Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6935 E. 2026/4486 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6935
Karar No
2026/4486
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1125 E., 2025/1432 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/25 E., 2025/12 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili .. ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 08... parsel sayılı 10.984,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili; 1 08... parsel 10.984,57 m² yüzölçümlü taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın niteliğinin orman olduğunu belirterek kadastro tutanağının iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/627 Esas, 2020/85 Karar sayılı ilamıyla "Dava konusu taşınmazın, 2016 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda kesinleşen ormanlar ile idari sınır arasında, kültür parseli olarak kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerindeki şartların varlığı halinde zilyet adına tespite konu olabileceği, kadastro komisyonun tarafından yapılan işlemde yöntem olarak usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın III. sınıf kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişi beyanlarına göre dava konusu taşınmazın evveliyatında davalının babası tarafından tarla olarak kullanıldığı, yaklaşık 40 yıl önce murisin vefatı ile taşınmazın davalıya geçtiği, davalı tarafından da aynı suretle kullanılmaya devam edildiği, jeoloji bilirkişisinin raporunda taşınmazın bir kısmının dere yatağında kaldığının anlaşıldığı, teknik ve denetime elverişli fen bilirkişisinin raporundan davaya konu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 7552,98 m²lik yerin dere yatağında kaldığı, (A) harfi ile gösterilen 3431,59 m²lik yerin dereden etkilenmediği, mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanları ile, teknik bilirkişi raporlarının uyumlu olup, hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden de olmadığı, jeoloji bilirkişisinin raporundan da anlaşılacağı üzere; taşınmazın bir kısmının aktif olarak dört mevsim akış gösteren bir dere olmamasına rağmen, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkün olsa da aktif nehir ve çay yatakları etki alanında bulunan yerlere ilişkin her ne surette olursa olsun sicil oluşturulmasının olanaksız olduğu, oluşan sicil kayıtlarına da değer verme olanağının olmadığı anlaşılmakla, fen bilirkişisi 18.09.2019 havale tarihli raporunda (B) harfiyle gösterilen 7.552,98 m² kısım yönünden, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerindeki şartların oluşmadığı, bu sebeple davanın kısmen kabulüne, taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 7.552,98 m² kısmının (dere yatağı vasfı ile) tescil harici yerlerden sayılması, fen bilirkişisi 18.09.2019 havale tarihli raporunda (A) harfiyle gösterilen 3.431,59 m² kısım yönünden, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerindeki şartların varlığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 08... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptaline, fen bilirkişisinin 18.09.2019 havale tarihli ortak raporunda (B) harfiyle gösterilen 7.552,98 m² kısmın dere yatağı vasfıyla tespit dışı alan olarak bırakılmasına, fen bilirkişisi 18.09.2019 havale tarihli ortak raporunda (A) harfiyle gösterilen 3.431,59 m² harfi ile gösterilen kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 05.06.2020 tarih ve 2020/472 Esas, 2020/776 Karar sayılı kararı ile "incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, istinaf edenin sıfatına, (A) harfi ile gösterilen kısmın uzman orman ve fen bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesine, alınan bilirkişi raporları, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile fen ziraat ve orman bilirkişi tarafından sunulan bilirkişi raporlarından taşınmazın mera niteliğinde olmadığı, tespit tarihinden geriye doğru olacak şekilde yapılan hava fotoğrafları incelemesi sonucunda çekişmeli taşınmazın ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığının ve böylelikle adına tescil kararı verilen davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereği esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. 5. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 08... parsel sayılı taşınmazın 100 yıldan fazla süredir müvekkili ve ataları tarafından kullanıldığını, zilyetliğin nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile sürdürüldüğünü belirterek, taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir. 6. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının hak iddia edebileceği fasılasız zilyetliği bulunmadığını, davacının fuzuli şagil konumunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 7. İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2023/4 Esas, 2023/41 Karar sayılı ilamı ile "dava konusu 1 08... parsel adına ... Kadastro Mahkemesi'nin 03.02.2020 tarihli ve 2019/627 Esas, 2020/85 Karar sayılı ilam ile kabul edildiği ve kararın Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinden geçerek 05.06.2020 tarihinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Kesin hüküm, davanın taraflarını bağladığı gibi akdi ve ırsi haleflerini de bağlar ve onlar açısından da kesin hüküm teşkil eder. Bu sebeple tarafları hukuki sebebi ve dava konusunun aynı olması nedeniyle ... Kadastro Mahkemesi'nin 03.02.2020 tarihli ve 2019/627 Esas, 2020/85 Karar sayılı ilamıyla ... Kadastro Mahkemesinin 22.06.2020 tarihli ve 2019/709 Esas, 2020/271 Karar sayılı ilamlarının davacı yönünden kesin hüküm oluşturduğu" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Kanun'un 114/1-i maddesi ve 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. 8. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/1087 Esas, 2023/1566 Karar sayılı kararı ile "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, istinaf edenin sıfatına, istinafa konu davanın davacısı ile davalı Hazinenin ... Kadastro Mahkemesinin 2019/709 Esas, 2020/27 Karar ve 2019/627 Esas ve 2020/85 Karar sayılı dosyalarda taraf olmalarına, davanın sebeplerinin ve davaya konu taşınmazların aynı olmasına, bahse konu dosyada dava konusu taşınmazlarla ilgili taraflar arasındaki mülkiyet ihtilafının karara bağlanmasına, belirtilen kararların işbu dosyadaki davacı açısından kesin hüküm teşkil etmesine, göre Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 9. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.04.2023 tarihli ve 2024/1249 Esas, 2025/1587 Karar sayılı ilamı ile "temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, karar 20.03.2025 tarihinde kesinleşmiştir. 10. Yargılanmanın yenilenmesini talep eden davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının Artova Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/4 Esas sayılı dosyası ile 7.552,98 m² ile 1 09... parsel sayılı taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmü uyarınca tesciline, 1 08... parsel sayılı taşınmaz yönüyle ise kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davası açtığını, dosyaya sunulan 06.05.2022 tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda fiili kullanımın tespit edildiğini, 27.04.2022 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespit edildiğini, 06.05.2022 tarihli ziraat bilirkişi raporunda 1 08... parselin kadimden beri üzerinde tarımsal faaliyet yapılan yerlerden olduğunu, taşınmazın (A) ve (B) harfleri olarak ifraz edilmiş olmasına rağmen fiili durumda bütün olarak kullanıldığını, (B) harfli kısmındaki yer ile dere arasındaki sınıra dikilmiş 6 adet melez kavak ağaçlarının bulunduğunu, taşınmazın bütün olarak kullanıldığını, 1 09... parselin de kadimden beri tarımsal faaliyet yapılan yerlerden olduğunun tespit edildiğinin tespit edildiğini İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın esastan değil ... Kadastro Mahkemesi 2019/627 Esas, 2020/85 Karar sayılı ve 2019/709 Esas, 2020/271 Karar sayılı ilamları ile davanın görüldüğü, davacı tarafından itiraz edilmesinin unutulması ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle usulden reddedildiğini, o zaman zarfında tebligatların müvekkiline yapılmadığını, muhtara tebliğ edildiğini, pandemi sebebiyle sokağa çıkma yasağı bulunduğunu, davacının bilgisi dışında yasal sürecin ilerlediğini, Artova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/4 Esas, 2023/41 Karar sayılı dosyanın 13.05.2025 tarihinde kesinleştiğini, davacının kesinleşme ile birlikte yargılamanın yenilenmesi sebeplerini öğrenmiş olduğunu ileri sürerek, 1 08... parselin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka aykırı olduğunu, usul ve esastan reddi gerektiğini, 1 09... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili ... Kadastro Mahkemesinin 2019/709 Esas, 2020/271 Karar sayılı ilamının kesin hüküm oluşturması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu sebeple kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının yargılanmasının yenilenmesi talebinde bulunduğunu ancak yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yargılamanın yenilenmesi için süresi içinde müracaat edilmediğini, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekilinin talebinde belirtilen Artova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/4 Esas 2023/41 Karar sayılı dosyası ile Mahkememizin 2019/627 Esas, 2020/85 Karar sayılı dosyalarında aldırılan orman mühendisi bilirkişi raporlarında taşınmazın orman ve orman açıklık olmadığı yine her iki dosyada aldırılan ziraat mühendisi bilirkişi raporlarında taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, harita mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın yine eski tarihli hava fotoğraflarında kullanıldığı, iptali istenen kararda aldırılan jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazının tamamının dere yatağında kaldığı, ayrıca 2019 tarihli amenejman haritasında taşınmazın mavi ile rumuzlandırılan dere yatağı alanında kaldığı anlaşılmakla nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkün olsa da aktif nehir ve çay yatakları etki alanında bulunan yerlere ilişkin her ne surette olursa olsun sicil oluşturulmasının olanaksız olduğu, oluşan sicil kayıtlarına da değer verme olanağının olmadığı, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın Artova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından jeodezi mühendisi raporu alınmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin bilirkişi raporları arasındaki farklılık ve müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğu iddiası ile Yargılamanın Yenilenmesi talebinde bulunduğu, Yargılamanın Yenilenmesine ilişkin sebeplerin kanunda tahdidi olarak sayıldığı, bu sebeplerin yorum yolu veya başka bir yol ile genişletilmesinin mümkün olmadığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 375 inci maddesi incelendiğinde davacı vekilinin iddia ettiği hususların yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden birisi olmadığı, aksi düşünülse dahi bilirkişi raporları arasında çelişki olmadığı ancak farkı uzmanlık alanlarında olan bilirkişiler tarafından düzenlenen farklı raporların dosya içerisinde bulunduğu, usulsüz tebligat iddiasına ilişkin talebin kanun yollarına ileri sürülebileceği" gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde tahdidi olarak sayılmasına, davacı tarafça ileri sürülen sebeplerin bu kapsamda yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden olmamasına göre Mahkemece nihai olarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili tarafından açılan davanın ... Kadastro Mahkemesi 2019/627 Esas, 2020/85 Karar sayılı ilamı ve 2019/709 Esas, 2020/271 Karar sayılı ilamı ile davanın görüldüğü gerekçesiyle reddedildiğini, kararın müvekkili yerine muhtara tebliğ edildiğini ve yasal sürecin müvekkilinin bilgisi dışında ilerlediğini, dava konusu taşınmazın çevresinin tarla olarak tescil edilmesine rağmen müvekkilinin tarlalarının önceden dere yatağı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, Artova Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/4 Esas, 2023/41 Karar sayılı dosyasının 13.05.2025 tarihinde kesinleştiğini ve kesinleşme ile müvekkilinin yargılamanın yenilenmesi sebeplerini öğrenmiş olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6935, K. 2026/4486, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6935-e-2026-4486-k-acb2939278d5