İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/272 E. 2026/714 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/272
- Karar No
- 2026/714
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/272 KARAR NO : 2026/714
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 20/01/2025 KARAR TARİHİ : 10/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi'nin sermayesi 100.000.000- TL olup iki ortaklı olduğunu, ortakları ... %95 pay sahibi ve ortağı, ...'nın ise %5 pay sahibi ve ortağı olduğunu, vadesi geldiği halde ödenemeyen ve vadesinde ödenememe tehlikesi altında bulunan çek ve senetlerin şirketin kısa dönemde ödeme yapması gereken çek/senet borcu nedeniyle nakit akışında aksamalar yaşamasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin 17.05.2018 tarihinde kurulmuş olup kurulduğundan itibaren, her türlü kuruyemiş ürünlerinin, baharat, aktariye, şifalı bitkilerin, çekirdek kahvenin, alım satımı, toptan ve perakende alımı satımı, imalatı, ithalatı, ihracatını pazarlamasını yaptığını, gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilenmiş ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, sektörün öncü firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini, bu itibarla, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, iflas halinde şirketin varlıkları hem parça parça satılacak hem de değerinin çok çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacak hem de alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların bu projede belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, dünya ve ülkemiz genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, ... Savaşının ülkemizde ve sektörümüzde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar için iş konkordato ön projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, müvekkili ...'nın 95.000.000- TL sermaye ile ... Şirketi’nin % 95 pay sahibi ve ortağı olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'ya karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, bu durum gerçekleştiğinde, konkordatosu kabul edilen ...'nın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...'nın ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'nın, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu, müvekkilinin mali durumun iyileştirilmesi ve faaliyete devam edebilmesi için İİK. m. 285 vd. uyarınca konkordato talebinde bulunmaya karar vererek dosyada ayrıntılı izah edilen konkordato ön projelerini hazırladığını, müvekkili Mesut Baba'nın 5.000.000,00 TL sermaye ile ...Şirketi’nin % 5 pay sahibi ve ortağı olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'ya karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, bu durum gerçekleştiğinde, konkordatosu kabul edilen ...'nın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...'nın ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'nın, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu, müvekkili ... Şirketinin sermayesinin 10.000.000-TL olup tek ortağın ... olduğunu, müvekkili şirketin 14.05.2020 tarihinde kurulmuş olup kurulduğundan itibaren, her türlü kuruyemiş ürünlerinin, baharat, aktariye, şifalı bitkilerin, çekirdek kahvenin, alım satımı, toptan ve perakende alımı satımı, imalatı, ithalatı, ihracatını pazarlamasını yaptığını, sektöre ülke standartlarını kazandıran müvekkili şirketin hızlı, kaliteli ve sorunsuz hizmet ile müşterilerine en iyi ürünü kaliteli ve uygun fiyatla sunmayı amaçladığını, gerek dövizdeki dalgalanmalar gerekse ortadoğudaki kargaşa nedeni ile son zamanlarda sektöründe yaşanan sıkıntılardan etkilenmiş ve finansman sıkıntısı artarak devam ettiğini, sektörün öncü firmalarından olan müvekkili şirketin bu finansman sıkıntısını aşarak tekrar sektörün öncü firmalarından biri olmaya devam edeceğini, bu itibarla, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, buna paralel olarak işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması hem ortaklık görüşmeleri devam etmekte olup faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, şirketin tasfiyesi halinde alacaklıların alacağına tam olarak kavuşması mümkün olmadığını, çünkü iflas halinde şirket varlıkları hem parça parça satılacak hem de değerinin çok çok altında satılacağını, bu durumda hem ekonominin temel taşlarından olan bir işletme ortadan kalkacak hem de alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, şirketin işbu konkordato projesi çerçevesinde faaliyetlerini sürdürmesi ve konkordato planının gerçekleştirmesi halinde, alacaklıların alacağına kavuşmasına ve alacaklıların menfaatlerine uygun ve olumlu katkı yapacak yapının ortaya çıkması somut olarak planlandığını, şirketin nakit akışının girdiği bu olumsuz döngüden çıkması, borçların bu projede belirtilen oran ve vadelerde alacaklılar arasında adil bir denge çerçevesinde tasfiyesinin sağlanması, ve şirketin faaliyetlerine devamının mümkün hale gelmesi için yönetim tarafından makul ve gerçekleştirilebilir bir planlama yapıldığını, faaliyet giderlerinde tasarrufa gidilmesi ve bu tür giderlerin kısıtlanması kararı alındığını, dünya ve ülkemiz genelinde yaşanan ekonomik daralma, faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, ... Savaşının ülkemizde ve sektörümüzde oluşturduğu olumsuz etki nedeniyle halihazırda süren kriz sürecine daha gerçekçi yaklaşımlar için konkordato ön projesinin hazırlanması ihtiyacı doğduğunu, müvekkili ...'ın müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı ve 10.000.000,00 TL sermaye ile ...Şirketi’nin % 100 sahibi olduğunu, şirketin konkordato projesine kabul oyu vermeyen alacaklıların, ...'a karşı icra takiplerine girişmeleri mümkün olduğunu, konkordatosu kabul edilen ...'ın borçlarına kefil olduğu şirketi kurtulurken, kişi olarak ...'ın ekonomik varlığı tamamen sona erebileceğini, taahhütlerine ve borçlarına sadık bir iş adamı olan ...'ın, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolu konkordato yapabilmesi olduğunu, müvekkillerinin mali durumun iyileştirilmesi ve faaliyete devam edebilmesi için İİK. m. 285 vd. uyarınca konkordato talebinde bulunmaya karar vererek ayrıntılı izah edilen konkordato ön projelerini hazırladıklarını, İcra ve İflas Kanunu’nun 286. maddesinde yazılı tüm belgelerin dosyaya ibraz edildiğini, davacılar hakkında haciz ve ihtiyati haciz kararları alınıp icra işlemlerine başlandığını, bu sebeple davacı müvekkilleri hakkında öncelikle geçici mühlet kararı verilerek, mahkeme tarafından uygun görülecek tedbirlerin alınmasını, bilahare konkordato başvurusunun kabulünü talep ettiklerini, aksi halde alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi de bozularak müvekkillerin malvarlığı korumasız kalarak cebri icra yoluyla hesapları blokelenip, davacı şirketin faaliyetlerine haciz uygulanmak suretiyle ticari hayatı duracak ve malvarlığı adeta yok pahasına ortadan kalkacağını, bu sebeple konkordato talebinin kabulü ile başta müvekkilleri olmak üzere tüm alacaklılar lehine de menfaat sağlamakta olup mahkeme heyetinizce tüm bu belirtilen hukuksal menfaatler de göz önünde bulundurularak konkordato geçici mühlet kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek, davacı şirketlerin faaliyetine devam edebilmesi ve diğer davacılar ile birlikte mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince derhal tensip kararı ile birlikte 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, davacı müvekkillerin konkordato talebinin kabulüne ve yasada belirtilen sair kararların alınmasına sonuç olarak yapılacak yargılama neticesinde konkordato taleplerinin tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılardan ..., ..., ... yönünden konkordatonun tasdiki istemi asıl davadan tefrik edilerek mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmiş ve ..., ..., ...'