Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/826 E. 2026/1167 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/826
Karar No
2026/1167
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/826

KARAR NO : 2026/1167

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN) İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/222

KARAR NO : 2022/158

DAVA TARİHİ: 25/04/2019

KARAR TARİHİ: 23/02/2022

DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul (İİK 235))

KARAR TARİHİ: 30/09/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı bankanın ... Ltd. Şti. 'den olan alacağı için 250.000 Euro ve 2.220,00 TL alacak kaydı yapılması talebinde bulunulduğu, her ne kadar İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğü ... İflas sayılı dosyaya yaptıkları kayıt talebinde İflas Müdürlüğünün kayıt tutarının TL olarak bildirilmesi gereği 250.000 Euro teminat mektubu tutarının kayıt tarihindeki (02.12.2016) kur üzerinden hesaplanarak 915.000,00 TL ve 2.200,00 TL olarak başvuru yapılmış ise de davada güncel kurdaki mevcut artışlarının göz önüne alınarak 250.000 Euro ve 2.200,00 TL'nin iflas masasına kaydını talep ettikleri, davalı müflis şirket iflas idaresinin alacak taleplerinin tamamının reddine karar verdiğini, davalı bankanın T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına verilmek üzere müflis şirkete ekte sundukları ve alacaklarına esas olan 03/01/20101 tarih ve ... numaralı 250.000 Euro'luk teminat mektubu düzenlediği ve teslim ettiğini, lehine teminat mektubu düzenlenen şirketin iflas etmiş olması ve teminat mektubunun iade edilmemesinden kaynaklı olarak bankanın zararının doğduğunu, alacak talebinin reddinin açıkça hukuka aykırı olduğunu beyan edilerek; 250.000 Euro ve 2.220,00 TL alacaklarının kabulü ile sıra cetveline kaydına karar verilmesi, talep edilmiştir.

CEVAP

Davalı iflas müdürlüğüne usulüne uygun biçimde dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, ancak davaya cevap sunmadığı dosya kapsamından anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; "...Düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporu ile, Davacı ... A.Ş. tarafından davalı müflis .... A.Ş. lehine, taraflar arasında akdedilen 03.11.2010 tarihli 5.000.000 Amerikan Doları tutarlı Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak 03.01.2011 tarihinde T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına hitaben kesin ve süresi 250.000,00 Euro tutarlı teminat mektubu düzenlenerek verildiği, söz konusu eminat mektubunun halen İstanbul Gümrük Saymanlık Müdürlüğü kayıtlarında bulunduğu ve teminat mektubunun bu aşamada iade edilmeyerek açık kalan tüm açık beyannameler ile ilgili inceleme ve araştırmaların sonuçlanmasını müteakip vergi kaybı bulunmayan beyannamelerin kapatılması ile vergi kaybına sebebiyet veren beyannamelerden kaynaklanan kamu alacağı ve cezalarının tahsil edilmesini müteakip iade edilmesinin gerektiğinin bildirildiği, bu durumda davacı bankanın davalı müflis şirket lehine verdiği mer'i teminat mektubundan kaynaklanan alacak tutarının; İflas tarihi olan 09.11.2016 tarihi itibariyle 885.300,00 TL olduğu, Davacının 2.220,00 TL alacak talebinin iflas tarihinden sonra yapılan takip ve dava masraflarına ilişkin olduğu, iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilemeyeceği belirlenmiştir.

Davacının benimsenen bilirkişi raporu ve ek raporuyla belirlenen 885.300,00 TL alacağının müflisin iflas masasına İİK'nun 235. maddesi gereğince kayıt ve kabulüne'' dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; teminat mektubunun 250.000 Euro olduğunu, iflas tarihindeki kur ile bugünkü kur karşılaştırıldığında fahiş fark oluştuğunu, bu nedenle 250.000 Euro olarak kaydı gerektiğini, 2.220,00 TL'nin ise iflas tarihinden sonra doğduğu gerekçesiyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, masrafların yapıldığı sabit iken iflas masasına kaydı gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını ve 250.000 Euro ve 2.220,00 TL alacaklarının iflas masasına kaydına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.

İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafından tebliğ gideri depo edilmiş olup, sıra cetveli 17/04/2019 tarihinde tebliğ edilmiş, dava 25/04/2019 tarihinde 15 günlük hak düşürücü sürede açılmıştır.

Dava, kayıt kabul istemine ilişkin olduğundan, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarihli 2014/10328 E. 2014/7923 K. sayılı ilamında açıklandığı gibi; "...kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir..."

Müflis şirket hakkında İstanbul Anadolu 2. ATM'nin 2015/928 E sayılı dosyası kapsamında 09/11/2016 tarihinde iflas kararı verilmiştir.

Davacı tarafından iflas dosyasına 19 kayıt numarası ile 915.000,000,00 TL alacak kayıt talebinde bulunulmuş, tamamı reddedilmiştir.

Mahkemece hukukçu, mali müşavir ve bankacı bilirkişi heyetinden alınan raporda; davacı banka ile müflis şirket arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye dayalı olarak T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına hitaben kesin ve süresiz 03/11/2011 tarihli 250.000,00 Euro bedelli teminat mektubu düzenlendiği, mektubun halen İstanbul Gümrük Saymanlığı Müdürlüğü kayıtlarında bulunduğu, ilgili kurumdan gelen cevabi yazıda teminat mektubunun bu aşamada iade edilmeyerek açık kalan tüm açık beyannameler ile ilgili inceleme ve araştırmaların sonuçlanmasını müteakip vergi kaybı bulunmayan beyannamelerin kapatılması ile vergi kaybına sebebiyet veren beyannamelerden kaynaklanan kamu alacağı ve cezalarının tahsil edilmesini müteakip iade edilmesinin gerektiğinin bildirildiği, iflas tarihi olan 09/11/2016 tarihinde 1 Euro = 3,5412 TL olup 250.000,00 Euro'nun iflas tarihindeki karşılığının 885.300,00 TL hesaplandığı, davacının 2.200,00 TL alacak talebine dair bir belge ibraz etmediği, her ne kadar hesap ekstrelerinde 4.021,24 TL alacak kaydı görünmekte ise de bunun iflas tarihinden sonra yapılan takip ve dava masraflarına ilişkin olduğu iflas alacağı olmadığı belirtilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 184/1. maddesinde; "İflâs açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer." hükmüne yer verilmiştir. Bu maddede ifade edilen "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflâs alacaklarıdır". İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçlarıdır.

İflas alacağı kavramına, müflisin yalnız muaccel borçları değil, aynı zamanda müflisin müeccel borçları (m. 195), taliki şarta (geciktirici koşula) veya belirsiz bir vadeye bağlı olan borçları (m. 197) ve konusu paradan başka bir şey olan borçları (m. 198) da dâhildir (Kuru, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1212).

İflas alacakları, iflas tarihinden önce doğan müflis borçlarıdır. Bu alacakların ödenmesi için açılan dava kayıt kabul davası olarak adlandırılmaktadır. İflas tarihinden önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifadeyle iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK'nın 235. maddesinden alan davalardır.

İİK'nın 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir.

Yabancı para alacaklarının iflas masasına kayıt şekli konusunda 2004 sayılı İİK'da açık bir hüküm bulunmamakla birlikte İİK'nın 198/1 maddesinde konusu para olmayan alacakların, ona eşit bir kıymette para alacağına çevrileceği öngörülmüş olup öğretide de konusu yabancı para olan alacakların anılan yasa hükümlerine göre iflasın açıldığı andaki döviz kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek iflas masasına yazdırılacağı hususu kabul edilmiştir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1244). İİK'nın 195. maddesinde iflasın açılması ile müflisin borçlarının muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas tarihinde masanın aktif ve pasiflerinin aynı zamanda belirlenerek müflisin tüm alacaklılarına eşit ödeme yapılması gerekmektedir. Bunun için de yabancı para alacaklarının Türk Lirasına çevrilmesi gerekir. Yabancı para alacakları ve konusu para olmayan alacakların Türk Lirasına çevrileceği tarih ise iflas kararının verildiği tarihtir. Ayrıca, yabancı para alacağının aynen kaydı alacaklılar arasında eşitliği ön planda tutan İflas Hukuku'nun bu prensibini de zedelemiş olacaktır. Zira, iflasta imtiyazlı alacaklar İİK'nın 206. maddesinde ilk beş sırada sayılmış olup, yabancı paranın masaya aynen kaydedilmesi halinde, yabancı paranın TL'ye karşı değer kazanması halinde yabancı para alacağı yönünden artma söz konusu olacak, alacaklılar arasındaki eşitlik bozularak yabancı para alacaklılarına bir imtiyaz yaratılacak, bu durumda aynı sırada bulunan ülke parası alacaklısı ile yabancı para alacaklısı arasında eşitsizlik meydana gelecektir. Bu sonuç her sıradaki alacaklıların eşit hakka sahip olduğunu belirten İİK'nın 207. maddesine aykırılık teşkil eder. İflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle alacağın iflasın açıldığı tarihteki Merkez Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08/05/1997 tarih ve 2756 E. 4683 K. sayılı ilamı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih ve 2013/7176 E. 2014/1802 K. sayılı, 12/05/2015 tarih ve 2014/5224 E. 2015/3582 K. sayılı, 02/06/2015 tarih ve 2014/4900 E. 2015/4147 K. Sayılı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih ve 2023/2805 E. 2024/1401 K. sayılı emsal ilamları).

Dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında genel kredi sözleşmesinde kaynaklanan ilişki olduğu, bu kapsamda talebe konu teminat mektubunun düzenlendiği, mektubun halen İstanbul Gümrük Saymanlığı Müdürlüğü kayıtlarında yer aldığı anlaşılmakla, 250.000,00 Euro bedelli mektubun iflas alacağı olması ve yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde iflas tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi gerektiğinden ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde hesaplama yapıldığından, davacının alacağın Euro cinsinden veya güncel kur üzerinden kayıt talebi yerinde değildir. Alacak talebine konu 2.200,00 TL'nin ise iflas alacağı olmadığı iflas tarihinden sonra yapılan takip masrafları olduğu bu nedenle kayıt kabul davasına konu olamayacağı anlaşıldığından mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı re'sen gözetilmiş, verilen kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı gibi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,

3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,

6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/826, K. 2026/1167, T. 23.02.2022, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-826-e-2026-1167-k-e227161af055