İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/476 E. 2026/596 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/476
Karar No
2026/596
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/476 Esas KARAR NO : 2026/596

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/08/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, kargo taşımacılığı sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden biri olup gerek yurt içi gerekse yurt dışı müşterilerinin taleplerini karşılamak amacıyla yasalar ile belirlenen paket ve koli gibi kargoların taşınması, sınıflandırılması ve dağıtımı işi ile iştigal etmekte olduğunu, davalı/borçlu ile müvekkili şirket arasında da davalıya ait kargoların taşınması hususunda "Taşıma Hizmeti Sözleşmesi" akdedilmiş olduğunu, taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı adına muhtelif sayıda kargo taşıması yapılmış olduğunu, verilen hizmet neticesinde faturalar tanzim edilerek davalıya teslim edilmiş; ancak davalı tarafından; dilekçe ekinde takdim edilen ve cari hesap ekstresinde de görülen 35 adet faturanın bedelinin ödenmediğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ve davalı borçluya teslim edilen faturalar, cari hesap ekstresi ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları ile de sübut bulacağı üzere, davalı nezdinde tahakkuk eden 26.641,75-TL tutarında alacağın muacceliyet kazandığını, söz konusu alacağın müvekkili şirkete ödenmemesi üzerine müvekkili şirket tarafından cari hesap ekstresi bakiyesinin ödenmesi talebiyle davalıya 04.09.2023 tarihli ihtarname gönderilmiş olduğunu, davalı tarafça söz konusu alacağın tamamının müvekkili şirkete ödenmemesi sebebiyle 02.11.2023 tarihinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 26.641,75.-TL fatura alacağının takip öncesi işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla ... 2. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafından takibe haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine taraflarınca zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olup, davalı tarafla anlaşma sağlanamaması nedeniyle işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğmuş olduğunu, müvekkili şirketin davalıya ait gönderilerin taşınmasını usulüne uygun olarak yerine getirmek suretiyle taşıma sözlemesinden doğan yükümlülüğünü ifa etmiş olduğunu, buna karşılık davalının taşıma sözleşmesi gereği ödemesi gereken taşıma hizmet bedelini müvekkili şirkete ödemekten imtina etmesi gerek taraflar arasındaki Taşıma Sözleşmesine gerekse de taşıma işlerine ilişkin Kanuni düzenlemeleri ihlal etmekte olduğunu, müvekkili şirketin taşımasını yaptığı gönderilere ilişkin olarak davacı adına fatura düzenlemiş ve alacağının ödenmesini talep etmiş olduğunu, davacının ilgili fatura bedelini ödememesi, yukarıda yer verilen kanun hükmüne açık aykırılık oluşturmakta olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden usulüne uygun olarak düzenlenmiş fatura bedelini ödemekten imtina eden davalının eyleminde hukuka uyarlık bulunmamakta olup davalının icra takibine yönelik haksız itirazının iptaline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirketin taşıma sözleşmesine istinaden sağladığı taşıma hizmetinin karşılığı olarak davalı adına farklı tarihlerde 35 adet fatura düzenlemiş ve davalı tarafa iletmiş olduğunu, ancak davalı tarafından fatura borcunun ödenmemiş olduğunu, davalının sekiz günlük yasal süresi içinde ilgili faturalara itiraz etmediği için faturaların içeriğini kabul etmiş sayıldığı halde müvekkili şirkete ilgili faturaların bedelini ödememesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının ilgili faturalara yönelik ileri sürebileceği herhangi bir itiraz sebebinin de mevcut olmayıp davalının her halde fatura bedellerinden sorumlu olduğunu, bu sebeple davalının fatura bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazı haksız olup davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında akdedilen taşıma sözleşmesi uyarınca uyuşmazlık halinde müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağını, huzurdaki davada yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olup davalının borca itiraz dilekçesindeki yetki itirazına itibar edilmemesi gerekmekte olduğunu, taraflar arasında akdedilen taşıma hizmet sözleşmesi kapsamında davalının faize yönelik itirazının