İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/535 E. 2026/73 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/535
Karar No
2026/73
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/535 Esas KARAR NO : 2026/73

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkil Şirket’e ... vadeli, .... numaralı ... "Genişletilmiş Kasko" ile sigortalı ... plakalı araç, 08.05.2022 tarihinde...’de meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonucu hasara uğramış olduğunu, davalılardan ... kazaya sebebiyet veren %100 kusurlu ... plakalı aracın maliki, ... Sigorta A.Ş. ... sigortacısı ve... ise kaza anındaki sürücüsü olduğunu, davaya konu kazaya dair kolluk kuuvetleri tarafından 08.05.2022 tarihli Kaza Tespit Tutanağı düzenlenmiş olduğunu, tutanağa göre davalılardan ...’ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç kırmızı ışık ihlali yaparak ön kısımlarıyla dava dışı sigortalı araç ...'nın sol arka lastik ve çamurluk kısmına çarpmış olduğunu, dava dışı sigortalı araç seyir halindeyken arka kısmından çarpılması sonucu meydana gelen bu kazada ... plakalı araç sürücüsü ... asli kusurlu olduğunu, ... plakalı aracı kullanan davalı ...’ın kaza anında 1.49 promil alkollü olduğu tespit edilmiş olduğunu, işbu alkol raporu KTT'nin ekinde olduğunu, bu anlamda meydana gelen kazada ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu ve davalıların bu sorumluluğu ortada olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin şirkete gelen hasar ihbarı neticesinde ... nolu hasar dosyası açılmış olduğnu ve ekspertiz ataması yapılmış olduğunu, dosya kapsamında düzenlenen eksper raporu sonucunda dava dışı sigortalıya 417.308,47 TL onarım bedeli ödemesi teklif edilmiş olduğunu, dava dışı sigortalı bu teklifi kabul etmediğini, dava dışı sigortalı, aracının pert olduğunu ve bu kapsamda değerlendirilerek tam hasar tazminatı ödenmesini talep ederek dava yoluna gittiğini, dava dışı sigortalı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan ...1. Tüketici Mahkemesi ... Esas,... Karar sayılı dosya 01/07/2024 tarihinde kesinleşmiş olduğunu, yargılama esnasında sunulan cevap dilekçesi birlikte müvekkili şirket aleyhine açılan davanın, işbu halefiyet gereği açılan rücu davasının davalılarına ihbarı talep edilmiş olduğunu, yargılama sonucu verilen karar, ... 11. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasıyla ilamlı icraya konu edilmiş olduğunu, ilamlı icra takibine konu edilen karara istinaden 14.06.2024 tarihinde KDV tevkifatı ve stopaj kesintisiyle birlikte toplam 2.591.936,59 TL ödeme gerçekleştirilmiş olduğunu, dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın ... plakalı aracın %100 kusuru doğrultusunda davalılardan rücuen tahsili gerektiğini, TTK’nın 1472’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca;“Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin 14.06.2024 tarihi itibarıyla gerçekleştirdiği ödemeyle sigortalısının haklarına halef olduğunu, halefiyet ilkesi gereğince, söz konusu hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan araç sahibine, sigortacısına ve alkollü araç sürücüsüne ödediği tazminat tutarı kadar rücu etme hakkına sahip olduğunu, alacağın tahsiline ilişkin araç sürücüsü ve sigortacısına karşı ... Arabuluculuk Bürosu ... arabuluculuk başvuru numaralı Arabuluculuk Dosyasıyla, araç malikine karşı ... Arabuluculuk Bürosu ...arabuluculuk başvuru numaralı Arabuluculuk dosyasıyla rücu talebinin dava şartı gereği talep edilmişse de uzlaşılamadığından işbu davayı açtıklarını belirterekt yukarıda belirtilen ve Mahkemece re’sen nazara alınacak diğer nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla toplam 2.591.936,59-TL’nin ödeme tarihi olan 14.06.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, mahkeme masrafları ve vekalet ücretiyle birlikte davalılardan tahsilini (Davalı ... Sigorta A.Ş. poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile), davalılara ait menkul ve gayrimenkuller üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tebligat icra edilmeksizin ve teminatsız olarak HMK m. 389 ve m. 392 uyarınca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket’in poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğu, poliçe teminat limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin şirkete ilgili düzenleme gereği usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, işbu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılmış olduğunu; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini, başvurunun tam yapılması gerektiğini, davacı tarafından genel şartlar gereği sunulması zorunlu evraklar sunulmadığın, bu sebeple müvekkili şirket tarafından gerekli değerlendirmeler yapılamadığını, sonuç olarak davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmadığını, Mahkeme huzurunda ikame edilen dava anılan dava şartını haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceğini, davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu trafik kazası anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazları doğrultusunda davanın reddi gerekeceğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; müvekkili şirketin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortasI (...) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğgunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, mahkemenin aksi kanaatte olması ihtimalinde kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemek üzere, bir an için mahkemenin aksi kanaatte olacağı düşünülse dahi, davacı tarafından öne sürülen pert bedeli fahiş olduğunu taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, müvekkili şirketin kdv’den sorumluluğu bulunmadığından davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile tazminat hesabının kdv dahil edilmeden yapılması gerektiğini, ayrıca davaya konu hasarlanan parçaların tazminat hesabında eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile aleyhe hüküm kurulması halinde tazminatta parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı ve bu oran da en az yüzde otuz olması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, o bakımdan, yukarıda açıklanan nedenler ile; öncelikle zamanaşımı def’i ve gerekçeli itirazlarının dikkate alınarak mahkeme nezdinde görülen haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından davanın reddini, aleyhe hüküm kurulması halinde kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasını, aleyhe hüküm kurulması halinde eşdeğer parça, iskonto ve KDV itirazlarımız yönünde karar verilmesini, pert bedeline ilişkin taleplerin reddine aksi kanaatte olunması halinde bilirkişiden rapor alınmasını, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar ... ve ...'e tensip tutanağı ve dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup cevap dilekçesi sunmamıştır. Davacı vekilinin 21/04/2025 tarihli dilekçesi ile dava miktarının azaltılmasına yönelik kısmen feragat dilekçesi sunmuş olduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Davacı, dava dışı ... ile aralarında kasko poliçesi bulunduğunu, dava dışı sigortalının yaptığı trafik kazası sonucunda oluşan hasar bedeline ilişkin yaptıkları teklifin sigortalı tarafından kabul edilmemesi ve akabinde sigortalı tarafından Tüketici Mahkemesinde dava açılması sonrasında mahkemece verilen hükmün infazı için başlatılan icra takibi nedeniyle dava konusu bedeli ödediklerini beyanla, bu bedelin kazaya karışan karşı aracın sürücüsü, işleteni ve ... sigortacısı olan davalılardan rucüen tahsilini istemiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. açılan davayı kabul etmediklerini, kusur ve zarar konusunda tespit yapılması gerektiğini, talebe konu bedelin zamanaşına uğradığını, herhalükarda poliçe teminat limiti ile sorumlu olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. 08/05/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından önerilen hasar bedelinin dava dışı sigortalı ... tarafından kabul edilmemesi ve davacı aleyhine ...1. Tüketici Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasıyla dava açması sonucunda mahkemece 1.460.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir. Dava dışı sigortalının hükmün icrası için ... 11. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile takip başlatması sonucunda davacı sigorta şirketi tarafından 14/06/2024 tarihinde 2.591.936,59-TL ödeme yapıldığı dosyadaki kayıtlarla sabittir. Davacı sigorta şirketinin işbu dava ile kazaya karışan karşı araç olan ... plakalı aracın sürücüsü olan davalı ..., işleteni davalı ... ve aracın ... sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı rücuen tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen makine mühendisi bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 11/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, dava konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, dava konusu araçta 08/05/2022 tarihli kazada ağır hasar meydana gelmiş olduğunu, dava konusu aracın onarımının araçta ağır hasar olması nedeni ile ekonomik olamayacağı, (menfi) dosya muhteviyatına sunulmuş olan 13/05/2022 - 09/05/2022 tarihli ... Raporuna göre (Rapor No: ...) dava konusu araçta KDV hariç ve işçilik dahil 417.308,47-TL (KDV dahil (417.308,47 * %18) 417.308,47 TL + 75.115,52 TL = 492.423,99 TL) hasar meydana gelmiş olduğu yönündeki tespitin dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge ve dokümanlar ile birlikte değerlendirildiğinde kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, Danıştay 8. Dairesinin 11/05/2011 tarih ve ...E ve... K sayılı kararı; " Ekspertiz raporlarının delil niteliğini taşıdığını belirleyen Yasa kuralı ile sigorta ekspertizlerinin sigortalayan ve sigorta ettirene karşı tarafsız ve bağımsız çalışma ilkeleri gereği tazminat yükümlülüğünü doğuran olayların nedenlerini ortaya koyan raporlarının hukuken geçerliliği belge niteliği taşıdığının kabulü zorunludur..." dava konusu aracın onarım maliyetinin araç piyasa rayiç değerinin %50 sine çok yakın/geçmiş olması nedeni ile PERT TOTAL olarak değerlendirilebileceği, bu kapsamda dosya muhteviyatına sunulmuş olan eksper raporundaki hasar tespitine yönelik görüş ve kanaatler ile aynı fikirde olduğunu, dava konusu aracın kaza tarihi itibariyle 2. El piyasa rayiç değerinin yaklaşık 1.200.000,00-TL civarında olduğu, ( 1.200.000,00 TL * 50 = 600.000,00-TL), Dava konusu aracın sigortalıda bırakılmış olduğu dikkate alındığında bu kapsamda dava konusu araçtaki gerçek zararın k aza tarihi itibariyle 1.200.000,00-TL - 638.000,00-TL =562.000,00-TL olduğu, davaya konu trafik kazası kapsamında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın yukarıda belirtilen KTK kapsamındaki kuralların ihmal ve ihlal edilmiş olması nedeni ile kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak teknik yönünden 1. derecede kusurlu olarak değerlendirilmesi gerektiğini, söz konusu kaza kapsamında