İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/481 E. 2026/71 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/481
Karar No
2026/71
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/481 Esas KARAR NO : 2026/71

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında düzenlenen... numaralı, 24.10.2024 başlangıç ve 24.10.2025 bitiş tarihli E-Kasko Genişletilmiş Elektrikli Araç Sigorta Poliçesi kapsamında ...plakalı aracın sigortalandığı, 02.12.2024 tarihinde Avcılar/İstanbul’da meydana gelen kazada aracın hasar aldığı, kazaya ilişkin ilk bildirimde şirket çalışanı ...’ün kazayı kendisinin yaptığını beyan ettiği, ancak daha sonra 09.12.2024 tarihli dilekçe ile aracın eşi... tarafından kullanıldığının bildirildiği, bu durumun çalışanın işten çıkarılma korkusuyla yaptığı bireysel bir hata olduğu, şirketin yönlendirmesi bulunmadığı, kazayı gerçekleştiren ...’ün geçerli sürücü belgesine sahip olduğu, kazanın çevresel etkiler nedeniyle meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ... numaralı hasar dosyası kapsamında yalnızca beyan farklılığını gerekçe göstererek tazminat talebini reddettiği, poliçede sürücünün yalnızca şirket çalışanı olması gerektiğine dair bir sınırlama bulunmadığı, aracın şirketin rızası dahilinde kullanıldığı, TTK md. 1409 uyarınca rizikonun teminat dışında kaldığının ispat yükünün davalıda olduğu, davalının somut bir gerekçe sunmadığı, Yargıtay ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararları uyarınca sürücü değişikliğinin tek başına teminat dışı hal oluşturmayacağını belirterek, sigorta tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın görevsiz mahkemede ikame edildiği, müvekkili şirketin adresinin Poligon Cad. ... Sitesi No: ...Kule: ... Kat: 0-6 Ümraniye/İstanbul olması sebebiyle yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğu, uyuşmazlığın kasko poliçesinden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu belirterek dosyanın İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiği, 24/10/2024 - 24/10/2025 tarihleri arasında geçerli ... numaralı kasko poliçesi ile teminat altına alınan ... plakalı aracın 02/12/2024 tarihinde karıştığı kaza nedeniyle ...-0 numaralı hasar dosyasının açıldığı, ancak yapılan incelemelerde sürücü ...'ün kazayı kendisinin yaptığını beyan etmesine rağmen olay yeri incelemesinde kazayı eşi ...'ün gerçekleştirdiğinin ve olay yerini terk ettiğinin tespit edildiği, bu durumun Kasko Sigortası Genel Şartları A. 5.10 bendi uyarınca teminat dışı kaldığı, sigortalının gerçeğe aykırı beyanda bulunarak iyi niyet kurallarını ihlal ettiği, bu nedenle ispat yükünün davacıya geçtiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğu, KDV dahil tutarın ancak fatura sunulması halinde ödenebileceği, gerçek zararın tespiti için dosyanın Teknik Üniversite Veya Trafik İhtisas Dairesi kurumuna gönderilmesi gerektiği, yedek parça ve işçilik bedellerinde piyasa teamülleri gereği iskonto uygulanması gerektiği, poliçe özel şartlarında muafiyet oranlarının dikkate alınması gerektiği, müvekkili şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği, temerrüdün oluşmadığı, faiz başlangıç tarihinin en erken dava tarihi olabileceğini ve haksız fiil hükümlerine göre ticari faiz işletilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; dava konusu olayın Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında trafik kazası olduğu, Davalı ... Sigortalısı ... plakalı otomobil aracın sürücüsü ...’ ün 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 52’ yi ihlal ettiği nedeni ile asli ve tam olarak %100 kusurlu olduğu, kaza ile hasarın uyumlu olduğu, kazanın dosya muhteviyatından anlaşıldığı üzere evin duvarına ve cam demir korkuluklarına çarpması ile aşağıda teknik detayların gerçekleşebileceği, hasar dosyası açılma aşamasında kazayı gerçekleştiren sürücünün ... olarak beyan edildiği, davalı yan sigorta şirketi tarafından yapılan araştırmalar neticesinde sürücünün ... olduğu anlaşılmış gelişen süreçte de davacı yan tarafından sürücünün ...olarak beyan edildiği belirtildiği, Hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde Davacı yana ait ... Plakalı aracın hasar onarım tutarının araç üzerinde inceleme yapan sayın eksper ... ve tamirat işlemini gerçekleştiren ... yetkili servisi ... otomotiv tarafından tarafından belirlenmiş yedek parça, işçilik ve KDV Dahil (%20) 150.423,60 TL nin kadri maruf ve kabul edilebilir olduğu, davacı tarafa ait aracı kullanan sürücünün olay yerini terk ettiği, kasko sigortası genel şartları A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere olay yeri terkin teminat dışı bırakıldığı, meydana gelen kaza ve hasarın poliçe teminat dışı kaldığı mütala edilmiştir. Davacı vekili davasını ıslah etmiş, zarar miktarına ilişkin sigorta tazminatının 150.423,60 TL üzerinden kaza tarihi olan 02.