İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1213 E. 2026/561 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1213
Karar No
2026/561
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1213 Esas KARAR NO : 2026/561

DAVA:Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ:09/02/2026 KARAR TARİHİ:10/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden şirketler vekili talep dilekçesinden özetle; ... Makina Kalıp San. Ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı müvekkil şirketin ...Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...-0 sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, 25.000.000,00-TL sermayeli şirketin tek ortağı ve müdürünün ... olduğunu, şirketin metal işleme makineleri imalatı sektöründe faaliyet gösterdiğini, 2010 yılından itibaren ... adresinde üretim yaptığını, pandemi sonrası küresel arz zinciri sorunları, enerji maliyetlerindeki artışlar ve yüksek enflasyon gibi ekonomik faktörlerin şirketin nakit akışını bozduğunu, bankaların kredi limitlerini sınırlandırması ve yüksek faiz oranları nedeniyle şirketin finansal darboğaza girdiğini, vadesi gelen borçların ödenemez hale geldiğini, cebri icra tehdidi altında faaliyetlerin sürdürülemez noktaya ulaştığını, şirketin toplam borcunun 478.779.435,59-TL olduğunu, konkordatoya tabi adi alacakların 439.920.091,35-TL tutarında bulunduğunu, şirket ortağı ...'in şahsi kefaleti nedeniyle kendisinin de mali açıdan zora girdiğini, şirket sermayesinin 5.000.000,00-TL artırılarak 30.000.000,00-TL'ye çıkarılmasının planlandığını, konkordato ön projesi kapsamında borçların %125'inin Haziran 2027'den itibaren 2 yıl içerisinde taksitler halinde ödenmesinin teklif edildiğini, iflas tasfiyesine kıyasla konkordatonun alacaklılar lehine olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun 285. maddesi uyarınca konkordato talep edildiğini, geçici mühlet kararı verilerek icra takiplerinin durdurulmasını ve malvarlığının korunması için gerekli ihtiyati tedbirlerin alınmasını talep ve dava etmiştir. Talep, konkordato istemine ilişkindir. Talebin yasal dayanağı olan 2004 sayılı İİK'nun 285 maddesinde 'borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya tensilat yapılmak sureti ile borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato dalep edebilir. Hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK 286 maddesinde konkordato talebine eklenecek belgeler sayılmış olup, iş bu belgelerin ibrazı konkordato talebi için ön koşuldur. Somut olayda İİK 286 maddesinde belirtilen belgelerin eksiksiz olarak dilekçe ekinde sunulduğu tespit edilmekle 17/02/2026 tarihinden başlamak üzere konkordato talep eden şirkete 3 aylık geçici mühlet verilmesine karar verilmiştir. İİK 288/1 maddesi uyarınca geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağından İİK 294,295,296,297 maddelerinin uygulanmaına ve İİK 287 maddesi uyarınca geçici mühlet içerisinde davacının mal varlığını muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilerek ön projede yer alan konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının, yani konkordato talebinde bulunan borçlunun mali durumnuun düzelmesinin mümkün olup olmadığının ve konkordato teklifinin tasdiki şartlarının yerine gelip gelmeyeceğinin yakından incelenmesi amacı ile geçici konkordato komiser heyeti görevlendirilmiştir. Geçici komiser heyeti tarafından düzenlenen rapor ve dosya kapsamına göre geçici mühlet süresinin 14/05/2026 tarihinden itibaren 1 ay süre ile uzatılmasına ve 18/06/2026 tarihinden itibaren tekrar 1 ay ile geçici mühletin uzatılmasına karar verilmiştir. İİK 289. Maddesi uyarınca konkordato talep eden şirkete 16/07/2026 tarihinden itibaren 2 ay kesin mühlet verilmiştir. Geçici mühlet içerisinde konkordato komiser heyeti tarafından düzenlenen 11/05/2026 tarihli raporun sonuç kısmında" Borçlu şirketin 30.11.2025 tarihinde (+) 113.271.514,52 Türk Lirası olarak beyan edilen kaydi özkaynaklarının, 31.03.2026 tarihli rayiç değerleme raporuna göre şirketin özvarlığı (TTK 376/2 md.): - Akt]f Varlıklar – Borçlar = (-) 142.524.226,95 TL olup, borca batık olduğu, - Marka Değer] Dah]l (Akt]f Varlıklar + Marka Değer] – Borçlar) (-) 132.755.358,61 TL olup, borca batık olduğu ve şirketin her 100,00 Türk Lirası borcuna karşılık piyasa değerine göre sadece 69,16 Türk Lirası varlığının kaldığı, bu durumun TTK m. 376/3 kapsamında "derin borca batıklık" ve "teknik iflas" halini teyit ettiği , İşletmenin bütünlüğünün korunması ve İİK m. 206/1 kapsamında imtiyazlı alacak olan işçi ücretlerinin önceliği dikkate alınarak; geçici mühlet süresince tarafımızca yapılan sıkı denetim ve nakit yönetimi neticesinde, birikmiş tüm maaşların yanı sıra Nisan 2026 ayı da dahil olmak üzere tüm personel alacaklarının tam ve eksiksiz olarak ödetilmesinin sağlandığı, Konkordato ön projesinde 2026 yılı için 28.169.545,22 Türk Lirası "Net Kar" vaat edilmesine karşın, 31.03.2026 tarihi itibarıyla fiilen 15.235.437,43 Türk Lirası net dönem zararı oluştuğu; projenin daha ilk çeyreğinde hedeflenen yıllık satış hacminin (520.000.000,00 TL) sadece %5,35’ine ulaşabildiği, dolayısıyla proforma kâr hedeflerinin iktisadi rasyonaliteden uzak ve fiktif olduğu , Bilirkişi ... tarafından yapılan fiziki envanter çalışmasında, kayden 273.043.079,98 Türk Lirası olması gereken stokların fiilen şirket uhdesinde bulunmadığı ve/veya sunulan (güncel olmayan 30.11.2025 tarihli envanter listesi) kaydi liste ile ciddi uyumsuzluk nedeniyle rayiç değer tespiti olmaması karşısında 15 STOKLAR HESABI’nın 240.368.866,89 TL kaydi tutarı tarafımızca Rayiç Bilançoda 24.036.886,69 TL olarak dikkate alınarak 15-STOKLAR HESABI fiiliyatta 56.711.099,78 Türk Lirası olarak saptandığı ve açıklanamayan 216.331.980,20 Türk Lirası tutarındaki stok noksanlığının, aktiflerin mühlet içerisinde dürüstlük kuralına aykırı şekilde azaltıldığını gösteren karine teşkil ettiği , Konkordato tedbir tarihinden hemen önce kurulan ... Makine Kalıp San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı firmanın; ...’un tescilli markasını kullandığı, kilit personeli (... ..., ... vb.) bünyesine kattığı ve kurumsal iletişimini dahi @... uzantılı mailler üzerinden yürüttüğü dikkate alındığında, bu yapının alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kurgulanmış muvazaalı bir organizasyon olduğu, ... Metal İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. lehine 30.12.2025 tarihinde tesis edilen 20.000.000,00 Türk Lirası tutarındaki taşınır rehninin, şirketin 31.12.2025 tarihli resmi muavin kayıtlarındaki 10.189.424,27 Türk Lirası tutarındaki fiili borç bakiyesiyle örtüşmediği; borçlu şirketin tüm operasyonel kabiliyetini (makine, teçhizat ve bilgisayarlarını) fiktif bir borç ikrarıyla rehin kalkanı altına alarak alacaklıları zarara uğratma kastıyla hareket ettiği , Ön projede en önemli nakit kaynağı olarak gösterilen 100.000.000,00 Türk Lirası tutarındaki "Ortak Taşınmaz Satışı" taahhüdünün; noter huzurunda resmi şekilde düzenlenmiş ve geri dönülemez bir satış vaadi sözleşmesine dayanmadığı, taşınmazlar üzerindeki mevcut banka ipotekleri nedeniyle İİK m. 305/1-b kapsamında "somut ve denetlenebilir kaynak" niteliği taşımadığı , Alacaklılara sunulan 18 ay ödemesiz dönem ve toplam %25 faiz teklifinin, beklenen enflasyon oranları karşısında alacaklıların paralarının reel değerini %50’den fazla erittiği; bu durumun dürüst borçlu ilkesiyle bağdaşmayan ve alacaklıların mülkiyet hakkını ihlal eden bir "vade dayatması" niteliğinde olduğu , BDS 240 (Hileli İşlemlerin Denetimi) ve BDS 550 (İlişkili Taraflar) standartları çerçevesinde yapılan incelemelerin; borçlunun konkordato kurumunu mali bir iyileştirme planı olarak değil, hileli iflas hazırlığı ve aktif transferi için bir yasal kalkan olarak kullandığını açıkça ortaya koyduğu, İşbu raporun, mühlet içerisinde dürüstlük dışı hareketler ve mal kaçırma emareleri içermesi nedeniyle, İİK m. 292 ve m. 311 kapsamında "Hileli İflas" bulgularına yönelik teknik tespitler barındırdığı, bu nedenle sayın Mahkemenin iflas kararı tanzimi durumunda hileli iflas tahkikatına esas olmak üzere İflas Müdürlüğü’ne celbinin uygun olacağı, Sonuç olarak; ... ... Şirketi’nin sunduğu projenin uygulanma ihtimalinin matematiksel ve iktisadi olarak mümkün bulunmadığı, borçlunun mühlet içerisinde dürüstlük kuralını ağır bir şekilde ihlal ederek malvarlığını eksiltmeye yönelik muvazaalı işlemler yürüttüğü anlaşıldığından; İİK m. 292/1-c hükmü uyarınca konkordato mühletinin kaldırılarak borçlu şirketin İFLASINA karar verilmesi gerektiği yönünde bir görüş oluştuğunun Sayın Mahkemenin takdirlerine sunulduğu, Davacı gerçek kişinin konkordato projesinin başarısının; şirketin üretim kapasitesini koruyarak nakit yaratmasına ve bu süreçte ortağın şahsi malvarlığı üzerindeki rehinlerin rasyonel bir tasfiye planıyla çözülmesine doğrudan bağlı olduğu, bu bağlamda davacı gerçek kişinin projesinin başarısının ortağı olduğu şirketin projesinin başarısına bağlı olduğundan uygulanabilme ihtimalinin bulunmadığı" kanaatine varılmıştır. Geçici mühlet içerisinde komiserlere ayrıntılı ek rapor sunulmasını, 05/06/2026 tarihli nihai ek raporun sonuç kısmında'- Borçlu şirketin 31.03.2026 tarihi itibarıyla (-) 12.349.433,08 TL Esas Faaliyet Zararı ve (-) 15.235.437,43 TL Dönem Net Zararı içerisinde yüzdüğü; şirketin mevcut operasyonel rasyoları ile proforma tablolarda vaat edilen ciroları yakalamasının ve nakit üretmesinin matematiksel finans kurallarına göre imkânsız olduğu, Konkordato projesinde borç ödeme kaynağı olarak gösterilen 175.000.000 TL'lik stok tutarının, şirketin cari oranının (0,86) ve nakit rasyosunun (0,038) kritik seviyede olması sebebiyle aynı anda hem satılıp borç ödenmesinde hem de fabrikada tutulup üretim cirosu yaratılmasında kullanılmasının finansal olarak imkansız olduğu, İlk keşifte bulunamayan stokların, iflas ve ceza endişesiyle ikinci bilirkişi keşfinden hemen önce fabrikaya geri getirilmiş olmasının, alacaklılar ve denetim organları nezdinde bulunması zorunlu olan "Güven Unsurunu ve Ticari Dürüstlüğü" kökünden yok ettiği; borçlunun konkordato sürecini iyi niyetle yürütmediği, ...'un mühletten hemen önce kurulan paravan nitelikteki ... firmasına kurumsal kimliğini, markasını, anahtar personelini ve nakit akışını muvazaalı yollarla aktardığı ayrıca ... Metal lehine resmi kayıtlara aykırı olarak tesis edilen 20 Milyon TL'lik fiktif taşınır rehni ile adi alacaklıların haklarını gasp etmeye yönelik bir "rehin kalkanı" oluşturduğu, bu durumun BDS 240 kapsamında açık bir hile ve İİK m. 311 uyarınca "Hileli İflas" suçunun maddi unsurunu oluşturduğu, Yukarıda açıklanan finansal rasyolar, matematiksel kanıtlar ve hukuki normlar doğrultusunda; borçlu ... Makina Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin sunduğu Konkordato Projesinin Uygulanma İhtimalinin Bulunmadığı anlaşıldığından, İİK