Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/7261 E. 2026/4672 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7261
Karar No
2026/4672
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/121 Esas, 2025/1735 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/1252 E., 2024/1307 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının, müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, fakat takibe konu 02.12.2013 keşide ve 15.07.2023 vade tarihli 30.000,00 euro bedelli senetten dolayı müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı hakkında Bafra Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, senet üzerinde nakden kaydı bulunmasına rağmen davalı alacaklının senedin mal karşılığında düzenlendiğini savunarak senedin ihdas nedenini talil ettiğini, davalının alacaklı olduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davacıların Bafra İcra Dairesinin 2023/4353 E. sayılı dosyasında takibe konulan 02.12.2013 keşide ve 15.07.2023 vade tarihli 30.000,00 euro bedelli senet sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe konu senedin teminat senedi olmadığını ve senedin davacı ...'a 2013 yılında sattığı dairenin bedeli karşılığında düzenlendiğini ancak satım bedelinin halen ödenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait taşınmazın 26.11.2013 tarihinde davacı ...'a resmi akit tablosuna göre 50.000,00 TL bedelle satıldığının ve satış bedelinin nakden ve defaten ödendiğinin yazılı olduğu, takibe konu 30.000,00 euro bedelli senedin bu satıştan 5 gün sonra 02.12.2013 tarihinde düzenlendiği, senette davacı ...'ın borçlu, ...'ın avalist olarak imzalarının bulunduğu, taraflar arasında yine 02.12.2013 tarihli protokol yapıldığı, protokolde alıcı olarak davacı ...'ın, satıcı olarak davalının adı ve imzasının, ayrıca kefil olarak davacı ... ve dava dışı ...'ın adı ve imzasının bulunduğu, davacının protokoldeki imzasını inkar etmediği, davacı daire bedelinin 50.000,00 TL olduğunu ve bu bedelin devir sırasında nakden ve defaten elden ödediğini, bunun zaten tapu devir senedinden de anlaşıldığını ileri sürmüş ise de daire bedelinin 30.000,00 euro olduğu ve bedel olarak davacıdan 30.000,00 euroluk senet alındığı bizzat davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesine ve soruşturma dosyasına delil olarak ibraz edilen 02.12.2013 tarihli protokolden anlaşıldığı, protokolü hükümsüz kılan bir sebep ileri sürülmediği, takibe konu senedin dairenin bedeli karşılığında düzenlendiğinin sabit olduğu, buna göre davalının, daire bedelinin 30.000,00 euro olarak kararlaştırıldığını ve bedelin resmi senette yazılı olanın aksine devir sırasında ödenmediğini, takibe konu senedin dairenin bedeli karşılığında düzenlendiğini usulü dairesinde ispat etttiğinin kabulü gerektiği, bu durumda artık davacının daire bedeli 30.000,00 euroyu ödediğini ve bu suretle senedin bedelsiz kaldığını ispat etmesi lazım geldiği, davacının, daire bedelini ödediğini yazılı delille ispatlayamadığı, Mahkemece davacıya yemin delili hatırlatılmış olmasına rağmen bu delile müracaat edileceği konusunda beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/7261, K. 2026/4672, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-7261-e-2026-4672-k-7ad83967a0cf