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine dair karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. HSK 1. Dairesinin 30.06.2026 tarihli ve 1420 sayılı kararı ile İstanbul'daki tüm ticaret mahkemelerinin İstanbul Adliyesi'nde birleştirilmesi neticesinde İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının mahkememizin ... Esasına kaydının yapıldığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kasko sigorta poliçesi nedeniyle araç hasarına yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, davacı vekili müvekkiline ait ... plakalı aracın davalı tarafından sigortalandığını 02.12.2024 tarihinde meydana gelen kazada aracın hasar aldığını kazaya ilişkin ilk bildirimin müvekkil şirket çalışanı ... tarafından kazanın kendisi tarafından yapıldığı beyan edilerek bildirildiğini ancak daha sonra verdiği beyanlarda aracı eşi...'ün kullandığını ifade ettiğini, şirket çalışanının iki haftalık çalışan olması nedeniyle işten çıkarılma korkusuyla böyle bir beyanda bulunduğunu kazayı gerçekleştiren ...'ün geçerli ve yeterli sürücü belgesine sahip olduğunu olayın meydana gelmesinde herhangi bir ağır kusur ehliyetsizlik gibi bir durum olmadığını zararın teminat kapsamında kaldığını ileri sürerek araçta oluşan maddi hasarın tazminini talep etmiş, davalı vekili ise, araç malikinin çalışanı...'ün kazayı kendisinin yaptığını beyan ettiği ancak yapılan araştırmada kazanın eşi tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıktığı sürücünün zorunlu haller dışında olay yerini terk etmesinin teminat dışı bırakıldığı olay yerini terk için zorunlu bir halin olmadığı alkol ölçümlerinin yapılamadığı sürücüyü gizlemek için gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğu, hasarın teminat dışı kaldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık, olay yeri terk ve sürücü değişikliğinin yapılıp yapılmadığı, hasarın teminat kapsamında olup olmadığı, davalının sorumluluğunun kapsamı ve hasar miktarından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Sigortanın Kapsamı" başlıklı 1409. maddesinin 1. fıkrasında "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur."; 2. fıkrasında ise "Sözleşmede öngörülen rizokolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." denilmektedir. Aynı yasanın 1427. maddesinin 2. fıkrasında "Sigorta tazminatı veya bedeli rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olur. ... sigortaları için bu süre on beş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez."; 4. fıkrasında ise "Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer." hükmünü haizdir. Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesi “Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü gereğince rizikonun teminat dışında kaldığının sigortacı tarafından ispatlanması gerekmekte ise de, davalı sigortacının olayın ihbar olunan şekilde olmadığını somut delillerle kanıtlaması halinde ispat külfeti yer değiştirmekte ve sigorta ettiren davacı hasarı doğuran kazanın başka bir şekilde gerçekleştiğini ve hasarın teminat dahilinde olduğunu kanıtlama yükümlülüğündedir. Buna göre, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Kazadan sonra dava dışı ...'ün 02.12.2024 tarihli dilekçesinde, tek taraflı kazaya karıştığını beyan ettiği, akabinde vermiş olduğu 19.12.2024 tarihli dilekçesinde ise, kazayı yapanın eşi ... olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, kaza sonrasında kaza tespit tutanağının tutulmadığı, dava dışı ...'ün 02.12.2024 tarihli dilekçesinde kazayı kendisinin yaptığını ifade ettiği, 19.12.2024 tarihli dilekçesinde ise bu kez kazayı yapanın eşi ... olduğunu ikrar ettiği anlaşılmış olup, somut olayın özellikleri ve bilhassa davacıya ait şirket çalışanın çelişkili beyanları birlikte değerlendirildiğinde, olayın ihbar olunan şekilde(02.12.2024 tarihli dilekçede belirtildiği şekilde) olmadığı anlaşıldığından ispat külfetinin yer değiştirdiği ve sigorta ettiren davacı hasarı doğuran kazanın başka bir şekilde gerçekleştiğini ve hasarın teminat dahilinde olduğunu kanıtlama yükümlülüğündedir.

Bu durumda kaza, tek taraflı olup, sürücü ve araçta yolcu olan başka bir şahıs yaralanmadığına ve dava dışı başka bir araca veya kişiye çarparak zarar verilmediğine göre araç sürücüsünün korku, kaygı ya da panik yaşamasını gerektirir bir durumun varlığından da söz edilemeyeceği gibi sürücünün yaralanmadığı da göz önüne alındığında haklı sebeple olay yerini terkten bahsedilemeyeceğinden davacı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğinden, ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü davacı sigortalıya geçmiştir. Bu kabule göre de davacı olay anında sürücünün kim olduğunu ve alkollü olmadığını ve zararın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat edemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM; Ayrıntıları Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı 732,00 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 1.707,75 TL peşin harç ile 862,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile fazladan yatırılan 1.837,75 TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/09/2026

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/481, K. 2026/71, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-481-e-2026-71-k-109594f15ee7