Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1350 E. 2026/2027 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1350
Karar No
2026/2027
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1350 KARAR NO : 2026/2027

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2023 NUMARASI : 2019/319 Esas 2023/204 Karar DAVA : Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 12/07/2019 ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/374 ESAS - 2019/1141 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 24/09/2026

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/319 Esas 2023/204 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)ASIL DAVA DOSYASINDA Davacı .... Şti. vekili 12.07.2019 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin taşıma işleri komisyonculuğu, acentelik ve simsarlık yaptığını, davalı ... Şti. ile 16 adet / 8 set "primary bundle" emtiasının Çin Tianjin Limanından Türkiye Aliağa Limanına taşınması ve .... Buharkent sahasına taşınması işinin müvekkili tarafından organize edildiğini, müvekkilinin taşıma işleri komisyonculuğu kapsamında 7.000 USD değerinde iç nakliye ve dış nakliyeyle birlikte 92.000 USD karşılığında anlaşıldığını, emtianın 1811WXGGIZM001 nolu konşimento ile ... numaralı.... gemisi ile taşımayı İzmir Aliağa Limanına yaptığını, gönderilen... A.Ş.’nin liman sahasından gemiden tahliyesine müteakip yükleme limanında yapılan istif hatası neticesinde emtianın hasara uğradığını iddia ederek yükü teslim almadığını, bu nedenle müvekkilinin bu taşıma işini organize edemediğini, ancak aracılık faaliyetini yaptığını ve navlunu hak kazandığını, gemi donatanı ile yapılan charter sözleşmesi ile müvekkilinin istiften sorumlu olmadığını, taşıma işleri komisyoncusu olarak hareket ettiğini, navlun bedeline her halükarda hak kazandığını, TTK m. 1178 gereğince navlunun indirilemeyeceğini, sözleşmenin 5. m. uyarınca navlun ücretinin kalan %50 sinin saha teslimine müteakip 30 gün içerisinde ödeneceğinin düzenlendiğini, ancak 26.07.2018 tarihinde teslim edilen emtiaya karşılık 30 gün içinde ödeme yapılmadığını, navlun bedelinin 46.630,00 USD’lik kısmının ödendiğini, geri kalan kısım olan 38.370,00 USD’lik 26.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsilini talep etmek istediklerini, arabuluculuk şartını yerine getirildiğini belirterek 38.370,00 USD’nin 26.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı .... Şti. vekili 02.09.2019 tarihli cevap dilekçesiyle; davacının davasının haksız olduğunu, davacıya karşı İzmir 5. ATM’nin 2019/374 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını, davacının emtiaları sözleşmeye göre son teslim yeri olan Buharkent/Aydın'a teslim etmediğini, eşyaların ağır şekilde hasarlanarak tamamının zayi olduğunu, davanın 2019/374 E. sayılı dosyayla birleştirilmesini istediklerini, sözleşmenin 5. m. navlun ücretinin kalan %50 sinin saha teslimine müteakip 30 gün içinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak emtianın teslim edilmediğini, TTK m. 1178/1 e göre taşıyanın emtianın korunması, gözetimi ve boşaltılmasından sorumlu olduğunu, hatalı yükleme, istif, boşaltılma nedeniyle emtiaların zarar gördüğünü, emtianın üstüne ve altına ağır yükler yüklendiğini ve bu nedenle hasara uğradığını, oysa sözleşmenin ekinde "Lifting and Transport Procedure" ile emtianın nasıl taşınacağının belirtildiği ve taşıma sırasında altına ve üstüne yük konulamamasının talimatta yer aldığını, dava dilekçesinde ki iddiaların aksine müvekkilin yükü teslim almaktan kaçınmadığını, ancak bu nedenle alt taşıyıcı / taşeron ücretlerinin ödenmediğini, davacının ödemediği 300.900,00 TL araç üstü bekleme ücreti, 296.679,00 TL ardiye ücreti ödemek zorunda kaldığını ve ancak böylece emtiaların liman sahası dışına çıkarıldığını, davacının lojistik sözleşmesi hükümlerini yerine getirmediğini ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı .... Şti. vekili 20.09.2019 tarihli replik dilekçesiyle; müvekkilinin emtianın teslim sürecinde davalı tarafın talimatlarına uygun hareket ettiğini, 26.07.2018 günü liman sahasında tahliye işlemine başlandığını, 1 adet “set bundle” emtiasının araç üzerine yüklendiğini, ancak davalının ve gönderilen.... A.Ş. nin emtianın hasara uğradığı iddiasıyla kalan 7 set bundle emtiasını gemi üzerinde beklettiğini, 27.07.2018 tarihinde teminat mektubu talep edildiğini, geminin...sigortacısının gönderilen...A.Ş. ye 30.07.2018 tarihinde bir teminat mektubu verdiğini, kalan 7 adet set bundle emtianın 7 farklı araca yüklendiğini, davalı tarafın 30.07.2018 tarihinden 16.08.2018 tarihine kadar teslim yerini belirtmediğini, bu nedenle emtianın limanda kaldığını, araçlar için (1 araç için 12 gün, 7 araç için ise 8 gün) araç üstü bekleme ücreti doğduğunu, müvekkilinin davalı tarafa peşin olarak nakliyeci firmanın talep ettiği ücreti ödemeleri yapmak istediğini teklif ettiğini, davalının bu teklifi kabul etmediğini, TTK m. 1174 uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçındığını, araç üzeri bekleme ücretlerinin doğduğunu, talimatlara aykırı olarak emtiaların tır üstünde bekletildiği iddiasını kabul etmediği, bakiye navlun bedelinin ödenmediğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı .... Şti. vekili 15.10.2019 tarihli düplik dilekçesiyle; davacının olayları saptırdığını, emtiaların hasarsız bir şekilde teslim edilmemesi sebebiyle ilave masrafların doğduğunu, emtialar hasarsız teslim edilseydi ücretlerin ödeneceğini, ancak ardiye ücretleri ve bekleme ücretlerinin müvekkil şirket tarafından ödendiğini, emtiaların gümrük ve millileştirme işlemine tabi tutulmasının söz konusu olduğunu ve hasarlı emtiaların tasfiyelik emtia muamelesine tabi tutulmasına engel olunduğunu bu nedenle müvekkilinin ek ödemeler yaptığını, gemi üzerinde yapılan kontrollerde ağır şekilde hasarın bulunduğunun tespit edildiğini, teslim yerinin liman sahası olmadığını, varış yerine malın tesliminin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. B-) BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2019/374 ESAS SAYILI DOSYASINDA Davacı .... Şti. vekili 26.07.2019 harç tarihli dava dilekçesiyle; davalı ... Şti. ile 12.04.2018 tarihinde lojistik sözleşmesi yaptıklarını, müvekkili şirketin 16 adet / 8 set hava soğutmalı kondanser (primary bundle) emtiasını Çin Tianjin Limanından Türkiye Buharken Aydın sahasına gönderilmesi için davalı taşıyan..... Şti. ile lojistik sözleşmesi yaptığını, teslim noktasına kadar tüm taşıma işlemlerinin (liman içi taşıma ve tahliye dahil) davalı tarafından yüklendiğini, 26.07.2018 tarihinde İzmir Aliağa Limanına geminin vardığında ambar kapaklarının açılmasıyla yükün ağır şekilde hasarlandığının tespit edildiğini, sözleşmenin ekinde "Lifting and Transport Procedure" ile emtianın nasıl taşınacağının belirtildiğini, buna rağmen talimata aykırı şekilde taşıma işleminin gerçekleştirilmesi nedeniyle emtianın ağır şekilde hasarlandığını, 27.07.2018 tarihinde davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak davalının emtiaların geç teslim edilmesine ve müvekkilinin talimatlarına uymayarak zararın artmasına sebebiyet verdiğini, hasar bedelinin 19.11.2018 tarihinde tespit edildiğini ve .... Şirketinin 1.852.312,00 TL hasar tazminatı ödediğini, emtiaların 65.000 TL sinin sovtaja ayrıldığını, emtianın toplam bedelinin 384.000 Euro olduğunu, sigorta şirketinden tazmin edilen 316.570,96 Euro’nun mahsubu ile geriye kalan bakiye 67.429,04 Euro zararın davalıdan tahsilinin gerektiğini, ayrıca taşıma sözleşmesi gereği liman içi işlemler ve tahliye işlerinin davalı taşıyan tarafından üstlenildiğini, davalı taşıyanın bu işlemleri yapmadığını, emtiaların tır üzerinde bekletildiğini, taşeron ücretlerinin ödenmediğini, müvekkilinin zararın artmasını engellemek için 300.900 TL araç üstü bekleme ücreti ve 296.679 TL ardiye ücreti ödediğini, geç teslim nedeniyle doğan zararın sözleşmenin 19. m. yer aldığı üzere sözleşme bedelinin %1 i olarak belirlendiğini, 18.652 USD cezai şartın davalıdan tahsilinin gerektiğini, aynı zamanda ödenen navlun bedeli olan (%50 si peşin) 46.630 USD nin de müvekkiline iadesinin gerektiğini, taşıma sözleşmesinin ekinde ki "Lifting and Transport Procedure" ile diğer belgeler dahil olmak üzeri yüklemenin nasıl yapılacağının davalı taşıyana bildirildiğini, bu nedenle bu bedellerle birlikte.... Şti.’ne ödenen 22.243,26 TL’nin davalı taşıyandan tahsilinin de gerektiğini belirterek toplam 65.282 USD, 67.429,04 Euro ve 619.822,26 TL’nin davalıdan 3095 sayılı Kanun m. 4/A ve avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... Şti. vekili 04.11.2019 tarihli cevap dilekçesiyle; müvekkilinin davacının iddia ettiği hasar bedelinden sorumlu olmadığını, müvekkili ile davacı ... arasında yapılan lojistik sözleşmesi ve charter sözleşmesi ile müvekkilinin yükleme ve istiften sorumlu olmadığını, müvekkilinin sadece taşımanın organizesi işinden sorumlu olduğunu, charter sözleşmesinde “l/s/d/ul” (lashing, securing, dunnage) yani yükün bağlanması, emniyete alınması ve desteklenmesi yükümlülüğünün donatana ait olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, charter sözleşmesinde sorumluluğun donatana yüklendiğini, davacının emtianın tümünün hasara uğradığını ispat edemediğini, sovtaj faturasının dosyaya sunulmadığını, davacının aktif taraf sıfatını ispat edemediğini, yükletenin ... LTD. (..) iken emtianın dava dışı ... A.Ş. emrine gönderildiği, davacının ise konşimentoda ihbar adresinde yer aldığı, dava dışı yükleten ve gönderilen arasında bir satım sözleşmesi olduğu, davacının aktif husumetinin bulunmadığı, iddia olunan araç bekleme ücreti ve ardiye ücretlerine ilişkin ise müvekkilinin davacının talimatlarına göre hareket ettiğini, davacının talimatı dışına çıkılmadığını, araç üstü bekleme ve ardiye ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu ücrete ilişkin ödeme dekontlarının da dosyada yer almadığını, 26.07.2018 günü liman sahasında tahliye işlemine başlandığını, 1 set bundle emtiasının araç üzerine yüklendiğini, ancak davalının ve gönderilen....A.