yersiz olduğunu, davalının icra takibine yönelik itirazının haksız olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, yukarıda açıklanan sebeplerle; haklı ve hukuka uygun davalarının kabulünü, ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptalini, takibin devamını, takibe haksız olarak itiraz eden davalı/borçlunun, takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi içeriğinde yer alan iddia ve talepleri kabul etmediklerini, açıkça itiraz ettiklerini, davacının davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla uyuşmazlığın konusunu oluşturan söz konusu alacak zamanaşımına uğramış olup, açıkça zamanaşımı def’inde bulunmakla birlikte haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iddia ve taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yetkili mahkemenin davalı olan, borçlu ve/veya lehine tasarruf yapılan kişinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davalı müvekkilinin yerleşim yeri göz önüne alındığında, davanın ... Mahkemelerinde ikame edilmesinin, usul ve yasalara aykırılık teşkil etmekte olduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilerek, dava dosyasının yetkili mahkemelerden ... Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, fatura bedelleri belirlenebilir mahiyette bir alacak olması sebebiyle öncelikle harca esas değerin 27.992,40 TL üzerinden belirlemiş ve harç yatırmış olduklarını, fatura bedellerinin belirlenebilir mahiyette olması sebebiyle kısmi dava açmada hukuki yarar bulunmamakta olup öncelikle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafa verilecek kesin süre içerisinde harç ikmalinin sağlanmasına karar verilmesini aksi halde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacının, dava açmasında hukuki yararının bulunması dava şartı olduğunu, fakat somut uyuşmazlıkta bulunmadığını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının icra takibine konu fatura alacağı sebebine dayandırması nedeniyle görevli mahkemenin borçlar hukukunun alanına girmekte olup görevli mahkemenin Ankara Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın görevli mahkemede ikame edilmemiş olduğunu, nitekim görev itirazında bulunmakla birlikte Mahkemece görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, öncelikle davacı yanın, taraflar arasında akdedilen Taşıma Hizmet Sözleşmesi'nden doğan sorumluluklarını ve yükümlülüklerini gereği gibi ifa etmemiş olduğunu, şöyle ki, 20.07.2023 tarihinde... ŞUBESİ tarafından çıkışı verilen 4 parça üründen 1 tanesi davacı şirket tarafından kaybedilmiş olup, davalı müvekkili şirketinin zarara uğratılmış olduğunu, davacı tarafın Taşıma Hizmet Sözleşmesi kapsamında taşıma hizmeti yapmış olduğu, .... no'lu 20.07.2023 tarihli alıcısı ... olan ve 4 parça malzemeden oluşan kargoyu alıcısına mazeretsiz olarak teslim etmemiş olduğunu, bu durumla alakalı olarak da davacı kargo şirketinden müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmamış olduğunu, ilgili kargo gönderisinin içeriğinin, araba kapısı olup, değerinin 48.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirket tarafından, davacı kargo şirketine 21.12.2023 tarihinde ... SERİ numaralı 48.000,00 TL bedelli fatura, 20.11.2023 tarihinde ... SERİ numaralı 48.000,00 TL bedelli fatura, ... SERİ numaralı 48.000,00 TL bedelli fatura, iade kesilmiş olduğunu, davalı müvekkili şirket tarafından 20.07.2023 tarihinde ...ŞUBESİ'nden çıkışı yapılan 4 parça malzemeden 1 parçanın alıcıya teslim edilmemesi, davacı kargo şirketinin ihmali davranışı nedeni ile zarara uğratılmış olması ve davacı kargo şirketi ile defalarca hasar tazmini yönünden görüşme yapılmak istenmesi ancak olumlu veya olumsuz bir sonuç alınamamış olmasından dolayı uğratılan zarara istinaden iade fatura düzenlenmiş olduğunu, araba kapısının göndericisi ve sahibi olan ... depremzede olup, ...adresinde ikamet etmekte olduğunu, davacı yanın, ihmali davranışı ile taşıma hizmet sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeni ile davalı müvekkili şirketin müşterisi mağdur olmuş ve davalı müvekkili şirket zarar görmüş ve ciddi oranda mağduriyet yaşamış olduğunu, müvekkilinin yalnızca dört parça ürünün hasar ve zarar görmesi ile kargo şirketi tarafından dönüş yapılmamasından dolayı değil, dört parça ürünün zamanında ulaştırılmamasından dolayı da mağdur olduğunu, bu sebeple davalı müvekkili şirketin alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, taşıyıcının, genel kural uyarınca eşyanın teslim alınmasından, teslim edilmesi anına kadar hasardan sorumlu olacağını, ardından müvekkili şirket tarafından 13.11.2023 tarihinde ... no'lu fatura davacı yan tarafına kesilmek sureti ile kargo gönderisinin içeriğini oluşturan araba kapısının bedeli davacı yandan talep edilmiş olduğunu, söz konusu kargo gönderisinin içeriğini oluşturan araba kapısının bedeli davalı müvekkili şirkete ödenmemiş olduğunu, davalı müvekkili şirket tarafından 10.10.2023 tarihinde tazmin talep dilekçesi ile davacı yana başvuruda bulunulmuş ancak müvekkili şirketin ... Kargo’ya yapmış olduğu başvuru semeresiz kalmış, müvekkiline ... Kargo tarafından olumlu ya da olumsuz hiçbir dönüş yapılmamış olduğunu, bu hususta taşıma sözleşmesinden kaynaklı doğan zararın tazmini için tazminat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, daha sonrasında davacı şirket tarafından 02.11.2023 tarihinde, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan 26.641,75.-TL fatura alacağının takip öncesi işlemiş faizi ile birlikte tahsili amacıyla ... 2. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası ile davalı müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı müvekkili şirket tarafından 13.11.2023 tarihinde ilamsız icra takibine itiraz dilekçesi sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan ilamsız takibe itiraz edilmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına yönelik karar verilmiş olduğunu, icra müdürlüğü tarafından tesis edilen takibin durdurulması kararının usul ve yasalara uygun olduğunu, davacı yanın, Taşıma Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmekten imtina ettiği gibi işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davayı ikame ederek davalı müvekkili şirkete kusur izafe etmeye çalışmakta, haksız kazanç sağlama gayesi içerisine girmekte olduğunu, bu yönüyle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın davalı müvekkili yönünden reddi gerekmekte olduğunu, taşıma hizmet sözleşmesinde yer alan faiz ve faiz oranın kanuna uygun olup olmadığının tespiti için dosyanın konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasını ve nihayetinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde yer alan alacak miktarı gerçeği yansıtmamakta olduğunu, bu sebeple öncelikle davalı müvekkili şirketin taşıma hizmet sözleşmesi kapsamında zararının bulunup bulunmadığı yönünde hasar tespiti ve davacı müvekkilinin zararının mahsup edilip edilmediği yönünde dosyanın öncelikle alanında uzman bir bilirkişiye tevdiine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı kargo şirketi vekilinin dava dilekçesinde, davalı müvekkilinin icra inkar tazminatına mahkum edilmesi talebinde bulunmuş olduğunu, fakat dosyada mevcut alacağın yargılamayı gerektirmesinin, faiz oranlarının fahiş mahiyette olup olmamasının değerlendirilmesinin, davalı müvekkilinin zararının icra dosyasında mahsup edilip edilmemesi hususlarında araştırılma yapılmasının, alacağın likit olmamasının, mevcut yargılamada bilirkişi incelemesine gidilmesi zorunluluğunun bulunması hususları karşısında, haksız ve mesnetsiz talep olunan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ayrıca davacı şirketin taşıyıcıya yüklenen sorumluluklarından imtina etmesi, davalı müvekkili şirket tarafından gönderimi istenen kargonun kaybedilmiş veya zayi edilmiş olmasının, davalı müvekkili şirketin mağduriyet yaşamasına sebep olunması ve davalı müvekkili şirketin zarara uğratılmış olması, davalı müvekkili şirketin üçüncü kişilere karşı oluşan sorumluluklarından kaynaklı olarak doğan borçlarının giderilmemiş olması nedeni ile davalı müvekkili şirketin herhangi bir şekilde borçtan sorumlu olunmayacağının kanunlar nazarında açıkça düzenlenmiş olması karşısında, davacı kargo şirketinin haksız ve kötü niyetli olarak davalı müvekkiline yönelik icra takibinde bulunmasının sabit olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; cevap dilekçelerinin sunumu ile davanın öncelikle zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesini aksi halde ikame edilen davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini ve icra inkar talebinin reddine karar verilmesini, davacının icra takibi konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67. Maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır. Uyap sisteminden entegre edilen ... 2. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra takibinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine faturaya dayalı olarak toplam 27.992,40 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlattığı, davalının yasal 7 günlük sürede borca itiraz etmesi edeniyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Davalı taraf İcra Müdürlüğünün ve Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de taraflar arasındaki Taşıma Hizmeti Sözleşmesi'nin 11.maddesi İİK'nın 50.maddesi ve HMK'nın 17.maddesi göz önüne alınarak icra müdürlüğü ve Mahkememiz yetkili olduğundan 24/12/2024 tarihli duruşmanın 5. Ara kararı ile davalı tarafın icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir. Davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davalının taşınan emtianın hasar gördüğünden bahisle takas defiinde bulunduğu, takasın şekle bağlı olmayan, tek taraflı ve karşı tarafa varması gerekli bir irade beyanıyla her zaman kullanılabileceği gözetilerek takasın şartları ile davalının takas definin değerlendirilmesi, tarafların karşılıklı olarak alacaklılık ve borçluluk durumu olup olmadığının tespit edilmesi, davalının gerçekten de davacı ile olan taşıma sözleşmesi ilişkisi çerçevesinde davacının hasar gördüğü iddia edilen emtiaların taşıma bedelinin taraflar arasındaki hesap ilişkisine dahil olup olmadığı, dahil ise, davalının alıcı sıfatı ile gönderilen taşınan emtiaların zarar görüp görmediği, davalının ödemezlik definin haklı nedenlere dayanıp dayanmadığı, taşıyıcı davacının edimini usulüne uygun yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılıp değerlendirilmesi gerektiği görülmüştür. Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerinden 2023 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizi celp edilmiş, taraf defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. ... 5. ATM'nin ...Talimat sayılı dosyasının 19/03/2025 tarihli duruşmasında davalı tanığı ...; "...Ben davalı şirketin tek yetkilisiyim, 2022 yılından beri ... Kargo ile çalışıyoruz, müşterimizden 4 parça kargo aldık ve hataya gönderecektik, bu olay deprem zamanı arabası zarar gören bir müşteriye gönderdik, 4 parça malzemeden birisi araba kapasıydı bu araba kapısı teslim olmamış diğer 3 parça teslim edilmiş, bunun üzerine biz ...'dan teslim olunmayan kargo için ve kaybolduğu için hasar tazmini istedik, ... kargo bizim hasar tazminimizi uygun görmeyip reddettiler, kapı 48.000,00 TL bedelli bir kapıydı, ben acente ile görüştüm, hasar talebinin başlatılmasını istemiş isem de beni dinlemediler, ecente sahibi kapı bize verilmemiş olabilir diye bir mail atıyor, bu mail esas alınarak hasar tazminat talebimizi reddettiler, ben ... Kargodan kapı bedeli olan 48.000,00 TL'yi kestim ancak ... Kargo bunu kabul etmedi, şuana kadar bir ödemede bulunmadılar, kendilerinin benden 26.000,00 TL alacaklarını söylüyor, bizim kendisinden 48.000,00 TL alacağımız var tanıklık ücreti talebim yoktur,..." beyanında bulunduğu görüldü. ... 12. ATM'nin ..Talimat sayılı dosyasında mali müşavir bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; "...Davalı şirketin ticari defter kayıtlarında, davacıya düzenlenmiş veya ciro edilmiş çek belgesi kaydına rastlanılmamıştır. Davalının davacıya cari hesap bakiye borcunun olmadığı/ bulunmadığı,..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi ..., taşımacılık alanında uzman bilirkişi...ve sözleşme uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 21/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda; "...Bilirkişi görev tanımı doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda; Taraflar arasında kargo hizmeti alım-satımına yönelik 11.11.2022 tarihli sözleşme imzalandığı, Usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre 02.11.2023 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 26.641,75 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin davacı şirket tarafından takip ve dava konusu edildiği, Davalı şirket tarafından, müşterisine ait kargonun kaybedildiği ileri sürülerek, davacı şirket adına 20.11.2023 tarihli 48.000,00 TL lık hasar faturası ile, söz konusu faturanın iadesi üzerine, 20.12.2023 tarihli 48.000,00 TL lık hasar faturalarının düzenlendiği, davacı