ın proje olarak sunduğu belge içeriğinin kendine özgü hiçbir konkordato hedefi içermediği gerekçesi ile (adi) konkordatonun tasdiki taleplerinin ( Mahkememizin ... E, ...K. sayılı ) reddine karar verildiği, kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ...Karar sayılı istinaf başvurusunun reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır. Talep, İİK’nin 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Davacıların davasının reddine dair Mahkememizce verilen ...Esas... Karar sayılı kararı davacıların istinaf başvurusu neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 25.02.2026 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı tarihli ilamı ile "Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketler açısından sunulan ön proje ve revize projelerin inandırıcı ve gerçekçi olmadığı, mühlet öncesi yapılan malvarlığı satışları ile mühletten kısa süre önce yüksek miktarlı sipariş avansı oluşturulmasına ilişkin muhasebesel kayıtların gerekçelerinin inandırıcı şekilde açıklanmadığı, ilk projede konkordato kaynağı olarak gösterilen yüksek miktarlı alacaklarla ilgili muavin dökümlerinin sunulmadığı, revize projede bu alacakların konkordato kaynağı olarak gösterilmesinden vazgeçilmesinin sebeplerinin açıklanmadığı, borçlu şirketlerin mühlet tarihinden kısa süre önce konkordato kaynağı yaratmak amacıyla sipariş avansını bilançosuna alacak olarak kaydetmesinin dürüstlük ilkesine aykırı olduğu, borçlu şirketlerin revize projede bu alacaklara yer vermeden yeni kaynaklar göstermesinin cebri icra baskısını ertelemek amacıyla konkordato teklif ettiğini gösterdiği, borçlu şirketlerin ihracat hedeflerinin ve konkordato tekliflerinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Dosyada mübrez komiser raporları incelendiğinde, 25/05/2025 tarihli raporda, her iki şirketin borcu batık olmadığı, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı ( örneğin, davacı ...Şti yönünden konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin sadece.... adlı şirketten sağlanacak kaynağa bağlı olmasının yeterli ve inandırıcı olmadığı ) belirtilmiş iken, yine komiser heyeti tarafından düzenlenen 15/06/2025 tarihli raporda her iki şirket yönünden konkordatoya başarıya ulaşmasının mümkün olduğu yönünde tespitte bulunulmuştur. Komiser heyeti tarafından düzenlenen 15/06/2025 tarihli raporda ... Sayfada davacılardan ...Şti yönünden ''...'' başlığıyla yapılan açıklama ve tespitlerde heyetin ... projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı , orantılılık bakımından değerlendirme imkanının bulunmadığı yönündeki görüşlerin temel dayanak noktaları ile sunulan ...proje değerlendirilerek davacı şirketlerin gerekli düzeltmeleri yaptığı açıklanmıştır. Yapılan açıklamalar ve tespitler incelendiğinde; Bu şirketin konkordato projesinin başarısının verilen sipariş avansları adı altında takip edilen dava dışı ... A.Ş. den sağlanacak kaynağa bağlı olmasının (kaynak toplamının %45,76 ) şirket ortağı ... nın gayrimenkullerinden satışından elde edilecek kaynak belirlenirken şahsi borçların düşülmeden hesaplamaya dahil edilmesi ve şirket faaliyetinde kullanılmayan toplam 57.420.000 TL rayiç değerli taşınmazların satışının öngörülmemesinin yerinde olmadığı tespitinde bulunulmuş ise de, ... projede dava dışı ...A.Ş. ye 2024 yılı içinde 268.500,00 TL satış yapıldığı, yapılan tahsilat sonrasında bakiye 214.121.837,83 TL tutarında alacak kaydı olarak revize projede değerlendirildiği, ancak proje hazırlandığı sürecin ardından şirket faaliyetlerine son verildiği, tasfiye sürecine girdiğinin anlaşıldığı, bu şirketten alacakların şüpheli hale gelmesi nedeniyle komiser heyet raporunda yer alan eleştiriler doğrultusunda 195.171837,83 TL alacağın revize projede konkordato kaynağından çıkarıldığının, çekler ile ilgili olarak gerekli yasal girişimler yapılacağının belirtilmesi karşısında, komiser heyeti tarafından yapılan incelemede yapılan tespitlerin belirtilen ifadelerle uyumlu olduğu, dava dışı ...A.Ş. den alacağın konkordato kaynakları arasında sayılmama proforma nakit akış tablosunda dahil edilmeme nedeninin anlaşıldığı açıklanmıştır. -Komiser heyeti tarafında yapılan incelemede, 2. Revize projede şirketin iki ortağının tüm gayrimenkullerin satışının öngörüldüğü, satış tutarlarının bilirkişi raporundaki rayiç değer ile uyumlu olduğu, rayiç değerlerden şahsi borçlar düşülerek hesaplama yapıldığı, satıştan sağlanacak nakitlerin proforma nakit satış tablosunda gösterildiği ve bu haliyle 2.revize projede eleştirilere uygun olarak düzeltmeler yapıldığı belirtilmiştir. - Şirketin bilirkişi tespitine göre toplam 57.420.000 TL rayiç değerli gayrimenkulü bulunmasına rağmen şirket faaliyetinde de kullanılmayan bu taşınmazların satışının öngörülmemesi eleştri konusu olmuş ise de, sunulan revize projede tüm gayrimenkullerin 1 yıl içinde satılacağının belirtildiği ve bu konuda gerekli girişimlerin yapıldığının ( sitede ilan verilmesi , emlakçılar ile portföy çalışmalarının yapılması) tespiti sonucunda, ...projede eleştirilere uygun olarak düzeltmeler yapıldığı açıklanmıştır. Komiser heyeti tarafından düzenlenen 15/06/2025 tarihli raporda 58. Sayfasında ise davacılardan ... Şti yönünden '' ...'' başlığıyla yapılan açıklama ve tespitlerde bulunulmuştur. Raporun 58. Sayfa ve devamı sayfaları incelendiğinde, heyetin ... projenin ciddi ve inandırıcı olmadığı , orantılılık bakımından değerlendirme imkanının bulunmadığı yönündeki görüşlerin temel dayanak noktaları ile sunulan... proje değerlendirilerek davacı şirketlerin gerekli düzeltmeleri yaptığı açıklanmıştır. Yapılan açıklamalar ve tespitler incelendiğinde; ticari alacak toplamının 14.794.158,82 TL öngörüldüğü, iş bu alacak tutarının %76 sının revize projede en büyük kaynak olarak gösterilen alacaklardan yapılacak tahsilat (verilen sipariş avansları) tutarının %52 'sini teşkil etmesi ve şirketin 2025 yılında yapmayı öngördüğü satışın %34 ünü 1 ay içinde gerçekleştirmesinin gerçekçi olmadığı yönünde çekince oluşmuş ise de, satışların fiktif olduğunu gösteren bir bilgi veya belgenin tespit edilemediği, ayrıca 2. Revize projede 30.04.2025 tarihi itibariyle ticari alacakların bilançodaki kaydi değerlerinin ... projedeki kaydi değerle aynı olduğu, ticari alacaklardan 1. Revize projeye göre 1.678.249,81 TL daha az tahsilat yapılmasının öngörüldüğü ve bu konuya ilişkin çekincelerin sona erdiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. -Şirketin proforma gelir tablosunda gelecek yıllar için öngördüğü net satışların ve dönem net karının düşük olduğu, bu yüzden orantılılık şartı bakımından değerlendirilmesinin mümkün olmadığı yönünden komiser heyeti tarafından değerlendirme yapılmış ise de, ... projede net satış tutarının ... projeye göre önemli miktarda arttığı belirtilerek bu konu bakımında da çekincelerin giderildiği açıklanmıştır. Yukarıda yer alan tespitler ışığında, geçici komiser heyeti tarafından düzenlenen nihai raporda her iki şirket yönünden 07.06.2025 tarihinde sunulan 2. Revize proje kapsamında yapılan değerledirmeler sonucunda, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin bulunduğu belirtilmiştir. Mahkeme tarafından verilen kararın hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğu yönündeki itiraz: İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkı"nı da içerdiği vurgulanmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde yer bulan “Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın, hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. (Yargıtay 22. H.D. 22/06/2020 tarih ... E. ... K. sayılı ilamı) Somut davada, davacı tarafından sunulan revize projeler, mahkemede dinlenen komiser, düzenlenen nihai raporlar uyarınca çelişki veya eksiklik bulunması halinde, eksik hususların giderilmesi amacıyla gerekli olması halinde ek rapor alınması yoluna gidilmesi gerekirken usul ekonomisine aykırı olacak şekilde hüküm tesis edilmesi hukuki dinlenilme hakkının da ihlali sonucunu doğurmaktadır. Bu yönüyle sunulan istinaf itirazları