Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6234 E. 2026/4677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6234
- Karar No
- 2026/4677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1401 Esas, 2025/1334 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1019 E., 2022/450 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirketin bayilik sözleşmesi imzaladıklarını ve sözleşme çerçevesinde davalı şirkete verilen hizmet karşılığında kesilen faturalar nedeniyle müvekkilinin davalıdan 146.935,59 TL alacaklı olduğunu, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalı şirketin itirazının iptaline, %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 11.12.2014, 30.06.20 16... .08.2016 tarihlerinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmelerin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, müvekkilinin davacı şirkete cari hesap borcu bulunmadığını, sözleşmenin 22.3 maddesi uyarınca cari hesap kayıtlarında alacak üzerinden mahsup yetkisinin müvekkili şirkete ait olduğunu, davacının tek taraflı cari hesap kayıtlarını esas alarak alacaklı olduğu iddiasıyla yapılan icra takibi ve davanın dayanaktan yoksun bulunduğunu, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına da hükmedilmeyeceğini savunarak davanın reddine, müvekkili şirket lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında bayilik sözleşmesi akdedildiği, davalı tarafça sözleşmenin haklı feshedildiği, davacı tarafça cari hesap alacağı bulunduğundan bahisle icra takibi yapıldığı, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan 09.04.2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın davalıdan cari hesaba dayalı bakiye 87.144,93 TL alacağı olduğu gerekçesiyle, davalının İstanbul 36. İcra Dairesinin 2017/18663 E. sayılı dosyasındaki itirazının kısmen iptali ile takibin 87.144,93 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 87.144,93 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 11.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda, davalı tarafından düzenlenen ancak davacının kayıtlarında yer almayan "dekont, teminat bedeli, multinet kampanyası, pos tahsilat, fatura iadesi" açıklamalı kayıtlardan 59.790,66 TL kısmın cezai şart uygulaması nedeniyle davacının alacağından mahsubu gerektiği görüşü bildirilip Mahkemece bahsi geçen bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmiş ise de yasal delillerle desteklenmediği veya karşı tarafın defterleri ile örtüşmediği sürece tarafların kendi defter kayıtlarının tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağı, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 146.935,59 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise davalının davacıya 16.135,70 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, 16.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların defterlerinde karşılıklı olarak yer alan kayıtlar üzerinden hesaplama yapılıp, tarafların kendi lehlerine olup da karşı tarafın defterlerinde yer almayan kayıtlar dışlanmak suretiyle yapılan değerlendirmede; davacının 146.935,59 TL alacağından davacı tarafından ispatlanamayan önceki (01.10.2016 öncesi) alacak bakiyesi (42.053,58 TL) ve 730,38 TL fatura alacağı düşülmek suretiyle davacının davalıdan 104.151,63 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalının defterlerinde yer alıp da davacının defterlerinde yer almayan "inşaat, şarjmatik, dekont, teminat bedeli, multinet kampanyası, pos tahsilat, fatura iadesi" açıklamalı kayıtlardan 59.790,66 TL kısmın cezai şart uygulaması nedeniyle mahsubu gerektiği yönünde görüş bildirildiği ancak davacının defterlerinde yer almayan bu kayıtların hangi ihlale dayandığı, alacağın kökeninin ne olduğu hususunda somut bir tespit ve hesaplama bulunmadığı halde bahsi geçen bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibarla hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.