İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1376 E. 2026/816 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1376
Karar No
2026/816
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1376 KARAR NO : 2026/816

DAVA : İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)) DAVA TARİHİ : 11/05/2026 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Sermaye Şirketleri İle Kooperatiflerin İflası (İİK 179)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili tarafından mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; .... Şirketi'nin kuruluş tarihinin 14.01.2010 olduğunu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ... nolu sayfalarda tescilli şirketin 13.05.2013 tarihinde ünvan değişikliği ile ... Şirketi ünvanını aldığını, mevcut hali ile ticari hayatına devam ettiğini, şirketlerinin 2010 tarihinde kurulduğunu, et toptan ve perakende ticareti faaliyetini sürdürdüğünü, işletmelerin veya bireylerin mali güçlüklerle karşı karşıya kaldıklarında borçlarını yapılandırmak ve iflası önlemek amacıyla başvurdukları bir yasal süreç olduğunu, Konkordato hükümlerinden yararlanmak isteyen ... Şirketi İçin 2004 Sayılı İcra ve İflas Yasası 285. madde ve devamı gereği 286. Madde çerçevesinde vade talebini içerir konkordato ön projesinin hazırlandığını, konkordato sürecinin ilk olarak firma için çok önemli bir stratejik karar olduğunu ve bunun firmanın sürdürülebilirliği üzerindeki çarpıcı etkisinin bir kez daha vurguladıktan sonra, bu temelde sürecin en belirgin katkısının şirketten alacakları olan alacaklılar odağında gerçekleşeceği düşünüldüğünü, ...Ltd. Şti ve...Ltd. Şti firmalarıyla bağımlılık ilişkisi olduğunu, ... Şirketi'nin ortaklık ve iş ilişkisi içerisinde bulunduğu adı geçen firmaların tedarikçisi ve grubu niteliğinde bir firma olduğunu, şirketinin içinde bulunduğu finansal krizin sebeplerinin ekonomik durgunluk, döviz kurlarındaki yükselişler nedeniyle maliyetlerde ortaya çıkan artışlar, finansman gelirlerindeki artışlar olduğunu, alacaklılara alacaklarının tamamının belli bir dönem içerisinde ödenmesi için yaşanmakta olan nakit sıkıntısını çözmek ve yeni kaynakları firmaya aktarmak amacıyla bir stratejik yol olarak konkordato sürecine ihtiyaç duyulduğunu, ... ile ...'ın bahsi geçen 3 firmanın ortağı olduğunu, bu ortaklık yapısında ortaklar ve borçlu şirketler lehine kefalet veren konumunda olduklarını, bu sebeple yetkilileri oldukları şirket ile birlikte konkordato talep etmek zorunda kaldıklarını, müvekkili şirket ile gerçek kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olduğunu, işbu dava birlikte açıldığını, müvekkil-davacı hizmet verdiği sektörde yüksek teknoloji ve yüksek kalite standatlarına uygun faaliyet gösterdiğini, çalışmalarının maliyetlerinin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini ve işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacının artması nakit darboğazına girilmesine neden olduğunu, işletme sermayesi ihtiyacının çözülmesi halinde yüksek teknoloji ve yüksek kaliteye sahip satış faaliyetlerini devam ettirecek ve daha karlı duruma geleceğini ancak hali hazırda İİK. 285 ve devamı maddelerinde değişen haliyle tanımlanan "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunma” durumunu gerçekleştiğini, Kanun metnindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere hem alacaklıların alacağına kavuşması hem de şirketlerin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesi konkordato taleplerinin kabulüne bağlı olduğunu, konkordato talebi ile amaçlanan belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu,, müvekkillerin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi İçin İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç,ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkil aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmamasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, müvekkillerinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkiline ödenmesine, İİK'nın 206. maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK 206'dan kaynaklı alacaklar sebebiyle yapılacak satış ve muhafaza işlemlerinin önlenmesine, davacı müvekkillerin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki Makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillere iadesine, Davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacıya ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacının bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veyatakas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacıya iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkillerin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkillere ait çeklerin ibraz anında arkalarının yazılmayarak, arkasına konkordato şerhinin işlenmesine, Müvekkil şirketler ve şahıslar tarafından bankalara verilen çeklerin, çek bedellerinin bankalar tarafından davacıların konkordato mühleti içersinde olmasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde banka alacağına mahsup edilmenin önlenmesine, tahsil edilen çek bedellerinin komiser denetiminde şirket hesaplarına aktarılmasına, Henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesi, hapis hakkına konu edilmemesine, ( Ek- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin... Esas, ... Karar sayılı ilamı) Davacı müvekkillerin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, zımnında yargılama neticesine kadar tedbir kararı verilmesine, komiser heyeti tayinine, İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet, devamında geçici mühletin uzatılması kararı verilmesine, İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında İİK 286.maddede belirtilen belgelerin şeklen sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlu hakkında 12/05/2026 tarihi saat 16:30'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacının mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kurulana dair yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 12/05/2026 tarihi itibarıyla davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 2026/394 esas sayılı dosyasında Konkordato geçici komiser heyetinin 20/05/2026 tarihli ön raporu ile; İİK m.286 ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince, dosyaya sunulan belgelerde eksiklik ve bu belgeler arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı yönünde yapılan incelemeler neticesinde, a-Borçlu şirketler ...Şirketi, ... Şirketi ve ...Şirketi ile ilgili olarak iş bu raporun (her bir şirket için) “1.c.” nolu “Borçlunun Faaliyetine Devam Edebilmesi ve Alacaklılara Ödemelerini Yapabilmesi İçin Gerekli Malt Kaynağı Hangi Yöntemle Sağlayacağı; Bu Kapsamda Sermaye Artırımı veya Kredi Temini Yoluna Gidip Gitmeyeceği Yahut Başka Bir Yöntem Kullanıp Kullanmayacağı” bölümünde yer alan hata ve eksiklikler bulunduğu, bu haliyle ön projenin eksik olduğu,b- ...'ın projesinde, ...'ten elde edilecek olan huzur hakkı dışında başkaca bir konkordato kaynağı sunulmadığı, c- ...'ın projesinde, ...'ten elde edilecek olan huzur hakkı dışında başkaca bir konkordato kaynağı sunulmadığı, ancak kaynaklar tablosunda bir taşıttan bahsedildiği" yönünden görüş ve kanaat belirtmişlerdir. Konkordato geçici komiser heyetinin 04/08/2024 havale tarihli sunduğu nihai raporunda; konkordato talep eden şirkete ait 30.06.2026 mali tablolarının heyetlerince incelenmesi neticesinde takdiri Mahkemeye ait olmak üzere ...Yönünden: konkordato talep eden şirketin konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 17 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, şirketin 30.06.2026 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 137.719.347 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olduğu, şirketin 30.06.2026 tarihli gelir tablosunda 227.996.165 TL net satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri ve diğer gelir ve giderler sonrasında, dönem ticari zararının (-) 4.274.936 TL olduğu, borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 225.136.067 TL olduğu, borçlunun revize projesinde hatalı /fili duruma uygun olmayan değerlendirmeler yapıldığı ve bu haliyle revize projenin gerçekleşebilir olmadığı, yukarıdaki hususlar bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili görüşlerinin olumsuz olduğu, konkordato talebinin İİK'nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre, konkordato borçlusunun ve gerek görülürse diğer alacaklıların duruşmada dinlenmesinden sonra, reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması hakkında takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu,...Yönünden: konkordato talep eden şirketin konkordato geçici müddet süresi içerisinde gayri faal durumda olduğu, Haziran 2026 döneminde personeli bulunmamakla birlikte Temmuz 2026 döneminde 2 personel istihdam ettiği, heyetlerince yapmış olduğu beyanda Temmuz 2026 dönemi sonrası faaliyete geçeceğini beyan ettiği, şirketin 30.06.2026 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 6.322.609 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olduğu, şirketin 30.06.2026 tarihli Gelir Tablosunda 8.146.585 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti ve olağandışı gideler ve zararlar sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 116.048 TL olduğu, borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 24.037.701 TL olduğu, borçlunun revize projesinde hatalı / fili duruma uygun olmayan değerlendirmeler yapıldığı ve bu haliyle revize projenin gerçekleşebilir olmadığı, yukarıdaki hususlar bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili görüşlerinin olumsuz olduğu, konkordato talebinin İİK'nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre, konkordato borçlusunun ve gerek görülürse diğer alacaklıların duruşmada dinlenmesinden sonra, reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması hakkında takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu,...Yönünden: konkordato talep eden şirketin konkordato geçici müddet süresi içerisinde gayri faal durumda olduğu, Haziran 2026 döneminde personeli bulunmamakla birlikte Temmuz 2026 döneminde 2 personel istihdam ettiği, heyetlerince yapmış olduğu beyanda Temmuz 2026 dönemi sonrası faaliyete geçeceğini beyan ettiği, şirketin 30.06.2026 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 1.038.851 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık durumda olmadığı, şirketin 30.06.2026 tarihli Gelir Tablosunda 30.462.615 TL net satış hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, finansman gideri ve olağandışı gideler ve zararlar sonrasında, Dönem Ticari Karının 29.126 TL olduğu, borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 37.005.619 TL olduğu, borçlunun revize projesinde hatalı / fili duruma uygun olmayan değerlendirmeler yapıldığı ve bu haliyle revize projenin gerçekleşebilir olmadığı, yukarıdaki hususlar bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili görüşlerinin olumsuz olduğu, konkordato talebinin İİK'nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre, konkordato borçlusunun ve gerek görülürse diğer alacaklıların duruşmada dinlenmesinden sonra, reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması hakkında takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu,Gerçek Kişi ...Yönünden: borçlunun tacir olmadığı, gerçek kişinin konkordato projesinin ortağı olduğu şirketlerin sundukları ön projeleri ile sıkı ilişkide bulunduğu, gerçek kişinin konkordato talep eden ...'in %50 oranında hissedarı olduğu ve bu şirketten elde ettiği huzur hakkı hariç başkaca bir kaynağa sahip olmadığı, ...'in borçlarından sorumlu olduğu gibi ... tarafından kullanılan kredilerin bir kısmı için müteselsil sorumlu olarak ilgili kredi sözleşme ve diğer belgeleri imzaladığı, ... 1.171.069,66 TL banka borcunun müteselsil kefili olduğu, ayrıca 1.860.000,00 TL şahsi borcu olduğu, her ne kadar ön projesinde belirtilmese de borçlunun konkordato kapsamındaki ...'e borcunun bulunduğu, ayrıca düzenlemiş olduğu çekler kapsamında da borcu bulunduğu, toplam borç tutarı ve borçlunun konkordato kapsamında şirketten elde ettiği huzur hakkı dışında başkaca kaynağa sahip olmaması bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili hususundaki görüşlerinin olumsuz olduğu,Gerçek Kişi ... Yönünden: borçlunun tacir olmadığı, gerçek kişinin konkordato projesinin ortağı olduğu şirketlerin sundukları ön projeleri ile sıkı ilişkide bulunduğu, gerçek kişinin konkordato talep eden ...'in %50, diğer iki şirketin ise %100 oranında hissedarı olduğu ve bu şirketten elde ettiği huzur hakkı hariç başkaca bir kaynağa sahip olmadığı, ...'in borçlarından sorumlu olduğu gibi ... tarafından kullanılan kredilerin bir kısmı için müteselsil sorumlu olarak ilgili kredi sözleşme ve diğer belgeleri imzaladığı, ...'in 1.171.069,66 TL banka borcunun müteselsil kefili olduğu, ayrıca 2.900.000 TL şahsi borcu olduğu, her ne kadar ön projesinde belirtilmese de borçlunun konkordato kapsamında her üç şirkete de borcunun bulunduğu, ayrıca düzenlemiş olduğu çekler kapsamında da borcu bulunduğu, toplam borç tutarı ve borçlunun konkordato kapsamında şirketten elde ettiği huzur hakkı dışında başkaca kaynağa sahip olmaması bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili hususundaki görüşlerinin olumsuz olduğu," yönünde görüş ve kanaat belirtmişlerdir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 ve 287/5 maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. Somut olayda, yukarıda belirtilen raporlar ve şirketin mali verileri nazara alındığında, konkordato talep edenlerin sundukları projenin başarı şansının olmadığı, mevcut gelir ve borç projeksiyonunun gerçekçi olmadığı, konkordato kaynak vaatlerinin somutlaştırılmadığı anlaşıldığından kesin mühlet talebinin ve davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 2026/394 Esas sayılı dosyasında 13/08/2026 tarihinde verilen tefrik kararı ile davacılar ... Şirketi ve ...Şirketi yönünden iflas koşulları değerlendirmesi hususunda Mahkememizin iş bu esasına kaydı yapılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından iş bu dosyaya sunulan 19/08/2026 tarihli raporu ile; "Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile Geçici Konkordato Komiser Heyeti tarafından düzenlenen raporlar ve borçlular vekilinin itirazları üzerinde yapılan inceleme neticesinde tespit edilen hususlar topluca değerlendirildiğinde; 1. Borçlu ... Şti'nin 30.06.2026 tarihli rayiç değer bilançosu kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde, aktif toplamının pasif toplamını karşılamadığı ve bu çerçevede özkaynaklarının -5.627.438,92 TL negatif olduğu, bu haliyle teknik anlamda borca batık olduğu, 2. Borçlu ... Şti.'nin vekilinin beyan ettiği gibi marka değerinin tespit edilemediği, alacağından feragat eden kişiye de dosya kapsamında rastlanmadığından borca batıklığın hesabında dikkate alınmadığı, 3. Borçlu ... Şti.'nin 30.06.2026 tarihli rayiç değer bilançosu kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde, aktif toplamının pasif toplamını karşılamadığı ve bu çerçevede özkaynaklarının -136.179.490,00 TL negatif olduğu, bu haliyle teknik anlamda borca batık olduğu, 4. Borçlu .... Şti.'nin vekilinin beyan ettiği gibi marka değerinin tespit edilemediği, alacağından feragat eden kişiye de dosya kapsamında rastlanmadığından borca batıklığın hesabında dikkate alınmadığı, 5. Borçlu şirket yetkililerinin Komiser Heyeti'nin talimatlarına uygun olarak süresinde istenen bilgi ve belgeleri sunmadığı, bu durumun İİK m.292/1-c kapsamında değerlendirilmesinin mahkemeye ait olacağı, 6. Borçlu şirketlerin konkordato talebinden feragatlerinin söz konusu olmadığı, bu itibarla İİK m.292/1-d bendindeki koşulun bu yönüyle gerçekleşmediği, bununla birlikte her iki şirketin borca batık olduğunun yukarıda ayrı ayrı tespit edildiği, 7. Netice olarak her iki borçlu şirketin İİK m.292 uyarınca iflâsa tabi borçlu oldukları ve her ikisi içinde iflas koşullarının oluşmuş olduğu," yönünde görüş ve kanaat belirtmişlerdir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarihli ... E. ... K. sayılı ilamında; "... Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Projede kaynak olarak gösterilen bir işletmenin elden çıkarılması, yapılarak borçların ödeneceği işin terkedilmesi, somut olayda olduğu gibi internet alışverişlerinin hiç rağbet görmemesi tasdik edilen konkordato projesinin daha faaliyete geçmeden sonuç doğurmayacağının anlaşılması manasına gelirki böyle bir konkordatonun tasdikinin mümkün olmadığına karar vermek gerekir. Somut olayda yargılama sonrası dosyaya ibraz edilen 12/01/2022 tarihli kayyum raporuna göre konkordatosu tasdik edilen ....A.Ş.'nin en büyük 2 mağazasının kapatıldığı, internet satış biletlerine erişim bulunmadığı rapor edilmiştir. Asıl şirketin faaliyetine devam etmemesi nedeniyle tedarikçi şirket olan ...A.Ş.'nin de herhangi bir faaliyette bulunması mümkün görünmemektedir. Ayrıca konkordato talebinde bulunmalarına rağmen gerek ...A.Ş.'nin gerekse H.Y.'ın ayrı bir projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda başarıya ulaşma şansı bulunmayan konkordato talebinin her üç davacı açısından reddine karar verilmekle birlikte iflasa tabi olan davacılar açısından şartları bulunması halinde iflasa karar verilmelidir..." belirtilmiştir. 2004 sayılı İİK 'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. Borçlu şirketlerin münferit yetkilisi... adına İİK 292. maddesi kapsamında duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmış, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davacı şirketler yetkilisi duruşmaya katılmamıştır. Dosya kapsamına göre; davacı şirketlerin ibraz ettiği mali tablolar, mizanlar, defter kayıtları, mübrez belgeler ve teknik tespitlere esas taraflarına ibraz edilen tüm belgeler kapsamında borçlu ... Dış Ticaret Ltd. Şti'nin 30.06.2026 tarihli rayiç değer bilançosu kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde, aktif toplamının pasif toplamını karşılamadığı ve bu çerçevede özkaynaklarının -5.627.438,92 TL negatif olduğu, bu haliyle teknik anlamda borca batık olduğu, borçlu ... Şti.'nin 30.06.2026 tarihli rayiç değer bilançosu kapsamında yapılan hesaplamalar neticesinde, aktif toplamının pasif toplamını karşılamadığı ve bu çerçevede özkaynaklarının -136.179.490,00 TL negatif olduğu, bu haliyle teknik anlamda borca batık olduğu, alacakların tahsilinin en etkili şekilde ancak iflas süreci içinde gerçekleştirilebileceği; işletmelerin devamı mümkün gözükmediğinden ve şirketlerin kalan son malvarlığı unsurlarının özellikle alacaklarının korunması ve tahsili bakımından iflaslarının açılması gerektiği anlaşılmakla davacı şirketlerin iflasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ...ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...)'nin İFLASINA, iflasın 24/09/2026 günü saat 15:23 itibarıyla açılmasına, İflas avansının iflas müdürlüğüne gönderilmesine, İflas kararının derhal İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, 4-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-İİK 164/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, borçlular vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/3 maddesi atfı ile İİK 164. maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, alacaklılar yönünden kararın ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2026

BAŞKAN ¸e-imza ÜYE ¸e-imza ÜYE ¸e-imza KATİP ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1376, K. 2026/816, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1376-e-2026-816-k-19568e930fde