Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/506 E. 2026/1408 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/506
- Karar No
- 2026/1408
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/506 - 2026/1408 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/506 KARAR NO : 2026/1408
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02.12.2024 NUMARASI : 2023/529 Esas 2024/881 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av.
: 2- VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.09.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 18.09.2026
İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili ve davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.04.2023 tarihinde davalı ... adına kayıtlı ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın davacı şirkete ait ... plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu, davacı şirkete ait ... plaka sayılı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğunu, aracının hasar görmesi ve değer kaybına uğraması sebebiyle araç işleteni ve sigorta şirketinin poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından 06.07.2023 tarihinde 5.000,00-TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik değer kaybı talebi için 100,00-TL, araç mahrumiyet bedeli için 100,00-TL'nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 02.10.2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı talebini 20.000,00-TL araç mahrumiyet talebini ise 10.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı ...Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açmakta davacının hukuki yararı bulunmadığını, dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli zararı karşıladığından davanın reddi gerektiğini, tespit edilen 5.000,00-TL değer kaybı bedelinin başvurana 06.07.2023 tarihinde ödendiğini, başvuru sahibine ait aracın onarımının başvuranın kasko sigortacısı tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirkete rücu edilen tazminat tutarının da kasko şirketine ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu, davalı şirketin temerrüde düşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a, usulüne uygun tebligat çıkarılmasına rağmen davaya süresinde cevap vermemiş ancak katıldığı duruşmalarda ve 10.10.2024 tarihli yazılı beyanında davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı diğer davalıya ait aracın karıştığı trafik kazasıda davacıya ait aracın hasarlandığı, araçta değer kaybı ve araç mahrumiyet zararlarının oluştuğu, tarafların kusur durumları ile değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatının usulüne uygun raporla belirlendiği, bu rapora göre davacının belirlenen bedel üzerinden talebini artırdığı, meydana gelen değer kaybı zararından davalıların sigorta şirketi, araç sürücüsü ve işleteni olarak birlikte sorumlu olacağı, davalı ... ve sigorta şirketinin sürücüsünün kusuru oranında % 100 sorumlu olduğu, dava öncesi yapılan ödemelerde düşüldüğünde kalan bakiye değer kaybı 20.000,00-TL olduğu, bilirkişice hesaplanan 10.000,00-TL ikame araç bedeli alacağından ise davalı araç sürücüsü ve işleteni olan ...'ın sorumlu olacağı belirtilerek, davanın kabulü ile 20.000,00-TL araç değer kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa davalı ... yönünden olay tarihi olan 05.04.2023, davalı sigorta şirketi yönünden ise ödeme/temerrüt tarihi olan 06.07.2023 tarihinden itibaren yasal faizi uygulanmasına, 10.000,00-TL araç yoksunluk tazminatının olay tarihi olan 05.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar ...Sigorta AŞ vekili ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli zararı karşılandığından işbu haksız başvurunun reddi gerektiğini, tespit edilen 5.000,00-TL değer kaybı bedelinin başvuran vekili hesabına 06.07.2023 tarihinde ödendiğini, yapılan değer kaybı ödemesi ile davacının zararının karşılandığını, karara esas alınan bilirkişi raporunun açık ve denetlenebilir olmadığını, itirazlar doğrultusunda yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, geçmiş hasarı bulunmasına rağmen araç rayiç değerinin gerçek değerinden çok uzak olarak fahiş bir miktarda belirlendiğini, bilirkişi raporunda aracın kaza tarihinde değer kaybı bedelinin 25.000,00-TL olarak belirlenmesinin yerinde olmadığını, davaya konu kazada aracın daha önce arka tarafından hasarlandığı bilirkişi raporunda tespit edilmesine rağmen araçta değer kaybı oluşacağına ilişkin hatalı şekilde rapor tanzim edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ATK'dan kusur raporu alınmadan karar verildiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının davalının kusurunu ve davacının aracında meydana gelen zararı ispat etmek zorunda olduğunu, davacının iddia ettiği şekilde davacının aracında hasar meydana gelmesi ve bu hasar sonucu 20.000,00-TL değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığını, davacının değer kaybı zararının karşılandığını, davacının taleplerinim haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan fahiş hesaplamaları kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından aracın daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının, bu kazalar nedeni ile değer kaybı tazminatı alınıp alınmadığının, aracın km'si ve kullanım amacının, daha önce aynı yerden hasar alıp almadığının, aracın hasar gören parçalarının neler olduğunun ve bunların değer kaybına neden olup olmayacağının değerlendirilmediğini, ikame araç bedeline ilişkin yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, sonradan takılan tampon koruma demirinin hasarlanması ve onarımının tedarikle birlikte iki gün süren bir süreç olduğunu, davacının aracının onarımda kaldığı süre boyunca araç kiralamak zorunda kaldığı iddia edilmişse de davacının bu iddialarını ispatlayacak somut delillerin dosyaya sunulmadığını, aracın kasko sigortacısı tarafından davacıya ikame araç temin edilip edilmediği hususunun araştırılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan değer kaybı ve ikame araç bedelinin sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ile zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir. Trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Aracın onarılmadan hasarlı olarak satılması değer kaybı zararı talep edilmesine engel oluşturmaz. Zira, sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli yanında değer kaybı zararının talep edilmesi mümkündür. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50/2. maddesi gereğince davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalı sigorta şirketi tarafından olay tarihinde geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı ...'a ait sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken ön ilerisinde seyir halinde olan davacı şirkete ait dava dışı... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca arkadan çarpması şeklinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda dosyaya kazandırılan kök ve ek bilirkişi raporu ile açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli olacak ve olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı ...'ın olay yerine yaklaştığında önünde giden aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden izlemeyerek dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı davranışı neticesinde arkadan çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden % 100 oranında asli ve tam kusurlu, davacının maliki olduğu araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu tespit edilerek; davacıya ait araçta oluşan hasarın kazanın oluşumu ile ilgili ve hasarı doğrular şekilde gösterdiği, aracın yapılması gerekli olan tamirat işçiliklerin hasarları kapsadığı, olayın oluş şekli, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı yanı sıra aracın hasarlı haline ilişkin hasar fotoğrafların bu hasarları teyit ettiği, değiştirilmesi gereken parçaların onarılarak olaydan önceki durumlarına getirilmelerinin söz konusu olmadığı, ekspertiz raporundaki parça bedellerinin meydana gelen hasar ile olay tarihindeki piyasa rayiçlerine uyumlu bulunduğu gözetilip, olay nedeniyle araçta oluşan yedek parça, işçilik ve KDV dahil toplam zarar tutarının tespit edilerek, aracın olay tarihinde mezkur kazadan önce piyasa 2. el rayiç değeri ile hasar sonucu uygulanan onarım sonrası hasarlı haliyle 2. el piyasasında ortalama rayiç değeri arasındaki fark üzerinden değer kaybı bedeli ve araçta meydana gelen hasarın giderilmesi için makul onarım süresi ve kaza tarihinde günlük araç mahrumiyet bedeli üzerinden araç mahrumiyet zararı tespit edilip, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler gözetilerek, kusur oranında bilirkişi tarafından yapılan hesaplama doğrultusunda 20.000,00-TL değer kaybı 10.000,00-TL ikame araç bedeli olarak belirlenen tazminatın hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar ile tüm deliler karşısında; hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, olayın oluş şekline uygun düşecek biçimde kusur ile değer kaybı tazminatı ve ikame araç bedelinin anılan ilke ve esaslar çerçevesinde hasar ile uyumlu ve makul olarak tespit edilip belirlenerek hüküm altına alınmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalılar ...Sigorta AŞ vekili ile ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı ... vekili ve davalı ...Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... ve davalı ...Sigorta AŞ'den alınması gereken 2.049,30 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.165,40 TL'nin mahsubu ile kalan 883,90 TL harcın (davalı sigorta 816,20 TL'sinden sorumlu) adı geçen davalılardan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17.09.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.