yerindedir. Davacıların konkordato projesinin somut, iyileşmeye uygun olduğu yönündeki itiraz: Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 05/10//2023, ... E.,... K.) Konkordato komiseri konkordato prosedürünün objektif ve tarafsız biçimde yürütülmesi ve sağlıklı biçimde işleyebilmesi; borçlu ile alacaklıların menfaatlerinin dengelenmesi ve bu suretle bunlar arasında bir anlaşma zemini yaratılmasında etkin rol oynar (Tanrıver, S.: Konkordato Komiseri, Ankara 1993, s.27-28). Konkordato komiseri borçlu ile alacaklılar ve mahkeme arasında köprü rolü oynar ve konkordatonun tamamlanmasını sağlar (Altay, S./Eskiocak, A.: Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 4.b., İstanbul 2018, s.137 vd.). Yukarıda komiser heyet raporları ile sunulan... projesi kapsamında değerlendirme yapıldığında, İcra ve İflâs Kanunu'nun “Konkordato komiseri ve alacaklılar kurulu ile bunların görevleri” başlıklı 290’ıncı maddesine göre komiserin görevleri arasında konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak, borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek ve mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek de yer almaktadır. Hukuki dinlenime hakkının ihlali bölümünde açıklandığı üzere, konkordato komiseri tarafından öngörülen eksiklikler /çekincelerin sunulan revize projesi kapsamında giderildiği 14/06/2025 tarihli komiser heyet raporunda açıklandığı nazara alınarak, mali konular ile ilgili yapılan açıklama ve tespitlerin yeterli bulunmaması durumunda tereddüte yer verilmeyecek şekilde, İİK nu 290. Maddesi kapsamında uzman komiser heyetinden rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi hatalıdır." gerekçesi ile kaldırılmıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı sonrasında dava dosyası Mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizin 08.04.2026 tarihli ara kararı ile Borçlular hakkında verilen geçici mühletten kullanılmayan 2 günlük sürenin kaldığı, iki günlük geçici mühlet süresi içinde borçlular hakkında kesin mühlet verilmesinin gerekip gerekmediği hususunda bilirkişi heyetinden görüş alınmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla duruşmada dinlenen komiser heyeti beyanları ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ... Esas ...K sayılı kararı dikkate alınarak borçlular hakkında kesin mühlet verilmesine, borçlular tarafından sunulan revize projenin başarıya ulaşma ihtimali bulunup bulunmadığının kesin mühlet içinde değerlendirilmesine karar verilerek ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) hakkında ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) hakkında İİK'nın 289. maddesi uyarınca 08/04/2026 tarihi saat 12:00'den itibaren 1 YIL SÜRE İLE KONKORDATO KESİN MÜHLETİ VERİLMESİNE, Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacıların mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla borç-alacak miktarı dikkate alınarak ... Sayılı ...tarihli Resmi Gazetede Yayınlanan Konkordato Komiserliği ve Alacaklılar Kuruluna Dair Yönetmeliğin 4. maddesi vd. maddelerindeki nitelikleri taşıyan mahkememizce resen seçilen ... T.C Kimlik Nolu Yeminli Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ..., ... T.C kimlik nolu Yeminli Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ... ve ... T.C kimlik nolu İcra İflas Hukukunda Uzman ...'ın KONKORDATO KOMİSERİ OLARAK ATANMALARINA ve derhal göreve başlaması gerektiğinin konkordato komiser heyetine bildirilmesine ve göreve başlama tutanağının konkordato komiser heyeti tarafından düzenlenmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili ... UYAP'tan göndermiş olduğu 28/04/2026 havale tarihli dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunmuş ve mahkememizin 29/04/2026 tarihli adli yardım talebinin reddine ilişkin karar verilmiştir. Mahkememizin 29.04.2026 tarihli adli yardım talebinin reddine ilişkin verilen karara davacılar vekili ...tarafından 09.05.2026 havale tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D. İş sayılı kararı ile adli yardım talebinin red olunmasına dair ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli kararına yönelik davacı vekilinin 09/05/2026 tarihli dilekçesine konu itirazının reddine karar verilmiş ve adli yardım talebinin reddine dair Mahkememizin ara kararı kesinleşmiştir. Konkordato komiser heyetince sunulan 25/05/2026 havale tarihli konkordato komiser heyeti birinci ara raporunun dosyaya sunulmuş olduğu raporda özetle; "Yukarıda açıklanan bilgi ve belgeler ile işbu Rapor tarihi itibariyle, ...