Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1925 E. 2026/1899 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1925
Karar No
2026/1899
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1925 Esas

KARAR NO:2026/1899 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ(Kapatılan) İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

NUMARASI:2026/418 D.İş - 2026/423 Karar

TARİHİ:07/05/2026 (Ek Karar Tarihi)

TALEP:İhtiyati Hacze İtiraz

KARAR TARİHİ:26/10/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle,30/11/2024 vade tarihli, 20.000 USD bedelli bonoya dayalı olarak borçlular aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nin 20/04/2026 2026/418 D.İş - 2026/423 Karar tarihli kararı ile; "1-İbraz olunup incelenen talep dilekçesi ve eki belgeler münderecatına göre yukarıda adı yazılı bulunan alacaklının, talep dayanağı belgede yer verilen ve tutarı kararımızda gösterilen alacak bakımından vaki isteği, İcra ve İflas Kanunun 257. Maddesinin l.fıkrasına uygun görüldüğünden, aleyhine ihtiyati haciz istenilen ile üçüncü kişilerin muhtemel zarar ve ziyanlarını karşılamak üzere alacağın, % 15 ORANINDA NAKİT VEYA KESİN VE SÜRESİZ BANKA TEMİNAT MEKTUBU ibraz olunduğunda, yukarıda isim ve adresi belirtilen borçlu-borçluların menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının, yukarıda belirtilen borç tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla ve İcra ve İflas Kanununda muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, borçlunun temerrüde düşürdüğüne dair herhangi bir belge sunulmadığından, davacının işlemiş faiz yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine," karar verilmiş ve verilen karara karşı ... ve ... vekilleri tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... vekili 21/04/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; müvekkilinin adresinin Beşiktaş ilçesi sınırlarında olduğunu ve yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, ihtiyati haciz talep edenin hesabına 20.04.2026 tarihinde alacaklı, 30.11.2024 vade 20.000 USD tutarlı bono için 20.925 USD tutarın 20.04.2026 TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının ödendiğini, ödeme dekontunun ekte olduğunu, senet bedelinin faizi hesaplanarak yatırıldığını, ihtiyati haciz kararı İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü .... Sayılı dosyasından infaz edilmiş ise de, ödeme yapıldığından ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek; itirazın kabulüne ve ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... vekili 04/05/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; müvekkilinin adresinin İstanbul İcra Dairesi mıntıkasında olduğunu, yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Daireleri olduğunu, yetki itirazının kabulü ile İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerinin yetkisizliğine ve yetkili icra müdürlüğünün İstanbul İcra Müdürlüğü olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, ihtiyati haciz istemine dayanak olarak 11.08.2023 düzenleme, 30.11.2024 vade tarihli, 20.000,00 USD bedelli senet gösterildiğini, takibin, 21.04.2026 tarihinde başlatıldığını, 20.04.2026 tarihinde yani takip başlatılmadan önce, senet bedeli 20.000,00 USD asıl alacak ve 925,00 USD 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca 1 yıllık mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte TCMB tarafından açıklanan efektif satış kuru üzerinden (44,9433) TL karşılığı olan 940.438,55 TL'nin alacaklı vekilinin hesabına 20.04.2026 tarihinde ödendiğini, ödeme dekontunun ekte olduğunu, icra takibi başlatılmasında alacaklının hukuki yararı olmadığını ileri sürerek yetki ve borca itirazlarının kabulüne, müvekkilleri hakkında verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 07/05/2026 tarih ve 2026/418 D.İş - 2026/423 Karar sayılı kararı ile: "Talep İİK.nun 265.maddesinde düzenlenen ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına borçlulardan ... vekili tarafından itiraz edilmiş olup İİK'nın 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda itirazın duruşma açılıp taraflar dinlendikten sonra ve gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı kalınarak incelenmesi gerekir. İtiraz üzerine duruşma günü belirlenip taraf vekillerine tebligat yapılmış ve duruşmada beyanları alınmak suretiyle itirazlar değerlendirilmiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden tarafça mahkememizin yetkili olmadığı, ikametgahının Beşiktaş / İstanbul olması nedeniyle bu yer mahkemelerinin yetkili olduğu ileri sürülmüştür. Getirtilen icra takip dosyasının incelenmesinden itirazın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Talep dayanağı bono incelendiğinde; keşidecisinin ..., ..., lehdarının ihtiyati haciz talep eden olduğu, 11/08/2023 tanzim, 30/11/2024 vade tarihli bononun düzenleme yerinin İstanbul olduğu ve bono üzerinde ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağına dair kayıt bulunduğu görülmüştür.İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze, aynı kanunun 50. maddesine göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiş, anılan maddede ise ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bonoya dayalı ihtiyati haciz taleplerini değerlendirme yetkisi, 6100 Sayılı HMK'nın 6. maddesi uyarınca borçlunun yerleşim yeri mahkemelerine, bonoda ödeme yeri düzenlenmiş ise ödeme yeri mahkemelerine, bonoda ödeme yeri düzenlenmemiş ise TTK'nın 777/3. maddesi uyarınca keşide yeri mahkemelerine ve geçerli bir yetki sözleşmesi mevcut ise kararlaştırılan yer mahkemelerine aittir. Bonoda yer alan yetki kaydının geçerliliği bakımından HMK'nın 17. maddesi caridir. (bkz. Ülgen/Helvacı/Kendigelen/Kaya, Kıymetli Evrak Hukuku, 10.Bası, Oniki Levha Yayınları, İstanbul, 2015, s.141). İİK'nın 50. maddesi atfı ile HMK'nın 17. maddesi uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılabilecektir. HMK'nın 7/1. maddesine göre davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.Dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.Somut olayda; Her iki borçlunun adresinin Beşiktaş / İstanbul olduğu, bonoda ihtilaf halinde İstanbul mahkemelerinin yetkili kılındığı, bu haliyle ihtiyati haciz kararına yetki yönünden yapılan itirazın yerinde olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulü ile Mahkememizin 20/04/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir." gerekçesi ile,"1-İhtiyati hacze itirazın kabulüne mahkememizin yetkisizliği nedeniyle 20/04/2026 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına," karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda yetki itirazının yalnızca ... tarafından ileri sürüldüğünü, ... tarafından süresi içerisinde herhangi bir yetki itirazında bulunulmadığını, süresi içerisinde yetki itirazında bulunmayan davalı bakımından mahkemenin yetkisinin kesinleştiğini, bir davalının ileri sürdüğü yetki itirazının, itirazda bulunmayan diğer davalı bakımından sonuç doğurmayacağını, borçlu ...'in dava dilekçesinin tebliğine rağmen süresi içerisinde yetki itirazında bulunmadığını, ihtiyati haczin infazı ile birlikte ihtiyati hacizden haberdar olmuş olmasına rağmen herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, mahkemenin yetkisine yönelik herhangi bir itiraz da ileri sürmediğini, bu haliyle ... yönünden mahkemenin yetkisinin kesinleştiğini, yetki itirazında bulunmayan davalı ... yönünden ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ve yargılamaya devam olunmasına karar verilmesi gerektiğini, İhtiyati haciz başvurusu yapıldığı esnada borcun henüz ödenmediğini, ihtiyati haciz kararı tebliğ alındıktan sonra kararın icra müdürlüğünde infaz edildiğini, 19/04/2026 tarihinde ihtiyati haciz talep edildiğini, başvuru esnasında kambiyo senedine konu borçlar yönünden temerrüt oluşmuş olup kambiyo evrakına konu alacak kalemlerinin muaccel olduğunu, başvuru yapıldıktan sonra borçlular vekili tarafından dosyaların incelendiğini ve ihtiyati haciz kararından haberdar olunduğunu, ihtiyati haciz kararına istinaden Mahkeme veznesine 20/04/2026 tarihi itibariyle nakdi teminatların depo edildiğini, kararın tebliğ alındığını ve icra müdürlüğünde infaz edilerek esasa geçildiğini, borçlular tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, ihtiyati haciz kararına konu alacağın ödendiği iddiasının dinlenemeyeceğini, zira ödeme iddiasının İİK 265 maddesinde sayılan sebepler arasında olmadığını, mahkemenin, kanunda sınırlı olarak sayılan itiraz sebepleri dışına çıkarak ödeme iddiasını incelemesi ve bu yönde karar tesis etmesinin usul hukukuna açıkça aykırı olduğunu, ödemelerin ihtiyati haciz başvuru dilekçeleri incelenerek yapıldığının banka dekontlarına düşülen şerhlerden anlaşıldığını, borçlular dışındaki 3. Kişi tarafından yapılan ödemelerin itfa kabiliyeti bulunmadığını, borcun ödenip ödenmediğinin, yapılan ödemenin hangi borca ilişkin olduğunun ve borcu tamamen söndürüp söndürmediğinin, dar yetkili değişik iş dosyası üzerinden incelenemeyeceğini, bu iddiaların ancak genel mahkemelerde açılacak bir menfi tespit veya istirdat davasının konusunu oluşturabileceğini, başvuru tarihi itibariyle ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu, ihtiyati haciz kararının infazı ile birlikte dosyaya takip talebi ibraz edildiğini, İİK 261 maddesi uyarınca ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetlerin infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılması gerektiğini, borçluların itirazları yönünden icra mahkemelerinin görevli olduğunu, itirazların görevsizlik nedeniyle itirazların reddine karar verilmesi gerektiğini,İleri sürerek; ilk derece mahkemesi ek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararının devamına, ihtiyati haciz kararına itirazların reddine, itiraz etmeyen borçlu yönünden tesis edilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair kararın kaldırılmasına ve itiraz etmeyen borçlu yönünden ihtiyati haciz kararının devamına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; bonoya dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, karara karşı yapılan itiraz ise yetki yönünden kabul edilerek, 07/05/2026 tarihli ek karar ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Ek karara karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklar ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut olayda; ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararının infazı işlemleri ile kambiyo takibinin İstanbul Anadolu 17 İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, dosyanın incelenmesi neticesinde fiili haciz yapıldığına dair haciz tutanağına ve bu haciz tutanağının ihtiyati haciz kararına itiraz eden takip borçlularına tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı gibi, kaydi haciz yapıldığına dair bir işleme de rastlanmadığı, İİK'nun 265 maddesinde öngörülen yedi günlük itiraz süresinin itiraz dilekçelerinin tarihleri itibariyle henüz işlemeye başlamamış olduğu, bu durumda her iki muteriz yönünden de itiraz dilekçelerinin süresinde kabul edilmesi gerektiği, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Talep dayanağı bononun 11/08/2023 tanzim, 30/11/2024 vade tarihli, 20.000,00-USD bedelli, düzenleme yeri İstanbul olan bononun, keşidecisinin ..., lehdarının ... olduğu, ...'in ise avalist olduğu, uyuşmazlık halinde İstanbul icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.İtiraz eden ... vekilinin 21/04/2026 tarihli dilekçesinde mahkemenin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür. Mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, İİK’nın 258 ve 50. Maddeleri atfı ile HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri ile bonodan doğan borcun aranılacak borç niteliğini haiz olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde, keşideci ve avalistin yerleşim İstanbul İli Beşiktaş ilçesi sınırlarında olduğu, bononun ödeme yeri düzenlenmemiş ise de, TTK'nun 777/3 fıkrası uyarınca keşide yeri olan İstanbul'un aynı zamanda ödeme yeri olduğu, buna göre karar tarihi itibariyle; ihtiyati haciz talebini inceleme yetkisinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu, ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkisine süresinde itiraz eden ... yönünden yetki itirazının kabulüne ve ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.İtiraz eden ... vekilinin 04/05/2026 tarihli dilekçesinde mahkemenin yetkisine yönelik herhangi bir itiraz ileri süremediği, ihtiyati haciz kararından sonra esas hakkında takibe geçildiğini belirterek icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Kambiyo takibi aşamasında icra Müdürlüğü'nün yetkisine yönelik itirazlar, ihtiyati haciz yargılamasının konusunu teşkil etmeyip, bu itirazı inceleme görevi icra hukuk mahkemelerine aittir. ... yönünden ihtiyati haciz kararını veren mahkemenin yetkisine yönelik bir itiraz ileri sürülmemiş olması, yetkisinin kesin nitelikte ve kamu düzenine ilişkin bulunmaması, mahkemenin yetkisinin bu muteriz yönünden kesinleşmiş olması karşısında, ... yönünden de mahkemenin yetkisiz kabul edilmesi ve bu gerekçe ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına yerinde olmamış, ihtiyati haciz talep eden vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. İtiraz eden ... vekili tarafından ayrıca ödeme itirzında bulunmuşmuş ve dosyaya 20/04/2026 saat 17:01 tarihli dekont sunulmuş ise de; ihtiyati haciz talep tarihi olan 19/04/2026 tarihi itibariyle ve UYAP sistem kayıtlarına göre mahkemenin karar verdiği 20/04/2026 saat 16:07 tarihi itibariyle yapılmış bir ödeme bulunmadığı, buna göre gerek talep, gerekse mahkemenin ihtiyati haciz kararını verdiği tarih itibariyle ihtiyati haciz talep edenin, mutreriz ...'den vadesi dolmuş bonoya dayalı muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığını yaklaşık düzeyde ispat ettiği, itiraz tarihi itibariyle esas takibe geçilmiş olduğundan İİK'nun 266 maddesinde düzenlenen, ihtiyati haciz kararının infazı kapsamında uygulanan ihtiyati hacizlerin kaldırılması talebini inceleme yetkisinin icra hukuk mahkemesine ait olduğu, yapılan bu saptamalar karşısında mahkemece ...'in ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, ileri sürülmediği halde yetki yönünden itirazın kabul edilmesinin isabetsiz olduğu anlaşılmış, ihtiyati haciz talep edenin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur. Sonuç itibariyle; ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin 07/05/2026 tarih ve 2026/418 D.İş - 2026/423 karar sayılı Ek kararının kaldırılmasına, dairemizce yeniden hüküm tesis edilerek; itiraz eden ...'in yetki itirazının kabulüne, ihtiyati haciz kararının bu muteriz yönünden kaldırılmasına, ...'in ihtiyati haciz kararına itirazının ise reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE,(Kapatılan) İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2026 tarih ve 2026/418 D.İş- 2026/423 Karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce itiraz hakkında yeniden karar verilmek suretiyle,