m. 292/1-b ve c bentleri uyarınca borçlu hakkında verilen GEÇİCİ MÜHLETİN KALDIRILMASINA ve alacaklıların daha fazla zarara uğramaması adına borçlu şirketin DOĞRUDAN İFLASINA karar verilmesi hususu Sayın Mahkemeye bırakıldığı, Davacı Gerçek Kişi (...) Yönünden Davacı gerçek kişinin konkordato projesinin başarısının; şirketin üretim kapasitesini koruyarak nakit yaratmasına ve bu süreçte ortağın şahsi malvarlığı üzerindeki rehinlerin rasyonel bir tasfiye planıyla çözülmesine doğrudan bağlı olduğu, bu bağlamda davacı gerçek kişinin projesinin başarısının ortağı olduğu şirketin projesinin başarısına bağlı olduğundan uygulanabilme ihtimalinin bulunmadığı" şeklinde görüş belirtilmiştir. Mahkeme Heyetince 17.06.2026 tarihli duruşmada, Komiser heyetinin raporunun ve borçlunun itirazlarının bir bilirkişi heyeti oluşturularak inceleme yaptırılmasına, iflas koşullarının, alacaklıların zararına iş ve işlem olup olmadığının; (İİK 292 1-c) projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının ayrıntılı şekilde inceletilmesine, karar verildiğini 'Borçlular hakkında 17.02.2026 tarihinde konkordato geçici mühleti verildiği, bundan 40 gün önce borçlu şirketin eski çalışanı ...’ın şirketin tescilli marka adı olan ... adıyla aynı faaliyet alanında bir şirket kurduğu (... Makine Kalıp San. Ve Tic. Ltd. Şti), bu hususun borçlu vekili tarafından da bilindiğinin açık olduğu, ancak buna ilişkin yasal yollara ancak konkordato komiseri raporundaki tespitlerden sonra başvurulduğu, ... Makina ile ... Metal arasında 30.12.2025 tarihinde .... Noterliğinde ... yevmiye numaralı bir Taşınır Rehin Sözleşmesi tesis edildiği, borçlu ile ... l arasındaki rehin sözleşmesinin konkordato başvurusundan 40 gün önce tesis edildiği, , Rehin sözleşmesinde rehin konusunun ‘cari hesap nedeniyle oluşan borç’ şeklinde belirtilmiş olmasına rağmen muaccel borcun yukarıdaki hesaplamalar uyarınca rehin tutarından daha aşağıda olduğu dolayısıyla, rehin anında muaccel dahi olmayan ve sorunsuz görünen çeklerin, borçlunun makine parkının tamamına yakınının rehnedilmesini gerektiren bir riski karşıladığından söz edilemeyeceği, böylelikle rehinle teminat altına alındığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun diğer alacaklıların aleyhine sonuç doğurduğu, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini ihlal ettiği, rehin tesisi yoluyla lehine rehin tesis edilen alacaklıya öncelik hakkının tanındığı, bu tür işlemlerin İİK m.279’da iptale tabi işlemler arasında kabul edildiği, aynı zamanda bu tür işlemlerin takip hukuku açısından hileli işlemler kategorisinde kabul edildiği, nitekim İİK 278-280.maddelerinde düzenlenen iptale tabi işlemlerden birisinin konkordatodan önce veya mühlet içinde yapılmasının konkordatonun tamamen feshi sebebi teşkil edeceğinin kabul edildiği, Borçlunun alacaklılarına zarar vermek amacıyla malvarlığını ortadan kaldırması, azaltması veya alacaklılar arasındaki eşitliği bozacak şekilde işlemler yapmasının hileli işlemler olarak kabul edildiği, konkordato başvurusundan önce bu şekilde hileli bir işlemin yapılmış olmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı, Mahkemece atanan teknik bilirkişilerin fiili sayım ve rayiç değer tespitleri esas alındığında şirketin rayiç değerlerle borca batık olmadığı (özvarlık +121.550.151,06 TL), bu itibarla başarısızlığın salt mali/rakamsal yönden ortaya konulamadığı; ancak konkordatonun dürüst borçluyu koruduğu, ... Metal lehine şüpheli dönemde ve orantısız biçimde tesis edilen rehin ile borçlunun süreci dürüstlük kuralına uygun yürütmediğine ilişkin ciddi emareler bulunduğu, bu nedenle konkordatonun devamı için aranan dürüstlük koşulunun bu aşamada sağlanmadığı ve geçici mühletin devamı ile kesin mühlete geçilmesi koşullarının oluşmadığı, İtirazların hukuki nitelendirilmesi, İİK m. 292/1-c anlamında alacaklıları zarara uğratma kastının değerlendirilmesi, tasarrufun iptali ile mühletin kaldırılması ve borçlunun iflasına karar verilip verilmeyeceği hususlarındaki nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş belirtilmiştir. İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İİK 'nın " Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. İcra İflas Kanunun 292. Maddesindeki bu düzenleme ile kesin mühlet aşamasında konkordato talebinin reddini gerektirir durumların ortaya çıkması halinde tasdik aşamasına geçilmesini beklemeksizin kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına karar verilebileceği öngörülmektedir. Kuşkusuz İİK'nun 292. maddesindeki borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun İİK'nun 297. maddesine aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması veya alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi durumunda gerek kesin mühlet gerekse tasdik yargılamasında olsun konkordato dürüst borçlular için öngörülen ve iflasa nazaran alacaklıların daha iyi durumda bulunmasını öngören bir kurum olduğundan yukarıda sayılan durumların evleviyetle tasdik aşamasında ortaya çıkması halinde de konkordato tasdik talebinin reddi ile iflasa karar verilmesi mümkündür. Zira borçlunun konkordato talebinde bulunduğu aşamadan başlayarak konkordato sona erinceye kadar dürüstlük kuralını ihlal etmemesi ve konkordato hükümlerine aykırı hareket etmemesi gerekmektedir. İİK 292.maddesi gereği borçlu şirkete muhtıra tebliğ edilmiş, şirket yetkilisi,davacı şirket vekili ile komiser heyeti duruşmada hazır bulunmuş, beyanları alınmış; komiser heyeti borçlu tarafından kendilerine iletilen bilgiler çerçevesinde görüşlerini sunduklarını, yazılı olarak sunulan görüşlerinde değişiklik olmadığını bildirmişlerdir. Konkordatonun tasdikini talep eden davacının , geçici mühlet kararının verilmesinden kısa süre önce davacı şirketin eski çalışanı tarafından kurulan ... firmasına kurumsal kimliğini, markasını, anahtar personelini ve nakit akışını muvazaalı yollarla aktarıp aktarmadığı, davacı şirketin, alacaklılardan ... Metal ile arasında 30.12.2025 tarihinde .... Noterliğinde ... yevmiye numaralı Taşınır Rehin Sözleşmesi tesis edildiği, borçlu ile ... Metal arasındaki rehin sözleşmesinin alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini ihlal edip etmediği, bu tür işlemlerin İİK m.279’da iptale tabi işlemler olup olmadığı, işbu yapılan tasarruf işlemlerinin alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Komiser heyeti tarafından sunulan raporlara ek olarak mahkememizin 17.06.2026 tarihli ara kararı ile, iflas koşullarının, alacaklıların zararına iş ve işlem olup olmadığının; (İİK 292 1-c) projenin ciddi ve inandırıcı olup olmadığının ayrıntılı şekilde inceletilmesi hususunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, ara karar sonucu düzenlenen raporda, 'Borçlular hakkında 17.02.2026 tarihinde konkordato geçici mühleti verildiği, bundan 40 gün önce borçlu şirketin eski çalışanı ...’ın şirketin tescilli marka adı olan ... adıyla aynı faaliyet alanında bir şirket kurduğu (... Makine Kalıp San. Ve Tic. Ltd. Şti), bu hususun borçlu vekili tarafından da bilindiğinin açık olduğu, ancak buna ilişkin yasal yollara ancak konkordato komiseri raporundaki tespitlerden sonra başvurulduğu, ... Makina ile ... Metal arasında 30.12.2025 tarihinde .... Noterliğinde ... yevmiye numaralı bir Taşınır Rehin Sözleşmesi tesis edildiği, borçlu ile ... Metal arasındaki rehin sözleşmesinin konkordato başvurusundan 40 gün önce tesis edildiği, , Rehin sözleşmesinde rehin konusunun ‘cari hesap nedeniyle oluşan borç’ şeklinde belirtilmiş olmasına rağmen muaccel borcun yukarıdaki hesaplamalar uyarınca rehin tutarından daha aşağıda olduğu dolayısıyla, rehin anında muaccel dahi olmayan ve sorunsuz görünen çeklerin, borçlunun makine parkının tamamına yakınının rehnedilmesini gerektiren bir riski karşıladığından söz edilemeyeceği, böylelikle rehinle teminat altına alındığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun diğer alacaklıların aleyhine sonuç doğurduğu, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini ihlal ettiği, rehin tesisi yoluyla lehine rehin tesis edilen alacaklıya öncelik hakkının tanındığı, bu tür işlemlerin İİK m.279’da iptale tabi işlemler arasında kabul edildiği, aynı zamanda bu tür işlemlerin takip hukuku açısından hileli işlemler kategorisinde kabul edildiği," şeklinde görüş bildirildiği, komiser raporları ile bilirkişi raporunun birbirleri ile örtüştüğü görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/6-497 Esas, 2024/486 K. sayılı kararında "... 2004 sayılı Kanun'un 308/d maddesinde belirtilen ve borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olmasıdır. Bu düzenleme alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin dayanağını oluşturmaktadır [Kuru, s. 3818; Üstündağ, Saim: İflas Hukuku (İflas, Konkordato, İptal Davaları), İstanbul 2009, s. 261; Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159; Altay/Eskiocak, s. 15]. Hükümsüzlük için borçlunun alacaklılarından birisini ya da bir kısmını konkordato projesine göre daha iyi konuma getirmeyi taahhüt etmesi gereklidir. Bunun klasik görünümü borçlu tarafından alacaklılarından birine konkordato projesinde öngörülenden fazla veya daha önce ödeme yapılacağı yönündeki vaat şeklinde gerçekleşir. Bu hükmün konuluş nedeni konkordatoda tüm alacaklılara eşit davranılması ve alacaklıları borçlunun mallarından alacaklarını eşit olarak tahsil edebilmelerini teminat altına almaktır (Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159). Alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi uyarınca hiçbir alacaklı diğerinin aleyhine öncelik veya ayrıcalık elde edemeyecek, bu şekilde konkordatonun nisabında oyların manipüle edilmesinin önüne geçilmiş olacaktır. Konkordatonun tasdiki sırasında mahkemece dikkate alınması gereken bir diğer ilke ise, konkordatonun kötüniyetle sakatlanmamasıdır. 2004 sayılı Kanun'un “ konkordatonun tamamen feshi” başlıklı 308/f maddesinde her alacaklının kötüniyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Buna göre konkordatonun tasdikinden sonra kötüniyetin anlaşılması hâlinde konkordatonun feshi mümkün olup, bu durumda mahkemece konkordato isteminde bulunanın, tasdik aşamasında da iyiniyetli davranıp davranmadığı denetlenmeli, istemde bulunanın tasdik aşamasında kötüniyetli davranış içerisinde bulunduğunun tespit edilmesi durumunda mahkemece konkordato tasdik edilmemelidir...." şeklinde değerlendirmede bulunulduğu ve borçlunun iyiniyetli davranıp davranmadığının denetlenmesinin gerektiği anlaşılmaktadır. Emsal nitelikteki ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 18.01.2024 tarih 2023/2008 Esas 2024/170 Karar sayılı ilamında; borçlunun ancak dürüst olması haline konkordato teklifinin mahkemece tasdik edileceğini öngören İİK. 298/I-1 hükmü, 17.07.2003 tarihinde kabul edilen 4949 Sayılı Kanun ile kaldırılmış, yeni yasal düzenlemede ise konkordatonun mahkemece tasdik edilmesi için borçlunun dürüst olması koşuluna yer verilmemiş ise de İİK.'nın 308/f maddesinde hala kötüniyetle sakatlanmış bir konkordatonun tamamen feshine ilişkin düzenlemenin aynen korunmuş olması nedeniyle konkordatonun tasdiki aşamasında dürüstlük koşulunun gözetilmesi gerektiği, kaldı ki diğer alacaklılar ile eşitsizlik yaratacak şekilde işlemler yapılması, konkordato nisabını sağlamak için fiktif alacak oluşturulması, mühlet talebine yakın tarihlerde mal varlığı devirleri gibi mal varlığını kaçırmaya yönelik davranışlarının da kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17.HD 2019/73951 Esas , 2020/1521 K. sayılı kararında ; mali tablolarda önemli farklılıkların bulunması halinde borçlunun alacaklıları zarara uğratma kastıyla konkordato başvurusunda bulunduğuna ve iflasına karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. İİK'nun 292. maddesi; İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." şeklindedir. Maddede a, b, c, d bentlerinde yer alan şartlardan birinin gerçekleşmesi halinde mahkemece re'sen borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiştir. Borca batıklık ise bu dört bentten sadece biridir. Yani fıkranın ilk üç bendindeki hallerin varlığı saptandığında iflasın açılması için ayrıca şirketin borca batık olması öngörülmemiştir.

Açıklanan ilkeler çerçevesinde somut talep incelendiğinde; borçlular hakkında 17.02.2026 tarihinde konkordato geçici mühleti verildiği, bundan 40 gün önce borçlu şirketin eski çalışanı ...’ın şirketin tescilli marka adı olan ... adıyla aynı faaliyet alanında bir şirket kurduğu (... Makine Kalıp San. Ve Tic. Ltd. Şti), bu hususun borçlu vekili tarafından da bilindiğinin açık olduğu, ancak buna ilişkin yasal yollara ancak konkordato komiseri raporundaki tespitlerden sonra başvurulduğu, ... Makina ile ... Metal arasında 30.12.2025 tarihinde konkordato başvurusundan 40 gün öncesi .... Noterliğinde ... yevmiye numaralı bir Taşınır Rehin Sözleşmesi tesis edildiği, Rehin sözleşmesinde rehin konusunun ‘cari hesap nedeniyle oluşan borç’ şeklinde belirtilmiş olmasına rağmen muaccel borcun bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar uyarınca rehin tutarından daha aşağıda olduğu dolayısıyla, rehin anında muaccel dahi olmayan ve sorunsuz görünen çeklerin, borçlunun makine parkının tamamına yakınının rehnedilmesini gerektiren bir riski karşıladığından söz edilemeyeceği, böylelikle rehinle teminat altına alındığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu durumun diğer alacaklıların aleyhine sonuç doğurduğu, alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesini ihlal ettiği, rehin tesisi yoluyla lehine rehin tesis edilen alacaklıya öncelik hakkının tanındığı, bu tür işlemlerin İİK m.279’da iptale tabi işlemler arasında kabul edildiği, nitekim İİK 278-280.maddelerinde düzenlenen iptale tabi işlemlerden birisinin konkordatodan önce veya mühlet içinde yapılmasının konkordatonun tamamen feshi sebebi teşkil edeceğinin kabul edildiği, Borçlunun alacaklılarına zarar vermek amacıyla malvarlığını ortadan kaldırması, azaltması veya alacaklılar arasındaki eşitliği bozacak şekilde işlemler yapmasının dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı, Mahkememizce atanan teknik bilirkişilerin fiili sayım ve rayiç değer tespitleri esas alındığında şirketin rayiç değerlerle borca batık olmadığı (özvarlık +121.550.151,06 TL), bu itibarla başarısızlığın salt mali/rakamsal yönden ortaya konulamadığı; ancak konkordatonun dürüst borçluyu koruduğu, ... Metal lehine şüpheli dönemde ve orantısız biçimde tesis edilen rehin ile borçlunun süreci dürüstlük kuralına uygun yürütmediği, borçlu şirketin geçici mühlet tarihinden önce gerçekleştirdiği bu tasarrufun alacaklıları zarara uğratma kastı ile yapıldığının kabulünün gerektiği, borçlunun mühlet tarihinden önce alacaklılarından birisini ya da bir kısmını konkordato projesine göre daha iyi konuma getirmeyi amaçladığı hükümsüz sayılan işlemleri ile İİK m. 277 - 284’de düzenlenen iptale tâbi tasarruflarının İİK 'nın 292/1-c maddesi uyarınca doğrudan iflâs sebebi teşkil ettiği kanaatine varılmakla borçlu şirketin iflasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Dava dilekçesi ve dosya kapsamına göre, davacının borçları, sermayesinde pay sahibi olduğu şirketin borçlarına kefil olmasından kaynaklanmaktadır. Tüzel kişi ve kefillerinin konkordato taleplerini aynı dilekçede birleştirilmesi mümkün olmakla birlikte konkordatonun tasdiki için gerekli koşulların her bir borçlunun şahsında gerçekleşmesi gerekir. Borçlu, mahkemeye sunacağı konkordato ön projesinde kefalet borcunu hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, ödemelerin yapılması için mevcut mallarını satıp satmayacağını, kefalet borcu ödemesini yapabilmek için gerekli mali kaynağı nasıl sağlayacağını açıkça belirtmelidir. (Yeni Konkordato Hukuku, Editör Selçuk Öztek, 2. Baskı, sh. 148) Somut olayda ise davacı gerçek kişi borçlunun, şirket sermayesinin tamamında pay sahibi olduğu şirketin borçlarına müteselsil kefaletinin bulunduğu belirtilerek mühlet ve tasdik talebinde bulunduğu buna karşılık davacının bağımsız bir konkordato projesinin bulunmadığı, davacı gerçek kişinin iflasa tabi şahıslardan olmadığı dikkate alınarak davacı gerçek kişinin konkordatonun tasdiki isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacıların konkordatonun tasdiki taleplerinin reddine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı ... ... Şirketinin (VKN:...) ve ...(TCKN:...) hakkında mahkememizce verilen geçici mühletin, iki aylık kesin mühletin ve tüm tedbirlerin hüküm tarihi olan 10/09/2026 itibarıyla kaldırılmasına, tedbirlerin kaldırıldığının ilgili mercilere bildirilmesine, ihtiyati tedbirlerin kaldırıldığı ve davanın reddine karar verildiği hususunun Basın İlan Kurumu Resmi İlan Portalı ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde usulünce ilanına, konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresi ile orantılı olmak üzere ücret ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı'na bildirilmesine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasında kayıtlı ... ... ŞİRKETİ'nin (VKN:...) İFLASINA, İflasın 10/09/2026 günü saat 14:30 itibari ile açılmasına, İflas kararının, konkordato talebinin reddi ve tedbirlerin kaldırıldığına dair iş bu kararın İstanbul İflas Müdürlüğü'ne ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere ile bildirilmesine,

İflas kararının iflas müdürlüğü tarafından ilanına, İflas avansının ve karar kesinleştiğinde konkordato gider avansının İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, 2-Peşin harcın mahsubu ile başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yargılama giderlerinin davacıların üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 5-İİK'nın 164/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, borçlu şirket yetkilisi, borçlular vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK'nın 293/3 maddesi atfı ile İİK'nın 164. maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, alacaklılar yönünden kararın ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1213, K. 2026/561, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1213-e-2026-561-k-5bd90ef3d441