İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/867 E. 2026/898 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/867
- Karar No
- 2026/898
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/867 Esas KARAR NO : 2026/898
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/10/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Olay 22.03.2025 tarihinde, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde meydana geldiğini, kazaya, davacı müvekkil şirkete ait... plakalı, 2023 model ... marka araç ile davalılardan ...'e ait ... plakalı, ...marka aracı karışmış olduğunu, davacı müvekkil şirkete ait aracı ... sevk ve idare etmekte olup kazanın meydana geldiği esnada ... üzerinde seyir hâlinde olduğunu, Sürücü ..., trafik kurallarına uygun şekilde, hız limitine riayet ederek, herhangi bir şerit ihlali veya manevra hatasında bulunmaksızın ilerlediğini, bu sırada, davalı ... yönetimindeki ... plakalı araç, önünde seyreden aracı sollamak amacıyla şerit değiştirmiş; ancak gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, hızını kontrol edememesi sonucu, müvekkil şirkete ait araca çarpıştığını, kaza, tamamen davalı sürücünün hatalı sollama manevrası, tali yoldan ana yola çıkarken geçiş önceliğine riayet etmemesi, hızını ayarlayamaması, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı nedeniyle meydana geldiğini, müvekkil sürücü, olay anında kendi şeridinde ve trafik kurallarına tam bir uygunluk içerisinde seyir hâlinde olduğundan, kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmamakta olduğunu, kazaya ilişkin olarak düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ve olay yerinde yapılan incelemeler sonucunda; sürücü ...’ın kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı, buna karşın kazanın meydana gelmesinde ... tam ve asli kusurlu (%100) bulunduğunu, davalı sürücünün tam kusuru neticesinde davacı şirkete ait... plakalı araçta araç değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı meydana geldiğini, 09.10.2020 tarihli anayasa mahkemesi kararı sonrasında araç değer kaybı dosyalarında oluşan yeni hukuki durum sonrası plastik aksamlarda dahi km sınırlaması olmaksızın değer kaybına dahil edilmesi gerektiğini, kaza sonucu müvekkilin maliki olduğu araçta, hak mahrumiyeti bakımından uğradığı zararın davalılardan yalnızca ... Ve ...'ten tahsili gerektiğini, bu istemlerimizle birlikte davalılar tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olarak katma değer vergisini de 3065 sayılı kdv kanunu uyarınca ödemek zorunda olduklarını, bu açıklanan sebeplere istinaden HMK’nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, Müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan şimdilik 100,00-TL araç değer kaybı (reel değer kaybı/sigorta şirketi yönünden poliçe sınırıyla) bedelinin kaza tarihi olan 22.03.2025’ten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılar yönünden müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyeti zararı bedelinin, kaza tarihi olan 22.03.2025’ten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte; davalılar ... ve ...'ten, müştereken ve müteselsilen tahsiline, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu dikkate alınarak, alacak miktarının belirlenebilmesi amacıyla usul ekonomisi gereğince duruşma günü beklenmeksizin dosyanın bilirkişi eksperine tevdi edilerek rapor alınmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle ; davacı vekiline değer kaybı için 07/10/2025 tarihinde 180.500,00 TL ödendiğini, davacı aracını kendi kasko şirketi olan ...nezdinde tamir ettirmiş ve kasko şirketi ödenen bedeli müvekkil şirkete rücu ettiğini, bu kapsamda müvekkil şirketi tarafından kasko şirketine 18/07/2025 tarihinde 112.957,62 TL ödendiğini, toplam 293.457,62 TL ödenmiş olduğunu, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden tenzili gerektiğini, poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, huzurdaki dava kısmi dava olarak açıldığından ve dava konusu edilmeyen tutar yönünden zamanaşımı işlemeye devam edeceğinden ıslah yapılması halinde zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından, davaya konu araç için gerçek zarar ilkesine göre reel değer kaybı tazminatı ödenmiş olup; davacıya karşı bakiye tazminat ödeme borcu kalmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, değer kaybı hesaplamasının maddi olaya uygun olarak yapılması gerektiğini, araç kilometresi yüksek ise veya daha önce benzer hasarlara maruz kaldı ise değer kaybından söz edilemeyeceğini, itirazlarımız baki kalmak kaydıyla; değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. ... Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkillerinin gerçekleşen kazada kusurlarının bulunmadığını, davacının değer kaybı talepleri karşılanmış olup, bakiye zarar mevcut ise ... kapsamında olduğunu, mahrumiyetin somut biçimde tespiti gerekmekte olup, davacı tarafından ispat edilemeyen zararın reddi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerin herhangi bir kusuru bulunmadığından, dava konusu taleplerin müvekkiller ... ve ... yönünden esastan reddine araç değer kaybına ilişkin taleplerin ... teminatı kapsamında sigorta şirketi tarafından karşılanmış olması nedeniyle, bu kalemde müvekkiller yönünden husumet yokluğundan reddine, davacının araç mahrumiyeti iddiasını somut delillerle ispatlayamaması nedeniyle bu talebin de reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini karar verilmesini vekâleten arz ve talep etmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında meydana gelen değer kaybı tazminatının ve mahrumiyet tazminatının davalı ... sigortacısı ve davalı araç sürücüsü ile araç malikinden tahsiline ilişkin tazminat davası mahiyetinde olduğu görüldü. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davacıya ait aracın hasar kayıtları ve davaya konu hasar dosyasına ilişkin evraklar celp edilmiştir. b-... Sigorta'ya müzekkere yazılarak hasar dosyası celp edilmiştir. 3-Bilirkişi tarafından mahkememize 11/05/2026 tarihinde sunulan raporda özetle; "A- Davalı ... adına tescil kayıtlı ve davalı ... ŞİRKETİ tarafından sigortalı bulunan ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü davalı ... kavşak giriş noktasında doğru şekilde duraksamadan, kavşak içerisine kontrolsüz ve dikkatsiz şekilde giriş yaparak seyirini sürdürmek istediğini sırada, idaresindeki kamyonetin ön kısımları ile ...Caddesi üzerindei şerit izleme kurallarına uygun olarak ilerlemekte olan davacıya ait sağ tarafından gelmekte olan otomobilin sol yan kısımlarına etkin tedbirler almadan çarpmasıyla gerçekleşen ve oluşumuna neden olduğu bu maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleşmesinde, seyri esnasında göstermesi gereken en basit dikkat ve özeni yeterine göstermeden ve kavşak noktası öncesi idaresindeki otomobilin hızını, kavşak noktasını ve kavşak kollarını doğru şekilde kontrol etmesini sağlayacak uygun hadde bir hıza getirmeden ilerlediği ve anayol ... Caddesi üzerinden ilerlemekte olan davacıya ait otomobile trafik kuralları gereğince ilk geçiş hakkını vermeden kavşak içerisine girerek ilerlemekte olduğu sırada gerçekleşen ve önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici hukuk kurallarını açık net bir şekilde ihlal etmesi nedeniyle objektif olarak öngörülebilecek ve kavşaklara yaklaştığında idaresindeki kamyonetin hızını, gerekirse zamanında durdurabilecek şekilde uygun hadde getirerek, kavşaklarda geçiş öncelikleme uyarak müteyakkız şekilde ilerlemesi durumunda oluşumu önlenebilir olan bu maddi hasarlı trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda 1.DERECEDEN ASLİ DÜZEYDE TEK VE TAM KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacının aracında Araç Değer kaybı Miktarı 135.800.-TL olduğu, mahrumiyet zararının ise 30.750,00-TL olduğu" şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 5-Davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırım dilekçesini sunmuş, arttırılan tutarın harcını Mahkememize yatırdığı gibi talep arttırım dilekçesi davalılara tebliğ olmuştur. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu davada; davalı sigortacı tarafından ... ile sigortalı bulunan ve diğer davalı ... sürücülüğündeki diğer davalının mülkiyetindeki aracın davacıya ait araca çarpması suretiyle gerçekleşen trafik kazasında davacının aracında kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybına ve aracın kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet tazminatına yönelik zararının tazmini talebine ilişkindir. Haksız fiillere ilişkin 6098 sayılı Kanun'un 49 ve 50. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." İlgili hükümlerden görülebileceği üzere haksız fiil nedeniyle sorumluluğun söz konusu olabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil nedeniyle zararın meydana gelmesi gerekmekte olup, zarar ve kusuru ispat yükü davacı üzerindedir. Mahkememizce meydana gelen kazada kusur ve trafik kurallarına aykırılıkların tespiti için trafik uzmanı bilirkişiden rapor alınmış olup, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 11.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda şu tespitler yapılmıştır: "Davalı ... adına tescil kayıtlı ve davalı ... ŞİRKETİ tarafından sigortalı bulunan ... plaka sayılı kamyonet sürücüsü davalı ... kavşak giriş noktasında doğru şekilde duraksamadan, kavşak içerisine kontrolsüz ve dikkatsiz şekilde giriş yaparak seyirini sürdürmek istediğini sırada, idaresindeki kamyonetin ön kısımları ile ... Caddesi üzerindei şerit izleme kurallarına uygun olarak ilerlemekte olan davacıya ait sağ tarafından gelmekte olan otomobilin sol yan kısımlarına etkin tedbirler almadan çarpmasıyla gerçekleşen ve oluşumuna neden olduğu bu maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleşmesinde, seyri esnasında göstermesi gereken en basit dikkat ve özeni yeterine göstermeden ve kavşak noktası öncesi idaresindeki otomobilin hızını, kavşak noktasını ve kavşak kollarını doğru şekilde kontrol etmesini sağlayacak uygun hadde bir hıza getirmeden ilerlediği ve anayol ... Caddesi üzerinden ilerlemekte olan davacıya ait otomobile trafik kuralları gereğince ilk geçiş hakkını vermeden kavşak içerisine girerek ilerlemekte olduğu sırada gerçekleşen ve önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici hukuk kurallarını açık net bir şekilde ihlal etmesi nedeniyle objektif olarak öngörülebilecek ve kavşaklara yaklaştığında idaresindeki kamyonetin hızını, gerekirse zamanında durdurabilecek şekilde uygun hadde getirerek, kavşaklarda geçiş öncelikleme uyarak müteyakkız şekilde ilerlemesi durumunda oluşumu önlenebilir olan bu maddi hasarlı trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda 1.DERECEDEN ASLİ DÜZEYDE TEK VE TAM KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine varılmıştır. şeklinde tespit yapılmıştır. Bilirkişi raporundaki tespitler, Karayolları Trafik Kanunu hükümlerinde belirlenen trafik kuralları, olaya ilişkin kaza tespit raporları ve SBGM'den celp edilen sigorta eksper raporları bir arada değerlendirildiğinde; bilirkişi raporundaki kusur tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu, Karayolları Trafik Kanunu kapsamındaki trafik kurallarının olaya doğru uygulandığı, olaya ilişkin kaza tespit tutanağındaki tespitlerin ve bilirkişi raporundaki tespitlerin ve kusur durumu tespitinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunun kusur durumu yönünden hükme esas alınması gerektiği anlaşılmış, davalı sürücünün meydana gelen kazada tam kusurlu olduğu, davalı sürücü tarafından kavşaklarda geçiş önceliğine uyulmaksızın ve kontrolsüz şekilde kavşağa girerken hız düşürmesi gerekmesine rağmen hız düşürmeyerek ve kavşakta geçiş önceliğine dikkat edilmeksizin kavşağa girilmesi sonrasında davalı sürücünün davacıya ait araca çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği davacıya ait aracın sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru ve hatası olmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporundaki kusur tespiti hükme esas alınmıştır. Davalı tarafından kusur tespitine itiraz etmiş ve gerçeği yansıtmadığı iddia edilmiş ise de; resimler ve kaza noktası incelendiğinde davacıya ait aracın ana yolda olduğu, davalıya ait aracın tali yoldan geldiği ve davacıya ait araca çarpma noktasının arkaya doğru olduğu yani davacının geçişini tamamlak üzere olduğu dolayısıyla hız kontrolü yapmayan ve kavşağa kontrolsüz ve geçiş önceliğine dikkat etmeden girenin davalı olduğu anlaşılmakla davalının kusura yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından meydana gelen trafik kazasındaki davalı sürücünün kusuru ve illiyet bağının ispat edildiği, anlaşılmakla zarar tespiti aşamasına geçilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın meydana gelen trafik kazası nedeniyle uğradığı değer kaybı zararına ilişkin olarak; kaza tarihi itibariyle aracın hasarsız hali ve kaza sonrasında onarılmış hali ile ikinci el piyasa rayiçlerine göre değer kaybının 135.800,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davacının aracında meydana gelen kaza sonrası değer kaybı raporda belirtildiği üzere usul ve yasaya uygun olarak aracın kaza öncesi mevcut hasarına göre ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten araç tamir edildikten sonra ikinci el piyasa değeri arasındaki fark olarak nitelenmiş ve davaya konu davacıya ait aracın markası, tipi, modeli km daha önce kazasında yapılan işlemler ve bunların yarattığı değer kaybı gözetilerek, dava konusu kazada hasar miktarı, parça değişikliği ve işçilikler dikkate alındığında serbest