Ş.’nin emtianın hasara uğradığı iddiasıyla kalan 7 set bundle emtiasını gemi üzerinde beklettiğini, 27.07.2018 tarihinde teminat mektubu talep edildiğini, geminin ... sigortacısının gönderilen ... A.Ş.'ye 30.07.2018 tarihinde bir teminat mektubu verdiğini, kalan 7 set bundle emtianın 7 farklı araca yüklendiğini, davalı tarafın 30.07.2018 tarihinden 16.08.2018 tarihine kadar teslim yerini belirtmediğini, bu nedenle emtianın limanda kaldığını, araçlar için (1 araç için 12 gün, 7 araç için ise 8 gün) araç üstü bekleme ücreti doğduğunu, müvekkilinin davalı tarafa peşin olarak nakliyeci firmanın talep ettiği ücreti ödemeleri yapmak istediğini teklif ettiğini, davalının bu teklifi kabul etmediğini, TTK m. 1174 uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçınmasının alacaklının temerrüde düşmesi hali olduğu, TTK m. 1174/3-e göre gönderilenin eşyayı teslim almamasından doğan zararın tazmininin istenebileceğini, ayrıca 26.07.2018 günü müvekkilinin emtiayı TTK m. 1178/3-b uyarınca teslim ettiğini, Aydın Buharkent sahasına eşyanın götürülmemesini davacının istediğini ve talimat verdiğini, mezkûr olayda davacı uyarıldığından davacının geç teslim bulunmadığını, davacının geç teslim iddiasını ispatlayamadığı gibi, zararın doğduğunu da ispatlayamadığını, davacının gecikme zararına dayanak olarak gösterdiği satın alma koşullarının 19. m. yer alan cezai şart talebinin de şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin gecikme cezası ödemekle yükümlü olduğu kabul edilse bile gecikme cezasının sözleşme bedeli olan 92.000 USD nin %1 i yani 920 USD olması gerektiğini, davacının talebinin fahiş ve yanlış olduğunu, yine %50 peşin ödenen navlun bedelinin iadesinin talep edilemeyeceğini, müvekkilinin istiften sorumlu olmadığına göre navluna hak kazandığını, eşyanın zarara uğramasının navlun üzerinde etkisi olmadığının, TTK m. 1199'da ki şartların gerçekleşmediğini, yine muaccel olan bakiye navlun bedelinin davacı tarafça ödenmesi gerektiğini, sözleşmenin 25. m. yer alan sınırlayıcı koşullarında uygulanması halinde tüm zarar bedelinin ancak sözleşme bedeli olan 92.000 USD ile sınırlı olacağını, ayrıca TTK m. 1186 gereğince zaten taşıyanın sorumluluğunun sınırlandırıldığını, müvekkilinin gözetim raporlaması ve protesto mektup giderlerinden de sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı .... Şti. vekili 29.11.2019 tarihli replik dilekçesiyle; davalının emtiaların daha önceden hasarlandığı, iddiasının aksine emtiaların tam zayi olduğunu, taraflar arasında lojistik sözleşmesi akdedildiğini, taşınmak üzere teslim alındıktan sonra emtianın Buharkent/Aydın teslim noktasına kadar tüm taşıma işlemlerini davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiğini, emtiaların ne şekilde taşınacağına dair talimatlar davalıya bildirilmesine rağmen bu talimatlara uymayarak, zarara sebebiyet verdiğini, davalı taşıyanın komisyoncu sıfatına haiz olduğu iddiasıyla sorumluluktan kurtulamayacağını, davalının husumet itirazının reddi gerektiğini, sigortalı dava dışı ... A.Ş.’nin davalı taşıyanın sorumluluğu altında emtialarının taşındığını, taşımanın gereğiyle ifa edilememesi nedeniyle dava dışı ...Şirketine hasar ihbarında bulunulduğunu, sigorta eksperinin emtiaları incelemek için limana geldiğini, tam zayi emtialar da (1.917.312,00 TL) 65.000 TL sovtaj tespit edildiğini, 1.852.312 TL tazminat hesaplandığını, sigorta şirketinin alacağının temlikname ile müvekkili şirkete devredildiğini, müvekkilinin bu davaya açmakta hak sahibi olduğunu, dava dışı .... Ltd firması tarafından 15.03.2018 tarihli 201/3/15 2 nolu fatura ile 384.000 Euro bedelle davacı müvekkile satıldığını, müvekkilinin dava dışı ... Şti.’ne bu malın 542.000 Euro bedelle satıldığını, aynı malın ... A.Ş.’ne 727.364 USD bedelle satıldığını, ancak emtianın zayi olması nedeniyle ... A.Ş.'nin .... Şti. firmasına 727.364 USD bedelle iade faturası düzenlendiğini, dava dışı ... Şti.’nin ise müvekkili şirkete 542.000 Euro bedelli iade faturası düzenlediğini, davalının araç üstü bekleme ve ardiye ücretlerinden de sorumlu olduğunu, davalı taşıyan tarafından bakiye navlun ödemesi yapılmadan liman içi işlemlerin ve limandan tahliye işlemlerinin yapılamayacağından alt taşıyan/taşeron ücretlerinin de müvekkil şirket tarafından ödenmesi gerektiğinin ileri sürülemeyeceğini, davalının sorumluluğu altında yapılan tüm taşıma işlemlerinin eşyaların zayi olmasından sorumluluğu bulunduğunun, davalının emtianın tamamının zayi olmasından sorumlu olduğunun, emtiaların son varış noktası olan Aydın/Buharkent’e teslim etmediğini, teslim yerinin liman sahası olmadığını, davalının peşin aldığı %50 navlun bedelini teslim etmesi gerektiği, davalının emtiaların tamamının zayi olmasına sebebiyet verdiğinden sınırlı sorumluluk kurallarından faydalanamayacağını belirterek talebini tekrar etmiştir. Asıl Dosya Davacı – Birleşen Dosya Davalı ..... Şti. vekili 04.02.2020 tarihli beyan dilekçesiyle; konşimento çevirisinde hata olduğunu, 1811WXGGIZM001 nolu konşimentoda yer alan ... Ltd tercümesi yanlış yapılmış olup, doğru tercümesinin taşıyan: ... Ltd’in acentesi sıfatıyla ... & ... olduğunu belirtmiştir. Asıl Dosya Davacı – Birleşen Dosya Davalı ... Şti. vekili 17.02.2020 tarihli düplik dilekçesiyle; müvekkilinin iddia edilen hasar bedelinden sorumlu olmadığını, hasarın emtia müvekkilinin uhdesinde değilken meydana geldiğini, müvekkilinin ...Buharkent sahasına taşınması işinin organize edilmesini üstlendiğini, taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla hareket ettiğini, konşimentodan da görüleceği üzere taşıma işini ... gemisi donatanı .. . Ltd. tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin sadece bu taşıma işini organize ettiğini, charter sözleşmesinde yükün bağlanması, emniyete alınması ve desteklenmesi yükümlülüğünün donatana ait olduğunu, hasarın emtia donatanın uhdesindeyken gerçekleştiğini, yükün istiflenmesine ilişkin sorumluluğun charter sözleşmesinde donatana yüklendiğini, sovtaj bedeline ilişkin davacı tarafça fatura sunulmadığını ve buna ilişkin delillere de dayanmadığını, her halükarda yapılan en yüksek sovtaj teklifinin dikkate alınarak ve bu bedelin talep edilen hasar bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini, emtianın teslimi ve tahliyesine ilişkin süreçlerde birleşen dosya davacının talimatlarına göre hareket edildiğini, araç üstü bekleme ve ardiye ücretlerinden davacının sorumlu olduğunu (TTK m. 1174 vd, 1178/3 vd ve 1201 vd), müvekkilinin emtiayı 26.07.2018 tarihinde liman sahasında tahliye ederek TTK m. 1178/3-b hükmü gereğince teslim ettiğini, müvekkili ile birleşen dosya davacısı arasında akdedilen lojistik sözleşmesinin m. 3’de (sözleşme bedeli) mezkur taşımaya ilişkin transit süre hava müsaadeli 35 gün öngörüldüğünü, davacının bu süreyi aşıldığını iddia ettiği, ancak gecikmenin kaç gün olduğunu ispatlayan bir delil sunmadığını ve açıklama yapmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşme m. 19 ile (satın alma koşullarının maddi tazminat ve cezalar) geç teslimat cezaları, bildirimde bulunulmadan, gecikilen her hafta için sözleşme bedelinin %1’i oranında uygulanacağının kararlaştırıldığını, geç teslimat cezalarının toplam tutarının sözleşme-sipariş bedelinin %20’sini aşamayacağını, müvekkilinin söz konusu hasardan sorumlu olsaydı bile navluna hak kazanacağını, müvekkilinin hak ettiği bakiye navlun bedeli olan 38.370-USD’nin de ödenmesi gerektiğini, emtianın 26.07.2018 tarihinde teslim edilmesiyle sözleşmenin 5. maddesi gereğince geri kalan bedelin 30 gün içinde ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmenin 25. maddesine göre sorumluluğunun 92.000-USD ile sınırlandırıldığını, TTK m. 1186 gereğince de sorumluluğunun sınırlı olduğunu, müvekkilinin gözetim raporları ve protesto bedellerinden sorumlu olmadığını, faiz talebinin de fahiş olduğunu belirterek ve cevap dilekçesinde hususları yineleyerek birleşen dosya davacısının davasının reddini talep etmiştir. Birleşen Dosya Davacı – Asıl Dosya Davalı .... Şti. vekili 04.03.2021 tarihli davalının cevabına karşı replik dilekçesiyle; malın tamamen zayi olduğunu, lojistik sözleşmesine göre liman içi işlemleri ve limandan tahliye işlemleri dâhil olmak üzere bu işlemlerin birleşen dosya davalısının sorumluluğunda olduğunu, 10.09.2019 tarihli dilekçede belirttikleri ... A.Ş.’nin düzenlettirdiği ekspertiz raporunda hasar dosyasında bu kayıtların yer aldığını ve bunların talep edilmesini istediklerini, dava dışı ....şirketinin bu mal sattığını, müvekkilinin malın bedelini bu şirkete ödediğini, hasar bedelinin (384.000 Euro – 65.000 TL sovtaj bedeli =) 1.852.312,00 TL olarak hesaplandığını, malın teslim yerinin Aydın Buharkent olduğunu, 300.900-TL araç bekleme ücreti ve 296.679-TL ardiye ücretinin ... tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak müvekkilinin ödediğini belirterek taleplerini tekrar etmiştir MAHKEMECE: "...Asıl Dava; taşıyanın gönderilene karşı açmış olduğu navlun bedelinin tahsiline; Birleşen Dava; gönderilen tarafından taşıyana karşı açılan taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına karşı taşımadan kaynaklan hasar nedeniyle tazminat ve bu taşıma sözleşmesinin ihlali nedeniyle ödenen (araç üstü bekleme, ardiye, eksper ücretleri) bedellerin tahsili, sözleşmeden doğan cezai şart alacağı ve navlun bedelinin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. 12.04.2018 tarihli lojistik sözleşmesi ve ekleri, liman kayıtları, gümrük kayıtları, charter party, ihtarname, faturalar, konşimento, ekspertiz raporları, fotoğraflar incelenmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Birleşen dosya davalı vekilinin birleştirme talebi mahkememizce değerlendirilerek tarafları konusu ve hukuki sebebi aynı olaya dayalı olan biri hakkında verilecek olan kararın diğerini etkileyeceği, delillerin birlikte toplanmasının ve değerlendirilmesinin usul ekonomisi açısından fayda sağlayacağı tespit edilen mahkememizde daha sonra açılan 2019/374 Esas kayıtlanan davanın önce açılan 2019/319 Esas sayılı dosyayla birleştirilmesine ve yargılamanın birlikte görülmesine karar verilmiştir. Birleşen dosya yönünden davalı tarafın aktif taraf sıfatı konusunda taraflara beyanda bulunmaları için 05.02.2020 tarihli celsede süre verildiği belirlenmiştir. Asıl Dosya Davalı – Birleşen Dosya Davacı.... Şti. vekili 19.02.