Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/3081 E. 2026/4490 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3081
Karar No
2026/4490
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/13 E., 2026/333 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2025/50 E., 2025/383 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 6 73... , 2, 3, 6 74... , 2, 3, 6 75... , 2, 3, 4, 6 79... , 6 80... , 6 81... , 2 parsel sayılı sırasıyla 1.103,88 m², 1.239,94 m², 3.055,01 m², 1.827,63 m², 1.827,92 m², 2.069,44 m² 826,49 m², 4.490,73 m², 1.645,75 m², 2.022,68 m², 379,08 m², 1.054,29 m², 3.605,74 m², 1.547,52 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" ve 6 73... parsel "...'in kullanımındadır", 6 73... , 6 75... , 6 79... ve 6 81... parsel sayılı taşınmazlar "...'in kullanımındadır", 6 73... ve 6 74... parsel sayılı taşınmazların "...'ın kullanımındadır", 6 74... , 6 75... parsel sayılı taşınmazların "...'ın kullanımındadır", 6 74... parsel sayılı taşınmaz "...'ın kullanımındadır", 6 75... parsel sayılı taşınmaz "...'in kullanımındadır", 6 75... parsel sayılı taşınmaz "...'in kullanımındadır", 6 80... , 6 81... parsel sayılı taşınmaz "...'in kullanımındadır" şerhleri yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 6 73... , 6 75... , 6 79... ve 6 81... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışması sırasında davalı adına tespit edildiğini, dava konusu edilen taşınmazın aynı mevkiide bulunan 6 73... ve 6 75... parsel sayılı taşınmazlarla bir bütün olarak müvekkilinin babası ... tarafından 70'li yılların sonunda satın alındığını, davalının, müvekkilinin kardeşi olduğunu, babalarının 19.02.1985 yılında vefat ettiğini, babalarının vefatından sonra bütün taşınmazların anneleri 10.08.2007 tarihinde vefat edene kadar anne ve çocuklar tarafından birlikte kullanıldığını, annelerinin vefatında sonra müvekkilinin başka bir yerde yaşamasından dolayı dava konusu taşınmazı davalının babası ve bir kısım mirasçıların miras haklarına dayanarak kullandıklarını, taşınmazın miras olması sebebiyle taşınmazı kullanamayan mirasçıların haklarından vazgeçmediklerini, müvekkilinin miras hakkının devam ettiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların veraset ilamındaki payı oranında müvekkili adına tapuya tescillerini talep etmiştir. 3. Davacı ... vekili birleşen dosyadaki dava dilekçelerinde; 6 73... ve 3, 6 75... , 3 ve 6 74... , 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışması sırasında davalı adına tespit edildiğini, dava konusu edilen taşınmazın aynı mevkiide bulunan 6 73... , 2, 3, 6 74... , 2, 3 ve 6 75... , 2, 4 parsel sayılı taşınmazlarla bir bütün olarak müvekkilinin babası ... tarafından 70'li yılların sonunda satın alındığını, davalının, müvekkilinin kardeşi ...'in oğlu olduğunu, müvekkilinin babasının 19.02.1985 yılında vefat ettiğini, babalarının vefatından sonra bütün taşınmazların anneleri 10.08.2007 tarihinde vefat edene kadar anne ve çocuklar tarafından birlikte kullanıldığını, annelerinin vefatında sonra müvekkilinin başka bir yerde yaşamasından dolayı dava konusu taşınmazı davalının babası ve bir kısım mirasçıların miras haklarına dayanarak kullandıklarını, taşınmazın miras olması sebebiyle taşınmazı kullanamayan mirasçıların haklarından vazgeçmediklerini, müvekkilinin da miras hakkının devam ettiğini belirterek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların veraset ilamındaki payı oranında müvekkili adına tespit ve tapuya tescillerini talep etmiştir. 4. Davacı ... vekili birleşen dava dilekçesinde; 6 80... ve 6 81... parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışması sırasında davalı adına tespit edildiğini, dava konusu edilen taşınmazın aynı mevkiide bulunan 6 79... parsel, 6 81... parsel sayılı taşınmazlarla bir bütün olarak müvekkilinin babası ... tarafından 60'lı yıllarda satın alındığını, davalının, müvekkilinin kardeşi ...'in gelini olduğunu, müvekkilinin babasının 19.02.1985 yılında vefat ettiğini, babalarının vefatından sonra bütün taşınmazların anneleri 10.08.2007 tarihinde vefat edene kadar anne ve çocuklar tarafından birlikte kullanıldığını, annelerinin vefatında sonra müvekkilinin başka bir yerde yaşamasından dolayı dava konusu taşınmazı davalının babası ve bir kısım mirasçıların miras haklarına dayanarak kullandıklarını, taşınmazın miras olması sebebiyle taşınmazı kullanamayan mirasçıların haklarından vazgeçmediklerini, müvekkilininde miras hakkının devam ettiğini davalının mirasçı olmadığını belirterek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların veraset ilamındaki payı oranında müvekkili adına tapuya tescillerini talep etmiştir. 5. İlk Derece Mahkemesince 6 73... , 6 75... , 6 79... ve 6 81... parsel sayılı taşınmazlar için tefrik kararı verilerek eldeki davaya 6 73... , 3, 6 74... , 2, 3, 6 75... , 2, 3, 6 80... ve 6 81... parsel sayılı taşınmazlar yönünden devam edilmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve zilyetlik yoluyla iktisabının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 19 78... senelerinde babası ve amcası tarafından satın alındığını, senetlerden 2 tanesinin sadece ... adına, diğer 3 tanesinin ... ile ortak satın alındığını, satın alındığı tarihten bu yana aralıksız olarak eski babası ve amcası tarafından kullanıldığını, amcası ve babasının taşınmazı kendi gelirleri ile satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ekte sunulan muhtarlık senediyle 19 78... yıllarında babası ... ve amcası ... tarafından satın alındığını, senetlerden 2 tanesinin sadece ... adına, 3 tanesinin ise ...'le ortak satın alındığını, taşınmazların satın alındığı tarihten itibaren aralıksız olarak babası ve amcası tarafından kullanıldığını daha sonra da mirasçıları adına taksim edilmek suretiyle tescil edildiğini, taşınmazın dedesi tarafından satın alındığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının taşınmazın yerini dahi bilmediğini, babası ve amcasının taşınmazları kendi gelirleri ile satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 4. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ekte sunulan muhtarlık senediyle 19 78... yıllarında babası ... ve amcası ... tarafından satın alındığını, senetlerden 2 tanesinin sadece ... adına, 3 tanesinin ise ...'le ortak satın alındığını, taşınmazların satın alındığı tarihten itibaren aralıksız olarak babası ve amcası tarafından kullanıldığını daha sonra da mirasçıları adına taksim edilmek suretiyle tescil edildiğini, taşınmazın dedesi tarafından satın alındığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının taşınmazın yerini dahi bilmediğini, babası ve amcasının taşınmazları kendi gelirleri ile satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 5. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ekte sunulan muhtarlık senediyle 19 78... yıllarında babası ... ve amcası ... tarafından satın alındığını, senetlerden 2 tanesinin sadece ... adına, 3 tanesinin ise ...'le ortak satın alındığını, taşınmazların satın alındığı tarihten itibaren aralıksız olarak babası ve amcası tarafından kullanıldığını daha sonra da mirasçıları adına taksim edilmek suretiyle tescil edildiğini, taşınmazın dedesi tarafından satın alındığı iddiasının asılsız olduğunu, davacının taşınmazın yerini dahi bilmediğini, babası ve amcasının taşınmazları kendi gelirleri ile satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 6. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın eski eşinin babası ... tarafından satın alındığını, satın alındığı tarihten bu yana aralıksız olarak eski eşi, babası ve tarafınca kullanıldığını, eski eşinin babasının taşınmazı kendi geliri ile satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 7. Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın 19 78... senelerinde babası ve amcası tarafından satın alındığını, senetlerden 2 tanesinin sadece ... adına diğer 3 tanesinin ... ile ortak satın alındığını, satın alındığı tarihten bu yana aralıksız olarak eski babası ve amcası tarafından kullanıldığını, amcası ve babasının taşınmazı kendi gelirleri ile satın aldıklarını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının 2025/51 Esas sayılı dosyada davalı olarak gösterdiği ...'in; 2025/53 Esas sayılı dosyada davalı olarak gösterdiği ...'in; 2025/54 Esas sayılı dosyada davalı olarak gösterdiği ...'in; 2025/55 Esas sayılı dosyada davalı olarak gösterdiği ...'in; 2025/56 Esas sayılı dosyada davalı olarak gösterdiği ...'ın; 2025/57 Esas sayılı dosyada davalı olarak gösterdiği ...'ın ve 2025/58 Esas sayılı dosyada davalı olarak gösterdiği ...'