piyasa koşullarında aracın muadillerinin yapılan inceleme ve araştırmalar değerlendirilerek hesaplama yapılmış, sahibinden.com sitesinden alınan ilan örnekleri denetime elverişli olarak eklenmiş, ayrıca tespit edilen kasko değerleri de gözetilerek davaya konu davacıya ait aracın rapor tarihindeki hasarsız ve hasarlı piyasa değeri tespit edilerek bulunan aradaki farkın enflasyon rakamları ile güncellenmesi sonucunda kaza tarihi itibariyle geriye dönük gerçek değer kaybının 135.800,00-TL olarak tespit edildiği anlaşılmış, söz konusu tespitin usul ve yasaya uygun olduğu piyasa rayiçlerine uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır. Davacı tarafından değer kaybının düşük belirlendiği iddiası ile rapora itiraz edilmiş ise de; davacı tarafından örnek olarak sunulan ve piyasa rayiç değerinin daha yüksek olduğuna yönelik iddiaya dayanak yapılan ilanların 2026 yılı Mayıs ayına ait olduğu ve kaza tarihinden 1 yıl 3 ay sonrasına ait olduğu, değerlendirmenin kaza tarihine göre yapılması gerektiği, yine davacı tarafından emsal sunulan ilanlardaki araçların hasar durumunun belirsiz olduğu buna karşılık Mahkememizce alınan raporda davacının aracının önceki kazası da gözetilerek emsal ilana göre değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla davacının değer kaybının düşük belirlendiğine yönelik itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından aracın kullanılamadığı süre için mahrumiyet tazminatı da talep edilmiş olup, Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen hasarın piyasa şartlarında tamir süresinin 15 gün olduğu, davacının aracı ve segmenti gözetilerek günlük kaza tarihi itibariyle kiralama piyasa rayiç değerinin 2.300,00-TL olduğu ve ortalama günlük yapılmaktan kurtulunan işletme masrafı 250,00-TL'nin mahsubu sonrasında davacının mahrumiyet tazminatı miktarının 30.750,00-TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından rapora itiraz edilerek makul tamir süresinin tespiti gerektiği iddia edilmiş ise de; bu sürenin zaten tespit edildiği, sürenin daha kısa olması gerektiği iddia edilmiş ise de davacının aracını yetkili serviste tamir ettirdiği, aracın segmenti parça değişimi ve yapılan işlemler gözetildiğinde bilirkişinin esas aldığı 15 günlük sürenin piyasa rayiçlerine göre uygun ve makul olduğu anlaşılmış davalının bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir, yine davalı tarafından itiraz edilerek ikame araç hizmeti alınıp alınmadığının sorulması talep edilmiş ise de ikame araç alınmasının mahrumiyet tazminatına yönelik gerçek zararı ortadan kaldırmayacağının yerleşik Yargıtay kararlarında kabul edildiği anlaşılmakla davalının itirazlarına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından sunulan talep arttırım dilekçesi ile mahrumiyet tazminatı yönünden dava değeri davalı sürücü ve malik yönünden 30.750,00-TL'ye arttırılmış mahrumiyet tazminatı yönünden talep arttırımı yapılmamış olup, arttırılan tutara ilişkin harcın yatırıldığı ve dilekçenin davalılara tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından sigortaya yapılan başvuru sonucunda sigorta tarafından 180.500,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı anlaşılmakla davacının değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak davacının talep arttırım dilekçesi doğrultusunda 30.750,00-TL mahrumiyet tazminatının 22.03.2025’ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Buna göre; 30.750,00-TL mahrumiyet tazminatının 22.03.2025’ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Davacının değer kaybı tazminatına yönelik talebinin REDDİNE, 3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 2.100,53 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harç ve 550,00 TL ıslah harcının toplamı olan 1.165,40 TL'den mahsubu ile bakiye 935,13 TL karar harcının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 550,00 TL ıslah harcı ve 615,40 TL başvurma harcının davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.750,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.990,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.990,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 16.933,93 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8- Kabul red oranına göre belirlenen 4.684,49 TL Arabulucu ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 15,51 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı davalı ...'in yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/10/2026
Katip ¸e-İmzalıdır.
Hakim ¸e-İmzalıdır.