Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/344 E. 2026/4667 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/344
Karar No
2026/4667
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1745 Esas, 2025/1957 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/557 E., 2023/387 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava değeri dava tarihi itibariyle temyizde duruşma sınırı olan 108.120,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça, müvekkili aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibinde bir belgeye dayanmadığını, ödeme emrinde borcun sebebinin "28.02.2018 kargoda kaybolan 3 Adet ... konuşma işlemcisi alacağı" olarak belirtildiğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, takip dosyasında, gönderi içeriğini ispatlar nitelikte bir belgeye yer verilmediğini, kaybolduğu iddia olunan ürünlere ilişkin faturanın da mevcut olmadığını, fahiş miktarda ürün bedeli ve faiz istendiğini ileri sürerek davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından 21.02.2018 tarihinde İzmir'e gönderilmek üzere davacıya ... numaralı irsaliye ile üç adet ... konuşma işlemcisi komple, iki adet ... konuşma işlemcisi komple, altı adet ... konuşma (ses) işlemcisi komple emtiasının teslim edildiğini, 22.02.2018 tarihinde İzmir İli Alsancak bölgesinde usulüne aykırı dağıtım yapan ve dağıtım yaparken gerekli özen ve dikkati göstermeyen davacı şirket personelinin gönderilerin bir kolisini çaldırdığını, çalınan bir kolinin içinde toplam üç adet Sonnet konuşma (ses) işlemci setinin bulunduğunu, olaydan sonra davacı yetkililerinin ... Polis Karakolu'na gidip ifade verdiğini ve şikayetçi olduğunu, hırsızlık olayını da müvekkili şirkete bildirdiklerini, zararın taleplerine rağmen tazmin edilmediğini savunarak davanın reddi ile tazminata hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından 21.02.2018 günü Meders İzmir'e gönderilmek ve davacı kargo şirketince taşınmak üzere irsaliyeler ile üç adet rondo konuşma işlemcisi komple, iki adet opus konuşma işlemcisi komple, altı adet sonnet konuşma (ses) işlemcisi komplenin teslim edildiği, gönderilen kargodaki üç adet ... konuşma işlemcisinin ilgilisine teslim edilmeden çalındığının ve karakola şikayette bulunulduğunun ... Kargo'nun yetkilileri tarafından davalı şirkete bildirildiği, taşıyanın, taşınan eşyayı sokakta bir başına bırakması suretiyle doğan zararda kusuru ve pervasızca davranışının bulunduğunu, bu nedenle taşıyıcının zarar sınırlamasından yararlanamayacağı, ürünlerin mevcuttaki durumlarına göre özel kullanım gerektiren ve ikinci el kullanımının mümkünü bulunmayan emtia olduğunun tespit edildiği, buna göre takip miktarı ile belirlenen zararın uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 875. maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, somut olayda, davalı tarafından taşınmak üzere davacıya teslim edilen gönderinin davacı tarafça dağıtımı sırasında çalındığı, taşınmak üzere teslim alınan eşyanın icra takibinde bedeli talep edilen üç adet işitme cihazı olduğu, anılan işitme cihazlarının kullanılmış veya hasarlı olmadığının özellikle bu hususta alınan ikinci ek bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının davalıya ait üç adet işitme cihazının ziyaından ve bu nedenle oluşan davalının zararından sorumlu olduğu, icra takibinde talep edilen miktarın TTK'nın 880. maddesine uygun bulunduğu, her ne kadar TTK'nın 882. maddesinde taşıyıcının sınırlı sorumluluğu öngörülmüş ise de aynı Kanun'un 886. maddesinde, pervasızca bir davranışla zarara sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının düzenlendiği, somut olayda da kendisine taşınmak üzere teslim edilen gönderiyi dağıtım esnasında herhangi bir güvenlik önlemi olmadan açıkta bırakarak çaldıran davacının, pervasızca hareketi ile zarara sebebiyet verdiği, bu nedenle sorumluluk sınırlandırmalarından faydalanamayacağı, taraflar arasındaki uyuşmazlık taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından işlemiş avans faiz isteminde bulunabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı tarafından başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/344, K. 2026/4667, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-344-e-2026-4667-k-2c881e933be8