şirket tarafından faturaların iade edildiği / kayda alınmadığının anlaşıldığı, Davalı şirket ticari defterlerinin incelenmesi hususunda düzenlenen 24.04.2025 tarihli Talimat Bilirkişi Raporu nda; “ …Davacı alacağını davalı şirket ortağı (ortaklara borçlar hesabı) üzerinden hesap kapama / mahsuben ödeme yapılmak suretiyle kapatıldığı, bakiyesinin bulunmadığı görülmektedir. “ yönünde görüş bildirildiği, Davalı şirketin, takip ve dava konusu faturaların tebliği ve içeriği hizmetin teslimine ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığı, düzenlenmiş olduğu hasar faturası bedelinin ödenmesi veya mahsuplaşılması talebinde bulunduğu, Davacı şirket tarafından keşide edilen 04.09.2023 tarihli ihtarname ile davalı şirkete, 26.641,75 TL borç bakiyesinin 3 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, İhtarnamenin 07.09.2023 tarihinde tebliğine ilişkin dosyaya Yurtiçi Alma Haberi Kartı ibraz edildiğinin görüldüğü, Başlatılan ilamsız takipte; 26.641,75 TL asıl alacak ve davalı şirket ile aralarında imzalanan sözleşme kapsamında aylık %3 (Yıllık %36) faiz oranı ile 1.350,65 TL işlemiş faiz talep edildiği, Sayın Mahkemece 02.11.2023 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 26.641,75 TL alacaklı olduğunun ve işlemiş faiz talebinin kabulü halinde; faturalar üzerindeki Son Ödeme Tarihleri dikkate alınarak hesaplanan işlemiş faiz alacağının 1.659,73 TL olarak hesaplandığı, Davacı şirketin bu yöndeki talebinin ise 1.350,65 TL olduğu, Tazmine Konu Kargo Yönüyle; Davalı Gönderen tarafça tazmine konu olan 4 parça kargonun 1 adetinin, alıcısına / gönderene eksiksiz ve sağlam olarak teslim edildiğine dair bir teslimat belgesi / bilgisi dosya içerisinde tespit edilemediği, Davalı Taşıyıcının tazmine konu olan 246385814519 no'lu 20.07.2023 tarihli kargoyu alıcısına 4 parça olarak tam ve eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini belgeleyememesi nedeniyle TTK 875 hükmü de değerlendirildiğinde, Davacı taşıyıcının teslim edilemeyen kargodan dolayı sorumlu olduğu kanaatine ulaşıldığı, Tazmin talep dilekçesinde, Davalı Gönderenin tazmin talebinin teslim edilmediği belirtilen 1 adet oto kapısı olduğu belirtilen ürün değeri üzerinden 48.000,00TL olarak talep etmiş olduğu, ancak diğer yandan, taraflar arasında düzenlenmiş olan Taşıma Sözleşmesinin tazmin ile ilgili maddesinde “Madde 6. Gönderi Hasar ve Ziyanına İlişkin Sorumluluklar ile Taşıma Güvencesi” başlığının 6.3. bölümünde Hasar zayi durumunda TTK 882 Maddesi uyarınca Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre kargonun bürüt ağırlığının kg başına 8,33 SDR üzerinden tazmin ödemesinin yapılacağının karar altına alınmış olduğunun tespit edildiği, TTK 882’ye göre ve Taraflar Arasında düzenlenmiş olan Taşıma Sözleşmesinin tazmin ile ilgili maddeleri gereğince, Davacı Taşıyıcının Sorumluluk Sınırının: 116,62 SDR x 36,3592 SDR/TRY = 4.240,00 TL olarak hesap edildiği; TTK Madde 883’e göre, Davacı Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı olan 4.240,00 TL tazmin tutarına ilaveten; eğer Davacı Taşıyıcı ilgili kargonun taşıma ücretini Davalıdan daha önce tahsil etmiş ise; davaya konu kargonun taşıma ücreti olan 314,75 TL’nin de Davalıya ödenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmakta olup, taktirin tamamen sayın mahkemeye ait olduğu; Dosya içeriğine sunulu belgeler incelendiğinde; Davalı tarafça talep edilen tazmine yönelik olarak, Davacı Taşıyıcı tarafça herhangi bir tazmin ödemesi yapılmadığının tespit edildiği; Yapılan teknik değerlendirme neticesinde, davacı alacağından, 4.240,00 TL taşıyıcı sorumluluk sınırı ile, 314,75 TL kargo taşıma ücretinin düşülmesi gerektiğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde, tutarın eksiklendirilebilecek en eski vadeli (08.08.2023 tarihli, 14.161,91 TL lık) faturadan düşülerek bakiye (26.641,75-4.240-314,75) 22.087,00 TL asıl alacak üzerinden davacı işlemiş faiz alacağının ise 1.336,28 TL olarak hesaplandığı, Nitelikli Hesaplamalar Yönüyle; Davalının, taşıma sırasında bir parçanın kaybolduğu ve bu nedenle 48.000,00 TL zarar doğduğu yönündeki itirazına istinaden; Dosya kapsamında gönderi içeriğinin sevk irsaliyesinde belirtilmediği; bu nedenle Davalının tazmin talebine konu 48.000,00 TL eşya değerinin sevkiyat esnasında taşıyıcıya bildirilmediği, özel sigorta yapılmadığı ve taşıyıcının sorumluluğunu artıran bir değer beyanının bulunmadığının görülmekte olduğu; bunun yanında davalının düzenlediği 48.000,00 TL tutarlı hasar faturalarının davacı tarafından iade edildiği, dolayısıyla taraflar arasında bu faturaya dayalı bir borç ilişkisi kurulmadığının anlaşılmakta olduğu; Diğer yandan, Taşımacılık yönüyle yapılan teknik inceleme sonucunda; Davalının tazmin talebine konu olan 4 adet sevkiyatın 1 adedinin alıcıya eksik teslim edildiği yönünde tespit yapılmasına istinaden hem taraflar arasında düzenlenen Taşıma Hizmet Sözleşmesinin “Madde 6. Gönderi Hasar ve Ziyanına İlişkin Sorumluluklar ile Taşıma Güvencesi” başlığının 6.3. bölümünde karar alındığı üzere hem de TÜRK TİCARET KANUNU Taşımacılık özel hükümleri, Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı Madde 882’ye göre Davacı Taşıyıcının Sorumluluk Sınırı olan 4.240,00 TL tazmin tutarının hesap edilebileceği; eğer Davacı Taşıyıcı ilgili kargonun taşıma ücretini Davalıdan daha önce tahsil etmiş ise; davaya konu kargonun taşıma ücreti olan 314,75 TL’nin de Davalıya ödenmesi gerektiği; Faiz yönünden ise taraflar arasındaki sözleşmede fatura bedelinin 14 gün içinde ödenmemesi halinde günlük %0,1 (aylık %3) gecikme faizi uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Tacirler arasında sözleşme serbestisi kapsamında belirlenen bu oran, fahiş olmadığı sürece geçerlidir. Hesaplamaya göre takip tarihi itibarıyla işlemiş faiz talebinin talep edilen faiz yönünden de yasal mevzuata aykırılık bulunmadığı; Yapılan teknik değerlendirme neticesinde, davacı alacağından, 4.240,00 TL taşıyıcı sorumluluk sınırı ile, 314,75 TL kargo taşıma ücretinin düşülmesi gerektiğinin Sayın Mahkemece kabulü halinde, tutarın eksiklendirilebilecek en eski vadeli (08.08.2023 tarihli, 14.161,91 TL lık) faturadan düşülerek bakiye (26.641,75-4.240-314,75) 22.087,00 TL asıl alacak üzerinden davacı işlemiş faiz alacağı ise 1.336,28 TL olarak hesaplanabileceği;..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. Taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 28/04/2026 tarihli Bilirkişi ek raporunda; "...Bilirkişi EK görev tanımı doğrultusunda yapılan incelemeler sonucunda; Davacı tarafından talep edilen 26.641,75 TL asıl alacaktan, davacı taşıyıcının sınırlı sorumluluğu kapsamında hesaplanan 4.240,00 TL tazminat ile 314,75 TL taşıma ücretinin düşülmesi suretiyle bakiye 22.087,00 TL asıl alacak üzerinden davacının alacaklı olduğu, bu tutar üzerinden sözleşmede kararlaştırılan aylık %3 oranındaki ticari temerrüt faizi doğrultusunda işlemiş faiz talebinin de hukuka uygun olduğu, davalı tarafın borcu tamamen ortadan kaldıran veya daha yüksek tutarda mahsup gerektiren bir alacak iddiasını ispatlayamadığı; Sonuç olarak; davalı tarafın itirazlarının büyük ölçüde yerinde olmadığı, yalnızca sınırlı sorumluluk kapsamında yapılan indirim yönünden dikkate alınabileceği, bu haliyle davacının alacağının kısmen kabulü ile icra takibinin 22.087,00 TL asıl alacak ve buna ilişkin faiz yönünden devamının uygun olacağı; kök bilirkişi raporunun esas itibariyle doğru olmakla birlikte, mahsup kaleminin yalnızca TTK m.882 kapsamında belirlenen sınırlı sorumluluk tutarı ile sınırlandırılması gerektiği;..."sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E. ...K. ... sayılı kararında : “TTK'nın 875. maddesinde; "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." Aynı Kanun'un 876/1. maddesinde ise taşıyıcının özeni başlığı altında yer alan hüküm fıkrasında; "Z., hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçları önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." denilerek taşıyıcının hangi halde sorumluluktan kurtulacağı net şekilde ortaya konulmuştur.TTK'nın 886. maddesine göre ; zarara, kasden veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı (ve adamları) sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Bu durumda taşıyıcının sorumluluğu artık sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamını kapsayan bir sorumluluktur.TTK'nın 886. madde düzenlemesindeki "pervasızca hareket" kavramı da bu kıstaslar çerçevesinde ele alındığında, taşıyıcı veya yardımcılarının yükün güvenliği ile ilgili hususları açıkça önemsemeden hareket etmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Somut olayda, taşınan eşyanın kaybında davalı taşıyıcının pervasızca hareket ettiğine dair herhangi bir delil mevcut değildir. TTK'nın 880/1 maddesi hükmünde taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Ancak tazminat hesaplamasında 880 ve 882/1 maddesiyle sınırlama getirilmiştir. Buna göre hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 ... Hakkını aşamayacaktır. Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber, 6102 Sayılı TTK m. 886'da "Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK'nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır. Yukarıda yer verildiği üzere meydana gelen zarara kasten veya pervasızca davranışla neden olunduğunu gösterir herhangi bir bilgi ve belge olmadığından davacı vekilinin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Gönderilen kargo içerisinde ne olduğu ve kıymeti açıkça belirtilmemiştir. Paket olarak, 9 kg açıklamaya yer verilerek gönderi gerçekleştirilmiştir. Yazılı belgenin aksi tanık beyanıyla ispatlanamayacağından, mahkemenin kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.” denilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 11/11/2022 tarihli Taşıma Hizmeti Sözleşmesi imzalandığı, davacının taşıma hizmetinden kaynaklı fatura alacağının tahsilini talep ettiği, davalının hasar nedeniyle takas defiinde bulunduğu, 21/02/2026 tarihli bilirkişi kök raporu ile davacının defterlerinin usule uygun tutulduğunun tespit edildiği, davalının hasar nedeniyle 20.12.2023 tarihli 48.000,00 TL lık hasar faturası tanzim ettiği, davacının hasar faturasını iade ettiği, davalı tarafın, takip ve dava konusu faturaların içeriğindeki hizmetin teslimine ilişkin itirazının bulunmadığı, düzenlemiş olduğu hasar faturası bedelinin ödenmesi veya mahsuplaşılması talebinde bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin taşıyıcının Sorumluluk Sınırı ilkesine göre kargonun bürüt ağırlığının kg başına 8,33 SDR üzerinden tazmin ödemesinin yapılacağının karar altına alınmış olduğu, bilirkişi heyet raporu ile davacı alacağından, 4.240,00 TL taşıyıcı sorumluluk sınırı ile, 314,75 TL kargo taşıma ücretinin düşülmesi gerektiğinin tespit edildiği , raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 22.087,00TL asıl alacak ,1.336,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.423,28 TL için yaptığı itirazın iptaline, 22.087,00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren sözleşme ile belirlenen aylık %3 faiz uygulanarak takibin devamına ,alacağın likit olması nedeniyle kabul edilen alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının ... 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında 22.087,00TL asıl alacak ,1.336,28 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.423,28 TL için yaptığı itirazın iptaline, 22.087,00TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %3 faiz uygulanarak takibin devamına , fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Kabul edilen alacağın %20’si oranında 4.684,65TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 1.600,04-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60-TL. harcın mahsubu ile bakiye 1.172,44-TL. harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 23.423,28-TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 4.569,12-TL. vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60-TL. başvurma harcı + 427,60-TL. peşin harç toplamı olan 855,20-TL.'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 30.000-TL. bilirkişi ücreti + 1.290-TL. tebligat-müzekkere masrafları olmak üzere toplam 31.290-TL. yargılama giderlerinin kabul ve ret oranına göre 26.180,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalanın kendi üzerinde bırakılmasına, 9-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL. arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre 3.012,12-TL.'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, geriye kalan 587,88-TL.'nın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 10-Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesin olduğundan davacı tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar yönünden KESİN olarak karar verildi.29/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

¸Bu evrak 5070 sayılı Yasa gereğince elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/476, K. 2026/596, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-476-e-2026-596-k-e7538bcb16cf