Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1025 E. 2026/1611 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1025
- Karar No
- 2026/1611
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1025 KARAR NO : 2026/1611
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/02/2024 NUMARAS I : 2022/52 Esas - 2024/118 Karar DAVANIN KONUSU :Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/01/2022 KARAR TARİHİ : 15/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :15/10/2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2024 tarih 2022/52 Esas 2024/118 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, 02.09.2021 tarihinde .... Şti.'ye ait ve ....'nun sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın, davacı ....'a ait ve kendisinin idaresindeki .... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıya ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, Almanya'da bulunan .... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen 08.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile araçtaki hasar bedelinin KDV dahil 6.808,78 EUR, davacı aracının rayiç değerinin 4.500,00 EUR, hurda değerinin ise 8900,00 EUR olarak tespit edildiğini, bu durumda aracın ekonomik olarak total pert olduğu kabul edilerek, davacı nezdinde gerçekleşen gerçek zararın, aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu 3.700,00 EUR olarak belirlendiğini, Davalı sigorta tarafından 24.11.2021 tarihinde 5.000,00 TL tutarında kısmi ödeme yapıldığını, İşbu meblağının fiili ödeme günündeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı 364,32 EUR olduğunu, davacı bünyesinde oluşan toplam bakiye hasarın 3.335,68 EUR olarak hesaplandığını, ayrıca davacı tarafından bilirkişiye 932,60 EUR bilirkişilik ücreti ödendiğini, iş bu meblağın fiili ödeme günü tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dâhil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini, davacıya ait araçta meydana gelen, 3.335,68 EUR bakiye hasarın 1 nolu davalı bakımından zararının tamamı kaza tarihi olan 02.09.2021'den itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak, 2 nolu davalı sigorta şirketi yönünden ZMMS sigortası sıfatıyla poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 07.12.2021'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacının bilirkişi ücreti olarak ödediği 932,60 EUR'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı....Şti vekili; Yetki itirazları olduğunu, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, kaza tespit tutanağının bağlayıcılığı olmadığını, 02.09.2021 tarihli kaza tespit tutanağına itiraz ettiklerini, afaki zarar talebini kabul etmediklerini, davacı aracında en fazla 5.000 TL zarar olduğunu, kaza sonrası Türk mahkemelerinde bir tespit yapılmadığını, zararın Türkiye şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini, davacı aracının 20 yaş üzerinde bir araç olduğunu, ekonomik ömrünü tamamlamış olduğunu, 932,60 EUR bilirkişi ücretini kabul etmediklerini, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı .... vekili; yetki itirazları olduğunu, sunulan faturaların Almanca olduğunu, tercümesi gerektiğini, ekspertiz raporunda araçta en fazla 5.000 TL hasar olduğunun tespit edildiğini, talep edilen ekspertiz ücretinde sorumluluklarının olmadığını, davalı şirketin sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve 36.000 TL poliçe limiti dahilinde olduğunu, karşı tarafın zararı ispat etmesi gerektiğini, yasal faiz ile sorumlu olduklarını, talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile; 02/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile; davacı aracında oluşan hasar bedeli olan 2.185,68 Euro maddi tazminatın davalı .... A.Ş.'den (poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca 07/12/2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ....Şti yönünden talebe bağlılık ilkesi gereği talep doğrultusunda kaza tarihi olan 02/09/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden TL cinsinden hesaplanan karşılığının müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, ekspertiz ücreti olan 932,60 Euro bedelin gerekçeli kararın yargılama gideri bölümünde değerlendirilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti talebin yargılama gideri olarak değerlendirilemeyeceği kanaati ile reddine karar verilmişmiştir. Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, gerçek zararın belirlenmesinde davacıya ait aracın kaza tarihinindeki rayiç değeri esas alınmasının gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda inceleme tarihindeki araç rayiç değeri esas alındığını ve araçtaki aksamların eksik değerlendirildiğini mahkemece resen dikkate alınması gerektiğini, hurda değeri yönünden denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dava açılmadan önce davacı tarafından sarf edilen ekspertiz giderinin yargı kararlarına göre yargılama giderlerinden sayılarak ''fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının'' davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken dava tarihindeki kur karşılığına hükmedilmesinin doğru olmadığını, davalılar yönünden davanın kısmi ret edilme sebebinin ortak olmasına rağmen ayrı ayrı karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... Şti vekili, yetki itirazında bulunulmasına rağmen yetki itirazı değerlendirilmeden karar verildiğini, .... A.Ş.'nin poliçe limitinin kaza tarihindeki bu kabul olmazsa bile, davacının .... A.Ş.'ye başvuru tarihinde yani .... A.Ş.''nin temerrüt tarihindeki poliçe limitinin Eur karşılığının belirlenerek.... A.Ş.''nin sorumluluk miktarının belirlenmesini, Bilirkişilik/ekspertiz ücreti olarak ödendiği iddia edilen 932,60 EUR'nun hüküm altına alınmasını, davacının davalı şirketten bu parayı talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının kendi arzusuna göre yaptırdığı işlemlerin masrafların davalı şirketten alınmasına karar verilmesi hukuka uygun olmadığını, davalı şirketten alınmasına hükmedilen alacak kalemlerinin faiz başlangıç tarihleri, faiz oranları da davalı şirket aleyhine olacak şekilde hatalı olduğunu, faiz oranı yüksek belirlendiğini, hükme esas alına bilirkişi kök ve ek raporları hatalı olduğunu, davalı şirketten alınmasına hükmedilen yargılama giderleri, harçlar, vekalet ücreti fazla oldukları gibi kısmen kabul kararı verilmesine rağmen davalı şirketin harcadığı yargılama giderlerinin davacıdan alınmasına karar verilmemesi hatalı olduğu hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... A.