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; aktif husumet konusunda beyanda bulunduğu, buna göre dava dışı ... Ltd. firması tarafından 15.03.2018 tarihinde 384.000 Euro bedelli fatura ile müvekkiline satıldığını ve bedelin ödendiğini, emtiaların Çin’in Tianjin Limanından Buharkent Aydın sahasına taşınması için .... ile 12.04.2018 tarihinde sözleşme imzaladıklarını ve dava dışı ... A.Ş. ile nakliyat emtia sigorta poliçesi yapıldığını, 03.05.2018 tarihli menşei işaretlemesinde exporter olarak ... Ltd.’nin .../ alıcının ise müvekkilinin görüldüğünü, yine shipperin / yükletenin teslim ordinosunda dava dışı ....Ltd.’nin görüldüğünü, malların 08.05.2018 tarihinde ... gemisine yüklendiğini, davalı – karşı davacı ...’in 15.05.2018 tarihli 688709 nolu faturayla navlun faturası düzenlendiğini, dolayısıyla taşıyan olduğunu, gümrük bölgesine girmeden önce malın 23.07.2018 tarihinde satıldığını, alıcı.... Şti. olduğunu, yine ... Şti.’nin de bu malı 24.07.2018 tarihinde ... A.Ş.’ne sattığını, 26.07.2018 tarihine Aliağa Limanına gelen malda hasarın tespit edildiğini, müvekkilinin ... firmasına 27.07.2018 tarihinde ihtarname gönderdiğini, yine dava dışı ... A.Ş.’ne de 30.07.2018 tarihli nakliyat emtia sigortası zeyilnamesi tanzim edilerek sigortalının... A.Ş. ve sigorta ettirenin ise müvekkili ... olarak düzenlendiğini, malın hasarlı olması nedeniyle ... A.Ş.’nin iade faturasıyla ... Şti.’ne, .... Şti.’nin de iade faturasıyla malı müvekkiline iade ettiğini, zeyilname ile sigortalı olan ....A.Ş.’de sigortadan doğan alacağını TBK m. 183’e göre müvekkiline temlik ettiğini, ekspertiz incelemesiyle hasar miktarının 1.851.312,00 TL’lik kısmının 19.11.2018 tarihinde sigorta şirketi tarafından ödendiğini, bu hakların ... A.Ş.’ne temlik edildiğini, kalan miktar olan 185.449,35 Euro’luk kısmının ise alacak hakkının müvekkili şirkette kaldığını, mal mukabili satılan emtianın mal bedellerini müvekkili şirket tarafından ödendiğini, aktif husumet ehliyetinin müvekkilinde olduğunu, yine ... A.Ş. yönünde temliknameyle temlik edildiğini, bu nedenle müvekkilinin aktif dava ehliyetinin bulunduğunu belirtmiştir. Asıl Dosya Davacı – Birleşen Dosya Davalı .... Şti. vekili 19.02.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; davanın .... Şti.’ne, ... A.Ş.’ne ve ... Şti.’ne ihbar edilmesini talep edilmiştir. Mahkememizce bu talep kabul edilerek dava .... Şti.’ne, ... A.Ş.’ne ve... Şti.’ne ihbar edilmiştir. İhbar olunan ...A.Ş.’nin 01.06.2020 tarihli beyan dilekçesiyle; müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, İzmir 5 ATM’nin 2020/113 Esas sayılı dosyasında davacı – karşı davalı olan .... Şti. tarafından müvekkili aleyhine dava açıldığını, davacının somutlaştırma yükümlülüğüne aykırı davranarak davanın ihbarını talep ettiğini, davada zamanaşımı definde bulunduklarını, müvekkiliyle davada taraf olarak gösterilenler arasında akdi bir ilişki bulunmadığını belirterek davanın ... Şti.’ne ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. (HMK m. 61/2) Mahkememizce talimat yoluyla İstanbul 17 ATM’den Bilirkişi ...., SMMM ...., Makine Yüksek Mühendisi ....ve Uzak Yol Kaptanı ...’tan 17.02.2021 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; asıl dava ve birleşen dava incelenmiş, birleşen dosya davacısı .... Şti. tarafından ithal edilen 8 paket / 16 birim ana tüp demetinin gemideki tespitine göre 3 nolu ambara yerleştirildiğini ve 156 birim ana tüp demetinin ağır hasar gördüğünü, boşaltma işleminin 30.07.2018 tarihinde yapıldığı, kargoyu çelik halat çiziklerinden korumak için herhangi bir koruyucu ekipman olmaksızın konteyner vinçleri ve çelik halatlar kullanılarak boşaltma yapıldığını, detaylı görsel hasar kontrollerinde dahili kanatçıklı boru destek bağlantıları da dahil olmak üzere tüm yan duvarların ağır hasarlı olduğu ve diğer yüke ait parçacıkların da kırık ya da parçalanmış olduğunun tespit edildiği, malın satış bedelinin 384.000-Euro olarak belirlendiği, yükün gemi ambarında taşınırken üzerlerine Libya’dan gönderilen inşaat malzemelerinin konulmasıyla ezildiğini, 27.07.2018 tarihinde başlayan tahliye sırasında iki yoğuşturucunun ezilmiş olduğunun tespit edilmesiyle tahliyenin durdurulduğunu, geminin ... kulübünün 500.000-Euro teminat vermesi üzerine 31.07.2018 tarihinde gemide bekleyen/kalan 14 yoğuşturucunun da tahliye edildiğini, böylece toplam 16 yoğuşturucunun gümrük sahasına alındığını, eksper incelemesiyle bu parçalarının tamir ve kontrolünün çok pahalı olduğu ve hurdaya ayrılmasının daha ekonomik olduğunun tespit edildiği, bu tespite heyetin katıldığını, millileştirme masrafının 750.000-800.000 TL olması nedeniyle piyasadan sovtaj teklifi alınmaksızın ... tarafından hurdaya satıldığını, satış bedelini ise uygun olduğunu, ....A.Ş. tarafından sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan kısmının ödendiğini, poliçe kurunun gerçek kurdan düşük olması nedeniyle ...un zararının (gerçek kur bedeli) 2.111.742,00 TL – (ödenen bedel olan 1.852.312,00 TL) = 259.430,00 TL olduğunu, ödenmemiş gerçek zararın 45.766-Euro olarak belirlendiğini, ... tarafından 67.429,04-Euro talep edildiğini, tarafların sorumlulukları bakımından yapılan değerlendirmede ise ....’un taşıyan işini üzerine aldığından ve fatura düzenlendiğinden taşıyan olduğunu, bu işi 3. Kişiye yaptırmış olmasının taşıyan sıfatını ortadan kaldırmadığını, ...’un ise taşıtan sıfatına sahip olduğunu, yükün ziya ve hasarından doğan sorumluluğun kimde olduğunun tartışma konusu olduğunu, dava dışı sigortacının yükün zarar görmesi nedeniyle ödediği tazminatın zararın tümünü karşılamadığından taşıtan ...’a karşı taşıyan sıfatıyla ...’un sorumlu olup olmadığı, varsa zararın kalan kısmını istediğinden ....’un bu zarardan sorumlu olup olmadığı incelendiğinde, yük hasarının istif hatasından kaynaklanması nedeniyle bu zarardan TTK m. 1178/1 gereğince aksi kararlaştırılmadığı takdirde taşıyanın sorumlu olacağını, taşıyanın sorumluluğunun kurtulması için TTK m. 1179/1 uyarınca kendisinin veya adamlarının kastından veya ihmalinden doğmayan sebeplerle yükün zarar gördüğünün ispatlanması gerektiğini, somut olayda bu ispat yükü üzerine düşün taşıyanın iddiasını ispatlayamadığını, taşıyanın yardımcı şahıslarının kusurlu olmadığına ilişkin bir delil bulunmadığını, her ne kadar taşıyan ... fiilen yapmasa bile TTK m. 1191/1 gereğince o kişinin ve gemi adamlarının eylemlerinden sorumluluğunun bulunduğunu, yük zayi olursa yükün ekonomik değerini yitirdiğini, TTK m. 1199/1 uyarınca bu halde navlun bedelini ödenmesi gerektiğini, yani taşıyanın zarardan sorumlu olmasına rağmen taşıtanın navlun ücreti ödeme borcunun devam ettiğini, yükün zarara uğramış olması taşıyanın navlun alacağını ortadan kaldırmadığını, yük zararının sigortacı tarafından ödenmeyen bakiye kısmından taşıyanın sorumlu olmakla birlikte TTK m. 1199 uyarınca taşıyanın navlun alacağının bakiye yük zararı alacağı 45.766-Euro olup, taşıyan ....’un da navlun ücretinden kalan alacağının 38.370-USD olduğunu belirtmişlerdir. Bu rapora karşı Asıl dava davacı – birleşen dava davalı .... Şti. vekili 07.03.2021 tarihli dilekçesiyle; bilirkişi raporunda navlun ücretine hak kazanılacağına ilişkin tespite katıldıklarını, TTK m. 1199 gereğince eşyanın kaza sonucu veya taşıyanın sorumlu tutulamayacağı bir sebepten ötürü eşyanın ziyaya uğraması hallerinde navluna hak kazanılacağı hükmünün yer aldığını, müvekkilinin navlun ücretinin ödenmesi gerektiğini, müvekkiline navlun ödendiğinde ....’un talep ettiği peşin ödenen 46.630-USD navlunun iadesi talebinin de reddinin gerektiğini, ...’un bakiye emtia hasarı dışında kalan tüm taleplerinin reddinin gerektiğini, bilirkişilerin bu konuyu değerlendirmediklerini, bu nedenle birleşen davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin iddia edilen hasar bedelinden sorumlu olmadığını, zira 10.04.2018 tarihli fixture recap ile akdedilen charter sözleşmesinde yükün bağlanması, emniyete alınması ve desteklenmesinin donatana ait olduğunun belirlendiği, yükün istifinden sorumlu olmadığını, bilirkişiler bakiye hasar tespiti yaparken 65.000-TL sovtaj bedelini kabul ettiklerini, bu bedelin afaki olduğunu, daha düşük bir bedel hesaplanması gerektiğini, yine davacının 19.02.2020 tarihli beyan dilekçesiyle .... A.Ş. lehine verilen temliknameye konu bedelin 1.917.312-TL olmasına rağmen sigortacının 1.852.312-TL ödemesini kabul ettiği ve buna karşılık 1.917.312-TL’lik niye verdiğini açıklamadığını, temlik ettiği bedel bakımından aktif husumetin olmadığından bu durumun dikkate alınması gerektiğini, 1.852.312-TL’nin hangi kur üzerinden hesaplandığı açıklanmadığından bilirkişilerin 27.07.2018 tarihli kuru dikkate almalarının yerinde olduğunu belirterek asıl davanın kabulünü, birleşen davanın reddini talep etmiştir. Bu rapora karşı birleşen dava davacı – asıl dava davalı .... Şti. vekili 09.03.2021 tarihli dilekçesiyle; taşıyanın zarardan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, hasar bedelinin yanlış hesaplandığını, zarar bedelinin hesaplanırken 65.000-TL sovtaj bedelinin 2 kez tenzil edildiğini, bu maddi hatanın yanında kur bedellerinin de yanlış belirlendiğini, davalı – karşı davacı taşıyanın 384.000-Euro bedelden sorumlu olması gerektiğini, 384.000-Euro (fatura bedeli) - 10.660,10-Euro (65.000-TL sovtaj bedeli karşılığı) = 373.339,90-Euro zarar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, 19.10.2018 tarihi itibariyle 6.0975 TL kur karşılığı taşıyanın sorumluluğunun 80.217,80-Euro olacağını, hasar tarihindeki kurun esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin 384.000-Euro zararının sovtaj düşüldükten sonra tamamını tahsil etmesi gerektiğini, araç üstü bekleme ve ardiye ücreti yönünden herhangi bir tespit ve inceleme yapılmadığını, bu konunun incelenmesi gerektiğini (300.900-TL araç üstü bekleme ücreti ve 296.679-TL ardiye ücreti), bu zararlardan