Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/985 E. 2026/1549 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/985
- Karar No
- 2026/1549
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/985 KARAR NO : 2026/1549
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/04/2024 NUMARASI : 2021/283 Esas - 2024/343 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :08/10/2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/04/2024 tarih 2021/283 Esas 2024/343 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili, 31.01.2020 tarihinde davalı şirket tarafından sigortalanan .... plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya ilişkin olarak İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/323 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Kurulu Raporuna göre %15 oranında meslekte kazanma gücünde azalma oranının tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren .... plakalı aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını ve davalı şirketin meydana gelen manevi zarardan sorumlu olduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı sigorta vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle; kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Bireysel Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 100.000,00 TL limitle manevi tazminat dahil İMMS teminatı verildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu kaza nedeniyle kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, bu nedenle Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınmasının gerektiğini, davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun hatalı olduğunu ve hükme esas alınamayacağı, ayrıca raporun kazanın üzerinden 12 ay geçmeden düzenlenmiş olması nedeniyle de hatalı olduğunun sabit olduğunu, davacının manevi tazminata ilişkin talebinin fahiş olduğunu, müvekkilinin sadece gerçek zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, yine davacının faize ilişkin talebinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 31.01.2020 tarihinde, davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesi üzerinden ... Caddesi istikametine seyrederken ...sokağı kavşağına geldiğinde.. Sokağı yönünden gelip... Caddesine çıkış yapan ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, kaza neticesinde, mahkememizce son olarak aldırılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 23.01.2024 tarihli rapordan, davacının, kaza nedeniyle "Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında kas iskelet sistemi, alt ekstremiteye ait sorunlar Tablo 3.3'e göre %5 olduğu, tablo 3.2'ye göre %3 olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığının tespit edildiği, kaza sırasında, kaza tespit tutanağına göre davacının kaskının takılı olduğu, kusur oranlarının belirlenmesi açısından İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 6.07.2021 tarihli rapordan, sürücü ...'ın sol tarafındaki araç trafiğini kontrol etmeden dönüş yapmak için kavşağa girdiği, davacının önünü kapattığı ve ilk geçiş hakkını davacıya vermediği, bu şekilde kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı sürücü ....'in %100 oranında kusurlu olduğu ve davacı ....'in ise kusursuz olduğunun belirlendiği, davacının, 28.01.2021 tarihinde davalıdan tazminat başvurusunda bulunduğu, davalı tarafından davacıya manevi tazminat ödemesinin yapılmadığı, başvuru tarihine göre 45 gün sonra davalının temerrüde düştüğü ve taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığı, davacının aylık 4.500,00 TL maaşla hemşire olarak çalıştığı, kirada oturduğu ve mal varlığının bulunmadığı anlaşılmakla, davacının maluliyet durumu, kusursuz olması,paranın satın alma gücü, ekonomik ve sosyal durumu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 75.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 15/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı Davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı değil, olay nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen giderilmesi amaçlı olduğunu, değerlendirme, maluliyete göre değil, poliçe limiti ve davacının talebi dikkate alınarak yapılmış olup hatalı değerlendirme içerdiğini, kabul manasına gelmemek üzere, davacı taraf motosiklet sürücüsü olup kask ve koruyucu kıyafet kullanmadan seyahat etmekte olduğu izahtan varestedir, bu husus, zararın artmasına sebebiyet verdiği halde, tazminat tutarı belirlenirken dikkate alınmadığını, kaza sonrası alkollü olup olmadığı hususunda da bir araştırma yapılmadığını, karara esas alınan kusur oranlarını da kabul etmediklerini, kararın kaldırılarak gerçek kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava İMMS sigortacısına kaşı haksız fiile dayalı olarak açılan manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı ....'in 15.04.2021 tarihli dilekçesiyle davalının .... A.Ş.'den sürücüsü olduğu... plakalı motosiklete davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plakalı aracın çarpmasıyla meydana gelen vücut bütünlüğünün bozulmasından dolayı manevi zararının giderilmesi için 100.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılamada tarafların sosyal ve ekonomik durumu, İzmir 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/323 Esas sayılı dosyası, kusur durumuna ilişkin deliler istanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor, davacının maluliyet durumuna ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan rapor, 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 08.03 2022 tarihli rapor, psikiyatri rahatsızlığı olmadığına dair rapor ve diğer deliller değerlendirilerek davalı sigorta şirketinden 75.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 15.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinde manevi tazminat miktarının yüksek olduğu davacının kusurunu bulunduğu, alkollü olup olmadığının belirlenemediği belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir. Ancak davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların tümünün mahkeme tarafından değerlendirildiği, davacının kusurlu bulunmadığı, kask takarak motosiklet kullandığı, alkollü olduğuna dair hiçbir tespit iddia ve delil bulunmadığı, davacının ekonomik ve sosyal durumu ile meydana gelen olayın üzerindeki psikolojik ve maddi etkileride ve istinafa tabi olan hususların tümü değerlendirilmek sonucunda karar verildiği belirlendiğindek istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.123,25 TL'den peşin alınan 1.281,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.841,65 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 08/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.