ın muris ...'in veraset ilamına göre mirasçı olmadıkları, bu davalıların terekeye karşı üçüncü kişi konumunda oldukları anlaşılmıştır. Davacı tarafın dava konusu dava konusu taşınmazların miras bırakan ...'den gelip paylaşılmadığını ileri sürmesine göre, davacının miras hakkına dayalı olarak eldeki davayı açtığı ve muris ...'in ölüm tarihi itibariyle terekesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7 01... . maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu kuşkusuzdur. Elbirliği mülkiyetinde, mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları terekenin tamamını kapsar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri zorunludur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 29/2. fıkrasına göre; kadastro davalarında bir mirasçının diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açması ve yalnız başına davaya devam etmesi mümkündür. Dolayısıyla, kadastro davalarında bir mirasçı tereke adına dava açabilir ve davaya devam edebilir. Ne var ki; somut olayda davacı ..., terekeye karşı üçüncü kişi durumunda olan davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'a karşı tereke adına değil, miras payına yönelik olarak dava açmış ve yargılama sırasında da davanın terekeye döndürülmesine yönelik bir talepte bulunmamıştır. Mirasçıların birbirlerine karşı miras paylarının adlarına tescilini talep etmeleri mümkün ise de, elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları terekenin tamamını kapsadığından ve 4721 sayılı Kanun'un 702. maddesi uyarınca topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların birlikte hareket etmeleri zorunlu bulunduğundan, bir mirasçının ya da mirasçıların bir bölümünün, terekeye göre üçüncü kişi konumundaki şahıslara karşı miras paylarının adlarına tescili istemiyle dava açmaları usulen mümkün değildir. Bu şekilde, mirasçılardan biri ya da bir bölümü tarafından kendi payları hakkında üçüncü kişilere karşı açılan dava, terekenin bütününü ve diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından, aktif dava ehliyetindeki bu eksikliğini sonradan diğer mirasçıların muvafakatinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle giderilmesi de mümkün bulunmamaktadır. (Benzer mahiyette Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2023/5030 Esas, 2024/1954 Karar sayılı ilamı; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi'nin 2025/1505 Esas, 2025/1314 Karar sayılı ilamı; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/191 Esas, 2024/3018 Karar sayılı ilamı; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/1674 Esas, 2025/612 Karar sayılı ilamı ile yine aynı dairenin 2024/68 Esas, 2025/232 Karar sayılı ilamı) Terekeye dahil taşınmazlar için terekeye göre üçüncü kişi konumunda olan davalılara, miras payına yönelik olarak açılan davaların dinlenme olanağının bulunmaması, bu şekilde açılan davalara terekeye temsilci atanması ya da diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması suretiyle de devam edilemeyecek olması" gerekçesiyle davacının 6 73... , 3, 6 74... , 2, 3, 6 75... , 2, 3, 6 80... , 6 81... parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davasının dava aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, 6 73... , 3, 6 74... , 2, 3 6 75... , 2, 3, 6 80... , 6 81... parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastrosu tespitleri gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacı, çekişmeli taşınmazların murisi ...'den intikal ettiğini belirterek, miras payının beyanlar hanesine şerh verilmesi istemiyle dava açmış olup, Acıpayam Sulh Hukuk Mahkemesinin 2025/74 Esas ve 2025/77 Karar sayılı veraset ilamına göre adlarına kullanıcı şerhi verilen davalıların davacının murisi ... terekesine göre üçüncü kişi durumunda olmasına ve yargılama sırasında davacının tereke adına kullanıcı şerhi verilmesine yönelik bir talebi de olmadığının anlaşılmasına göre Mahkemece aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bir kısmının mirasçılardan birileri adına bir kısmının ise bir kısım mirasçılarının yakınları adına tespit edildiğini, müvekkilinin miras hakkına dayanarak tüm taşınmazlar yönünden dava açtığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından mirasçı olmayan kişiler aleyhine açılan 7 davanın tamamının aktif husumet yokluğu ile reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi ve kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin miras payı oranında hak sahibi olduğunun belirtilerek hak talebinde bulunduğunu, müvekkiline taşınmazın terekeye döndürme talebi olup olmadığının sorulması gerekirken, bu hususun sorulmamasının hatalı olduğunu, bir kısım mirasçıların, müvekkilinden mal kaçırmak amacıyla kendi alt soyu ve yakınlarına tescil yaptırdığını, İlk Derece Mahkemesi tarafından terekeye temsilci atanması için gerekli işlemler yapılarak süre verilmesi gerektiğini ancak bu hususta süre verilmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davalının yatırmış olduğu 732,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/3081, K. 2026/4490, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-3081-e-2026-4490-k-734eef0d77b2