2-İtiraz eden ...'in mahkemenin yetkisine yönelik İTİRAZININ KABULÜ ile ilk derece mahkemesinin 20/04/2026 tarihli 2026/418 D.İş - 2026/423 karar sayılı ihtiyati haciz kararının ... yönünden KALDIRILMASINA,

3- ...'in ihtiyati haciz kararına İTİRAZININ REDDİNE,

İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:

4-İhtiyati haciz harcı olan 1.206,00-TL harç ihtiyati haciz talep eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına,

5-İhtiyati haciz talep eden tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6-İhtiyati hacize itiraz eden ... vekille temsil edildiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 12.500,00-TL vekalet ücretinin ihtiyati haciz talep edenden alınarak ihtiyati hacize itiraz eden ...'e verilmesine,

7-İhtiyati haciz talep eden ... vekille temsil edildiğinden dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 12.500,00-TL vekalet ücretinin ihtiyati hacze itiraz eden ...'den alınarak ihtiyati haciz talep eden ...'a verilmesine,

İSTİNAF YÖNÜNDEN:

8-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının ihtiyati hacize itiraz edene iadesine,

9-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında sarf edilen istinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 2.002,00-TL, tebligat masrafı olan 340,00-TL ve dosyanın istinafa gidiş dönüş ücreti olan 340,00-TL toplamı 2.682,00 TL'nin ihtiyati hacze itiraz eden ...'den alınarak ihtiyati haciz talep edene verilmesine,

10-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

11-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/10/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1925, K. 2026/1899, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1925-e-2026-1899-k-63aca26066e9