Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1926 E. 2026/2381 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1926
- Karar No
- 2026/2381
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1926 KARAR NO : 2026/2381 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2023 NUMARASI : 2021/308 ESAS 2023/421 KARAR
DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. .... DAVANIN KONUSU : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 28/09/2026 YAZIM TARİHİ : 28/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih, 2021/308 Esas, 2023/421 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'un davalıdan olan alacağını tahsili için .... İcra Müdürlüğü'nün 2001/4396 Esas (yeni dosya 2020/6106 Esas) sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, icra takibine itiraz üzerine, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/164 Esas ve 2011/64 Karar sayılı dosyasından itirazın iptali davası açtıklarını, dava sonunda toplam 1.492.331,41.TL üzerinden takibin devamına ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa %70 oranından başlamak sureti ile değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, sonrasında .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/6106 Esas sayılı dosyasına, davalı tarafından toplam 8.482.057,09.TL asıl alacak ve faiz ödemesinin yapıldığını, müvekkilinin 20.03.2001 tarihinde ödenmesi gereken davalı bankada olan alacağının davalının temerrüdü nedeniyle 28/07/2020 tarihinde tahsil edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını beyan ederek zararının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği dava konusu alacağın belirsiz alacak olması nedeniyle dava konusu edilemeyeceğini, davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, ... Bankası T.A.Ş.'nin yönetim ve denetiminin 15/03/2001 tarihinde TMSF'ye devredildiğini, B.K.20.maddesi anlamında geçersiz olan fahiş kısmın kısmi butlanla malul olduğu düşüncesi ile İMKB ortalaması ile müşteriye verilen faiz arasındaki fahiş farkın ödenmediğini, müşterilerin hesaplarından İMKB faiz oranları üzerinde kalan kısımların iade alındığını, bu durumda olan müşterilerden birisinin de davacı ... olduğunu, davacının hesabından kesinti yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığını, bu nednel davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; Davacının zarara dayanan talep hakkının alacak hakkı olduğunu, TBK 'nun 122. Maddesinde zaman aşımı yönünden ayrı bir düzenleme bulunmadığından bu alacağa da TBK'nun 146. Maddesindeki 10 yıllık zaman aşımı süresi uygulandığını, bu nedenle davacının, zarar davasını açıldığı 07/04/2021 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre içerisinde (07/04/2011) gerçekleşen zarar bölümünün talep edilmesinin mümkün olduğunu, bu süre dışında kalan zarar için zaman aşımı geçerli olduğunu, zaman aşımına uğrayan 20/03/2001-07/04/2011 tarihleri arasındaki davacının zararının 8.336.932,04.TL olduğundan, bu miktarın zaman aşımı nedeniyle reddine, zaman aşımına uğramayan 4.878.453,72.TL davacının zararın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Munzam zararın alacağın tahsil edildiği tarihte doğduğundan dolayı, munzam zarar davasının zamanaşımı başlangıcının paranın tahsil edildiği 24.07.2020 tarihinden itibaren başladığını, bu davada zamanaşımı süresinin başlangıcının, önceki dava sonucu bedelin tahsil edildiği tarih olduğunu, çünkü, munzam zararın varlığı ve miktarı o tarih itibariyle ortaya çıktığını, ayrıca Mahkeme'nin kararına esas aldığı raporda hesaplama düz basit olarak yapıldığını, hayatın olağan akışı gereği, yatırım uzmanı olmayan en sıradan kişi dahi, parasını vadeli TL mevduatta veya yabancı para cinsinden vadeli mevduatta (USD, EURO) veya devlet tahvili hazine bonosunda değerlendirmeye karar vermesi halinde parasını vadeli hesaba veya devlet tahvili hazine bonosuna vadeli olarak yatırdıktan sonra ve vade sonunda elde etmiş olduğu faiz getirisini, ana parasına ekleyerek tekrar vadeli hesaba yatıracağını, bunun aksinin düşünülemeyeceğini, ancak, bilirkişi raporunun hükme esas alınan kısmında, vade sonunda elde edilen faiz gelirinin eklenmeden hesap yapıldığını, bu şekilde yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, HMK'nın 293 maddesi kapsamında uzman görüşünde ise munzam zararın 50.948.452,92.TL olduğunun tespit edildiğini, dönem içerisinde elde edilen nemanın anaparaya eklenmek suretiyle bu hesaplamanın yapıldığını, ek raporda belirlenen 42.865.042,61.TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Kök ve ek bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, mahkeme tarafından itirazların tetkik edilmeden eksik ve hatalı bilirkişi raporu ile hüküm kurulduğunu, hak düşürücü süre ile zaman aşımı süresinin bilirkişi raporunda eksik değerlendirildiğini, yetki itirazında bulunduklarını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olmadığını, bu nedenle usulden reddi gerektiğini, müvekkili banka lehine hükmedilen vekalet ücretinin eksik ve hatalı olduğunu, DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; 6098 sayılı TBK'nun 122. Maddesine dayanan aşkın zarar istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; davacının davalı bankaya vadeli mevduat hesabı olarak yatırmış olduğu parasının davalı banka tarafından vadesinde ödenmediği ve davacının parasının yatırım araçlarında kullanma hakkından yoksun kaldığı temerrüt tarihinden tahsil tarihine kadar işlemiş faiz ile birlikte ana parası kendisi tarafından Yargıtayında kabul ettiği yatırım araçlarından elde edeceği getirinin %10 nu bile karşılamadığını iddia ederek aşkın zarar talebinde bulunduğu, davacı .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/164 Esas sayılı dosyasında temerrüt tarihi olarak kesinleşen 20/03/2001 tarihinden .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/6106 Esas sayılı dosyasından paranın tahsil edildiği 28/07/2020 tarihine kadar geçen süre için hesaplama yapılmasını talep ettiği, yerel mahkemece yaptırılan ve hükme esas alınan 27/05/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda davalının temerrüt tarihi olan 20/03/2001 tarihinden tahsil tarihi olan 24/07/2020 tarihine kadar geçen süre içerisinde yapılan hesaplamada davacının aşkın zararının 13.215.385,76.TL olduğu tespit edildiği, aşkın zarara dayanan talep hakkı esasen bir alacak hakkı olduğu ve TBK 'nun 122. Maddesinde zaman aşımı yönünden ayrı bir düzenleme bulunmadığından bu alacağa da TBK'nun 146. Maddesindeki 10 yıllık zaman aşımı süresi uygulanacağı, bu nedenle aşkın zarar davasının açıldığı 07/04/2021 tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre içerisinde (07/04/2011) gerçekleşen zarar bölümünün talep edilmesi mümkün olup bu süre dışında kalan zarar bölümünün ise zaman aşımına uğradığının kabul edilmesi gerektiği, zaman aşımına uğrayan 20/03/2001-07/04/2011 tarihleri arasındaki aşkın zararın 8.336.932,04.TL olduğu, zaman aşımına uğramayan aşkın zararın ise 4.878.453,72.TL olduğu, bu doğrultuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine dair mahkemece yapılan değerlendirme yerinde olduğundan, davacı ve davalı vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-a-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15.TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b-)492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 333.247,17.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 83.311,80.TL'nin mahsubu ile bakiye 249.935,37.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 28/09/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır