İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/407 E. 2026/672 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/407
- Karar No
- 2026/672
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/407 Esas KARAR NO : 2026/672
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 25/08/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari ve mali verileri incelendiğinde kuruluşundan bu yana borçlarını ifa güçlüğü yaşamadığını, işletme faaliyet süresi boyunca dürüst ve kanunlara uygun bir şekilde yönetilmiş, vergi, ... borçlarını, ticari borçlarını ve işçi ücretlerini düzenli olarak ve zamanında ödendiğini, müvekkili şirketin gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerle hem ülke ekonomisi için katma değer üretmekte hem de istihdama olumlu katkı sağladığını, ancak son dönemde ulusat ve küresel yaşanan dalgalanmalar, ham petrol fiyatlarının belirsizliği, müvekkilinin faaliyet gösterdiği akaryakıt piyasasındaki dalgalanmalar, döviz kurunda ve enflasyonda ortaya çıkan artış müvekkil şirketin faaliyet hacmini de daraltmış, maliyetlerini artırmış ve karşılık oranlarmı azaltmıştır. Bu olunusuz gelişmeler müvekkili şirketin mali güçlüğe düşmesine neden olduğunu, müvekkili şirketin talep daralması nedeniyle, 2025 yılı başından itibaren kısa vadeli sabit giderlerdeki artış ve finansman maliyetlerinin azaltılamaması nedeniyle nakit açığı ile karşılaşmış, bu açığı kapatmak için kısa vadeli kredi kullandığını, bu kredilerin faizi de yüksek olduğunu, bu sebeple mevcut kredileri kapatmak için yeniden borçlanmaya gidilmiş, finansman için müşteri çekleri de teminat olarak verilerek bankadan yeni krediler alındığını, özellikle bu nedenlerle son bir yılda nakit akışları bozulduğunu, yaşanan bu mali sorunlar, müvekkili şirketin günlük operasyonları için gerekli olan nakit akışında ciddi azalmaya neden olmuş, firmanın finansal sağlığını da ciddi olarak tehlikeye düşürmüş ve uzun vadeli sürdürülebilirliğini riske attığını, müvekkili şirketin yapısı geçmişi ve faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda konkordato projesinin başarıya ulaşmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde hem alacaklılar alacaklarına kavuşacakları için mağduriyetleri önlenecek hem de olası iflasın önüne geçilerek kamusal anlamda fayda da sağlanmış olacağını, müvekkili şirkete ilişkin konkordato hükümlerine başvurulmaması halinde iflas durumu ortaya çıkacak, küçük bir alacaklı grup cebri icra yoluyla alacağını alacak, ancak büyük bir çoğunluk alacağını alamayacak, mağduriyetler oluşacağını, konkordato ilk bakışta borçlu lehine gözükse de esas itibariyle ve kanuni gerekçede de belirtildiği üzere alacaklıların lehine olan bir düzenleme olduğunu, konkordatonun doğru bir şekilde işletilmesi halinde bütün alacaklıların alacağına kavuşması sağlanacak ve müvekkili şirket iflas baskısından kurtularak ticari faaliyetine devam edebileceğinden müvekkili şirket hakkında konkordato kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Müdahil ... Şirketi vekili; biz davacı tarafın borcun tamamını %30 faizle ödemesine ilişkin 24 ay taksitli konkordato projesini kabul ettiklerini, davacıya kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir. ... Şirket vekili müdahale dilekçesinde özetle; davacının konkordato projesinin samimi olmadığı geçici mühlet döneminde zarar ettiği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Şirket vekili müdahale dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekil müdahale dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... şirket vekili müdahale dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 285. maddesi uyarınca açılan adi konkordato talebine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 285. maddesinde belirtilen görev ve yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacının ticaret sicil kayıtları Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp olunmuştur. Mahkememizin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararıyla mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiş kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmıştır. Serbest muhasebeci mali müşavir ... ...'nun ... tarihli raporunda davacı şirketin ... tarihi rayiç bilançosuna göre borca batık olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir. 2004 sayılı Kanun’un 285. maddesinin birinci fıkrasında borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek ya da muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddenin ikinci fıkrasında da iflas talebinde bulunabilecek her alacaklının gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebileceği belirtilmiştir. Borçlu veya alacaklı tarafından talep edilebilen konkordato, borçlunun çeşitli sebeplerle bozulan maddi durumunun iyileştirilmesini, ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini ve borçlarını ödeyebilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Konkordato mühletinin amacı borçlunun takiplerden korunmuş bir şekilde alacaklılar toplantısı vasıtasıyla alacaklılar ile anlaşarak konkordato yapabilmesine ve konkordatonun mahkemece tasdikine imkân tanımaktır (Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 tarih 2021/82E. 2022/167K. sayılı kararı). Konkordato, bir borçlunun, alacaklıların belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödemede konusunda belli bir süre verirler, borçlu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato hukuki niteliği itibari ile borçların tasfiyesi amacına yönelik bir anlaşmadır. Konkordatoda mühlet verilebilmesi ve konkordatonun tasdiki için en önemli koşul konkordatonun başarılı olma ihtimali ve borçlunun teklifinin borçlunun kaynakları ile orantılı olmasıdır. Konkordatonun tasdiki kararı bu kararın ilanından itibaren sonuç doğurur. Konkordato iflasa yaklaşan özel ve hafifletilmiş bir cebri icra türü ve kollektif bir tasfiye şekli olup buna bağlı olarak da yorum ve uygulamasında İcra ve İflas Kanununa başvurulacaktır (Uyar, Talih; Yeni Konkordato Hukukumuzun Temel İlkeleri, İstanbul Barosu Dergisi C. 92. Sayı: 4 Yıl: 2018, s. 15 vd.). Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 305. maddesinde sayılmış olup, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, alacaklıların ve alacakların yarısını veya alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. Hakim, konkordato teklifini yetersiz bulması halinde re'sen ve talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmeyi yapabilir. Konkordatonun tasdiki yargılaması sırasında, re'sen araştırma ilkesi uygulanarak, borçlunun mali durumu ve konkordato projesinin başarı şansı konusunda esaslı bir kanaate ulaşmadan konkordato mühleti verilmemesi ve konkordatonun tasdik edilmemesi gerekmektedir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2020 tarih 2019/3021E. 2020/292K. sayılı kararı). 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 287. maddesi şöyledir; "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. Konkordato işlemlerinin başlatılması alacaklılardan biri tarafından talep edilmişse, borçlunun 286 ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması hâlinde geçici mühlet kararı verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır. Belge ve kayıtların süresinde ve eksiksiz olarak sunulmaması hâlinde geçici mühlet kararı verilmez ve alacaklının yaptığı konkordato talebinin de reddine karar verilir. Mahkeme, geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirir. Alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiser de görevlendirilebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/14 md.) Üç komiser görevlendirilmesi durumunda komiserlerden biri, mahkemenin bulunduğu ilde faaliyet göstermek şartıyla Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu tarafından yetkilendirilmiş bağımsız denetçiler arasından seçilir. 290 ıncı madde bu konuda kıyasen uygulanır. Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. 291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır. Geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz." 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 288/1. maddesi şöyledir; "Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur." 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 292. maddesi şöyledir; "(Değişik: 28/2/2018-7101/20 md.) İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 292. maddesi kapsamında kesin mühletin kaldırılması kararıyla birlikte söz konusu mühletin alacaklı ve borçlu bakımından ortaya çıkan sonuçları sona ermektedir. Bu kapsamda borçlunun tasarruf yetkisine ilişkin sınırlamalar kalkarken alacaklılar bakımından mühlet ile beraber duran takipler ve tedbir kararlarına ilişkin hukuki işlemler devam edilebilir hâle gelmektedir. Dolayısıyla konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması hâlinde sadece mühletin kaldırılmasına karar verilmesi borçlunun malvarlığı üzerinde serbestçe tasarruf edebilir hâle gelmesi sebebiyle alacaklılardan mal kaçırılmasına yol açabilecektir. Kural uyarınca mühletin kaldırılmasının yanı sıra iflasa da karar verilmesi borçlunun alacaklılar aleyhine olası tasarruflarını önleyebilecektir. Bu yönüyle kuralla mülkiyet hakkı bağlamında tarafların çatışan menfaatlerinin dengelendiği anlaşıldığından kuralda devletin bu konudaki pozitif yükümlülüğüyle çelişen bir yön bulunmamaktadır (Anayasa Mahkemesi'nin 11/2/2025 tarih 2024/27E. 2025/38K. sayılı kararı). Borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amacı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına da gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2021 tarih 2019/2690E. 2021/117K. sayılı kararı; Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 25/12/2025 tarih 2025/1633E. 2025/2167K. sayılı kararı). İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 06/11/2025 tarih 2025/1329E. 2025/1470K. sayılı kararında; " ... İİK'nın 289/1. maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nın 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nın 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. İİK madde 292/1'de a, b ve c bendinde sayılan hallerde, iflasa tabi borçlu hakkında borca batıklık söz konusu olmasa dahi konkordato talebinin reddi ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesi zorunludur.(Konkordato ve İflas,Mahmut Coşkun 3. Baskı, sayfa 123) Somut davada, ilk derece Mahkemesince borçlu şirketin son denetimde faaliyeti sonlandırarak işyerini terkettiği ve faaliyeti durdurduğunun anlaşıldığı, bu hali ile konkordatonun başarıya ulaştırma imkanı olmadığı ve konkordato talebinde bulunan borçlunun kötüniyetli olduğu gerekçesi ile konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda konkordato talep eden şirketin faaliyetini sonlandırarak işyerini terketmesi ve faaliyetini durdurması nedeniyle İİK 292/1 b maddesindeki konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması koşulu gerçekleşmiştir. Bununla birlikte, komiser raporuna göre denetimlerin en sonuncusunda şirketin açık olmadığı ve akabinde de tüm iletişim kanalları dahilinde şirket yetkililerine ulaşılamadığı belirtilmiştir. Bu durumda, davacı şirketin komiser talimatlarına uymadığı gözetildiğinde, İİK 292/1c maddesindeki komiser talimatına uymama koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmıştır..." denilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararında; "... komiserin yazılı ve sözlü uyarılarına rağmen 2025 dönemine ilişkin gelir projeksiyonunun sunulmamış olmasına, diğer taraftan konkordato sürecinde yapılan nakit tahsilatların bir kısmının komiser heyetine bildirilmeksizin ve açılan hesaba yatırılmaksızın şirketin tek ortak ve yetkilisi tarafından kullanılarak mahkeme ara kararlarına aykırı hareket edilmesine, yine ön projede yer alan mali bilgilerin davacı şirketin defter ve kayıtlarındaki bilgilerle örtüşmediğinin anlaşılmasına, muhasebe kayıtlarının muhasebe yönetmeliğine uygun olmamasına, tüm bunlarla birlikte davacının hedeflediği kara ulaşmaması bir yana, zarar ettiğinin anlaşılmasına, bu vaziyette bulunan ve mahkeme kararları ile komiser talimatlarına uygun hareket etmeyen davacının konkordato talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durumun bulunmamasına ... şirketin rayiç değerlere göre mevcut durumda borca batık olup olmadığını net olarak ortaya koyan bir tespit içermediği anlaşıldığından bu yöndeki çelişkinin giderilmesi ve diğer taraftan İİK'nin 292. maddesinin somut olaya uygulanma koşullarının incelenmesi ile şirketin iflas durumun değerlendirilmesi gerekirken..." denilmiştir. Boçlu davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmaması mutlaka duruşmanın erteleme nedeni olamaz. Borçlunun davete rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi onun dürüst olmadığına karine sayılır. Bu karine alacaklarının itirazları ve komiserin raporu ile teyid ederse, konkordatonun tasdik talebinin reddine karar verilir (Coşkun, Mahmut; Konkordato ve İflas 2. Baskı Ankara 2019. s. 188). Davamıza gelince; davacı adi konkordatonun tasdiki istemi ile dava açmıştır. Mahkememizin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, kararın istinafı üzerine; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... E. .../... K. sayılı kararıyla mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiş kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yargılama yapılmıştır. Serbest muhasebeci mali müşavir ... ...'nun ... tarihli raporunda davacı şirketin ... tarihi rayiç bilançosuna göre borca batık olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesiyle davadan feragat etmiştir. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato projesinin tasdiki için evvela projenin kanunun aradığı nisapla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra davacı borçlu tarafından teklif edilen tutarın kaynaklarıyla orantılı olması ve olası bir iflas halinde alacaklıların eline geçecek tutarın konkordato projesinde vaat edilen tutardan az olması yani konkordatonun alacaklılar için iflasa nazaran daha avantajlı olması gerekir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 292. maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Komiser talimatlarına uymama ve borca batık borçlunun davadan feragat etmesi aynı maddenin c ve d bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani,Komiser talimatlarına uymama ve borca batık borçlunun davadan feragat etmesi, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. Konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 288/1. ve 287/5. maddeleri yollaması ile 292/1-c,d bendleri gereğince; borçlunun konkordato talebinin reddine bir iflasa karar verilebilmesi için komiser talimatlarına aykırı davranması veya borca batık olduğu anlaşılan sermaye şirketinin konkordato da davasından feragat etmesi yeterlidir. Davacı şirketin borca batık olduğunun bilirkişi raporuyla belirlenmesi; komiserin yazılı ve sözlü uyarılarına rağmen 2025 dönemine ilişkin gelir projeksiyonunun sunulmamış olması, diğer taraftan konkordato sürecinde yapılan nakit tahsilatların bir kısmının komiser heyetine bildirilmeksizin ve açılan hesaba yatırılmaksızın şirketin tek ortak ve yetkilisi tarafından kullanılarak mahkeme ara kararlarına aykırı hareket edilmesi, yine ön projede yer alan mali bilgilerin davacı şirketin defter ve kayıtlarındaki bilgilerle örtüşmediğinin anlaşılması, borca batık olduğu anlaşılan şirketin davadan feragat etmesi nedenleriyle davacının konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve iflas kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. A. Konkordato talep eden ANTALYA TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN ... sicil numarasında kayıtlı davacı ... ... ŞİRKETİ'nin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 289. ve devamı maddeleri gereğince KONKORDATONUN TASDİKİ TALEBİNİN REDDİNE, B. Geçici mühletin sonuçlarının KALDIRILMASINA, 2. Geçici mühletin sona ermesi ile geçici mühlet kararı ile doğan tüm sonuçların kalkmış olduğunun TESPİTİNE, 3. Mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının ... tarihi itibariyle KALDIRILMASINA, 4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 306/son maddesi uyarınca hüküm fıkrasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 288. maddesi uyarınca ilanına ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 288. maddesinde belirlenen ilgili yerlere bildirilmesine, 5. Konkordato komiserlerinin görevine son verilmesine, 6. ANTALYA TİCARET SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ'NÜN ... sicil numarasında kayıtlı davacı ... ... ŞİRKETİ'nin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 289. ve devamı maddeleri gereğince maddesi gereğince İFLASINA, 7. İflasın ... günü saat ...'te açılmasına, 8. İflas kararının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 166. maddesi gereğince iflas idaresine bildirilmesine, davacı tarafça yatırılan iflas avansının yapılacak ilk alacaklılar toplantısına kadar sarf edilmek üzere iflas müdürlüğü emrine gönderilmesine, 9. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 326/1. maddesi gereğince talep eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 11. Dava hasımsız olarak açıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 330. maddesi gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12. Kararın kesinleşmesine müteakip 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan davacıların ve müdahil/ alacaklıların yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve müdahil/ alacaklılara iadesine, Dair, Müdahil ... vekili ..., Müdahil ... vekili ..., Müdahil ... vekili ...'ın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 308/a. maddesi gereğince, davacı/borçlu yönünden kararın tebliğinden, alacaklılar yönünden ise kararının ilânından itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/09/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır