Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1584 E. 2026/1481 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1584
- Karar No
- 2026/1481
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1584 - 2026/1481 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1584 KARAR NO : 2026/1481 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2026 NUMARASI : 2025/653 E. - 2026/232 K.
DAVANIN KONUSU : Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31/03/2026 tarih ve 2025/653 Esas - 2026/232 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 28/01/2021 tarihinde itfaiye eri olarak görev yaptığı yere gitmek için davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu otobüse bindiğini, otobüs şoförünün, seyir halindeyken yolun ortasında bulunan hız kesici kasisi görmesine rağmen aracın hızını kesmeyerek ilerlediğini, davalının bu fiili sonucunda otobüsün içinde bulunan yolcuların koltuklarından bir miktar yükseldiğini ve hızla yere düştüğünü, kaza nedeniyle müvekkilinin sol el bileğinde ve belinde kırıkların oluştuğunu, yaşanan kaza sonrasında müvekkiline yapılan ameliyatla kırık hattının 13 adet vida ile sabitlendiğini, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin bu yaralanma nedeniyle uğradığı bedensel fonksiyon kaybına ilişkin bir raporun düzenlendiği ve sürekli özür oranının %24, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğe göre sürekli özür oranının %13,5 olarak belirlendiğini, raporda müvekkilinin 28.01.2021 tarihli olay nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 120 gün, geçici bakıcıya ihtiyaç duyacağı günün 60 gün olarak bildirildiğini, müvekkilinin 28.01.2021 tarihli trafik kazası neticesinde yaşadığı maluliyet nedeniyle çektiği ve yaşam boyunca çekmeye devam edeceği elem ve ızdırabın bir nebze hafifletilmesi için manevi tazminat talep ettiklerini ileri sürerek, 80.000-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Genel Müdürülüğü vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait bulunduğunu, kusurun tümünün araç sürücüsüne ait bulunmadığını, kusur oranlarının tespitinin gerektiğini, araç şoförünün hizmet alımı yapılan şirket elemanı olduğunu ve bu nedenle müvekkili sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 28.01.2021 tarihinde davalı ...'ya ait otobüsün davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken kasisten geçtiği esnada ani fren yapması nedeni ile otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, meydana gelen kazada davacının bir kusurunun bulunmayıp otobüs sürücüsü davalı ...'ın kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu otobüsün sebep olduğu kaza sonucu yaralandığı, yaralanmasının %13 oranında ve sürekli bedensel engele yol açtığı, ayrıca kaza nedeniyle tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin iki ay olduğu ve tıbbi iyileşme süresinin de altı aya kadar uzayabileceği, davacının uğradığı cismani zarar nedeniyle çektiği acı, üzüntü, sıkıntı ve ömür boyu sürecek olan etkisi nazara alındığında davalı otobüs maliki/işleteni kurumdan ve haksız eylem sorumlusu olan davalı otobüs şoföründen manevi tazminat talep hakkının doğduğu, davacının içerisinde yolculuk yaptığı otobüsün sebep olduğu trafik kaza sonucu yaralanması nedeniyle uğradığı cismani zararın boyutu, yaşamış olduğu acı, üzüntü ve sıkıntılar ile ömür boyu sürecek etkisi, kaza tarihi, kazada kusurunun olmayışı ile sosyal ve ekonomik koşullar nazara alındığında, davacının manevi tazminat isteminin takdiren 60.000,000 TL üzerinden uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın, davalılardan kaza tarihi olan 28.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın, müvekkilinin yaşadığı mağduriyet, elem ve ıztırabın karşılığı olmadığını, bu nedenle davanın tümden kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının tüketici mahkemesinde dava açarken tüketici uyuşmazlıkları için geçerli dava şartı arabuluculuğa başvurduğunu, ancak istinaf mahkemesinin kaldırma kararı ile dosyanın görevli ticaret mahkemesine gönderildiğini, buna karşın davacının, ticari uyuşmazlıklar için geçerli dava şartı arabuluculuğa başvurmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin maaşı dışında bir geliri olmayan, olay anındaki maaşı ile de zar zor geçimini sağlayan bir ... çalışanı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatın bu yönüyle fahiş ve hakkaniyete aykırı bulunduğunu, mahkemenin hükmettiği tazminatın, davacı yönünden zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, davacının maluliyetine ilişkin alınan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava açılmadan önce davacının dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurduğu, davalı sürücünün hız kesici kasisten hızlı geçmesi sonucu davacının yaralandığını, ceza dosyasındaki tespitler de gözetildiğinde davalı sürücünün, kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğu, davacının maluliyetinin usulüne uygun biçimde belirlendiği, dava konusu olayın meydana geldiği tarih ve davacının yaralanma derecesi gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminatın, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davalı ...'dan alınması gereken 4.098,60-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, anılan davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 1.025,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 3.073,60-TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında davacı ve davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdelerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/09/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.