Şirketi ve ... Şirketi bakımından ortak olarak Şirketlerin herhangi bir adreste fiili olarak ticari faaliyetini sürdürmemesi, kıymet takdiri konusu olabilecek stok, makine, teçhizat gibi mallara ulaşılamaması, şirket yetkilileri son bildirimlere cevap vermemesi ve komiser heyeti talimatlarını takip etmemi ücretlerinin borçlu tarafından sağlanması mümkün görünmemesi nedeniyle bilirkişi eliyle kıymet takdiri yapılarak borca batıklık bilançosu hazırlanamadığı; Şirketlerin herhangi bir adreste fiili olarak ticari faaliyetini sürdürmemesi, mühletin kaldırılması ardından taşınmaz ve taşınır malvarlığı unsurlarının önemli bir bölümünün hazcedilmiş ve icra yoluyla satılmış olması, şirket yetkililerinin gerekli bilgi ve belgeleri ibraz etmemesi, yeni bir revize proje sunmaması, son bildirimlere cevap vermemesi ve komiser heyeti talimatlarını takip etmemesi, geçici mühlet döneminde sunulan 07.06.2025 tarihli konkordato projelerinde gösterilen konkordato kaynağının ağırlıklı olarak faaliyetin devamı ile öngörülen kar, alacaklılardan tahsilat ve stok azaltımı gibi kalemlere dayanması, öngörülen kaynakların kısmen dahi elde edilmesi mümkün görünmediğinden konkordatonun başarılı olma ihtimali bulunmadığı, konkordato talebinin reddine ve kesin mühletinin kaldırılmasına karar verilebileceği; İİK m. 292'de komiser talimatlarına aykırılık ve malvarlığının korunması hallerinin, borca batıklık unsurundan farklı olarak ayrı ayrı iflas sebebi olarak düzenlendiği; 07.06.2025 tarihli konkordato projelerinde, ...Şirketi bakımından 97.252.688,55 TL, ... Ltd. 26.851.997,01 TL ticari alacaklardan tahsilat öngörülmüş olduğu; bu aşamada, eldeki bilgi ve belgelerle alacakların varlığını ve tahsil kabiliyeti değerlendirme imkanı bulunmadığı ancak kalan alacakların tahsilinin en etkili şekilde ancak iflas süreci içinde gerçekleştirilebileceği; işletmenin devamı mümkün gözükmediğinden ve şirketin kalan son malvarlığı unsurlarının özellikle alacaklarının korunması ve tahsili bakımından iflasın açılması gerektiği'' şeklinde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Mahkememizin 29.06.2026 tarihli ara kararı ile; 1-İİK'nın 292. maddesi uyarınca borçlu şirketler hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasının gerekip gerekmediği, kesin mühletin kaldırılması halinde borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesi gerekip gerekmediği konusunda karar verilmek üzere 16/07/2026 tarihinde duruşma icra edilmesine, 2-İİK'nın 292. maddesi uyarınca borçlu hakkında verilen kesin mühletin kaldırılmasının gerekip gerekmediği, kesin mühletin kaldırılması halinde borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerekip gerekmediği konusunda karar verilmek üzere 16/07/2026 tarihinde duruşma icra edilmesine karar verildiği hususunun İİK'nın 288. maddesinde belirtilen usulle ilan edilmesine, 3-Duruşma gün ve saatinin işbu ara karar ile birlikte davacılar vekiline, davacı borçlu şirketlere, borçlu şirketlerin yetkililerine ve komiser heyetine ayrı ayrı tebliğine, 4-Borçlu şirketlerin mevcut mali tabloları ve dosyaya yansıyan borç ve alacakları dikkate alınarak borca batıklık bilançosunun re'sen düzenlenmesi gerektiğinden ; 16/07/2026 tarihinden önce borçlu şirketlerin geçici mühlette tespit ettirilen mal varlıklarının haâ mevcut olup olmadıkları incelendikten sonra mevcut olması halinde mevcut olanların yeniden değerleme oranları dikkate alınarak ;muhtemel artış değeri göz önünde bulundurularak güncel rayiç değerlere göre borca batıklık bilançosunun hazırlanması gerektiğinin komiser heyetine bildirilmesine, İİK'nın 292. maddesi kapsamında duruşmanın 16/07/2026 günü saat 14:30'da icra edilmesine karar verilmiştir. Konkordato komiser heyetince sunulan 08/07/2026 havale tarihli konkordato komiser heyeti borca batıklık bilançosu ve mali değerlendirme raporunun dosyaya sunulmuş olduğu raporda özetle; "... Şirketi yönünden borçlu Şirketin 31.03.2026 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlığının 143.243.442,70 TL (pozitif) olduğu; ancak Bölüm 5.3'te açıklanan alacak devir hızı analizi ve ticari alacakların 90 günlük vade eşiğiyle yaşlandırılması ile taşınmaz ve taşıtlara uygulanan % 25 icra satış iskontosu birlikte dikkate alındığında hesaplanan rayiç özvarlığın - 51.354.560,47 TL olduğu; bu nedenle şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, borca batıklık İİK m. 179 uyarınca bir doğrudan doğruya iflas sebebi olduğundan konkordato talebinin reddi halinde borçlu şirketin iflasına karar vedilmesi gerektiği, ... Şirketi yönünden borçlu Şirketin 31.03.2026 tarihli mali verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile kaydi değerlere göre özvarlığının 13.064.369,69 TL (pozitif) olduğu; ancak Bölüm 8.3'te açıklanan alacak devir hızı analizi, Bölüm 8.4'te açıklanan stok düzeltmeleri ve şirket ortağı ...'a verilen avansın (11.266.305,41 TL) borca batıklık bilançosunda dikkate alınmaması sonucunda hesaplanan rayiç özvarlığın -7.295.512,86 TL olduğu; bu nedenle şirketin rayiç değerlere göre borca batık durumda olduğu, borca batıklık İİK m. 179 uyarınca bir doğrudan doğruya iflas sebebi olduğundan konkordato talebinin reddi halinde borçlu şirketin iflasına karar verilmesi gerektiği" yönünde görüş ve kanaat belirtilmiştir. Konkordato, tacir yahut gerçek veya tüzel kişi bir borçlunun, borçlarını ödeme şekliyle ilgili yaptığı teklifin, kanunda öngörülen çoğunlukla alacaklılar tarafından kabul edilmesi ve yetkili mahkeme tarafından tasdik edilmesi sonucunda, borçlunun tüm adi borçlarını ödeyebileceği koşullar göz önüne alınarak, kararlaştırılan sürede ve/veya miktarda ödemesini mümkün kılan bir hukuki müessesedir. Konkordatonun amacı borçluyu borçlarından ve eğer iflas şartlarını taşıyorsa muhtemel bir iflastan kurtarmak, alacaklıların da belirli bir vadede ve/veya indirimle alacaklarını tahsil etmelerini sağlamaktır. Konkordato süreci alacaklılar arasında eşitlik ilkesine dayalı olarak yürütülür. Konkordatoda alacaklılar arasında herhangi bir ayırım yapılmaksızın benzer durumda bulunan bütün alacaklıları kapsayan adil ve dengeli bir ödeme planının ortaya konulması ve alacaklıların tatmin edilmesinde de aynı ilkelerin gözetilmesi gerekir. Konkordato prosedürü içinde alacaklılar arasındaki eşitliğin sağlanması, borçlunun konkordato mühletinde (geçici ve/veya kesin mühlet) kural olarak konkordatoya tabi alacakları ödememesi ile mümkündür. Konkordato projesi, alacaklıların Kanun'da yazılı oranda kabulü ve mahkemece tasdiki halinde bunu kabul etmemiş olan alacaklılar için de mecburiyet kazanacak olup, konkordato mühleti içerisinde eşitliğin mutlaka gözetilmesi gerekecektir ki bu da ancak konkordatoya tabi alacakların kural olarak ödenmemesi yolu ile mümkün olabilecektir. Mühlet içinde alacakların ödenmemesi gereği, konkordatonun amacı ve doğası ile yakından ilgilidir. İİK 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nin 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir. Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır. Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. Konkordatoya tabi olmayıp, tamamen ödenmesi gereken rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklarının borçlunun brüt aktifi kabul edilen tüm aktiflerden indirilmesi ve bu işlemin sonunda konkordato bakımından göz önünde tutulması gereken net aktife ulaşılması gerekmektedir (Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 529-531). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2022 tarihli ... E.... K. sayılı ilamında; "... Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Projede kaynak olarak gösterilen bir işletmenin elden çıkarılması, yapılarak borçların ödeneceği işin terkedilmesi, somut olayda olduğu gibi internet alışverişlerinin hiç rağbet görmemesi tasdik edilen konkordato projesinin daha faaliyete geçmeden sonuç doğurmayacağının anlaşılması manasına gelirki böyle bir konkordatonun tasdikinin mümkün olmadığına karar vermek gerekir. Somut olayda yargılama sonrası dosyaya ibraz edilen 12/01/2022 tarihli kayyum raporuna göre konkordatosu tasdik edilen ...A.Ş.'nin en büyük 2 mağazasının kapatıldığı, internet satış biletlerine erişim bulunmadığı rapor edilmiştir. Asıl şirketin faaliyetine devam etmemesi nedeniyle tedarikçi şirket olan P...A.Ş.'nin de herhangi bir faaliyette bulunması mümkün görünmemektedir. Ayrıca konkordato talebinde bulunmalarına rağmen gerek ...A.Ş.'nin gerekse H.Y.'ın ayrı bir projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda başarıya ulaşma şansı bulunmayan konkordato talebinin her üç davacı açısından reddine karar verilmekle birlikte iflasa tabi olan davacılar açısından şartları bulunması halinde iflasa karar verilmelidir..." belirtilmiştir. İİK 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt). İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İİK 'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292.maddesi" İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa. b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa. c) Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa. d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse. İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamına göre davacı şirketlerin herhangi bir adreste fiili olarak ticari faaliyetini sürdürmediği, davacılara ait stok, makine, teçhizat gibi mallara ulaşılamadığı, 07.06.2025 tarihli konkordato projelerinde gösterilen konkordato kaynağının ağırlıklı olarak faaliyetin devamı ile öngörülen kar, alacaklılardan tahsilat ve stok azaltımı gibi kalemlere dayandığı, öngörülen kaynakların kısmen dahi elde edilmesi mümkün görünmediğinden konkordatonun başarılı olma ihtimali bulunmadığı,alacakların tahsilinin en etkili şekilde ancak iflas süreci içinde gerçekleştirilebileceği; işletmenin devamı mümkün gözükmediğinden ve şirketin kalan son malvarlığı unsurlarının özellikle alacaklarının korunması ve tahsili bakımından iflasın açılması gerektiği' anlaşılmakla 16.07.2026 tarihli celsede davacılar yönünden verilen kesin mühletin kaldırılmasına, 10.09.2026 tarihli celsede ise davacıların iflasının açılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Konkordatonun tasdiki talebinin reddine, ...Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ...ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...) ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ... ŞİRKETİ (Vergi No: ..., Mersis No: ...)'nin İFLASINA, iflasın 10/09/2026 günü saat 14:25 itibarıyla açılmasına, İflas tasfiyesinin İİK 308/2 maddesi uyarınca basit usulde yapılmasına, İflas avansının İflas Müdürlüğüne gönderilmesine, İflas kararının derhal İflas Müdürlüğüne ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsil edilmesi gereken harç 732,00 TL'nin peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, 4-Yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5-İİK 164/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, borçlular vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/3 maddesi atfı ile İİK 164. maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, alacaklılar yönünden kararın ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2026
BAŞKAN ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır KATİP ¸e-imzalıdır