İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/479 E. 2026/110 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/479
- Karar No
- 2026/110
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/479 Esas KARAR NO : 2026/110
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/02/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.02.2024 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile karşı istikametten gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kar birikintisinden dolayı daralan yolda yol vermemesi sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'nin yaralandığını, kazaya sebep olan araçların sırasıyla ... Sigorta Anonim Şirketi'ne ... poliçe numarasıyla ve ... Anonim Sigorta Şirketi'ne ... poliçe numarasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davalı sigorta şirketlerine 22.04.2024 ve 05.04.2024 tarihlerinde yazılı başvurularda bulunulduğunu ancak taleplerin karşılanmadığını, ... Arabuluculuk Bürosu nezdinde yürütülen zorunlu arabuluculuk süreçlerinde 2024/... ve 2024/... numaralı dosyalarda anlaşmaya varılamadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla daimi maluliyet, bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolduğunu, 2918 sayılı Kanun’un 97. maddesi gereği Dava Öncesinde Sigorta Kurulu’na başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, kusur tespiti için Oranlarının Tespiti İçin Hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nin Nden Hem De Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi marifetiyle bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurunun bulunduğunu, tazminat hesaplamasında 4.12.2021 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın uygulanması gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporlarının hükme esas alınamayacağını ve Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca yeni bir rapor alınması gerektiğini, 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesi gereği tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğunu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin teminat dışı kaldığını, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereği davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, tazminat hesabının Hazine Müsteşarlığı’na kayıtlı aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, soruşturma dosyasının celbi ile uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... ... ... Şirket vekili ise cevap dilekçesinde; 20.02.2024 tarihli kaza nedeniyle açılan tazminat davasında, ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 12/12/2023 ile 12/12/2024 tarihleri arasında ... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limitinin kişi başına 1.200.000,00-TL olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacı tarafından ibrazı zorunlu belgelerin eksik sunulduğunu, maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise sürücü kusurunun ispatlanması gerektiğini, ceza dosyalarındaki raporların hukuk hakimi için bağlayıcı olmadığını, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi veya yetkili hastanelerden alınacak raporla şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti gerektiğini, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinin 6111 sayılı Kanun kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, bu taleplerin poliçe teminatı dışında kaldığını, hesaplamaların aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,65 teknik faiz oranı esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının ehliyetsiz sürücünün aracına binmesi nedeniyle müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini ve avans faizi talebinin reddedilerek yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini, kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasını, maluliyet tespiti için davacının Sağlık Kurulu raporu vermeye yetkili hastaneye sevkini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce davacının, Erişkinler için Ergenlik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Uyarınca sürekli maluliyet oranı ve süresinin, bakıcı ihtiyacı olup olmadığının var ise süresinin tespiti için alınan ATK raporunda özetle; 20.02.2019 tarihli yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde 20.02.2024 tarihindeki trafik kazasına bağlı yaralanmanın fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olması nedeniyle maluliyet oranının tayinine mahal bulunmadığının, 20.02.2024 tarihinden itibaren tedavi süresince bakıcı ihtiyaç süresi tayinine mahal olmadığının, iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceğinin, bu süre zarfında özürlü sayılması gerektiğinin bildirildiği kanaatine varıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Yine mahkememizce kusur durumunun belirlenmesi ve tedavi gideri miktarının hesaplanması için alınan bilirkişi heyet raporunda özetle; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin %50 oranında kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği, ...'nin 9.000,00 TL tutarında öngörülen belgesiz tedavi gideri olacağının ve bakıcı olmayacağının öngörüldüğü, sigortalıların araç sürücülerinin kazanın meydana gelmesinde kusurları oranında ... Sigorta A.Ş. için 18.04.2024, ... Sigorta A.Ş. için 07.05.2024 temerrüt tarihi itibarıyla ...'nin öngörülen belgesiz tedavi giderinin 4.500,00 TL'lik kısmından sorumlu oldukları ve uygulanacak faizin kazaya karışan araçlar ticari olduğu için talep doğrultusunda avans faiz olduğu kanaatine varıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava, 20/02/2024 tarihli kaza nedeniyle davacıda oluştuğu iddia edilen maluliyete ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerine ilişkindir. Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalıdan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği ihtilaflıdır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyasında şüpheliler ... ve ... hakkında Taksirle Birden Fazla Kişinin Yaralanmasına Neden Olma sunundan soruşturma başlatıldığı ve şüpheliler hakkında şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verilmiş olduğu anlaşılmıştır. 20.02.2024 günü saat:13.15 sıralarında yol kenarlarındaki kar yığınları nedeniyle yolun daraldığı ... İli ... İlçesi istikametinden ... Mahallesine doğru seyir halindeki ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin ... Mahallesi yakınlarına geldiğinde aracının yan kısımları ile; karşı istikametten gelen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yan kısımlarına çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kaza sırasında ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda olan davacının yaralandığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E, 2020/40 K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur. 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Mahkememize sunulan 24/05/2026 tarihli raporun kusura ilişkin kısmında; Dava konusu olayda; dava konusu kazada; ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nin %50 oranında kusurlu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in %50 oranında kusurlu olduğu değerlendirmesinin yapıldığı, söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/3135 E 2018/11955 K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Kaza tespit tutanağındaki "emniyet kemeri" bölümünde bir işaretleme yapılmamış olduğu, dolayısıyla davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirsiz olduğu dikkate alındığında mütefarik kusuru bulunmadığı kanaati ile müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır. ... ... Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.09.2025 tarihli maluliyet raporunda; Davacının oluşan kazada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğine göre; yaralanmasının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olması nedeniyle engel/özür/maluliyet oranı tayinine mahal olmadığı, 20.02.2024 tarihinden itibaren kişinin tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı (temizlik, banyo, tuvalet, yeme-içme, vb.) ihtiyaç süresi tayinine mahal olmadığı, 20.02.2024 tarihinden itibaren kişinin iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında %100 özürlü sayılması gerektiği, bildirilmiştir. Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiştir. Mahkememize sunulan 24/05/2026 tarihli raporda; Davacı ...'nin 9.000,00 TL öngörülen belgesiz tedavi gideri olacağının, sigortalıları araç sürücülerinin kazanın meydana gelmesinde %50 kusurları oranında, ...'nin öngörülen belgesiz tedavi giderinin 4.500,00'er TL kısmından sorumlu oldukları, bildirilmiştir. Raporun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, iddia ve savunmalar ile alınan bilirkişi raporları dikkate alınarak 9.000,00 TL tedavi giderinin 4.500,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 4.500,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, karar verilmişitir. ... ... Üniversitesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 15.09.2025 tarihli maluliyet raporunda; kişinin sürekli maluliyetinin bulunmadığı, bakıcı ihtiyacının olmadığı belirtildiğinden sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise bulunmadığı anlaşılmıştır. Davadan önce davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 05/04/2024 tarihinde başvuru yapıldığından davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden yönünden temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan 18/04/2024 tarihi olarak, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 22/04/2024 tarihinde başvuru yapıldığından davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden yönünden temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası olan 07/05/2024 tarihi olarak kabul edilmiştir. Sigortalı araçlar hususi olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği kaaatine varılmış ve davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu talep arttırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri taleplerinin REDDİNE, Davacının tedavi gideri talebinin KABULÜ ile 9.000,00 TL tedavi giderinin 4.500,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 18.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 4.500,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den temerrüt tarihi olan 07.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, Karar harcı olan 732,00 TL'den alınan 152,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 580,00 TL'nin 290,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 290,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 152,00 TL tamamlama harç masrafının 76,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 76,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, Suç üstü ödeneğinden karşılanan 16.150,00 TL yargılama giderinin 8.075,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 8.075,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul miktarı dikkate alınarak takdir edilen 9.000,00 TL vekalet ücretinin 4.500,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 4.500,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarında reddedilen kısım dikkate alınarak 101,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile 50,5 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'ye, 50,5 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL, TL arabuluculuk ücretinin 1.800,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den, 1.800,00 TL'sinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır