Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2269 E. 2026/1545 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2269
- Karar No
- 2026/1545
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2269
KARAR NO: 2026/1545
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/02/2021
NUMARASI: 2018/462 2021/200
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davacı ve davalı ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Dava dışı.... Şti.'nin ...A.Ş. tarafından 25.11.2016 - 25.11.2017 vadeli ... nolu Nakliyat Emtia Blok Taşıma Sigorta poliçesi ile sigortalandığını, dava dışı.... Şti.'nin dava dışı ... ... A.Ş.'ne ait emtiaların Türkiye'den İsveç'e nakliyesi işini üstlendiğini, dava dışı ... A.Ş.; ... .... A.Ş.'nin emtia sigortacısı olarak gerçekleşen hasar neticesinde düzenlemiş olduğu poliçe kapsamında ... .... A.Ş.'ye 270.631 TL tazminat ödemesi yaptığını, ... .... Şti.'nin söz konusu taşımanın alt taşıyıcısı ve... A.Ş.'nin ise ... .... Şti.'nin sigortacısı olduğunu, ...A.Ş.'nin ... A.Ş.'ye yapmış olduğu ödeme ile dava dışı.... Şti.'nin halefi olarak İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosya ile asıl alacak ve faiz toplamı olmak üzere toplam 273.811,84 TL'nin tahsili amacı ile davalılar aleyhine icra takibi başlatmış olduğunu ancak davalıların itirazları üzerine takibin durdurulduğunu, bu nedenle davalıların icra takibine yaptıkları haksız ve dayanaksız itirazlarının iptal edilmesini, icra takibinin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ... A.Ş.'nin poliçe limiti, özel ve genel şartları dahilinde sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili, savunmasında özetle;davaya konu tazminat talebinin dayanağı olan hasarın , müvekkili şirket nezdindeki poliçe özel şartları gereğince teminat kapsamı dışında kaldığını, poliçenin C TEMİNAT DIŞI KALAN HALLER başlıklı kısmında yer alan 21. maddenin “Mülteci, göçmen, ilticacı ve diğer faili meçhul kişilerin, nakliyeyi gerçekleştiren araca kaçak yollardan ,nakliyecinin bilgisi dışında veya dahilinde binmesi neticesinde ,taşınan emtiada meydana gelen her türlü hasar ve kayıplardan doğan tüm tazminat talepleri” Şeklinde bir düzenleme içerdiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın likit bir alacak olmadığını, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " Somut olayda, davacı ...A.Ş. tarafından dava dışı akidi taşıyıcı ... adına, 25.11.2016-25.11.2017 tarihleri arasında geçerli, 29.11.2016 tanzim tarihli ... nolu Nakliyat Aracısı/Komisyoncusu Yasal Sorumluluk Sigortası poliçesinin emtia ziya veya hasarı için hasar başına 1.000.000,00 Euro teminat sağlandığı, brüt 14.200,20 Euro prim tahakkuku ile geçerli bir poliçe olduğu, davalı... AŞ tarafından, diğer davalı fiili taşıyıcı .... Şti. adına, 01.01.2017 - 01.01.2018 tarihleri arası geçerli, 02.01.2017 tanzim tarihli, ...nolu CMR Karayolu ile Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesinin geçerli bir poliçe olduğu, gıda ile temas eden madde olarak tanımlanan dava konusu emtianın nakliyesi sırasında mültecilerin kaçak olarak girmesi ya da başka herhangi bir sebeple hijyenik olmayan şartlarda nakliyesinin gerçekleştiği, emtianın tamamının va da bir kısmının İnsan dışkısı başta olmak üzere birtakım kirleticiler vasıtasıyla kirletildiği anlaşılmıştır.