aracın maliki/işleteni yönünden KTK madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk yönünden değerlendirilmesinin mahkemenin takdirlerine maruz olduğu, dava konusu kazanın ... plaka sayılı aracın kavşakta geçiş önceliğine uymaması nedeni ile meydana gelmiş olması nedeni ile kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak teknik yönünden ... plaka sayılı araç sürücüsü ... a kusur atfedilmemesi gerektiği, nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu, her ne kadar mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07/09/2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafik kusur, hatır taşıması, lütuf ödemesi, (ex gratıa) müşterek ve müteselsil sorumluluk vb.) tespiti hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir." T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No:... Karar No: ..."" ...., bilirkişilerin uyacağı Rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartların 27. Maddesinde yer alan "bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan, kusurluluk konusunda (Asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerledirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını asmayı ve hakimin yerine geçmeyi ifade eder." ibaresinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu kapsamda davacı tarafından 1.175.000,00-TL ödeme alınmış olduğundan bakiye hasar alacağının 1.200.000,00 TL - 1.175.000,00-TL = 25.000,00-TL olacağı, fazladan yapılan ödeme yönünden hukuki değerlendirilmesinin mahkeme başkanlığının nihai taktirlerine maruz olduğunu, otomotiv sektöründeki dinamikler, ekonomik veriler, otomotiv satış dinamikleri ve TCMB Enflasyon değerleri dikkate alındığında dava konusu aracın kaza tarihi olan 08/05/2022 tarihinde güncel rayiçler ile birlikte değerlendirildiğinde rayiç değerin 1.460.000,00- TL olması yönündeki dosya muhteviyatında ...1. Tük. Mah.... Esas dosya kapsamında sunulan bilirkişi tespitlerine katılmanın mümkün olamadığını, görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememizce yaptırılan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda davalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ...'e atfedilecek bir kusurun bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kusur tespitinin dosyada mevcut belgeler ve tespitler ile uyumlu olduğu görüldüğünden yeniden kusur incelemesi yaptırılmayarak bu tespite göre değerlendirme yapılmıştır. Bilirkişi raporunda her ne kadar hasara ilişkin değerlendirmeler yapılmış ise de; davacı sigorta şirketinin mahkeme (...1. Tüketici Mahkemesinin ... Esas - ... Karar) kararı uyarınca kesinleşen ve artık tartışılamayacak olan hasar bedelini başlatılan icra takibi sonrasında ödediği sabit olduğundan, dosyamızda yapılan hasar tespiti dikkate alınmayarak, davacının ödemek zorunda kaldığı gerçek bedel gözetilerek hüküm kurulmuştur. Yargılama sırasında davacı sigorta şirketi tarafından kendi uhdesinde bırakılan hasarlı aracın satılması nedeniyle elde edilen 1.175.555,00-TL'lik kısımdan feragat edildiği anlaşıldığından, feragat edilen kısım yönünden davanın reddine, bakiye 1.416.381,59-TL'nin (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ...'a yönelik açılan davanın 1.175.555,00-TL'lik kısmından feragat edilmesi nedeniyle bu davalılara yönelik bu kısım yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacının tüm davalılara yönelik bakiye isteminin kabulü ile; 1.416.381,59-TL'nin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden poliçe limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalılar ... ve ... için ödeme tarihi olan 14/06/2024 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 96.753,03-TL karar harcından daha önce dosyaya yatırılan 44.263,80-TL peşin harçtan düşürülmesi ile eksik kalan 52.489,23-TL harcın davalılardan müteselsilen alınması ile hazineye gelir kaydına (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin müteselsil sorumluluğunun 1.852,87-TL'yi geçmemesi kaydıyla), 4-Davacı tarafından yatırılan 44.263,80-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 44.879,20-TL harcın davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin müteselsil sorumluluğunun 1.584,24-TL'yi geçmemesi kaydıyla), 5-Davacı tarafından yapılan toplam 18.634,00-TL (bilirkişi, posta, müzekkere, kayıtlı elektronik posta) yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınması ile davacıya verilmesine (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin müteselsil sorumluluğunun 657,78-TL'yi geçmemesi kaydıyla), 6-Davacı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 216.293,42-TL vekalet ücretinin davalılardan alınması ile davacıya verilmesine, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca... numaralı arabuluculuk dosyasına ait 4.600,00-TL sarf ücretinin davalı ...'den, ... numaralı arabuluculuk dosyasına ait 3.800,00-TL sarf ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta Anonim Şirketi'nden müteselsilen alınması ile Hazine'ye gelir kaydına (davalı Magdeburger Sigorta Anonim Şirketi'nin müteselsil sorumluluğunun 134,14-TL'yi geçmemesi kaydıyla), 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince(5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize verilecek veya başka bir Mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2026

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/535, K. 2026/73, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-535-e-2026-73-k-cf034593bfc7