Ş. vekili, mahkemece davalı şirket yönünden poliçe teminat limitlerine değinmeden poliçe teminat hadleri üzerinde tutara hatalı olarak karar verildiğini, davalı şirketin poliçe teminatları üzerinde icra tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, davalı şirket açısından poliçe teminat limitleri açıkça belirtilerek karar verilmesi gerektiğini, poliçe teminatı nazara alınmadan müşterek ve müteselsil sorumluluğa hükmedildiğini, mahkeme kararı yasa ve usule aykırı olduğunu, esas alınan bilirkişi raporunun rasyonel olmayıp çıkarılan tutar fahiş olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, karara esas alınan bilirkişi raporu yürürlükte olan mevzuata yani Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde bulunan hesaplama yöntemine göre düzenlenmediğini, Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre rapor alınması gerektiği hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, yabancı plakalı aracın Türkiye'de meydana gelen hasarından dolayı zarar veren aracın, işleteni ve ZMMS sigortacısından maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı anlaşılmakta olup, davacı aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamaz. Aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olup, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 24.06.2015 tarih 2014/17-28 Esas 2015/1745 Kararı) Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) Hasar bedeli araç rayicini %50'si aştığı durumlarda aracın tamirinin ekonomik olmadığı açıktır. Bu durumda, araç pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nın 18.05.2016 tarih ve 2016/3196 E. - 2016/6047 K.) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. (6102 sayılı TTK'nın 1427 vd) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. (Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.) Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından aracın rayiç değerinin kaza tarihine göre belirlenmemiş olduğundan bahisle gerçek zararın eksik hesaplandığı hususu istinaf nedeni olarak gösterilmiş ise de, bilirkişi ek raporunda aracın rayiç değerinin kaza tarihinden rapor düzenleme tarihine kadar geçen süre dikkate alınarak düzenlendiği açıkça belirtilmekle rayiç değerin kaza tarihindeki değere göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi rapor ve ek raporunda davacıya ait araçtan daha eski ve daha yeni araçların birlikte değerlendirilerek rayiç değerin tespit edildiği, özellikle araç üzerinde fiziki inceleme imkanı bulunmadığı dikkate alındığında düzenlenen raporun dosya kapsamına ve yerleşik yargısal içtihatlara uygun olduğu anlaşıldığından mahkemece rapora itibar edilerek verilen kararda bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Davacı vekilinin ekspertiz ücretine yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde, ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup dava tarihine göre değerinin belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir. Aracın hurda değerini ilişkin itiraz Bilirkişi raporunda ve kararda değerlendirildiğinden bu itirazın yersiz olduğu tespit edilerek reddedilmiştir . Davacı vekilinin kısmi ret üzerinden ret sebepleri ortak olması nedeniyle tek bir vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği itirazı kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin istinaf talebi incelendiğinde mahkemece Sigorta şirketinin sorumluluğu değerlendirilerek kararda poliçe limiti ile sınırlı olarak karar verildiği, bu yöndeki itirazın infazla ilgilendirdiği bilirkişilerden alınan asıl ve ek raporların yeterli inceleme içerdiği tespit edilmekle bu davaların istinaf taleplerinin yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Davalı .... Şti. vekilinin yetki itirazının yerinde olmadığı sigorta şirketinin sorumluluğu miktarı belirlenirken Euro üzerinden sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiği ekspertiz ücreti bedelinin ihtiyari olduğundan talep edilemeyeceğini kusura ilişkin tespite kabul etmediklerini davacının iddialarını ispatlanamadığı teknik yönden yapılan değerlendirmeleri kabul etmediklerini belirtmiş ise de bu itirazların yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Davalının istinaf dilekçesinde yer alan müvekkilin yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacıdan alınmasına ilişkin talebi ise kabul edilmiştir. Bu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davalı .... A.Ş'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, B-Davacı vekilinin ve davalı .... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının KABULÜ ile İzmir 6. Asliye ticaret Mahkemesinin 12.02.2024 tarih 2022/52 esas 2024/118 karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; 02/09/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile; -Davacı aracında oluşan hasar bedeli olan 2.185,68 Euro maddi tazminatın davalı .... A.Ş.'den (poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca 07/12/2021 tarihinden itibaren, diğer davalı ....Şti Yönünden talebe bağlılık ilkesi gereği talep doğrultusunda kaza tarihi olan 02/09/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden TL cinsinden hesaplanan karşılığının müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Ekspertiz ücreti olan 932,60 Euro bedelin gerekçeli kararın yargılama gideri bölümünde değerlendirilmesine, -Arabuluculuk vekalet ücreti talebinin yargılama gideri olarak değerlendirilemeyeceği kanaati ile reddine, 3-Alınması gerekli 2.318,85 TL harçtan peşin alınan 886,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.431,96 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 967,59 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesin 5-Davalı .... Şirketinin yapmış olduğu yargılama gideri olan 87,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 29,58 TL'sinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiye giderin bu davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından işbu dava nedeniyle sarf edilen 2.041,55 TL yargılama gideri, ekspertiz ücreti olan 932,60 Euro bedelin dava tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanan 14.484,30 TL olmak üzere toplam 16.525,85 TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre 10.802,08 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 8-Davalı .... Şirketi ve ....A.Ş. kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.3/2 f hükümleri uyarınca, takdir ve tayin edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, bu davalılara verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde taraflara re'sen iadesine, 10-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre 1.045,84 TL'sinin davalılardan, 554,16 TL'sinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, C-İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı .... Şirketi'nin ödediği istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuran bu taraflara iadesine, 2-Davalı.... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 2.937,33 TL'den peşin alınan 579,64 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.357,69 TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı .... A.Ş. tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 707,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.876,40-TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı .... Şirketi tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve 13,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.182,40-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.