Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1860 E. 2026/4472 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1860
- Karar No
- 2026/4472
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2756 E., 2025/344 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Akşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/500 E., 2024/724 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 3 96... parsel sayılı 2.122,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı 3. kişi adına bağ vasfıyla tespit ve tescil edildikten sonra ... kızı .... adına tapuda satış suretiyle kayden intikal ettirilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; Konya ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3 96... parsel sayılı taşınmazın 1,561 m²lik kısmının orman sınırları içerisine alındığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra imar için müracaatta bulunduğunu, müracaat neticesinde bu taşınmaz için ... Belediye Başkanlığı tarafından orman sınırlamasına itiraz davası açıldığını, davanın Akşehir Kadastro Mahkemesinin 2013/138 Esas sayılı dosya ile görüldüğünü, davanın usul yönünden reddine ilişkin hüküm kurulduğunun öğrenildiğini, orman kadastro komisyonunca Akşehir ilçesi sınırları içerisinde bulunan ormanların kadastrosunun ilk kez yapıldığını ve müvekkiline ait taşınmazın bir kısmının orman sınırları içine alındığını, ilgili karara ait askı mazbatasının ... Belediye Başkanlığı ilan panosuna asılarak ilan edildiğini ve kesinleştiğini, dava konusu taşınmazın içerisinde halen kullanılmakta olan meskenle birlikte bahçe olarak kullanılan kısımda asma, iğde, badem, elma vs. meyve ağaçlarının bulunduğunu, bağ ve bahçe olarak kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu ... Mahallesi 3 96... parsel sayılı taşınmazın orman olmadığının tespiti ile orman tahdidinin iptaline, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkartılmasını ve müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi vekili ve Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle kanuni süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiklerini, iyiniyet kurallarına aykırı olarak gelir elde etmek maksadı ile işbu davayı açtığını, davanın kanuni süresi içerisinde açılmadığından usulen reddi gerekeceğini, kadastrosu yapılmış işbu alanın orman ağaçlandırılması için elverişli, bitki örtüsünün nevi orman olmaya uygun bir halde olduğunu, orman içi açıklık olarak tespit edilen taşınmazda evveliyatının orman olma zorunluluğunun olmadığını, yine davacı yanın belirttiği gibi yan parselinin orman sınırları dışında olmasının da yine taşınmazın orman vasfını etkileyecek bir husus olmadığını, kaldı ki ormanların tahrip edildiği ve sahiplenilmeye çalışıldığı günümüzde kurumlarının ormanları korumak için büyük bir çaba sarf ettiğini, bahse konu taşınmazın tamamının orman olarak kabul edilmesinin ve yeniden inceleme yapılarak davacının haksız isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararında belirtildiği şekilde dava konusu taşınmazın evveliyatının orman olup olmadığı hususunda İlk Derece Mahkemesince gerekli araştırmalar yapılmış olup dava konusu taşınmaza ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, hava fotoğrafları, orman sınırlama tahdit tutanağı, amenajman planı, harita ve krokileri, hava fotoğrafları, memleket haritaları, orman kadastrosuna ilişkin ilan askı tutanakları ve gerekli evraklar dosya arasına alındıktan sonra 1 fen bilirkişisi, 3 orman mühendisi bilirkişisi, 2 ziraat mühendisi ve mahalli bilirkişiler refakate alınarak mahallinde keşif yapılmış olup, 26.07.2024 havale tarihli raporunda, dava konusu parselin orman kadastrosu yapıldığı yıllarda, bir süredir kullanılmamasına bağlı olarak yer yer ağaç ve çalılarla kaplı olduğu ve tarım arazisi görünümünün bu sebeple ortadan kalktığı, bu durumun kuvvetle ihtimal parselin orman sınırları içinde bırakılmasına sebep olduğu, parselin hâlihazır durumunun eylemli orman özelliği göstermediği ve ... Tepe Devlet Ormanının devamı niteliğinde olmadığı, arazi yapısı ve toprak özellikleri bakımından tarım arazisi niteliği taşıdığı, toprak muhafaza karakteri taşımadığı ve bilhassa evveliyatı da dikkate alındığında orman sayılan yerlerden olmadığı, parselin eski hava fotoğraflarında açık bir şekilde görüldüğü üzere kadim tarım arazilerinden olduğunun tespit edildiği" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi 3 96... parsel sayılı taşınmazın orman sınırlandırmasının iptaline, taşınmazın tamamının orman sınırları dışına çıkartılmasına, 26.07.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunun ve rapora ekli krokilerin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın tamamı orman niteliğinde olmasına rağmen, dosya kapsamına taşınmazın en eski hava fotoğrafı ve haritaları alınmadan rapor hazırlanarak, dosya da eksik inceleme mevcut olduğunu, hava fotoğrafları incelendiğinde görülecektir ki, taşınmaz orman yapısına haiz ağaçlıklı ve orman açıklığı niteliğinde olup, bahse konu taşınmazların orman bitki örtüsüne sahip olduğunu, toprak yapısı itibarıyla da yıllardan bu yana orman niteliği göstermiş olup, etrafını kaplayan orman alanlarıyla bütünlük arz ettiğini, ayrıca raporda çelişkili beyanlar mevcut olup mera alanı olduğundan bahsedilmiş ancak aynı zamanda da tarım arazisi vasfında denildiğini, işbu tespitlerin raporu çelişkili ve hatalı kıldığını, kaldı ki parseller üzerinde an itibarıyla tarım yapıldığına ilişkin bulgular olması da evveliyatı orman olan bir taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kanaatine varılmasını gerektirmeyeceğini, kadastrosu yapılmış işbu alan orman ağaçlandırılması için elverişli, bitki örtüsünün nevi orman olmaya uygun bir halde olup, hükme esas alınan raporda dava konusu taşınmazı kim kullanıyor ise ona ait olduğuna ilişkin rapor hazırlanmış, teknik olarak hava fotoğrafları uydu görüntülerini, bitişik parsellerin durumu incelenmeden taşınmazın evvaliyatına bakılmadan hazırlanan rapor sonucu hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11/10. maddesi uyarınca açılan orman kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.