da taşıyanın sorumlu olması gerektiğini, geç teslim nedeniyle doğan zarar yönünden herhangi bir tespit ve inceleme yapılmadığını, sözleşmenin 19. maddesine göre gecikilen her hafta için %1 oranında cezai şart uygulandığını, geç teslim nedeniyle taşıyanın sorumluluğunun bulunduğunu, 18.652-USD gecikme bedelinin (cezai şart) taşıyandan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek ek rapor alınması, ayrıca .... Şti’ne ödenen 22.243,26-TL bedelinde incelenmediğini, yine bilirkişi raporunda yer alan taşıyanın bakiye navlun alacağı olduğu yönündeki tespitleri kabul etmediklerini, zira taşımanın sadece limanlar arasında değil, kara taşımasını da kapsadığını, kararlaştırılan son varış yerine malın teslim edilmediğini, emtiaların tamamının zayi olduğunu, varış / teslim noktasına ...ile yapılan lojistik sözleşmesine istinaden teslim edilmesi gereken malın teslim edilmemesi nedeniyle bakiye navlun talebinin reddinin gerektiğini belirterek zarar hesaplaması, araç üstü ve ardiye ücreti, ... Turk giderleri ve navlun bedeli konusunda itirazlarını ileri sürerek ek rapor alınmasını talep etmiştir. İhbar olunan .... Şti vekilinin 02.04.2021 tarihli beyan dilekçesinde; İzmir 5 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/113 E sayılı dosyasında davacı .... Şti.nin davalı donatan ... Şti. izafeten TTK m. 105 e göre müvekkili aleyhine dava açtığını, bu davada ise davanın müvekkiline ihbar edilmesini gerekmediğini, davacı şirketin uğradığı zarardan müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığı, müvekkili ile .... arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, yine müvekkilinin geminin donatanı olan ... Şti. arasında acentecilik sözleşmesi de olmadığını, beyan etmiştir. Bilirkişi raporuna karşı tarafların itirazları ile zarar bedelinin tespitindeki kur tarihi ve kur bedelinden mahsup edilen sovtaja ilişkin itirazlar, davacının araç üstü bekleme ve ardiye ücretleri, ... Türk Belgelendirme ücretleri navlun bedeli konusundaki itirazları ve diğer itirazları değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişilerden 09.12.2021 tarihinde ek rapor alınmıştır. Yapılan incelemede birleşen dosya davacısı ... ile asıl dosya davacısı ... itirazları değerlendirilerek davacı karşı davalı .... Şti. nin araç üstü bekleme ücretinin talep edilemeyeceğini itirazı ile davacı karşı davalı ... Şti.'nin zarar bedelinin tespitin hatalı olduğu araç üstü bekleme ve ardiye ücretinin ve ... Türk Belgelendirme ücretlerinin hesaba katılmadığı itirazları incelendiğinde, taşıtan ... un ... tarafından fatura bedelinden sovtaj bedelini düşürüldükten sonra kalan zararı ödendiği, ...’un bu halde başka zararının olmaması gerektiği ancak poliçe kurunun gerçek kurdan düşük olması nedeniyle ....’un zararının oluştuğunu, poliçeye göre hasar tutarının 384.000 Euro x 4.9930 (poliçe kur değeri)- 65.000 TL (sovtaj değeri)=1.852.312 TL zarar belirlenerek bu miktarın ... AŞ tarafından 19.11.2018 tarihinde ....ödendiği, bakiye gerçek zararın ise 384.000 Euro x 5,6686 (gerçek kur değeri)-65.000 TL= 2.111.742 TL – 1.852.312 TL = 259.430 TL olduğunu, bu değerin de Euro karşılığını 259.430 TL/ 5,6686 = 45.766 Euro olduğunu, davacının talep ettiği bakiye emtia bedelinin 67.429,04 Euro olmayıp, 45.766 Euro olduğunu, ...’un itirazında yer alan sovtaj bedelinin 2 defa düşüldüğü iddiasının doğru olmadığı ....’un ödenmemiş zararının sovtaj bedeli ile ilgisi olmadığını, ödenmemiş zararın poliçe kurunun hasar tarihindeki gerçekten kurdan düşük olmasından kaynaklandığı, yükün ziyaa uğramasından kaynaklanan zararlarda davacı karşı davalı taşıyanın sorumlu olduğu, TTK m. 1199 /1 uyarınca taşıyanın yük zararında sorunlu olsa dahi navlun alacağını talep etme hakkına sahip olduğu kalan navlun alacağını 38.370 USD olduğunu, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince Tianjin- İzmir arası taşıma masrafları, İzmir liman içi Shifting işlemleri, vinç ile yere indirme, vinç ile araç üstü yükleme (gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra), İzmir Liman – ... Buhar kent son taşıma işlemleri taşıma ediminin kapsamına dâhil edildiği, taraflar arasındaki satın alma koşulları sözleşme eki niteliğindeki belgenin teslimat başlıklı 16. maddesinde emtiaların teslimat şartnamesinde yer alan koşullara uygun ve kararlaştırılan teslimat tarihinde teslim edilmesi gerektiği, şayet satıcı....’un bu hükümlere uygun davranmaması halinde ortaya çıkan demuraj, yeniden nakliye masrafı, bekleme süresi ve diğer masrafların satıcı tarafından karşılanacağının düzenlendiği (madde 16.4), taşıyanın eşyanın ziya ve hasarı dolayısıyla zararı kapsamına eşyanın ziya ve hasara uğramasından ileri gelen tüm zararların girdiğini, bu itibarla yükle ilgilinin yoksun kaldığı kar eşyanın teslim taahhüdünü yerine getirememesi yüzünden ödediği tazminat ya da cezai şart gibi cezalarında bu kapsamda yer aldığı, dava konusu olayda araç üstü bekleme ücretleri, ardiye ücretleri, ... Türk bekleme ücretlerinden ...’un sorumlu olup olmadığının önem taşıdığını, somut olayda ...’un araç üstü bekleme ücretlerinin... ve gönderilen şirketin talimatları sonucu doğduğunu, ileri sürdüğünü ancak ziyaa uğrayan yükün varış yerinde teslim edilmesinden önceki süreçte araç üstü bekleme, ardiye ve bir takım belgelendirme masraflarının yapıldığını, bu masrafları davalı karşı davacının ödediğini, her ne kadar davacı karşı davalı taşıyan tarafından davalı karşı davacının talimatları sebebi ile yükün varış yerine götürülmeyerek araç üstü bekleme ve diğer ücretleri belirtilmiş ise de bu zararlardan taşıyanın sorumlu olması gerektiği, kök raporda yer alan yük zararını 45.766 Euro olup bu zararın poliçe kurun hasar tarihindeki gerçek kurdan düşük olmasından kaynaklandığı, ayrıca taşıyanın yükün ziyaa uğramasından kaynaklanan zarardan sorumlu olduğu, ancak 38.370 USD bakiye navlun alacağını tahsil etme hakkına sahip olduğu, araç üstü bekleme, ardiye, belgelendirme ücretlerinden taşıyanın sorumlu olması gerektiği belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı birleşen dosya davalısı ... Şti. vekili 29.12.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; navlun alacaklarının kabul edilmesi gerektiğini müvekkilinin sadece taşıma işini organize ettiğini komisyoncu olduğunu, emtianın hasardan sorumlu olmadığını, eşyanın TTK m. 1199/1 hükmüne göre kaza sonucunda zarara uğraması halinde taşıyanı bu zarardan sorumlu olmayacağının belirtildiği, eşyanın taşıyanın ziyandan sorumlu olması söz konusu ise taşıtanın tazminat hakkının doğduğu ancak navlun ödeme borcunun devam edeceğini, bu sebeple emtianın ziyaı halinde de taşıyanın kusuru varsa taşıyanın navluna hak kazanması gerektiğini belirttiklerini, müvekkilini hasar durumundan sorumlu olmadığını, müvekkili ile ... arasındaki lojistik sözleşmesi ve gemi donatanı ile yapılan Charter sözleşmesi gereğince müvekkilinin yükleme ve istiften sorumlu olmadığını, 10.04.2018 tarihli “Fixture Recap” ile akdedilen Charter sözleşmesi uyarınca l/s/d/ul/ (lashing, securing, dunnage, - yükün bağlanması, emniyete alınması ve desteklenmesi) yükümlülüğünü donatana ait olduğunu, müvekkilinin yalnızca komisyoncu olarak hareket ettiğini, davacının sigortacısını 1.852.312 TL ödediğini iddia etmiş ise de 1.917.312 TL tutar için temlikname verdiğini açıklamadığını, ancak bu hususun ek raporda incelenmediğini, müvekkilinin birleşen dosya davacısı talimatlarına göre hareket ettiğini, bu nedenle araç üstü bekleme ücreti ve ardiye ücretinden sorumlu olmadığını, .... gemisinin limana yanaşması ve boşaltma işlemleri başlaması sırasında kronolojik olarak açıklandığını, 26.07.2018 günü tahliye işlemlerinde başlandığını, 1 set bundle emtiasının araç üzerine yüklendiğini, gönderen ... AŞ’nin emtianın hasara uğradığını iddia ederek geriye kalan 7 set bundle emtiasını gemi üzerinde beklettiğini, gemi donatanı ....u tarafından gönderen ... tarafından 30.07.2018 tarihinde verilen teminat mektubu karşılığı, kalan 7 set bundle emtiasını 7 farklı araca yüklendiği, böylece 8 aracın lojistik sözleşmesi ile kararlaştırılan teslim sahasına götürülmek istenmiş ise de davacının 16.08.2018 tarihine kadar teslim yerini netleştirmediğini, müvekkiline talimatlar verdiğini, ve bu sürede 8 günü geçtiğini, 1 araç bakımından 13 gün diğer araç bakımından 8 günlük araç üstü bekleme ücretinin doğduğunu, müvekkilinin (6-7).08.2018 tarihli e posta ile davacıya peşin olarak nakliye firmanın talep ettiği bedelleri ödemeyi teklif ettiğini, ancak ....’un bunu kabul etmediğini, davacının 09.08.2018 tarihli e posta beyanına istinaden 10.08.2018 tarihinde araçları yeniden gümrüklü liman sahasına transfer ettiğini, 14.08.2018 tarihine kadar araç üstünde emtiaları beklettiğini, Ekim 2018 tarihine kadar müvekkilinin bekleme ücretini ödemeyi kabul ettiğini, davacının araç üstü bekleme ücretlerinin doğmasına ve artmasına sebebiyet verdiği, emtianın araçlardan indirilmesi hasar tespitinin yapılması aşamalarında müvekkiline bilgi verilmediğini, bu nedenle bu bedellerden sorumlu olmaması gerektiği, taşıtan ... ve gönderen .... emtiayı teslim almaktan kaçındığı, müvekkilinin emtiayı Buharkent/AYDIN sahasına taşımasına engel oldukları iç nakliyenin bedelinin talep edilmediğini, satın alma koşulları başlıklı sözleşmenin 16.4 maddesinde belirtilen bedellerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, birleşen dosya davacısı ....’un kendi talimatları ile malın teslim edilmediğini, yine müvekkilinin gözetim raporu ve protesto mektubu giderlerinden sorumlu olmadığı bu nedenle yeni bir heyetten rapor alınması olmadığı takdirde aynı heyetten ek rapor alınması talep ettikleri belirtmiştir. Bu rapora karşı davalı-karşı davacı .... Şti. vekilinin 27.12.2021 tarihli itiraz dilekçesinde bilirkişilerin görev sınırını açtıklarını ve matematik bilmediklerinden hata yaptıklarını, mahkemenin bilirkişileri uyarmasını istediklerini, itirazlarının değerlendirilmediğini, taşıyanın sorumluluk tutarının 80.217,80 Euro olduğunu, müvekkilinin 380.000 Euroluk zayii mal bedelinin sadece sovtaj bedeli düşülerek tahsili talep ettiğini, son varış noktasında teslim edilmeyen ve tamamı zayii olan emtialar yönünden davacı-karşı davalının navluna hak kazanamayacağından bu tespite pek katılmadıklarını bekleme, ardiye ve belgelendirme ücretlerini talep ettiklerini, yine maddi tazminat ve cezalar başlıklı cezai şarta ilişkin 18.652 USD cezai şart bedelinin de davacı karşı davalıdan tahsili gerektiğini belirterek beyanda bulunmuştur. İhbar olunan .... Şti. 03.01.2022 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin aleyhine dava açılmaması gerektiği müvekkilinin .... Gemisinin Acentesi olmadığını, acentelik yapmadığı bir işten dolayı izafeten dava açılamayacağını belirtmiştir. Mahkememizce 16.02.2022 tarihli 2 nolu ara kararla 12.04.2018 tarihli lojistik sözleşmesi ile kararlaştırılan 92.000 USD taşıma ücreti (deniz - kara) ile kara taşıma sözleşmesinin tarafı olan ..... tarafından yapılmaması halinde doğacak hükümlere göre davacının talep ettiği, araç üstü bekleme ücreti, ardiye ücreti, geç teslim nedeniyle sözleşmenin 16. maddesine göre gecikmenin meydana gelip gelmediği, gecikmeye taraflardan hangisinin sebebiyet verdiği, gecikme şartları ve süresi ile sözleşenin 19.2 maddesine göre ödenmesi gereken cezai şart miktarı ve faturalar, bu miktarların ödenip ödenmediği konularında bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişilerin hazırladığı 10.08.2022 tarihli ek raporda; davacı karşı davalı .... Şti. nini dava konusu olan emtiaların dava dışı .....Ltd.'den 18.03.2018 tarihli 384.000 Euro bedelli fatura ile satın aldığı, 11.07.2018 tarihli eft yoluyla ödediği, dava dışı .... A.Ş tarafından 20.04.2018 tarihinde nakliyat emtia sigorta poliçesinin yapıldığı, davacı karşı davalı .... Şti. tarafından 15.05.2018 tarihli deniz yolu navlun bedeli açıklamalı 92.000 USD bedelli faturanın davalı karşı davacı şirkete düzenlendiği, fatura üzerinde 15.05.2018 tarihinin vade günü olarak belirtildiği, davalı – karşı davacı ... .. Şti. tarafından 23.07.2018 tarihli 2014/18 sayılı GGM belgesine istinaden Türkiye Gümrük Bölgesine varışından önce yolda satılan eşya açıklamalı, 542.000 Euro bedelli faturanın dava dışı ..... Şti.'ye düzenlendiği, .... Şti.'nin de 24.07.2018 tarihli 727.364 USD bedelli faturanın dava dışı .... A.Ş. ünvanına düzenlendiği, emtianın tamamının zayi olması nedeniyle ... A.Ş.'nin dava dışı.... Şti.'ye iade faturası düzenlediği, dava dışı ....Şti. tarafından da davacı karşı davalı ... Şti.'ye 542.000 Euro bedelli iade faturası düzenlediği, .. A.Ş.'nin dava konusu emtiaların zayi olmasından dolayı 19.11.2018 tarihinde 1.852.312 TL yi davacı karşı davalı .... Şti.'ye ödediği, ...Şti. vekilinin 02.03.2022 tarihli dilekçesinde yer alan araç üstü bekleme ücretine ilişkin fatura ve ödeme dekontu, ... A.Ş tarafından düzenlendiği belirtilen fatura ve ödeme dekontu, tamamı ağır hasarlanarak zayi olan emtialarla ilgili ... Türk Belgelendirme ücretlerine ilişkin ödeme dekontunun dosya içerisinde bulunmadığı, 12.04.2018 tarihli lojistik sözleşmesinin 16. maddesine göre gecikmenin meydana gelip gelmediğinin gecikme varsa cezai şart ödeme yükümlülüğünün doğup doğmadığı incelendiğinde; taraflar arasında alacak ilişkisinden kaynaklı uyuşmazlıklardan ötürü, yük teslim sürecinin geciktiği, TTK m. 1178/4 anlamında gecikmenin eşyanın sözleşmede kararlaştırılan süre içerisinde veya sözleşmede açıkça bir süre kararlaştırılmamışsa olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan tesliminin makul olarak istenebileceği süre içerisinde teslim edilmemesi halinde zararın doğduğu, somut olayda bu hükmün uygulanmasını gerektiren bir durum bulunmadığı, zira geminin varma limanı Aliağa’ya gecikme ile geldiğine ilişkin bir veri tespit edilemediği, yükün son varma yeri Aydın ... Buharkent teslim sahasına yükün ulaştırılması bakımından sorun ortaya çıktığı, Aliağaya gelen yükün ekonomik değerini kaybederek zayi olması, navlun alacağının ödenmemesi, yükün teslim edilmesinden kaçınılması, yükün Aliağa dan Aydın’a kara yolu ile taşınması amacıyla yapılan masraflardan sorumlu olup, olmadığı incelendiğinde; davacı karşı davalının bu harcama kalemlerini yaptığına dair belgelerin bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen satın alma koşulları başlıklı 8 sayfalık sözleşmenin m. 19/2 de “sözleşmede aksi şart koşulmadıkça, geç teslimat cezaları, bildirimde bulunmadan her hafta için sözleşme bedelinin %1'i oranında uygulanır. Sözleşme sipariş bedelinin %20'sini aşamaz.” Düzenlemesi yer aldığı, geç teslimata ilişkin cezai şart talebi ya da faturanın dosya içerisinde bulunmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı davalı karşı davacı .... Şti. nin 25.08.2022 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişilerin dosyada faturalar bulunmadığını iddia ettiğini, ancak tüm bilgi ve belgelerin dosya içerisinde bulunduğu, birleşen dosya içerisinde de eklerin yer aldığını, dosyaların heyete tam teslim edilmediğini, lojistik sözleşmesinin 19. maddesine göre cezai şartın belirlendiğini, sözleşmede laycan: 18-22 Nisan / transit süre 35 gün İzmir Aliağa limanına varış yapıldığı, gecikmenin davacı taşıyanın da kabul ettiğini, cezai şart bedelinin ödenmesi gerektiğini, davacı taşıyıcı tarafından yükleme limanında emtiaların gemiye yüklenmesi için belirli sürelere uyulmadığı, yükün 08.05.2018 tarihinde gemiye yüklendiği ve 16.06.2018 tarihinde İzmir Aliağa limanına varacağının belirtildiği, emtiaların limana geldiği 26.07.2018 tarihinden limandan çıkartıldığı 08.10.2018 tarihine kadar geçen süre ve esasen emtiaların sözleşme ile kararlaştırılan teslim yerine ulaşmaması dikkate alındığında, lojistik sözleşme ile kararlaştırılan sürenin aşıldığı, yükün teslim yerinin aslında Buharkent / Aydın olduğu, yükün son varış noktasında teslim edilmediği, cezai şart hakkının doğduğu, cezai şartla ilgili zaten bir belge bulunamayacağını belirtmiştir. Bu rapora karşı davacı – birleşen dosya davalısı .... Şti.’nin 31.08.2022 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin 38.370 USD tutarındaki navlun bedeline ilişkin alacağının doğduğu, taşıma işleri komisyoncusu sıfatıyla hareket ettiğini, malın hasarlanmasının navlun alacağına etki etmediğini, taşıyanın tazminat ödeyecek olsa bile navlun alacağını ödeyebileceğini, TTK m. 1199’a göre taşıyanın navluna hak kazanmamasının ancak eşyanın kaza sonucu ziyaya uğraması ya da taşıyanın sorumlu tutulamaması bir sebep sonucu eşyanın ziyaya uğraması halinde mümkün olduğu, taşıyan eşyanın ziyasından sorumlu tutulabiliyorsa taşıtanın tazminat hakkı doğduğundan taşıyana navlun ödeme borcunun devam edeceği, bu zararın tazminat davasına konu edilerek zaten giderileceğini bilirkişilerin bu durumu belirlediğini, sözleşmenin 19.2 maddesi uyarınca davacının cezai şarta ilişkin bir faturasının bulunmadığını, cezai şartın ancak, sözleşme bedelinin %20’sini geçemeyeceğini, davacının hesap yapmaksızın 18.652 USD talep ettiğini, bunun geçerli olabilmesi için 20 haftalık bir gecikme gerektirdiğini, müvekkilinin emtiayı 26.07.2018 günü liman sahasında tahliye ederek taşıtan davacının emrine hazır bulundurduğunu, bu nedenle gecikmenin oluşmadığını, müvekkilinin hasar bedelinden sorumlu olmadığını, lojistik sözleşmesinin yalnızca 16 adet / 8 adet set bundle emtiasının Tianjin / Çin Limanından Türkiye / Aliağa Limanına taşınması ve Buharkent’e taşınma işini organize etmeyi üstlendiğini, gemi taşımasının ... isimli gemi ile....Ltd. ile yapıldığını, 10.04.2018 tarihli metinde fixture recap ile akdedilen charter sözleşmesi uyarınca L/s/d/ul (lashing, securing, dunnage), (yükün bağlanması, emniyete alınması, desteklenmesi) yükümlülüğünün donatana ait olduğunu, müvekkilinin sadece komisyoncu olduğunu, aracı olduğundan dolayı bu zarardan sorumlu olmadığını, yine dava dışı .... A.Ş.’nin 1.852.312 TL ödemiş ise temliknameye konu olan 1.917.352 TL’lik alacağın davacıda bulunamayacağını, temlik edilen bedel bakımından aktif husumetin bulunmadığını, bilirkişiler tarafından bunun incelenmediğini, araç üstü bekleme ücreti ardiye ücretinden birleşen dosya davacısının sorumlu olduğunu, ... isimli geminin Aliağa limanına yanaşması ile tahliyeye başladığını, bir set bundle emtiasının araç üzerinde yüklendiğini, ancak gönderilen .... AŞ’nin hasarı tespit ettiğinden bahisle geri kalan 7 set bundle emtiasının gemi üzerinde bekletildiğini, ...u tarafından ... AŞ’ye 30.07.2018 tarihli teminat mektubunun verildiğini, bu aşamadan sonra geri kalan 7 set bundle emtiasının 7 farklı araca yüklenerek götürülmek istendiğini, birleşen dosya davacısını emtianın teslim edileceği, adresi 30.07.2018 tarihinden 16.08.2018 tarihine kadar netleştirmediğini, müvekkiline farklı talimatlar verildiğini, böylece bir araç bakımından 13 gün diğer 7 araç bakımından 8 er günlük araç üstü bekleme ücretinin doğduğunu, ayrıca müvekkilinin navlun alacağının da ödenmediğini, 09.08.2018 tarihinde yükün gümrüklü liman sahasına transfer edildiğini, 14.08.2018 tarihinde araç üstü de emtiaların beklediğini, müvekkilinin 16.08.2018 tarihinden Ekim ayına kadar bakiye navlun bedelinin ödenmesi halinde emtiayı teslime hazır olduğunun belirttiğini, TTK m. 1174 gereğince, araç üstü bekleme ücretlerinin doğduğunu, bu ücretlerden birleşen dosya davacısının sorumlu olduğunu, müvekkilinin navlun alacağı için TTK m. 923 hükmüne istinaden TTK m. 1201’e göre hapis hakkını kullanabileceğini, müvekkilinin emtiayı Buharkent / Aydın taşımasına, birleşen dosya davacısının mani olduğunu, alacaklının temerrüdünün bulunduğunu, bekleme ücreti ve ardiye ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bilirkişinin gözetim raporları ve protesto mektubu giderlerinin belgelendirilmediğini, belirtmelerine rağmen asıl olan müvekkilinin bu zararlardan sorumlu olmadığını belirterek 3. Bir ek rapor alınmasını talep etmiştir. Tarafların itirazları gözetilerek bilirkişilerden 20.12.2022 tarihli 3. ek rapor alınmıştır. Bu ek raporda; araç üstü bekleme ücretinden taşıyanın sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde taraflar arasında düzenlenen satın alma koşulu başlıklı, sözleşme eki üzerindeki belgenin 