İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/257 E. 2026/105 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/257
- Karar No
- 2026/105
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/257 Esas KARAR NO :2026/105
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ: 28/12/2023 KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.12.2021 tarihinde meydana gelen kazada, davalı sigorta şirketi nezdinde KASKO poliçesi kapsamında sigortalı bulunan müvekkile ait ... plakalı araç ağır maddi hasara uğradığını, bunun üzerine davalı sigorta şirketi tarafından aracın perte ayrılması uygun bulunduğunu, kaza sonucu davalı sigorta şirketi tarafından aracın perte ayrılması uygun bulunmuş, davalı sigorta şirketince hasar ödemesinin reddedildiğini bunun üzerine tazmin talebi ile 20.01.2022 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketi tarafından olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapılmadığını, müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davanın kabulü ile müvekkilinin zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere 1,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava Konusu Kazaya İlişkin Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen 2022.E. ..., K-2022/... ve 18.11.2022 tarihli kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, davanın öncelikle bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, 10.12.2021 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen kaza nedeniyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca sigorta kuruluşuna başvuru şartının yerine getirilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuki yarar yokluğu doğurduğunu, davacının dava açıldığı tarihte alacak miktarını belirleyebilecek durumda olduğunu, HMK 107. madde şartlarının oluşmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın ıslah edilmesi halinde dahi zamanaşımı itirazlarının baki olduğunu, ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde kasko sigortalı olduğunu, yapılan araştırma neticesinde kazanın kurgu olduğunun tespit edildiğini, sigortalının araçtaki mekanik arızalar nedeniyle kazayı bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğini, Özetle Tahkim Komisyonu kararında da kazanın iddia edildiği şekilde gerçekleşmediğinin sabit görüldüğünü, TTK 1446. maddesi uyarınca sigortalının ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığını, rizikonun teminat dışı kaldığını, ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu, bilirkişi incelemesinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti gerektiğini, aracın tamiri ekonomik değilse hurda bedelinin mahsup edilmesi gerektiğini, poliçe özel şartları gereği muafiyet uygulanması gerektiğini, KDV ödemelerinin yansıtma faturası şartına bağlı olduğunu, davacının faiz talebinin yasal düzenlemelere aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Talimat mahkemesi aracılığıyla dinlenen tanık ... " dava konusu kazanın olduğu tarihte hava çok sisliydi ben aracın en arka koltuğunda oturuyordum yolda giderken görüş mesafesi çok kötüydü ve kısa mesafedeki araçlar bile görünmüyordu bir anda bizim aracın önünde bir aracın olduğunu gördüm abime dikkatli olması için bağırdım kendiside öndeki araca çarpmamak için sağa doğru kendini attı bu sırada belediyenin cadde üzerinde bıraktığı taşlara çarparak durduk bilgim, görgüm bundan ibarettir, dedi. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Yine dinlenen tanık ... " ben dava konusu aracın kaza anında kullanan kişiyim kazanın olduğu tarihte hava çok sisliydi, yolda giderken görüş mesafesi çok kötüydü ve kısa mesafedeki araçlar bile görünmüyordu. Ben aracı kullanırken bir anda sisten dolayı yaklaşana kadar farketmediğim bir aracı gördüm bu araca çarpmamak yolun sağına doğru direksiyonu kırdım. Direksiyonu kırınca cadde üzerinde belediyenin yola bırakmış olduğu bordür taşlarına çarptım. Ben olay günü kardeşimi hastaneye götürüyordum mecbur dışarı çıkmıştım, ben kendimi sağa doğru atınca karşıdan gelen araç başka bir araçla çarpıştı. Bilgim, görgüm bundan ibarettir, dedi. " şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce hasarın kaza ile uyumlu olup olmadığı, kazanın kurgu olup olmadığı ve kusur durumu hususlarında rapor düzenlenmek üzere ATK trafik ihtisas dairesinden rapor aldırılmış olmakla özetle; çarpışma şekli ile araç üzerindeki hasarın uyumlu olduğu, kazanın kurgusal olup olmadığının takdirinin yargıya bırakıldığı, taksirli olay kabulünde kusur durumunun belirlendiği, sürücü ...'in yüzde yüz oranında kusurlu bulunduğu, başka kusurlu kişi veya kurumun olmadığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Yine mahkememizce kusur ve hasar tespiti için alınan rapordan özetle; dava konusu trafik kazasının tek taraflı gerçekleştiği, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko sigortalı olan davacı ... adına tescilli ... plakalı ve ... şase numaralı aracın dava dışı sürücüsü ...'in 10.12.2021 tarihli yaralamalı ve maddi hasarlı kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, kusur oranının yüzde yüz olarak belirlendiği, dava konusu ... plakalı aracın hasarının kaza ile uyumlu olduğunun saptandığı, hasar onarımının yapılması için iskontosuz KDV dahil 195.580,06TL tutarında orijinal yedek parça kullanım bedelinin oluşacağı, aracın kaza tarihi itibarıyla evvelki hasar kayıtları dikkate alındığında serbest piyasa rayiç değerinin ortalama 283.000.00TL olduğu, hasar onarım tutarının aracın rayiç değerinin yüzde altmış dokuzuna tekabül ettiği, aracın kaza sonrası davacı uhdesinde kaldığı, davacı tarafından .... Noterliğinin 05.02.2022 tarih ve ... Yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satışın yapıldığı belirtilmiş olsa da tarafımca hesaplanan sovtaj bedelinin 99.050,00TL olacağı, serbest piyasa rayiç değerinden sovtaj bedelinin tenzili ile hasar tutarının 183.950,00TL olacağı, aracın orijinal parça kullanımı ile onarımının ekonomik olmayacağı ve pert total kabul edilmesi gerektiği, dava açılmadan evvel yapılan ekspertiz masrafının Yargıtay içtihatları uyarınca delil tespitine yönelik yargılama giderlerinden olduğu, davacının talep edebileceği ekspertiz ücretinin kaza tarihi olan 10.12.2021 tarihinde geçerli olan motorlu araç sigortalarında uygulanacak taban ekspertiz ücret tarifesine göre KDV dahil 1.711.00TL olacağı, 6754 sayılı bilirkişi kanunu ve ilgili rehber ilkeler uyarınca kusur tespiti hususunun mahkemenin yetkisinde olduğu hatırlatılarak tüm bu hususların teknik inceleme neticesinde belirlendiği kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, 10/12/2021 tarihli kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasara ilişkin pert bedeli alacağının tahsili talebine ilişkindir. Davacıya ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 20.10.2021/2022 vadeli, 0001-0210-26113449 nolu kasko poliçesi ile hasarın meydana geldiği 10/12/2021 tarihini de kapsayacak şekilde kasko teminatı altında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; dava konusu trafik kazası tek taraflı kaza olup, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin kasko sigortalısı davacı ... adına tescilli ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'in, 10.12.2021 tarihli yaralamalı, tek araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; asli ve tam kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasarının, dosya münderecatında yer alan kaza ile uyumlu olduğu, hasar onarımının yapılması için iskontosuz KDV dahil 195.580,06 TL orijinal yedek parça kullanımı ile hasar onarım tutarının oluşacağı, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle evvel hasar kayıtlarının dikkate alınması ile serbest piyasa rayiç değerinin ortalama 283.000.00 TL olduğu, hasar onarım tutarının dava konusu aracın rayiç değerinin %69'una tekabül ettiği, dava konusu aracın kaza sonrası davacı uhdesinde kaldığı anlaşıldığından ve davacı tarafından .... Noterliğinin 05.02.2022 Tarih ve ... Yevmiye Nolu Araç Satış Sözleşmesi ile satışının yapılmış olduğu görüldüğünden, her ne kadar bu satış sözleşmesinde satış bedeli 80.000,00 TL olarak belirtilmiş olsa da, sovtaj bedelinin 99.050,00 TL olacağı, sovtaj bedelinin serbest piyasa rayiç değerinden tenzili gerektiği, serbest değerinden sovtaj bedelinin tenzili ile hasar tutarının 183.950,00 TL olacağı, dava konusu aracın orijinal parça kullanımı ile hasar onarımının ekonomik olmayacağı ve pert total kabul edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Yine davalının rapora itirazı üzerine Mahkememizce alınan 25/03/2026 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda da; belirtilen çarpışma şekli ile araç üzerinde tespiti yapılan hasarın uyumlu olduğu tespit edilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda davalı tarafından hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı ileri sürülmüştür. Anılan savunma karşısında ispat külfeti davalı üzerinde olup, davalının hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından, araçtaki hasarın teminat kapsamında olduğu anlaşılmakla davanın bilirkişi raporunda hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1.maddesine göre; "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" hükmü düzenlenmiştir. Dava konusu olayda davadan önce zararın tazmini için davacı tarafından davalı sigorta şirketine 20/01/2022 tarihinde kazanın ihbarı üzerine sigorta şirketi tarafından talep olunan tazminat, 45 günün sona erdiği 06/03/2022 tarihi itibarıyla muaccel hale geleceğinden temerrüt tarihi 06/03/2022 tarihi olarak kabul edilmiş, davacı taraf yasal faiz talep ettiğinden yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 183.950,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 06/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar harcı olan 12.565,62 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85 TL ile tamamlama harcı 3.145,00 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 9.150,77 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 3.684,7 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 7.899,8 TL yargılama gideri ile ekspertiz ücreti olan 2.566,5 TL masrafın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır