Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6942 E. 2026/4485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6942
- Karar No
- 2026/4485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1173 E., 2025/1345 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/24 E., 2025/11 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı 9.899,69 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşamı ve zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 09... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini ve taşınmazın niteliğinin orman olduğunu belirterek, kadastro tutanağının iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş; bilahare, İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2020 tarihli ve 2019/709 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı ile "dava konusu taşınmazın evveliyatının orman ve mera olmadığı, batısındaki ham toprak vasıflı Hazine arazisinden net bir biçimde ayrıldığı, diğer çevre taşınmazlarının tarım arazisinden oluştuğu, zilyetlik ve bayi araştırmalarının yapıldığı, her ne kadar davalı yönünden zilyetlik şartları oluşmuş ise de jeoloji bilirkişisi raporundan da anlaşılacağı üzere taşınmazın tamamının dere yatağında kaldığı, aktif olarak dört mevsim akış gösteren bir dere olmamasına rağmen, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkün olsa da aktif nehir ve çay yatakları etki alanında bulunan yerlere ilişkin her ne surette olursa olsun sicil oluşturulmasının olanaksız olduğu, oluşan sicil kayıtlarına da değer verme olanağının olmadığı anlaşılmakla, dava konusu taşınmazın tamamının dere yatağı vasfı ile tespit dışı alan olarak bırakılması gerektiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 09... parsel sayılı taşınmazın davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın dere yatağı vasfıyla tespit dışı alan olarak bırakılmasına karar verilmiş ve karar 22.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir. 4. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 1 09... parsel sayılı taşınmazın 100 yıldan fazla süredir müvekkili ve ataları tarafından kullandığını, zilyetliğin nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile sürdürüldüğünü belirterek, taşınmazın müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir. 5. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının hak iddia edebileceği fasılasız zilyetliği bulunmadığını ve davacının fuzuli şagil konumunda olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. 6. İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli 2023/4 Esas, 2023/41 Karar sayılı ilamı ile "dava konusu 1 09... parsel adına ... Kadastro Mahkemesinin 22/06/2020 tarihli ve 2019/709 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararı ile kabul edildiği ve kararın 22.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Yine dava konusu 1 08... parsel adına ... Kadastro Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/627 Esas, 2020/85 Karar sayılı kararı ile kabul edildiği ve kararın Samsun Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinden geçerek 05.06.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Kesin hüküm, davanın taraflarını bağladığı gibi akdi ve ırsi haleflerini de bağlar ve onlar açısından da kesin hüküm teşkil eder. Bu sebeple tarafları hukuki sebebi ve dava konusunun aynı olması nedeniyle ... Kadastro Mahkemesinin 03.02.2020 tarihli ve 2019/627 Esas, 2020/85 Karar ve 22.06.2020 tarihli ve 2019/709 Esas, 2020/271 Karar sayılı kararlarının davacı yönünden kesin hüküm oluşturduğu" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-i ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. 7. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/1087 Esas, 2023/1566 Karar sayılı kararı ile "dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, istinaf edenin sıfatına, istinafa konu davanın davacısı ile davalı Hazinenin ... Kadastro Mahkemesinin 2019/709 Esas ve 2020/27 Karar ve 2019/627 Esas ve 2020/85 Karar sayılı dosyalarda taraf olmalarına, davanın sebeplerinin ve davaya konu taşınmazların aynı olmasına, bahse konu dosyada dava konusu taşınmazlarla ilgili taraflar arasındaki mülkiyet ihtilafının karara bağlanmasına, belirtilen kararların işbu dosyadaki davacı açısından kesin hüküm teşkil etmesine, göre İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. 8. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.04.2023 tarihli ve 2024/1249 Esas, 2025/1587 Karar sayılı ilamı ile "temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, karar 20.03.2025 tarihinde kesinleşmiştir. 9. Yargılanmanın yenilenmesini isteyen davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Artova Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/4 Esas sayılı dosyası ile 7.552,98 m² ile 1 09... parsel sayılı taşınmazın Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi hükmü uyarınca tescili davası açtığını, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın esastan değil ... Kadastro Mahkemesi 2019/627 Esas ve 2020/85 Karar sayılı kararı ile davanın görüldüğünü, müvekkili tarafından itiraz edilmesinin unutulması ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle usulden reddedildiğini, o zaman zarfında tebligatların müvekkiline yapılmadığını, muhtara tebliğ edildiği, pandemi sebebiyle sokağa çıkma yasağı bulunduğunu, müvekkilinin bilgisi dışında kanuni sürecin ilerlediğini, Artova Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/4 Esas ve 2023/41 Karar sayılı dosyanın 13.05.2025 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin kesinleşme ile birlikte yargılamanın yenilenmesi sebeplerini öğrenmiş olduğunu belirterek, 1 09... parselin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka aykırı olduğunu, usul ve esastan reddi gerektiğini, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili ... Kadastro Mahkemesinin 2019/709 Esas ve 2020/271 Karar sayılı kararının kesin hüküm oluşturması nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu sebeple kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davacının yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğunu ancak yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yargılamanın yenilenmesi için süresi içinde müracaat edilmediğini ve davanın zamanaşımından reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " davacı vekilinin talebinde belirtilen Artova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/4 Esas ve 2023/41 Karar sayılı dosyası ile Mahkememizin 2019/709 Esas ve 2020/271 Karar sayılı dosyası incelendiğinde her iki dosyada da orman mühendisi bilirkişisi raporlarında taşınmazın orman ve orman açıklık olmadığı, yine her iki dosyada aldırılan ziraat mühendisi bilirkişisi raporlarında taşınmazın tarım arazisi olarak kullanıldığı, harita mühendisi bilirkişisi raporunda taşınmazın yine eski tarihli hava fotoğraflarında kullanıldığı, iptali istenen kararda aldırılan jeoloji mühendisi bilirkişisi raporunda taşınmazının tamamının dere yatağında kaldığı, ayrıca 2009 tarihli amenejman haritasında taşınmazın mavi ile rumuzlandırılan dere yatağı alanında kaldığı anlaşılmakla nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları koşulları oluştuğu takdirde imar ve ihya ile kazanılması mümkün olsa da aktif nehir ve çay yatakları etki alanında bulunan yerlere ilişkin her ne surette olursa olsun sicil oluşturulmasının olanaksız olduğu, oluşan sicil kayıtlarına da değer verme olanağının olmadığı, bilirkişi raporları arasındaki farklılığın Artova Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından jeodezi mühendisi raporu alınmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekilinin bilirkişi raporları arasındaki farklılık ve müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğu iddiası ile yargılamanın iadesi talebinde bulunduğu, yargılamanın iadesine ilişkin sebeplerin kanunda tahdidi olarak sayıldığı, bu sebeplerin yorum yolu veya başka bir yol ile genişletilmesinin mümkün olmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesi incelendiğinde davacı vekilinin iddia ettiği hususların yargılamanın iadesi sebeplerinden birisi olmadığı, aksi düşünülse dahi bilirkişi raporları arasında çelişki olmadığı ancak farklı uzmanlık alanlarında olan bilirkişiler tarafından düzenlenen farklı raporların dosya içerisinde bulunduğu, usulsüz tebligat iddiasına ilişkin talebin kanun yollarında ileri sürülebileceği" gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Yargılamanın yenilenmesi talep edilen ... Kadastro Mahkemesinin 2019/709 Esas ve 2020/271 Karar sayılı karar dosyasının incelenmesinde; işbu dosyanın davalısı olan Hazine tarafından bu dosyanın davacısına dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın kabülü ile dere yatağı vasfıyla tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, karar tebliğe çıkarılmış tebligat bizzat o dosyanın davalısı olan ...'in aynı evdeki kızına tebliğ edilerek 22.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Artova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/4 Esas ve 2023/41 Karar sayılı dosyasında davacı tarafından ... ili ... ilçesi ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmaza ilişkin zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davası açtığı, yapılan yargılama sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 2019/709 Esas ve 2020/271 Karar sayılı ilamlarının davacı yönünden kesin hüküm oluşturduğundan 6100 sayılı Kanun'un 114/1-i ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan reddine karar verildiği, kararın 20.03.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinin sınırlı olarak sayılmasına, kıyas yolu ile genişletilmesinin olanaksız olmasına ve özellikle somut olayda 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde belirtilen hallerden hiçbirisinin bulunmadığı belirlenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili tarafından açılan davanın ... Kadastro Mahkemesi 2019/627 Esas ve 2020/85 Karar sayılı kararı ve 2019/709 Esas ve 2020/271 Karar sayılı kararı ile davanın görüldüğü gerekçesiyle reddedildiğini, kararın davacıya değil muhtara tebliğ edildiğini ve kanuni sürecin müvekkilinin bilgisi dışında ilerlediğini, dava konusu taşınmazın çevresinin tarla olarak tescil edilmesine rağmen müvekkilinin tarlalarının önceden dere yatağı olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, Artova Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/4 Esas ve 2023/41 Karar karar sayılı dosyasının 13.05.2025 tarihinde kesinleştiğini ve kesinleşme ile müvekkilinin yargılamanın yenilenmesi sebeplerini öğrenmiş olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.