16. maddesinde emtiaların teslimat şartnamesinde yer alan koşullarla teslim edilmesi gerektiği, şayet satıcı ....’un bu yükümlülüklere uygun davranmazsa demurajdan, yeniden nakliyat masraflardan, bekleme süresi ve diğer masraflardan sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, yine araç üstü bekleme ücreti, ardiye ücreti, ... Türk belgelendirme ücretinden, ....’un sorumlu olup olmadığı değerlendirildiğinde eşyanın ziyanından ya da zarara uğramasından taşıyanın sorumlu tutulduğu, eşyanın zayii olduğunun tespitine ilişkin inceleme yapıldığı, bu incelemenin nihai teslim yerinden önce yaptırılmasında taşıtanın menfaati olup olmadığı, incelendiğinde menfaatinin olduğu, tarafların katılımı ile incelettirme yapılması gerektiği, zararın incelenmesi için beklemenin gerçekleştirildiği, ekspertiz ücretinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği buna karşılık araç üstü bekleme ücreti ve beklemeye bağlı olarak masrafları talep edemeyeceği, kanaatine ulaşıldığını, yapılan incelemelere göre davalı karşı davacı .... Şti.’nin dava konusu emtiaların ..... Ltd.’den 15.03.2018 tarihinde satın aldığı, davacı karşı davalı .... Ltd.’nin de 15.05.2018 tarihinde deniz yolu navlun bedeli açıklamalı 93.260 USD bedelli fatura düzenlediği, araç üstü bekleme ücretine ilişkin .... kooperatifi tarafından 08.10.2018 tarihinde 300.900 TL tutarlı faturanın düzenlendiği, davalı karşı davacı ... Şti. tarafından düzenlenen fatura bedelinin 08.10.2018 tarihinde ödendiği, ...AŞ tarafından davalı karşı davacı .... Şti. Unvanına düzenlenen faturaların 296.679,14 TL (depolama bedeli) olduğu, ... AŞ’nin düzenlediği bu faturaların 2018 yılında davalı karşı davacı ... tarafından ödendiği, yine .... Şti.’nin .... Türk şirketine 22.423,26 TL ödeme yaptığını, ...AŞ’den 1.852.312 TL aldığı, geri kalan alacağın 65.000 TL olduğu, cezai şarta ilişkin olarak da sözleşmenin 19.2 maddesine göre gecikilen her hafta için sözleşmenin %1 oranında yani 6 haftalık gecikme nedeniyle sözleşme değeri olan 384.000 Euro’nun karşılığı (384.000 Euro x %1= 3.840 Euro x 6 hafta)= 23.040 Euro gecikme bedelinin doğduğu bu oranın sözleşmenin %20’sini aşamayacağı sözleşmenin %20’si bedelinin de ‭76.800‬ Euro olması nedeniyle bu miktarı aşmadığı belirtilmiştir. Bu rapora karşı asıl dosya davacı birleşen dosya davalısı .... Şti. vekilinin 10.01.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; araç üstü bekleme ücretinden ve ardiye ücretinden davacının sorumlu olduğunu, TTK m. 1174/3 gereğince, taşıyan gönderilenin gecikmesi sebebi ile sorumlu olacağı ancak burada .... Şti.’nin emtiayı teslim almaması nedeniyle gecikmenin doğduğu, ardiye ücreti ve araç üstü bekleme ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığı, müvekkilinin iç nakliye bedeli olan 7.000 USD navlun bedelinin de tahsil edemediğini, sigortacının ödediği, bedelin farkı olan 65.000 TL zararı talep edebileceği, cezai şarta ilişkin olarak, ise 6 haftalık cezai şart hesaplamasının doğru olmadığını, kesin süre verilmediğini, belirterek yeni bir ek rapor alınmasını talep etmiştir. Bu rapora karşı ihbar olunan.... Ltd. vekilinin 09.01.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; araç üstü bekleme ücretinden taşıyanın sorumlu olmadığını, müvekkilinin... ile .... arasında yapılan lojistik sözleşmesinin tarafı olmadığından bu taleplerden dolayı sorumluluğun bulunmadığını, davalının cezai şartı hakkında herhangi bir dayanak bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Bu rapora karşı birleşen dosya davacı asıl dosya davalı.... Şti. vekilinin 05.01.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; araç üstü bekleme ücreti ve ardiye ücretinden taşıyanın sorumlu tutulmasını kabul etmediklerini, ekspertiz ücretinden taşıyanın sorumlu tutulduğunu, sözleşmenin m. 16 da bu durumun düzenlendiğini, ücretlerin kaynağı ve sebebin ne olduğuna dair detaylı beyanlarda bulunduklarını, emtiaların eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edilmesi halinde bu zararların doğmayacağını, zararlar ile masraflar arasında illiyet bağı bulunduğunu, hukuki bir zorunluluk bulunmadığından bahisle bu taleplerin reddedilemeyeceğini, gemi ambarındayken yapılan kontrollerde yükleme talimatlarına uyulmadığından zararın doğduğunun belirlendiğini...survey ve gemi kaptanın katılım ile tespitlerinin yapıldığını, cezai şarta ilişkin olarak ise yapılan tespitin hatalı olduğunu, olasılıklar ve varsayımlar üzerinden hesaplama yapıldığını, lojistik sözleşmesinin görmezden gelinmesinin itiraz ettiklerini, emtiaların tamamının zayii olduğunu, zamanında ve usulüne uygun teslim edilmesi halinde gümrük masrafları, bekleme ücreti, ardiye ücreti, alacak kalemlerinin doğmayacağını, belirterek taleplerini tekrar etmişlerdir. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemeye göre; Asıl dosya davacısı .... Şti. nin ( ...) davalı birleşen dosya davacısı .... Şti (...) ile yapmış olduğu 12.04.2018 tarihinde lojistik sözleşmesi başlıklı sözleşme ile ...’un satıcı ...’un ise alıcı olarak tanımlandığı bu sözleşmenin konusunu Tianjin limanından ... Buhar Kent sahasına kadar 16 bundle ( 8 set ) eşyanın sevkiyatına ilişkin olduğu sözleşmenin 3. maddesi gereği sözleşme bedelinin her bir bundle için 92.000 USD (ve iç nakliye içinde 7.000 USD dahil olarak kararlaştırıldığı,) 92.000 x 16 bundle = 1.472.000 USD olarak belirlendiği, sözleşmede taşımanın koşullarını ve süresinin ayrıca ücretin yarısının peşin yarısının da saha tesliminden sonra kararlaştırılacağı, gerekiyorsa 7. maddeye göre iç nakliye ücretinin 7.000 USD + KDV nin sevkiyat yapılmadığı takdirde bedelden düşüleceğinin belirlendiği, yine bu sözleşmenin satın alma koşulları başlıklı maddelerinde de işin uygulanmasına ilişkin şartların tespit edildiği, ayrıca teslimat başlıklı 16. maddeye göre teslimatın süresi bu sürenin aşılması durumunda satıcı/....’un mücbir sebep halinde alıcı/....’un sözleşmeyi fesh etmemesi durumunda m. 16/4F göre demuraj yeniden nakliye masrafı bekleme masrafları ve diğer masrafları karşılayacağını belirtmesi ile yine sözleşmenin 19. maddesine göre talep konusu edilen geç teslimat cezasının geciken her hafta için sözleşme bedelinin %1 olarak belirlendiği, tespit edilmiştir. Yapılan inceleme de yükün Çin’in Tianjin limanından alınarak İzmir Limanına oradan da ... Buhar Kent Tesislerine teslimi gerekirken yükün Tianjin limanına yüklenirken kaptanın protesto mektubu düzenleyerek aşırı yükleme yapıldığı bildirdiği, ancak ... Şirketinin hazırladığı, Temmuz 2018 tarihli ekspertiz raporunda ... gemisine yüklenen yükün yükleme şartlarına uygun olmadığını kaptanın kusuru ile üst üste konması ile zararın ortaya çıktığı, protesto mektubu düzenlemesini bu kusuru ortadan kaldırmadığı, dolayısıyla zararın donatan tarafından karşılanması gerektiği belirtildiği, bil hare yükün İzmir limanına varması ile 26.07.2018 tarihinde 8 set / 16 bundle emtiasının tamamının hasarlı olduğu tespit edildiği 31.07.2018 tarihinde tutanak düzenlendiği, yine ... TÜRK gözetmen raporunda Buhar ve yoğunlaşma tüplerinin kurallara uygun yüklenmediği, üzerine çelik yükler konması nedeniyle zarar gördüğü iyi durumda bulunmadığı, onların bedelinin yaklaşık 500.000 TL olduğunun tespit edildiği, daha sonra teslim noktasına yükün götürülmeyerek limanda bekletildiği, ....’un bu sözleşme hükümlerine istinaden bu yükün 8 adet tırla gümrüklü sahada beklediği, ve ayrıca bu nedenle 300.900 TL araç üstü bekleme ücreti 296.679 TL ardiye ücreti doğduğu, ve geç teslim nedeniyle sözleşmenin m. 19’a göre cezai şart alacağının doğduğu bu alacağın bilirkişi raporunda belirlendiği üzere 6 hafta gecikmesine göre tüm taşıma bedeli olan 93.260 USD’nin %1 olarak belirlendiği ve bilirkişi raporunda yanlış hesaplama yapılarak satış bedeli olan 384.000 Euro üzerinden belirlenen (384.000 Euro x %1 x 6 hafta =) 23.040 Euro olmadığı, 93.260 USD navlun bedelinin %1’i x 6 hafta = 5.595 USD olduğu, bu değerin aynı zamanda sözleşmenin m. 19/2 de yer alan %20lik bedel olan 18.652 USD’nin altında kaldığı böylece 5.595,60 USD cezai şart bedelinin doğduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın dava dışı.... yapmış olduğu sigorta sözleşmeye istinaden ... AŞ ile nakliyat Emtia Sigorta poliçesi ve zeyilnamesinin yapıldığı buna göre 20.04.2018 tarihli poliçede sigorta ettirenin ... sigortalının yine....olduğu ancak bu poliçeden sonra 30.07.2018 tarihinde yapılan zeyilname ile sigortalının ... AŞ ile değiştirildiği, bilahare ... AŞ’nin malı .... Şti.’ne iade faturası ile iade ettiği ve .... Şti. bu malı tekrar ....a iade faturası ile iade ettiği ... AŞ’nin 01.11.2018 tarihli temlikname ile sigortadan doğan alacağını, doğrudan ...’a temlik ettiği, ...’un da 07.11.2018 tarihli temlikname ile 1.917.312 TL lik (314.550,64 Euroluk kısmı) doğrudan ... şirketine temlik ettiği,( böylece malın zarar görmüş olan hasarlı kısmı için dava dışı ...nden 1.917.312 TL lik/ 314.550,64 Euroluk zararın karşılandığı kalan zararın ise 384.000 Euro – 314.550,64 Euro = 69.449,36 Euro olduğu,) bilirkişi raporunda ise tahsil edilen miktarın 1.852.312 TL olarak gösterildiği ve bu miktarın poliçeye göre 384.000 Euro’nun poliçede belirlenen kur miktarı olan 4,9930 TL ile çarpılması ve 65.000 TL sovtaj bedelinin mahsubu ile bulunduğu belirlenmiştir. Ancak davacının tahsil ettiği bedelin 1.917.312 TL olması durumunda bu miktarın 384.000 Euro olduğu ve zararın tamamının karşılandığı ve fakat tazmin tarihindeki kur miktarı olan 5,6686 TL ile çarpılması ile ( 384.000 x 5,6686 =) 2.176.742,40 TL olduğu aradaki farkın 259.430 TL olarak belirlendiği böylece bu TLnin Euro karşılığının 45.766 Euro olarak tespit edildiği belirlenmiştir. Her ne kadar bilirkişilerin 3. ek raporunda birleşen dosya davacısının sadece ekspertiz incelemesinden alacaklı olduğu, ancak araç üstü bekleme ücreti ve beklemeye bağlı ortaya çıkan masrafları, talep edemeyeceği, belirtilmiş ise de dosyada yapılan incelemede yükün Tianjin / Çin limanından geç yüklenerek Aliağa limanına geç getirildiği, aynı zamanda yine ekspertiz incelemesinde ve bilirkişi incelemesinde