiştirdiğini, müvekkilinin arazisi üzerinde yol yapımına devam etmediğini, taşınmazın üzerinde bulunan özellikle zeytin ağaçları olmak üzere birçok ağacın dolgu malzemesinin altında kaldığını ve müvekkilinin yıllarca verdiği emeklerin boşa gittiğini, hem maddi hem manevi ciddi zararı olduğunu, bilirkişilerin yerel mahkemeye sunmuş oldukları raporlarla da bu iddialarının net şekilde doğrulandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; sadece davacı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedildiğini, kısmen kabul kısmen ret kararı mevcut olduğundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) ilgili maddeleri gereği müvekkili idare lehine de vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, temyize konu olan kararda maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, bilirkişi heyeti net gelir yöntemi ile bulduğu bedel üzerinden %50 objektif değer artışı vermesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan tazminat bedelinin çok yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaza rayicinin çok üzerinde bir değer takdir edildiğini ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dava dilekçesi ile davaya konu taşınmaza hafriyat dökülmesi nedeni ile taşınmazın eski hale getirilmesi ve eski hale getirme bedeli, ağaç bedeli ve ecri misil istemli olarak açıldığı, yargılamanın devamı sırasında ise 09.05.2024 tarihli duruşmada davacı vekilinin "ağaç bedeli ve ecrimisil bedelinden vazgeçiyoruz, sadece davaya konu taşınmazlara el atılması nedeni hafriyatın kaldırılmasını talep ederiz." beyanı ile taşınmazların el atılan kısmının bedeli karşılığında davalı adına tescilini istemediklerini ve bu yöndeki iradelerini istinaf dilekçesi ile de tekrar ettikleri, dolayısı ile davacı tarafın taşınmazların eski hale getirmesine dair dava ve taleplerinin olduğu anlaşılmış ise de İlk Derece Mahkemesince davacı tarafın talebi dışına çıkılarak kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat bedeline hükmedilmiş olmasının doğru görülmediği, davaya konu taşınmazların hafriyat dökülen alanın bedelinin zemin bedelinin toplam 131.962,74 TL olduğu ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre, hafriyat dökülen alanın eski hale getirme bedelinin 1.846.182,80 TL olduğu, dolayısı ile Yargıtay içtihatları esas alındığında, zemin bedelinin daha az olması nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince zemin bedeline hükmedilmesi gerektiği, ancak davacı tarafın duruşmadaki beyanında zemin bedelini istemediklerini, hafriyatın kaldırılmasına dair dava ve taleplerinin olduğunu bildirdiğinden, bu talep yönünden Yargıtay içtihatları esas alındığında yasal şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru bulunmadığından ve davacı tarafın taşınmazlarına davalı tarafından el atılmış olup, davanın açılmasında haksızlık durumu bulunmadığı ve yalnızca kal davasının şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği için açıklanan gerekçelerle davalı idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve yerel mahkeme aşamasında ve yapılan keşiflerde davaya konu parseller üzerine idare tarafından yol yapmak maksadı ile 50 metre yüksekliğinde hafriyat döküldüğünün net şekilde ortaya konulduğu hâlde, Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, dökülen hafriyatın kaldırılması veya talepleri doğrultusunda kaldırma bedelinin davacıya ödenmesi yönünde karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiğini; ancak idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini, bu sebeple idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'u 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Dava konusu taşınmazlardan 1 09... , 93... parseller yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan zemin bedeli taşınmazların eski hale getirme bedelinden daha az olduğundan el atılan taşınmazların zemin bedeline hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne,

3. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/964, K. 2026/12095, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-964-e-2026-12095-k-edddb185cd05