İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1441 E. 2026/699 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1441
Karar No
2026/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1441 Esas KARAR NO : 2026/699

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 14/08/2026 KARAR TARİHİ : 11/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin müflis ...A.Ş. ile akdettikleri gayrimenkul satış vaadi ve inşaat sözleşmeleri kapsamında taşınmaz bedellerini ödediklerini, müflisin edimlerini yerine getirmemesi üzerine doğan bedel iadesi alacaklarını ... 2. İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında iflas masasına bildirdiklerini, iflasın 25.09.2025 tarihinde açılmasının ardından yürütülen tasfiye sürecinde müvekkilinin alacakları, iflas masasının 31.07.2026 tarihli kararıyla reddedildiğini, işbu davanın, İcra ve İflas Kanunu m. 235 uyarınca reddedilen alacakların iflas masasına kaydı ve kabulünü, müvekkilinin 29.09.2026 günü saat 14.00'da... Katta yapılacak olan ikinci alacaklılar toplantısına tedbiren katılmasına ve tasfiye kapsamındaki paylaştırma/dağıtım işlemleri ile masaya ait malvarlığının üçüncü kişilere devrinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, davanın kabulü ile ... 5. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla derdest olan terditli davalarında gayrimenkulün müvekkili adına tesciline karar verilmesi ihtimaline ilişkin haklarının baki kalması kaydıyla, tescil taleplerinin reddedilerek nakdi tazminata hükmedilmesi olasılığına binaen ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla, müvekkili ... yönünden ... 2. İflas Dairesi'nin...İflas sayılı dosyasında reddedilen 637.479,30-TL alacağın reddine dair haksız işlemin iptaline, işlemiş faiz hakkımız saklı kalmak ve 25.09.2025 iflas tarihi esas alınmak üzere, söz konusu alacağın İİK m. 206 uyarınca dördüncü sıradan iflas masasına kaydına ve kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaleti davalı ... 2. İflas Dairesi masası üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İflasın derdest davalara etkisi İcra ve İflas Kanunu'nun 194’üncü maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre: “Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.” Bu ilkeler ve yasal düzenlemelerin bir arada değerlendirilmesinden ortaya çıkan sonuç şudur: Derdest bir alacak (veya itirazın iptali) davası bulunan alacaklı davalının iflası üzerine (alacağını masaya yazdırmak zorunda olmaksızın) davasına devam edebilir ve dilerse alacağının masaya kaydı için de başvurabilir. Davacının masaya başvurması başlı başına davayı konusuz bırakmaz; bu ancak alacağın nizasız olarak masaya kaydıyla mümkündür. Davacı davasına devam etmek istiyorsa mahkeme yargılamayı ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar ertelemelidir. Nitekim İcra ve İflas Kanunu'nun 224’üncü maddesinde birinci alacaklılar toplanmasının görevleri arasında “muallak davalar” hakkında acele karar verilmesi de sayılmıştır. Esasen derdest davaların ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar duracağına dair yasal düzenleme ile (İİK.m.194/I) masa tarafından neticelendirilmesine lüzum görülmeyen iddiaların ve bu arada müflisin davacısı olduğu derdest davaların takibinin, ikinci alacaklılar toplanmasında hakkı isteyen alacaklıya devrolunmasına dair düzenleme (İİK.m.245) birlikte değerlendirildiğinde, anılan davaların olduğu gibi devam edeceğinin yani sıra cetveline itiraza dönüşmeyeceği hususunun yasa koyucu tarafından da benimsendiği anlaşılmaktadır. Bu düzenlemenin maksadı şudur: İkinci alacaklılar toplanması derdest davanın haklı olduğunu ve daha fazla gidere sebebiyet verilmemesi için bunun cetvele kabulüne karar verebilir. Beklemenin amacı da bu iradenin ne şekilde oluştuğunun görülmesidir. Alacaklı eğer alacağını masaya yazdırmak için iflas idaresine başvurmuşsa iflas idaresi bu alacak hakkında red kararı vermeyip, bunu masaya “nizalı alacak” olarak kaydetmelidir zira ortada zaten derdest bir dava bulunmaktadır ve müflisin yerine iflas idaresince takip edilecek bu dava sonucunda verilecek karar doğrudan masaya etki edecektir. Davanın kabulü halinde niza kaydı silinecek ve bu tutar masaya kabul edilmiş olacak, davanın reddi halinde ise alacak tamamıyla sıra cetvelinden çıkartılacaktır. Bu çerçevede varılan sonuç iflas tarihinde derdest bulunan ve konusu masayı ilgilendiren bir mal ya da hak olan davaların aynen (=tür değiştirmeksizin) devam edeceğidir. Bu noktada derdest davanın sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği ve dönüşmeyeceği olasılıkları çerçevesinde yapılacak yargılama ve davanın sonunda verilecek hükmün niteliği ile bunun masaya ne şekilde kaydedileceği üzerinde de durulmalıdır. Konusu para alacağı olan derdest davaların sıra cetveline itiraz davasına dönüşeceği kabul edildiğinde ortaya çıkan ilk sorun mahkemenin görevi noktasında olacaktır. Sıra cetveline itiraz davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi iken dava diğer mahkemelerde görülürken davalının iflası halinde söz gelimi sulh hukuk ya da tüketici mahkemesi görevsizlik kararı veremeyecektir. Ortada derdest bir alacak davası varken borçlu iflas ettiğinde alacaklı masaya başvurmuş ve iflas idaresi alacağı nizalı yazmak yerine reddetmişse bu noktada alacaklı yeni bir sıra cetveline itiraz davası açmak durumunda değildir. Zira iflas idaresi yeni bir hasım olmayıp, iflas masasının yasal temsilcisi olması sıfatıyla davacının karşısında konumlanmıştır. Geniş haklar bahşeden bir alacak davası varken, aynı hukuki sebebe ve aynı konuya dayalı açılacak ve aslında daha az hak bahşeden sıra cetveline itiraz davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23.Hukuk Dairesi, 22/03/2023 tarih, ... Esas, ... Karar; Yargıtay 23.Hukuk Dairesi, 07/03/2019 tarih,...Esas, ... Karar) Davacı tarafın, ... 5. Tüketici Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu edilen ve derdest olan terditli davalarında tescil taleplerinin reddedilerek nakdi tazminata hükmedilmesi halinde fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydıyla, davacı yönünden ... 2. İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında reddedilen 637.479,30-TL alacağın reddine dair işlemin iptaline, söz konusu alacağın İİK m. 206 uyarınca dördüncü sıradan iflas masasına kaydına ve kabulü talebi ile işbu davayı açtığı, devam eden dava dosyası mevcut iken tazminata karar verilmesi halinde faiz ve diğer talepler yönünden görülmekte olan dosyada karar verilebileceği gibi davanın ıslahı yoluna da gidilebileceği, buna rağmen davacı tarafın bu talepleri yönünden hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN HUKUKİ YARAR YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE; 1-Alınması gereken 732,00-TL harç başlangıçta peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1441, K. 2026/699, T. 11.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1441-e-2026-699-k-e906e9685f0f