belirlendiği üzere gemi içerisinde yapılan istifin usulüne uygun olarak yerine getirilmediği, bu nedenle yükün zarar gördüğü, yükün limana indirilmesi ile bu zararların tespit edildiği, taşıyan / lojistik sözleşmesi yapan ... . AŞ’nin sözleşmenin 16. maddesine göre yükü İzmir limanından ... / Buharkent / Aydın’a taşımayı üstlendiği, ancak sözleşmenin m. 16’da yer aldığı üzere teslimata ilişkin mücbir sebep dışında usulüne uygun bir teslimat yapılmadığından zarar gören malların masrafları kendisine ait olmak üzere değiştirmek zorunda olduğu, yine madde 16.4’e göre bu şartlara uyulmadığı takdirde demuraj, yeniden nakliye masrafı, bekleme süresi ve ilgili diğer masraflardan sorumlu olduğu, hükmünün yer aldığı buna göre sözleşmeye istinaden taşıyanın bu zararları karşılamakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. Davacının buna göre alacağını 45.766 Euro bakiye zarar, 300.900 TL Araç üstü bekleme zararı 296.679,14 TL ardiye ücreti ve 5.595,60 USD sözleşmenin 19.2 maddesine göre belirlenen geç teslim nedeniyle cezai şart, gözetmen raporu 22.423,26 TL olmak üzere Toplam 45.766 Euro, 5.595,60 USD ve 619.822,26 TL olduğu belirlenmiştir. Birleşen dosya davacısının diğer talepleri (ödenen navlun bedelinin iadesine ilişkin talebi ve fazlaya ilişkin talepleri) reddedilmiştir. Davalı tarafın taşıma akdinin yerine getirilmesinde her ne kadar mal zarar görmüş şekilde teslim edilmiş ise de bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere bu taşımadan dolayı taşıyanın navlun alacağının doğup doğmadığı incelendiğinde ise, TTK m. 1199 hükmüne göre (madde 1199- (1) Boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez ve peşin ödenmiş ise geri alınır. Navlun götürü kararlaştırılmış ise eşyanın bir kısmının zıyaı, navlunun o oranda indirilmesini istemeye hak verir.) yükün kısmen veya tamamen zayi olduğu ve yükün kaza sebebiyle (taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten dolayı) zarara uğraması halinde navlun bedelinin ödenmemesi ya da ödenmiş ise geri alınması söz konusu olacaktır. Yasada açıkça kazadan söz edilmekte olup, kaza taşıyanın ve adamlarının kusuru dışında bir sebepten doğan zarardan bahsetmekte olup, ancak yasa koyucu tarafından taşıyanın veya adamlarının kusuru ile eşyada meydana gelen zarar olduğunda ise yasa koyucu navlun alacağına etkisini bilinçli olarak düzenlenmemiş olup, bu halde zarar gören taşıtanın navlun borcu devam etmekte olup, zarar gördüğü, ya da ziya uğrayan eşya karşılığında bu zararı taşıyandan tahsil etme imkanı bulunmaktadır. Bu nedenle navlun borcu devam etmekte ise de zararını karşılama imkanı bulunduğundan navlun borcunu ödemekle sorumludur. Kanun koyucunun yaptığı bu düzenlemenin amacı TBK m 136’da yer alan borcun ifasını borçludan kaynaklanmayan bir sebepten dolayı imkânsız olursa borcun sona ereceği hükmünün özel olarak düzenlenmesine dayanmaktadır. Bilindiği gibi TBK m 136/1 uyarınca borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erecektir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybedecektir. Böylece yasa koyucu taşıyanın üzerine sorumluluk yüklenmeyecek bir kaza/ sebepten dolayı zararın oluşması halinde borcun sona erdiğini kabul ederek her iki tarafın edimini isteme hakkını yitirdiğinden verdiklerini geri alma hakkına sahip olduğunu düzenlemiştir. Somut olayda taşıyanın navlun sözleşmesinin ifası nedeniyle kalan bakiye 38.370 USD alacağını bulunduğu da belirlenmiş olup, bu miktara hükmetmek gerekmiştir. '' gerekçesi ile; A) ASIL DAVADA Asıl dosya davacısı- birleşen dosya davalısı ... Şti.’nin kalan navlun bedeli olan 38.370 USD alacağın dava tarihi olan 12.07.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, B) BİRLEŞEN İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’NİN 2019/374 ESAS SAYILI DOSYASINDA Birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı ... Şti.'nin davasını kısmen kabulü ile 5.595,60 USD, 45.766 Euro, 619.822,26 TL nin davalıdan dava tarihinden itibaren USD cinsi alacak için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, Euro cinsi alacak için 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline ve TL cinsi alacak için ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesi faizi ilişkin talebin reddine, Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı - Birleşen Dosyada Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili bakiye hasar bedelinden sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, dava dışı sigortacı .... A.Ş. lehine düzenlenen temliknamede geçen bedel ile sigortacının ödediği iddia edilen bedel arasında 65.000 TL fark bulunduğunu, temlik edilen bedelin tazminat tutarı hesaplanırken dikkate alınması gerektiğine ilişkin bilirkişi tespitleri uyarınca değerlendirmede bulunularak bakiye hasar bedelinin tespiti gerektiğini, ...’un sigortacısına temlik ettiği bedel bakımından aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, Mahkeme bu hususta hesaplamasını hatalı yaptığını, Mahkeme kararı kaldırılarak bakiye hasar bedeline ilişkin talebin reddi gerektiğini, müvekkili emtianın teslimine ilişkin süreçte tümüyle birleşen dosya davacısı talimatlarına göre hareket ettiğini, iddia olunan araç üstü bekleme ücretlerinden ve ardiye ücretlerinden birleşen dosya davacısı sorumlu olduğunu, bilirkişiler son derece isabetli bir şekilde araç üstü bekleme ücretlerinin ve beklemeye bağlı ortaya çıkan masrafların (ardiye ücretlerinin) müvekkili talep edilemeyeceğini tespit ettiklerini, Mahkeme Bilirkişilerin 3. Ek Raporlarında yer verdikleri tespitlerle tümüyle çelişkili bir şekilde, birleşen dosya davacısının araç üstü bekleme ücretleri ve ardiye ücretlerine ilişkin taleplerini tümüyle kabul ettiklerini, Mahkeme kararının dosyada mevcut Bilirkişi tespitleri ile tümüyle çelişkili olduğu gözetilerek, Mahkeme kararı kaldırılarak birleşen dosya davacısının davasının esastan reddi talep edildiğini, birleşen dosya davacısının cezai şart talebinin tümüyle reddi gerektiğini, müvekkili gözetim raporlaması ve protesto mektubu giderlerinden sorumlu olmadığını, Mahkemenin bakiye navlun alacağımıza ilişkin asıl davada dava tarihi olan 12.07.2019 tarihinden itibaren faize hükmetmesi hukuka uygun olmadığını, faiz başlangıç tarihinin 26 ağustos 2018 olması gerektiğini, müvekkili sorumluluğu hesaplanırken sözleşmesel ve yasal sorumluluk sınırlarının gözetilmesi gerektiğini, bu husus Yerel Mahkemece değerlendirilmediğini, birleşen dosya davacısı lehine hükmolunan faiz fahiş olduğunu, Mahkemenin gerekçeli kararında yer alan hatalı ve anlaşılamayan ifadelere ilişkin istinaf başvurusunda bulunma zarureti doğduğunu istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı-birleşen Dosya Davacısı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Asıl davada davacı-birleşen dosya davalısı .... lojistik firmasının 38.370,00-USD bakiye navlun alacağının kabulüne dair verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirket tarafından taşıyıcı firmaya ödenen (%50 peşin) 46.630,00-usd navlun bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkil şirkete iade edilmesine karar verilmesini, dairenizce dosyada mübrez taşıma sözleşmesi incelendiğinde "Çin/Tianjin Limanı’ndan --> Türkiye/Buharkent Aydın Sahası’na" yapılacak taşıma işinin davacı-birleşen dosya davalısı... firması tarafından üstlenildiği, dava konusu emtiaların tamamının zayi olduğu ve taşıma sözleşmesi ile kararlaştırılan son varış yerine teslim edilmediği, Yerel Mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında davacı-birleşen dosya davalısı ... firmasının emtiaların zayi olmasından ve bundan doğan tüm zararlardan sorumlu olduğunun tespit edildiğini, davacı-birleşen dosya davalısı ... firması tarafından taşıma sözleşmesi hükümlerine riayet edilmeyerek sözleşme ile üstlenilen yükümlülükleri gereği gibi ifa edilmediğini, müvekkili şirketin gerek yazılı gerek sözlü tüm talimatlarına aykırı davranılarak zararın daha da artmasına sebep olunduğunu, davacı-birleşen dosya davalısı ... firmasının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında emtiaların tamamı zayi olduğunu, davacı-birleşen dosya davalısı .... firması tarafından taşıma sözleşmesi hükümleri gereği üstlenilen liman içi işlemleri ve limandan tahliye işlemleri de gereği gibi yerine getirilmediğini, boşaltma/tahliye işlemlerinin hatalı bir şekilde yapılması nedeniyle emtialarda meydana gelen zarar daha da arttığını, taşıma sözleşmesine istinaden dava konusu emtiaların yükleme/istif/boşaltma/taşıma ve son varış noktasına teslimi işlemlerini üstlenen davacı-birleşen dosya davalısı.... firmasının eksiksiz ve hasarsız olarak teslim aldığı emtiaların tamamının zayi olmasına neden olmasından dolayı sorumlu olacağı gözetildiğinde peşin ödenen %50 navlun bedelinin tamamını iade etmesi gerektiği izahtan vareste olduğunu, davacı-birleşen dosya davalısı ... firması taşıma işlemini tamamlamamasına rağmen taşıma işleminin sonunda talep edebileceğini bakiye navlunu emtiaları teslim yerine teslim etmeden önce müvekkil şirketten talep etmiştir ve bu ödeme yapılmadan işlemlere devam etmeyeceğini, sözleşme hükümlerine de aykırı şekilde müvekkile dayattığını, Lojistik sözleşmesi hükümlerine göre bakiye taşıma bedelinin emtiaların Türkiye/Buharkent Aydın Sahası’na teslimini müteakip (30 gün vadeli olarak) ödeneceği açıkça kararlaştırıldığını, taşıyıcı tarafından emtialar son varış yerine teslim edilmediğini, emtiaların nihai varış yerinin Aydın/Buharkent olduğu bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, bu nedenlerle asıl davada davacı-birleşen dosya davalısı .... firmasının 38.370,00-USD bakiye navlun alacağının kabulüne dair verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirket tarafından davacı-birleşen dosya davalısı .... firmasına ödenen (%50 peşin) 46.630-USD navlun bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkil şirkete iade edilmesine karar verilmesini, birleşen 2019/374 e. sayılı dava dosyasında 67.429,04-Euro olarak talep edilen bakiye hasar bedelinin 45.766 Euro olarak kısmen kabulüne ve dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline dair verilen kararın kaldırılmasını, 67.429,04-Euro olarak davanın kabulü ile hasar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, dava konusu emtialar dava dışı ... A.Ş. nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, davacı-birleşen dosya davalısı .... firmasının sorumluluğu altında yapılan taşıma işlemleri esnasında tamamının zayi olması nedeniyle sigorta şirketi tarafından gerekli tüm incelemeler ve araştırmalar yapılmış, poliçe teminatı ve limiti ile sınırlı kalınarak 19.11.2018 tarihinde 1.852.312,00 TL tazminat ödendiğini, emtialar 65.000-TL’den sovtaja ayrıldığını, birleşen 2019/374 e. sayılı dava dosyasında 18.652,00-USD olarak talep edilen cezai şart bedelinin 5.595,60-USD olarak kısmen kabulüne ve dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline dair verilen kararın kaldırılmasını, 18.652,00-USD olarak davanın kabulü ile temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, davacı-birleşen dosya davalısı olan taşıyıcı tarafından sözleşme süresine (emtiaların yükleme limanında gemiye yüklenmesi için belirlenen süreye - laycan: 18-22 nisan 2018) uyulmamış, müvekkil şirkete emtiaların 07.05.2018 tarihinde gemiye yüklendiğini ve 16.06.2018 tarihinde İzmir/Aliağa Limanı’na varacağının belirtildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davacı-birleşen dosya davalısı olan taşıyıcıya sözleşmedeki gecikme nedeniyle cezai şart maddesi hatırlatıldığını, gemi 26.07.2018 tarihinde limana varmış ve tamamının zayi olması nedeniyle sözleşme gereği kararlaştırılan varış/teslim noktasına (türkiye/buharkent aydın sahası’na) teslim edilmediğini, 619.822,26-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili talep edilmesine rağmen dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğunu, 619.822,26-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava:Asıl davada davacı tarafça taşıyanın gönderilene karşı açmış olduğu navlun bedelinin tahsili; birleşen davada davacı tarafça, gönderilen tarafından taşıyana karşı açılan taşıma sözleşmesine aykırılık iddiasına karşı taşımadan kaynaklan hasar nedeniyle tazminat ve bu taşıma sözleşmesinin ihlali nedeniyle ödenen (araç üstü bekleme, ardiye, eksper ücretleri) bedellerin tahsili, sözleşmeden doğan cezai şart alacağı ve navlun bedelinin iadesi taleplerine ilişkindir. Mahkemece, asıl dosyada, davacısı- birleşen dosya davalısı .... Şti.’nin kalan navlun bedeli olan 38.370 USD alacağın dava tarihi olan 12.07.2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, Birleşen davada, birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı .... Şti.'nin davasını kısmen kabulü ile 5.595,60 USD, 45.766 Euro, 619.822,26 TL nin davalıdan dava tarihinden itibaren USD cinsi alacak için 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, Euro cinsi alacak için 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline ve TL cinsi alacak için ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesi faizi ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiştir. Karara karşı ayrı ayrı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur. Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemeye göre; Tüm dosya kapsamına göre , yükün Çin’in Tianjin limanından alınarak İzmir Limanına oradan da .... Buhar Kent Tesislerine teslimi gerekirken yükün Tianjin limanına yüklenirken kaptanın Temmuz 2018 tarihli ekspertiz raporunda .... gemisine yüklenen yükün yükleme şartlarına uygun olmadığını kaptanın kusuru ile üst üste konması ile zararın ortaya çıktığı, dolayısıyla zararın donatan tarafından karşılanması gerektiği , yükün İzmir limanına varması ile 26.07.2018 tarihinde 8 set / 16 bundle emtiasının tamamının hasarlı olduğu tespit edildiği 31.07.2018 tarihinde tutanak düzenlendiği, yine ... TÜRK gözetmen raporunda Buhar ve yoğunlaşma tüplerinin kurallara uygun yüklenmediği, üzerine çelik yükler konması nedeniyle zarar gördüğü iyi durumda bulunmadığı, onların bedelinin yaklaşık 500.000 TL olduğunun tespit edildiği, daha sonra teslim noktasına yükün götürülmeyerek limanda bekletildiği, ....’un bu sözleşme hükümlerine istinaden bu yükün 8 adet tırla gümrüklü sahada beklediği, ve ayrıca bu nedenle 300.900 TL araç üstü bekleme ücreti 296.679 TL ardiye ücreti doğduğu, ve geç teslim nedeniyle sözleşmenin m. 19’a göre cezai şart alacağının doğduğu bu alacağın bilirkişi raporunda belirlendiği üzere 6 hafta gecikmesine göre tüm taşıma bedeli olan 93.260 USD’nin %1 olarak belirlendiği ve böylece 5.595,60 USD cezai şart bedelinin doğduğu, Davacı tarafın dava dışı .... yapmış olduğu sigorta sözleşmeye istinaden ... AŞ ile nakliyat Emtia Sigorta poliçesi ve zeyilnamesinin yapıldığı buna göre 20.04.2018 tarihli poliçede sigorta ettirenin ... sigortalının yine ... olduğu ancak bu poliçeden sonra 30.07.2018 tarihinde yapılan zeyilname ile sigortalının ....AŞ ile değiştirildiği, bilahare .... AŞ’nin malı .... Şti.’ne iade faturası ile iade ettiği ve .... Şti. bu malı tekrar ....’a iade faturası ile iade ettiği .... AŞ’nin 01.11.2018 tarihli temlikname ile sigortadan doğan alacağını, doğrudan ...’a temlik ettiği, ....’un da 07.11.2018 tarihli temlikname ile 1.917.312 TL lik (314.550,64 Euroluk kısmı) doğrudan ... şirketine temlik ettiği,( böylece malın zarar görmüş olan hasarlı kısmı için dava dışı ...nden 1.917.312 TL lik/ 314.550,64 Euroluk zararın karşılandığı kalan zararın ise 384.000 Euro – 314.550,64 Euro = 69.449,36 Euro olduğu,) bilirkişi raporunda ise tahsil edilen miktarın 1.852.312 TL olarak gösterildiği ve bu miktarın poliçeye göre 384.000 Euro’nun poliçede belirlenen kur miktarı olan 4,9930 TL ile çarpılması ve 65.000 TL sovtaj bedelinin mahsubu ile bulunduğu belirlendiği , ancak davacının tahsil ettiği bedelin 1.917.312 TL olması durumunda bu miktarın 384.000 Euro olduğu ve zararın tamamının karşılandığı ve fakat tazmin tarihindeki kur miktarı olan 5,6686 TL ile çarpılması ile ( 384.000 x 5,6686 =) 2.176.742,40 TL olduğu aradaki farkın 259.430 TL olarak belirlendiği böylece bu TLnin Euro karşılığının 45.766 Euro olarak tespit edildiği belirlendiği , Birleşen dosya davacısının talepleri açısından , yükün Tianjin / Çin limanından geç yüklenerek Aliağa limanına geç getirildiği, aynı zamanda yine ekspertiz incelemesinde ve bilirkişi incelemesinde belirlendiği üzere gemi içerisinde yapılan istifin usulüne uygun olarak yerine getirilmediği, bu nedenle yükün zarar gördüğü, yükün limana indirilmesi ile bu zararların tespit edildiği, taşıyan / lojistik sözleşmesi yapan .... AŞ’nin sözleşmenin 16. maddesine göre yükü İzmir limanından.... / Buharkent / Aydın’a taşımayı üstlendiği, ancak sözleşmenin m. 16’da yer aldığı üzere teslimata ilişkin mücbir sebep dışında usulüne uygun bir teslimat yapılmadığından zarar gören malların masrafları kendisine ait olmak üzere değiştirmek zorunda olduğu, yine madde 16.4’e göre bu şartlara uyulmadığı takdirde demuraj, yeniden nakliye masrafı, bekleme süresi ve ilgili diğer masraflardan sorumlu olduğu, hükmünün yer aldığı buna göre sözleşmeye istinaden taşıyanın, birleşen dosya davacısının ekspertiz incelemesinden alacaklı olduğu ayrıca araç üstü bekleme ücreti ve beklemeye bağlı ortaya çıkan masrafları, bu zararları karşılamakla yükümlü olduğu anlaşılmıştır. Davacının buna göre alacağını 45.766 Euro bakiye zarar, 300.900 TL Araç üstü bekleme zararı 296.679,14 TL ardiye ücreti ve 5.595,60 USD sözleşmenin 19.2 maddesine göre belirlenen geç teslim nedeniyle cezai şart, gözetmen raporu 22.423,26 TL olmak üzere Toplam 45.766 Euro, 5.595,60 USD ve 619.822,26 TL olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın taşıma akdinin yerine getirilmesinde her ne kadar mal zarar görmüş şekilde teslim edilmiş ise de, TTK m. 1199 hükmüne göre (madde 1199- (1) Boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlun ödenmez ve peşin ödenmiş ise geri alınır. Navlun götürü kararlaştırılmış ise eşyanın bir kısmının zıyaı, navlunun o oranda indirilmesini istemeye hak verir.) yükün kısmen veya tamamen zayi olduğu ve yükün kaza sebebiyle (taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten dolayı) zarara uğraması halinde navlun bedelinin ödenmemesi ya da ödenmiş ise geri alınması söz konusu olacaktır. Yasada açıkça kazadan söz edilmekte olup, kaza taşıyanın ve adamlarının kusuru dışında bir sebepten doğan zarardan bahsetmekte olup, ancak yasa koyucu tarafından taşıyanın veya adamlarının kusuru ile eşyada meydana gelen zarar olduğunda ise yasa koyucu navlun alacağına etkisini bilinçli olarak düzenlenmemiş olup, bu halde zarar gören taşıtanın navlun borcu devam etmekte olup, zarar gördüğü, ya da ziya uğrayan eşya karşılığında bu zararı taşıyandan tahsil etme imkanı bulunmaktadır. Bu nedenle navlun borcunun devam ettiği taşıyanın navlun sözleşmesinin ifası nedeniyle kalan bakiye 38.370 USD alacağını bulunduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/03/2023 tarih ve 2019/319 Esas 2023/204 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin asıl dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Asıl davada istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 59.604,88.TL harçtan peşin alınan 14.901,22.TL'nin mahsubu ile bakiye 44.703,66.TL asıl dava davalısından alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Birleşen davada istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90.TL'nin mahsubu ile bakiye 552,10.TL'nin birleşen dava davacısından alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Birleşen davada istinaf başvurusu sırasında alınması gereken 64.418,45 TL harçtan peşin alınan 16.104,65 TL'nin mahsubu ile bakiye 48.313,80 TL'nin birleşen dava davalısından alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, 8-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 10-Kararın resen Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; asıl dava yönünden HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin, karşı dava yönünden HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1350, K. 2026/2027, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1350-e-2026-2027-k-f3bb06aceb5b