İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/654 E. 2026/108 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/654
Karar No
2026/108
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/654 Esas KARAR NO : 2026/108

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın 29.10.2024 tarihinde ... plakalı aracın sebep olduğu kaza neticesinde hasarlandığını, SBM kayıtlarına göre davalı tarafın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigorta şirketine yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, İstanbul ...Arabuluculuk Bürosu nezdinde yürütülen 2025/... başvuru numaralı ve 2025/... dosya numaralı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasar farkı ve değer kaybı bedelinin tam ve kesin olarak belirlenememesi sebebiyle HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açıldığını, araçtaki hasarın onarımında orijinal parça kullanımının zorunlu olduğunu, hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, hasar bedelinin KDV dahil şekilde hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesi kararları uyarınca plastik aksamlar dahil olmak üzere gerçek değer kaybının piyasa rayiçleri üzerinden belirlenmesi gerektiğini, kazasız hal ile kazalı hal arasındaki fiyat farkının tazmin edilmesi gerektiğini, dosyanın sürüncemede kalmaması adına bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiğini, bu kapsamda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL hasar bedeli ile 100,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının 29.10.2024 tarihinde meydana gelen kaza sonrası ... plakalı aracın değer kaybı ve hasar zararlarının tahsili amacıyla dava açtığını, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde 26.04.2024 ile 26.04.2025 tarihleri arasında geçerli ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ...-1 numaralı hasar dosyası kapsamında eksper raporu doğrultusunda 10.01.2025 tarihinde davacıya 21.499,99-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, ayrıca 23.12.2024 tarihinde ...Oto isimli tedarikçiye 8.242,80-TL parça tedarik ödemesi yapılarak toplamda 29.742,79-TL tazminatın ödendiğini, bu nedenle karşı tarafın zararının tamamen tazmin edildiğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1459. maddesi ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca sigortacının sadece gerçek zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davacının onarım faturası veya ödeme dekontu sunmadığı için KDV ödemesi yapmadığının anlaşıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun tarafından verilen 2020.E. ... K-2020/... sayılı karara atıfla ödenmeyen KDV bedelinin talep edilemeyeceğini, aksi durumun sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ...-2 numaralı hasar dosyası kapsamında alınan eksper raporunda ... plakalı aracın sağ ön kapı, sağ arka kapı ve sağ arka çamurluk kısımlarının daha önceki 09.01.2018,18.03.2018 ve 18.02.2024 tarihli kazalarda hasar gördüğünün ve işlem yapıldığının tespit edildiğini, aracın geçmişte 23 adet hasar kaydı bulunduğunu, değer kaybının ancak orijinal ve işlem görmemiş parçalarda oluşabileceğini, bu nedenle araçta değer kaybı oluşmadığını, değer kaybı hesabında aracın kullanılmışlık düzeyi ve geçmiş hasarlarının dikkate alınması gerektiğini, 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar hükümlerinin esas alınmasının zorunlu olduğunu, davacının avans faizi talebinin haksız fiil hükümleri gereği hatalı olduğunu, sigorta şirketinden ancak yasal faiz talep edilebileceğini, ayrıca kaza tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. ve 99. maddeleri uyarınca başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü geçmedikçe faiz işletilemeyeceğini belirterek davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Mahkememizce kusur, hasar ve değer kaybı hususlarının tespiti için bilirkişiden alınan raporda özetle; ... plakalı aracın hasar bedeli ile değer kaybı iddialarının değerlendirildiğini, 29.10.2024 kaza tarihli fiyatlandırmaların esas alındığını, ...plakalı araç sürücüsü ...'nun 2918 sayılı kanunun ilgili maddeleri uyarınca asli ve yüzde yüz kusurlu bulunduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...'un atfı kabil kusurunun olmadığının belirlendiğini, ... plakalı ticari taksinin geçmişte 19 farklı kazaya karışması nedeniyle reel değer kaybının oluşmadığını, aracın hasar onarım bedelinin 40.519,38 TL olarak hesaplandığını, davalı ... Sigorta tarafından 10.01.2025 ve 23.12.2024 tarihlerinde toplam 29.742,79 TL tutarında ödeme yapıldığını, bakiye hasar bedeli olan 10.776,59 TL tutarından davalının sorumlu olduğunun anlaşıldığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Davacı tarafın dava konusu bedelin davalı tarafça ödendiğine ilişkin beyanlarını sunmuş olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında talep edilen tazminat bedeli davalı tarafça yargılama sırasında ödenmiş olup, bu nedenle dava konusuz kalmıştır. Dolayısıyla ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Taraflar yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda beyanda bulunmamışlardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Dolayısıyla dava açıldığı tarihte davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı tarafa yüklenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Karar harcı olan 732,00 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 615,40 TL'den mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 615,40 TL peşin harç masrafı ve 615,40 TL başvuru harç harç masrafı davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan ‭7.198,5 TL yargılama gideri masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE,

Dair, tarafların yokluklarında verilen karar miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/654, K. 2026/108, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-654-e-2026-108-k-ea41e9d4a238