Meydana gelen olaydan dolayı ağır kusuru bulunan hem akdi hem de fiili taşıyıcı olan davalı .... Şti'nin meydana gelen zararı, CMR Konvansiyonun 23. maddesi gereği tazmin etmesi gerekeceği yönünde değerlendirmelerde bulunan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esasa alınabilecek olduğu vicdani kanaati ile bu doğrultuda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Diğer yandan davalı... AŞ tarafından diğer davalı fiili taşıyıcı .... Şti. adına, 01.01.2017 - 01.01.2018 tarihleri arası geçerli, 02.01.2017 tanzim tarihli, ...nolu CMR Karayolu ile Yapılan Uluslararası Emtia Taşımaları İçin Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesinin geçerli bir poliçe olduğu, poliçenin 5.sayfasında C-Teminat Dışı Kalan Haller başlığı altında. 21.maddenin mülteci, göçmen, ilticacı ve diğer faili meçhul kişilerin nakliyeyi gerçekleştiren araca kaçak yollardan, nakliyecini bilgisi dışında veya dahilinde binmesi neticesinde, taşınan emtiada meydana gelen her türlü hasar ve kayıplardan doğan tüm tazminat talepleri şeklinde olduğu, bu nedenle davalı davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen CMR sorumluluk sigorta poliçesi gereğince tamenat kapsamın dışında kaldığnından davalı sigorta şirketine karşı başlatılan takibe yapılan itirazın yerinde olduğu vicdani kanaat ile davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,2012/19-599 E. ve 2013/145 K. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayımızda emtianın zarar görmesinden kaynaklı oluşan zararın miktarı ve zarardaki kusur oranı davalı tarafından belirlenebilmesi mümkün olmadığından, böylece borçlunun borçunu yalnız başına tahkik ve tayin etmesi beklenemeyeceğinden ayrıca takibe itiraz dilekçesindeki hususlar nazara alınarak davalı aleyhine yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
CMR 27'nci maddesi gereği takip öncesi davalıların temerrüde düşürüldüğüne dair bir belgenin mevcut olmaması nedeniyle işlemiş faiz talebinin yerinde olamayacağı değerlendirilerek"
Gerekçesiyle, davacının davalı... şirketine yönelik davasının reddine, davanın .... Şti yönünden davasının kısmen kabulüne; davalı .... Şti tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 270,631,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, 3.180,84 TL faiz alacağına yönelik fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı ... vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tarifeye göre maktu vekalet ücretine hükmolunması gerekirken nispi vekalet ücreti tesis edildiğini, oysa ki tarifenin ikinci kısım ikinci bölümüne göre hükmolunması gereken vekalet ücretinin 5.100 TL olması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... Ltd vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyada mevcut 18.12.2017 tarih ve ...Rapor Nolu ekspertiz raporunun incelenmesinde hasarın oluş şekli ve nedeni başlıklı 4. bölümünde Polonya ülkesi ... Sınır Polisi tarafından tutulan tutanakta aracın ( Polonya -İsveç ) sınır kapısında bekletildiği, nedeninin ise sürücüsünün aracı terk ettiğinden kaynaklı olduğunun belirtildiğini ve aynı polis tutanağında mülteciler ile ilgili bir bilgiye yer verilmediğinin beyan edildiğini, polis tutanağına göre yükteki hasarın ne şekilde meydana geldiği açıkça belirtilmediği gibi hasarın mülteci ya da dış müdahaleden olduğuna dair de bir bilgi bulunmadığını, şoförün hangi sebeple aracı terk ettiğinin açıkça belirtilmediğini, şoförün sağlık, güvenlik vs sebeplerle aracı terk edip etmediğinin de bilinmediğini, polis tutanağında söz konusu hasarın mültecilerden kaynaklandığına dair bir delil ve tespit bulunmadığını hasarın insan kaynaklı olduğunu ancak bu hasarın mülteci/mülteciler kaynaklı olduğunu gösterir bir delil veya emare bulunmadığını, TTK m.1409/2 maddesinde “Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.” hükmünün bulunduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan taşıyıcının üstlendiği taşıma işini, fiili olarak yerine getiren davalı fiili taşıyıcının aracında emtianın hasara uğraması sonucunda, davacı sigortacı tarafından ödenen hasar bedelinin davalı fiili taşıyıcı ve onun CMR sigortacısı olan davalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacının davalı... şirketine yönelik davasının reddine, .... Şti yönünden davasının kısmen kabulüne kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı ... vekillerince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda Türkiye'de yerleşik ... AŞ. tarafından İsveç'te yerleşik alıcı ... isimli alıcıya satılan gıda emtiasının Türkiye - İsveç taşıma işinin dava dışı dava dışı.... tarafından üstlenildiği, fiili taşıma işinin ise davalı Şahintransa verildiği, davalı sigorta şirketinin ise davalı fiili taşıyanın CMR sigortacısı olduğu, emtianın sevki sırasında emtiaların zarar gördüğü, CMR belgesinde boşaltma kabul edilmedi şerhinin düşüldüğü, satıcı sigortalıya kendi emtia sigortacısı olan ... AŞ tarafından hesap edilen tazminatın ödendiği, ödeme üzerine ... AŞ'nin akdi taşıyıcı.... Şti.'nin CMR Sigortacısına ve fiili taşıyıcı .... Şti.'nin CMR sigortacısı ... AŞ'ne rücu ihbarında bulunduğu, davacı ... AŞ'nin 28.09.2018 tarihinde 270.631,00TL hasar tutarını rücuen ... AŞ'ne ödemesi akabinde 28.09.2018 tarihinde... AŞ'ne rücu ihbarında bulunduğu, ödeme yapılmaması üzerine davacının halefiyet gereği, İstanbul ....İcra Dairesi nezdinde ... Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine takip başlattığı, davalı takip borçlularının vaki itirazları ile takibin durması üzerine, itirazın iptali talebiyle huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı fiili taşıyan yönünden davanın kabulüne, hasarın poliçe teminatı dışında kalması nedeniyle davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava konusu olayda, 1 nolu davalı ....Ltd. Şti.nin fiili taşıvıcı olduğu, taşıma işinde meydana gelen hasarın CMR Konvansiyonu 23'üncü ve 25'inci madde kapsamında sovtaj tenzili sonrası net 270.631,00TL olduğu, zararın davalı fiili taşıyıcının sorumluluğunda olan aracı denetimsiz olarak terk etmesinden dolayı meydana geldiği, meydana gelen zararın oluş şekli itibarıyla 2 nolu davalı tarafından düzenlenen CMR Sorumluluk Sigortası Poliçesi gereğince teminat kapsamı dışında kaldığından 2 nolu davalı ... AŞ'nin başlatılan takibe itirazının yerinde olduğu, davacı ... AŞ.nin dava dışı ... AŞ'ne hasar tazminatı olarak emtia sigortacısı dava dışı ... AŞ'nin ödediği 270.631,00TL. hasar bedelini rücuen ödediği, davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472'nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği sübuta ermiş olması nedeniyle halefiyet hakkı elde ettiği, elde etmiş olduğu halefiyet gereğince, zararın meydana gelmesinde tek başına sorumlu olduğu tespit edilen fiili taşıyıcı davalı ... .... Şti.'nden CMR 25'inci madde gereğince hesaplanan ve ödediği gerçek zarar bedelini rücuen talep edebileceği tespit edilmiştir.
Dava konusu taşıma Türkiye-İsveç arasında yapılmakta olup taşımanın CMR Konvansiyonu'nun 1.maddesi uyarınca, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu görülmektedir. CMR'nin 17/1.maddesine göre, taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.maddesinde ise, eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacının sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. 17/3. Maddede de; taşımacının, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanlarının hata ve ihmallerinden dolayı sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Taşıyıcının anılan madde uyarınca sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkan bulunmayan bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir. Zira, taşıyıcının sorumluluğu ispat külfeti ters çevrilmiş bir kusur sorumluluğudur.
Ziya ve hasar halinde tazminatın hesaplanmasına ilişkin CMR'nin 23. maddesine göre; emtianın kısmen veya tamamen kaybı halinde tazminat, emtianın taşınmak üzere teslim edildiği yer ve tarihteki değerine göre hesaplanır. Ancak kısmi kayıp halinde, sorumluluk miktarının tespitinde kaybedilen kısmın ağırlığına göre taşıyıcının sorumlu olduğu miktar belirlenmelidir.
CMR'nin 29. maddesinde ise, "Hasar taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurdan ileri gelmiş ise, taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahutta kanıt yükünün karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden faydalanamaz" denilmek suretiyle taşımacının sınırsız sorumluluk halleri sayılmıştır.Bu kapsamda ve yukarıda yer verilen hükümler uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde;
Davalı fiili taşıyıcı olup yukarıda belirtildiği gibi kusurlu olmadığını ispat etmedikçe meydana gelen zarardan sorumlu olacaktır. Nitekim davalı kusursuzluğunu ispat edememiş olup taşınan emtiaların zarar görmesi sebebiyle meydana gelen zarardan sorumludur.
CMR'nin 23. maddesi, taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesiyle koruma altına almış, ancak, Konvansiyon'un 29. maddesinde, bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır.
Somut olayda; .... Şti. ve ...tarafından düzenlenen gerçekleştirilen ekspertize ait raporda hasarın oluş şekli ile ilgili olarak sürücünün aracı terk ettiği ve bilinmeyen bir yöne bıraktığı tespitinin yapıldığı, aracın içerisinde dağınık vaziyette çöpler bulunduğu, insan dışkısı koktuğu, plastik torbalardan bir kısmının hasar gördüğü, kolilerin nemli ve küf lekeli olduğu, römorkun kapak tarafındaki paletlerden 2 tanesinin üzerinde insan dışkısı kalıntıları bulunduğu, 2 paletin de üzerinin kirli olduğu, aracın içerisinde ağır biçimde insan dışkısı kokusu bulunduğu, ayrıca tentesinin üst kısımlarında 6 noktada, muhtemelen içeriye hava girmesi için açılmış delikler bulunduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu olayda, düzenlenen raporlar ve davacı ile dava dışı satıcı arasındaki e-posta yazışmaları ile aracın denetimsiz bir şekilde sürücü tarafından denetimsiz olarak terk edildiği sabittir. Ayrıca dosyaya sunulu olan fotoğraflar, tutanaklar, eksper raporları ve e-posta yazışmalarından da aracın içerisinde insan taşındığı bu şekilde ülke sınırları arasında yasa dışı yollarla insan taşımacılığı yapıldığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki araç sürücüsünün aracı nezaretsiz bıraktığı görülmektedir. Sürücünün aracı nezaretsiz bırakması hali, yeterli özenin gösterilmemesi olup, bu durum taşımacının kastı- kendi kötü hareketi ya da kasta- kötü harekete eşdeğer sayılan kusuru sayılmak durumundadır.
Bu durumda taşıyıcının CMR 17/2. Madde hükmü uyarınca sorumsuzluğundan söz edilemez zira bu durum taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan bir durum değildir. Taşımacının çalışanlarının görevleri sırasındaki bilerek kastı- kötü hareketleri CMR 29/2. Maddeye göre taşımacının kastı- kötü hareketi sayılır. Bu nedenle taşıyıcının sorumluluğu belirlenirken CMR 29. Madde hükümleri esas alındığında taşıyıcının sorumluluğunun CMR 23/3. Madde uyarınca sınırlanması söz konusu olamaz.
Bu durumda taşımacının söz konusu riskleri bertaraf etmek için gerekli önlemleri almadığı anlaşılmaktadır. TTK.nun 20.maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni yerine getirmediği taktirde taşıyıcı, kusurlu sayılacaktır. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir. İdeal bir taşıyıcının standartlarında en yüksek özen, taşıyıcıda aranan tecrübe çerçevesinde ortalama bir dikkat, beceri ve basiret içinde davranmayı gerektirir.
Davalı vekili, şoförün hangi sebeple aracı terk ettiğinin açıkça belirtilmediğini, şoförün sağlık, güvenlik vs sebeplerle aracı terk edip etmediğinin de bilinmediğini ileri sürmüş ise de; taşıyıcının sorumluluktan kurtulabilmesi için hasarın önlenmesine imkan bulunmayan bir halden meydana geldiğini kanıtlaması gerekir. Bu durumda CMR'nin 29. maddesi uyarınca zarar davalının ağır kusurundan kaynaklandığından hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.
Ancak hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. maddesinde, "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi karşısında, davacı tarafından davalı... şirketine açılan maddi tazminat istemli davanın reddi nedeniyle davacı lehine tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı ....Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca esasatan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılarak, Dairemizce davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davalı ....Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b1 maddesi uyarınca esasatan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca vekalet ücreti yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davacının Davalı... şirketine Yönelik Davasının REDDİNE,
2-Davanın .... Şti yönünden davasının KISMEN KABULÜNE; davalı .... Şti tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 270,631,00 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 3.180,84 TL faiz alacağına yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-İcra İnkar tazminatına ilişkin talebin alacak likit bulunmadığından reddine,
4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 18.704,08 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 4.676,03 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.028,05 TL karar harcının davalı .... Şti'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 4.676,03 TL peşin harç toplamı 4.711,93 TL ile 1.996,40 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, Dosya ücreti) olmak üzere toplam 6.708,33 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,98 ve red 0,02 oranına göre hesaplanan 6.574,1634 TL'sinin davalı .... Şti'nden tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı .... Şti'nden tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı .... Şti'nden davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 3.180,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davalı... A.Ş davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca miktarı üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
11-İstinaf yargılama giderleri yönünden;
a-Davalı .... Ltd tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının ise karar kesinleştikten sonar talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
b-Davalı .... Ltd tarafından sarf edilen kanun yolu giderinin üzerinde bırakılmasına,
c-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılmış olan istinaf peşin karar harcının ise karar kesinleştikten sonra talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
D-Davacı tarafından sarf edilen 220, 70 TL istinaf başvuru harç gideri ile 90,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 310,70 TL nin davalı .... Ltd.nden alınarak davacıya verilmesine,
12-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,
13-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17/09/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.