Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1262 E. 2026/1904 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1262
Karar No
2026/1904
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1262 KARAR NO : 2026/1904

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2022 NUMARASI : 2022/31 Esas 2022/1170 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 16/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı .... A.Ş.'ye ait emtianın müvekkili şirket nezdinde 29.04.2019 tanzim tarihli ve 4858025 nolu Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının nakliyesini yüklendiği 1 adet ... Tekstil Kurutma Makinesinin nakliye esnasında hasara uğradığını, davalının meydana gelen hasarın oluşumunda tamamen kusurlu olup bu hususun 16.08.2019 tarihli Ekspertiz Raporu ile sabit olduğunu, emtiada meydana gelen toplam hasar tutarının 4.098,00 USD olduğunun tespit edildiğini, davalının hasarın meydana gelmesindeki kusuru nispetinde tespit edilen 4.098,00 USD bedelin müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini ve TTK madde 1472 hükmü gereğince sigortalının hak ve alacaklarına halef olunduğunu, yapılan tüm ihtar ve ihbarlara rağmen davalının müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkili şirket adına taraflarınca alacağın tahsili amacıyla İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6710 Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının, müvekkili firmanın alacağına kavuşmasını engellemek ve borçtan kurtulmak için haksız ve kötü niyetli olarak hakkında başlatılmış olan ilamsız icra takibinde borca itiraz ederek icra takibinin durmasına sebep olduğunu, arabuluculuk başvurusunda anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah olunan sebepler ile Mahkemenin resen gözeteceği sair nedenlerle; davalı-borçlunun hukuka ve kanuna aykırı olan itirazlarının iptali ile İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2020/6710 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibinin devamına, davalı-borçlu aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle söz konusu davaya mesnet taşıma ilişkisinin deniz taşıması olduğunu, işbu davaya bakmak için görevli mahkemenin İzmir Deniz İhtisas Mahkemesi olduğunu, bu sebeple mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, ikinci olarak söz konusu taşıma sonucunda yükün 16.05.2019 tarihli konşimento kapsamında taşındığını, ancak İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2020/6710 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan ilk icra takibinin tarihinin 19.08.2020 olduğunu, TTK’nın 1188. maddesinde “Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer.” hükmünün getirildiğini, bu sürenin kanun tabirinden de anlaşılacağı üzere hak düşürücü süre olduğunu, yükün teslim edilmesini müteakip 1 yıldan fazla bir süre sonra yargı yoluna başvurulmuş olmasından dolayı söz konusu davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olmasından dolayı usulden reddedilmesi gerektiğini, aynı şekilde işbu dava da, icra takibi tarihinden bir yıl geçtikten sonra ikame edilmiş olup, bu sebeple yine hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan bu davanın usulden reddinin gerektiğini, bunun dışında ileride müvekkilinin nezdinde oluşması muhtemel zararın tazmini açısından davanın asıl taşıyan sıfatını haiz ...’a izafeten... Mahallesi, ... Caddesi No .. Kat ... Konak/İzmir adresinde bulunan ...A.Ş. 'ye ihbar edilmesini talep ettiklerini, işbu davadaki gibi bir tazminat ödemesinden söz edebilmek için kusurlu bir hareket ve söz konusu kusurlu hareket sonunda ortaya çıkan bir zararın söz konusu olması gerektiğini, davacının malların bir kısmının hasarlı olduğu iddiasının söz konusu olduğunu ancak hasarlı olduğu yönünde taraflarına gönderilmiş bir survey raporunun mevcut olmadığını, taraflarına bu açıdan herhangi bir rapor ve hasarı bildiren herhangi bir ihtarname sunulmadan hasar varsa miktarı ve gerçek sebebi tebliğ edilmeden böyle bir işlem yapılmasının taşıma hukukunda da mümkün olmadığını, ayrıca iddia edilen eksiklik davacı tarafından tespit edildikten sonra müvekkiline süresi içinde bir ihbarda bulunulmadığını, söz konusu maddede hasar veya zıya ihbarının en geç teslim sırasında veya belli değilse en geç üç takvim günü içinde taşıyana bildirilmesinin gerektiğini, yük varışından çok sonra 25.11.2019 tarihli ihtarname ile müvekkiline hasar ihtarı yapıldığını, davanın öncelikle görev yönünden usulden reddedilmesine, mahkeme aksi kanaatteyse, davanın taşıyan sıfatını haiz ... . acentesi ... A.Ş. 'ye ihbar edilmesine, haksız ve mesnetsiz işbu davanın reddi ile dava masrafları ve vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, kötü niyetle açılan işbu dava sebebiyle davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6710 Esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, ödeme dekontu, ihtarname, konşimento, taşıma faturası, tarafların defter ve kayıtları incelenmiş ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacı taraf davadan önce davalıyla arabuluculuk görüşmesine başladığı ve 05.08.2021 tarihinde arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama şeklinde tamamlandığı belirlenmiştir. Davaya konu İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6710 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ....Şirketinin takip borçlusu ....Şirketi aleyhine Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2020/3089 Esas sayılı dosyasıyla 07.03.2020 tarihinde yapmış olduğu ilamsız icra takibinde (4.098 USD asıl alacak + 158,81 USD işlemiş faiz=) 4.256,81 USD alacak üzerinden takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 27.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 22.07.2020 tarihinde borca, faize, faiz miktarına, borcun tüm ferilerine, ayrıca yetki konusunda itiraz ettiği, alacaklı vekilinin yetki itirazının kabulü ile dosyanın 12.08.2020 tarihinde yetkili İzmir İcra Müdürlüğüne gönderildiği ve İzmir 9. İcra Müdürlüğüünn 2020/6710 Esas sayılı dosyasıyla 4.256,81 USD üzerinden takibin devam ettiği, borçluya çıkarılan 2. Ödeme emrine borçlunun yeniden 08.01.2021 tarihinde zamanaşımına, borca, faize, faiz miktarına ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiği, 03.12.2021 tarihinde icra müdürlüğünce sehven 7 örnek takibe durdurulmadan haciz konulduğu, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/574 Esas sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtıklarından bahisle sehven konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği belirlenmiştir. Davalının hak düşürücü süre itirazları incelendiğinde; dava konusu yükün 07.05.2019 tarihinde gemiye yüklendiği, yükün İzmir’e gönderildiği ve hasarın gönderilene teslim tarihi olan 03.07.2019 tarihinde gemiden tahliye esnasında depoda olduğu ve ekspertizin 23.07.2019 tarihinde talep edilerek 30.07.2019 tarihinde inceleme yapıldığı, raporun 16.08.2019 tarihinde hazırlandığı, belirlenmiştir. Hasara ilişkin olarak sigorta şirketinin yapmış olduğu takip tarihi ise 19.08.2020 olup, 7226 sayılı Kanun Geçici Madde-1 gereğince Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle hak kayıplarının önlenmesi nedeniyle yargıda bulunan (hak düşürücü dâhil) sürelerin 13.03.2020’den önce 30.04.2020 tarihine ve daha sonra Cumhurbaşkanlığının sürelerin uzatılmasına ilişkin 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan kararıyla bu sürelerin 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması nedeniyle hak düşürücü sürenin geçmediği/işlemediği), yani 13.03.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar olan 94 günlük süre hak düşürücü sürenin işlemesini durdurulmuş olduğundan bu sürenin hak düşürücü süreye eklenmesi gerektiği, böylece 03.07.2019 – 03.07.2020 tarihine eklenecek olan 94 günlük hak düşürücü süreyi kesen süreyle hak düşürücü süreye eklenmesiyle 05.09.2020 tarihine kadar uzadığı, davacının da takibi 19.08.2020 tarihinde başlattığı, böylece hak düşürücü süre dolmadan takibin yapıldığı, borçluya yapılan tebliğe borçlunun 08.01.2021 tarihli itiraz dilekçesiyle itiraz ederek takibi durduğu ve hak düşürücü sürenin kesildiği ve yeniden başladığı, böylece hak düşürücü sürenin 08.01.2022 tarihinde sona erdiği, daha sonra yeniden başlayan hak düşürücü süre içerisinde davanın da 11.01.2022 tarihinde açıldığı, ancak bu tarihten önce davacı tarafın arabuluculuk görüşmeleri için arabulucuya 07.07.2021 tarihinde başvurduğu ve arabuluculuk görüşmesinin 05.08.2021 tarihinde sona erdiği, arada geçen 30 günlük sürenin de hak düşürücü süreye eklenmesi gerektiği, 6325 sayılı kanun m.18/A-15 gereğince "(15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez" hükmüne istinaden hak düşürücü sürenin kesildiği, buna göre 08.01.2022 tarihine eklenecek 30 günlük süre ile 08.02.2022 tarihinde sona erdiği, böylece davacının hak düşürücü sürenin sone erdiği 08.02.2022 tarihinden önce 11.01.2022 tarihinde dava açtığından hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığı belirlenmiş olmakta hak düşürücü süre itirazının reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir. Dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiler ..., ... ve ...’dan alınan 30.05.2022 tarihli raporda; davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan ...A.Ş.’ye ait emtianın davalı akdi taşıyan ... A.Ş. tarafından Kolombiya’dan İzmir’e taşınması konusunda anlaşma yapıldığı, yükleteni ... şirketi olup, alıcı .... A.Ş.’ye ait malların Kolombiya’da yerleşik bir firmaya satıldığı, ancak malların iadesi nedeniyle malların tekrar Kolombiya’dan İzmir’e sevkiyatı için taşıyan firmayla anlaşma yapıldığı, yükün HLXU368619-6 nolu konteynere yüklenerek ... Gemisiyle taşındığı, malın İzmir’de ... Antrepo Deposuna konteyner içine indirildiği, 23.07.2019 tarihinde .... Şti.’ne başvuru yapıldığı ve 16.08.2019 tarihinde ekspertiz hasar tespit raporunun düzenlendiği, hasara konu olan emtiada (... Tekstil Kurutma Makinası – 1 adet - az kullanılmış) yükleme kapak, cam hasarı, bariyer demire montaj bölgesi hasarı, ön yükleme kapak profilleri hasarı ve diğer hasarların belirlendiği, bu hasarlarla ihracının mümkün olmadığı, sigortalı....A.Ş.’nin satış yaptığı, ancak Kolombiya’da iade edilen makinanın hasarlarını Kolombiya İzmir sevkiyatı arasında konteyner içerisinde kaba elleçlemeden kaynaklı meydana gelebileceğinin tespit edildiğini, ekspertiz raporunda bu tespitin bulunduğunu, makinadaki hasar miktarı toplamının 4.098,00 USD olduğu ve bu tespitin yerinde bulunduğu, davalı ... A.Ş.’nin taşıma işleri komisyoncusu olup, emtianın exwork satış şekliyle satıldığı, davacının sigortalısının alıcı ... A.Ş. olup, taşıyanın davalı ... A.Ş. olup, TTK m. 921’e göre düzenlediği navlun faturasından dolayı işi üzerine alan taşıma işleri komisyoncusunun taşıyan sıfatını kazanması nedeniyle taşıyan haline geldiği, fiili taşıyanın da ...olduğunu, TTK m. 1472’ye göre poliçe ve ödeme dekontları kapsamında davacının taraf sıfatına haiz olduğunu, taşıyan TTK m. 1178’e göre ancak kendisinin ve adamlarının kastından ve ihmalinden doğan sebeplerden dolayı sorumlu olup, taşıyana TTK m. 1185’e göre ihbar yapılması gerektiği, malın taşıma için temiz olarak alındığına ilişkin konşimento düzenlendiği, ancak antrepoda hasarlı olarak tespit edildiği, bu nedenle TTK m. 1178/3f gereğince taşıyanın hakimiyet alanı içerisinde hasarın meydana geldiğini, ancak 03.07.2019 tarihinde antrepoya giriş yapan emtianın hasarına ilişkin ihbarın 07.08.2019 tarihinde yapıldığı, TTK m. 1185/4f uyarınca davalı lehine bir sorumsuzluk karine doğduğunu, süresinde yapılmayan ihbar nedeniyle zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geleceği, eksper raporunda da kaba elleçlemeden zarar doğduğu belirtilmiş ise de, konteynerin flat rack yani platform niteliğinde açık konteyner olması nedeniyle ekspertiz raporunda belirtildiği gibi elleçlemeler sırasında hasarın meydana gelebileceği, TTK m. 1186’ya göre oluşan zararın hesaplanması durumunda 1 ÖÇH’nin takip tarihi itibariyle 11.7851 TL olup, hasarlı bir makine x 666,67 ÖÇH = 666,67 ÖÇH x 11.7851 TL = 7.856,77 TL ve 4350 kg / 2 = 1 makinanın ortalama ağırlığının 2175 kg olduğu tespit edilmekle 2175 x 2 ÖÇH = 4350 ÖÇH x 11.7851 TL = 51.265,18 TL’nin yüksek olan sınırının 51.265,18 TL olması nedeniyle bu sınırın dikkate alınması gerektiği, hasar miktarının 4.098,00 USD olarak belirlendiğinden bu rakamın dikkate alınabileceği belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekilinin 10.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, davalını nakliyesini üstlendiği bir adet ... Tekstil Kurutma Makinasının nakliye sırasında hasara uğradığını, davalının taşıyana yükün özen borcunu yerine getirmediğini, bilirkişi raporuna göre davanın kabulünü talep ettiklerini, makinanın kaba elleçleme sonucunda dıştan gelen darbe ile hasara uğradığının tespit edildiğini belirtmiştir. Bu rapora karşı davalı vekilinin 21.09.2022 tarihli beyan dilekçesinde; TTK m. 1185/1 gereğince yükte hasarın teslim tarihinden itibaren 3 gün içinde taşıyana bildirilmesinin gerektiği, oysaki hasar ihbarının yapılmadığını, ekpertiz raporunun tek taraflı bir rapor olup, kabul edilmeyeceğini belirterek yeni bir bilirkişiden rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkememizce verilen ara karar kapsamında bilirkişilerden 12.10.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Bu raporda; sigorta teminatı dahilinde taşınan emtianın sigorta kapsamında kaldığı ve ex gratia ödeme olmadığı, poliçe ile dava dışı sigortalıya bildirim yükümlülüğünün aşılması halinde bunun sonuçlarının tarafları ilgilendirdiği, ancak sigorta sözleşmesinin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini, TTK m. 1149/1f da sigortacının sözleşmeyi kısmen veya tamamen fesih ederek ifadan kurtulabileceğine ilişkin hükümlerin ihlalde kusur bulunmaması halinde uygulanmayacağının belirtilmesi nedeniyle bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesinde ihlalde kusur bulunmadığından, sigorta sözleşmesinin fesih edilemeyeceğini, bu nedenle ödemenin yerinde olduğunu, TTK m. 1185/1f uyarınca ihbar yükümlülüğüne ve TTK m. 1185/2f uyarınca müşterek inceleme yükümlülüğüne uyulmamasının TTK m. 1185/4f uyarınca sorumsuzluk karinesi doğurduğunu, ancak ekspertiz incelemesinde ibraz edilen belgelerin teknik bilirkişilerin görüşleri de dikkate alındığında elleçleme sırasında alınan darbelerle hasarın meydana geldiğinin belirlendiği, TTK m. 1185/4f ya göre sorumsuzluk karinesinin aksinin ispat edildiği, davalının sorumluluk sürecine elleçleme faaliyetinin de girdiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ihbar olunanın sadece limandan limana taşımayı üstlendiği, konşimento üzerinde yer alan FCL / FCL kaydının elleçlemeden kaynaklanan hasarda fiili taşıyanın sorumluluktan kurtulmasını doğurmayacağı, hesaplanan sorumluluk miktarının takip tutarından düşük olduğu iddia edilmiş ise de; dava değerinin 25.930,78 TL olup, en yüksek sorumluluk sınırı olan 51.265,18 TL den az olması nedeniyle sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek davalının bu hasar nedeniyle sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu rapora karşı davacı vekilinin 25.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde; davanın kabulüne, ek rapordaki aleyhe hususları kabul etmediğini beyan etmiştir. Bu rapora karşı ihbar olunan vekilinin 27.10.2022 tarihli beyan dilekçesinde; ihbar olunanın sorumlu olmadığının ek bilirkişi raporunda tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan tüm deliller ve yapılan İncelemelere göre; Dava konusu olan dava dışı ... AŞ’ye ait emtianın (1adet ...Tekstil Kurutma Makinesi) Cartegana / Colombia limanında İzmir / Türkiye limanına davalı ... AŞ tarafından taşınmasının taahhüt edildiği, davalının taşıma işleri komisyoncusu olmakla birlikte somut olayda düzenlediği navlun faturasından dolayı TTK m. 901 uyarınca taşıyan sıfatını kazandığı, ancak dava dışı ...’nin taşıma işleri komisyoncusu olarak atadığı, ...’nin de fiili taşıyan olarak dava dışı... ile anlaşma yaparak fiili taşımayı bu şirkete yaptırdığı, ...’nin düzenlediği CO4061033637 numaralı ...’de yükletenin ... gönderilenin ise....AŞ olduğu, yük taşıma belgesi düzenlediği bilahare bu yük taşıma senedi dışında aynı zamanda taşıtan olarak ...’nın düzenlediği, HLCUBO2190510900 numaralı konşimentoya istinaden yükleten sıfatını kazandığı bu konşimentoda aynı zamanda gönderilenin de .... Şti. olduğu, konşimentonun 16.05.2019 tarihinde düzenlediği, davalının navlun faturası düzenlemiş olması nedeniyle taşıyan sıfatını kazanması sonucunda taşıyanın, hak ve yükümlülüklere sahip olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle davalı hakkında TTK m. 1178 vd. hükümler uygulanmıştır. Somut olayda yapılan incelemelerde bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere tekstil makinesinin kurutma makinesinin üzerinde meydana gelen hasarın makinenin taşındığı, Flat Rack tipi HLXU368619-6 nolu konteynerin kaba elleçlemesinden doğduğu, bilirkişi raporuyla belirlenmiştir. Konteyner içerisindeki malın gemiye yükleme aktarma ve tahliye sırasında kaba elleçlemeden dolayı zararın meydana geldiği, belirlenmiştir. Gerek eksper raporunda gerekse bilirkişilerin yapmış olduğu incelemelerin makinedeki hasarın kaynağı sovtaj bedelinin bulunup bulunmadığı, tespit edilmiştir. zarar miktarı ekspertiz raporunda ve bilirkişi raporunda 4098 USD olarak belirlenmiştir. Zararın TTK m. 1178/3f uyarınca taşıyanın hakimiyet alanında meydana geldiği, tespit edilmiştir. konşimentoda yükün temiz teslim alındığı belirlenmiş olmakla birlikte .... Antrepoya yapılan teslimde düzenlenen rezerve tutanağında malın hasarlı olarak teslim edildiğinin yer aldığı belirlenmiştir. Her ne kadar davalı taraf süresi içerisinde hasar ihbarı yapılmadığını belirtmiş ise de davalıya yapılan ihbarın malın antrepoya giriş tarihi olan 03.07.2019’dan sonra 07.08.2019 tarihinden sonra yapıldığı, ancak TTK m. 1185/4f da davalı lehine doğmuş olan zararın taşıtanın sorumlu olduğu / taşıyanın sorumlu olmadığı, bir sebepten ileri geldiği karinesinin aksinin ispatlandığı, yani Flat Rack konteynerin niteliği itibari ile üzerindeki yüklerin üstü açık olması nedeniyle hasar görmesi mümkün olduğundan yükleme ve boşaltmada taşıyanın daha dikkatli davranması gerekirken bu dikkati göstermediği ve yükü teslim aldığı şekliyle hasarsız olarak teslim etmediği dolayısıyla dışarıdan alınan darbeler neticesinde tespit edilmiştir. Geminin taşıma esnasında değiştirilmiş olması da sigorta teminatını da etkilemeyecektir. Buna göre zarar miktarının 4.098 USD’nin taşıyanın sorumluluk sınırları açısından değerlendirilmesinde TTK m. 1186’ya göre oluşan zararın hesaplanması durumunda 1 ÖÇH’nin fiili ödeme tarihine en yakın tarih itibariyle 24.473 TL olup, hasarlı bir makine x 666,67 ÖÇH = 666,67 ÖÇH x 24.4731TL = 16.315,48 TL ve 4350 kg / 2 = 1 makinanın ortalama ağırlığının 2175 kg olduğu tespit edilmekle 2175 x 2 ÖÇH = 4350 ÖÇH x 24.4731 TL = 106.457,99 TL olup, yüksek olan sınırın 106.457,99 TL olması nedeniyle bu sınırın dikkate alınması gerektiği, hasar miktarının 4.098,00 USD olarak belirlendiğinden takip tarihi itibari ile karşılığı olan 25.930,78 TL’den yüksek olduğundan taşıyanın sorumluluk sınırı altında kaldığı belirlenmiştir. '' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; Davacının davalı ... AŞ’nin... A.Ş. aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6710 Esas sayılı dosya ile yapmış olduğu takibe itirazın iptali ile takibin 4098 USD üzerinden ödeme tarihi olan 03.10.2019 tarihinden takip tarihine kadar işleyen 14,89 USD faizi ile birlikte toplam 4.112,89 USD üzerinden takibin devamına asıl alacak 4098 USD’ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, Alacak likit olup itiraz haksız olmakla 4.112,89 USD takip tarihi itibariyle karşılığı olan 25.054,08 TL nin %20 olan 5.010,81 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Ödemelerin icra müdürlüğünce nazara alınmasına," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK m. 1185/1 gereği eğer yükte bir hasar var ise bu hasarın teslim anından itibaren aralıksız 3 gün içinde taşıyana bildirilmesi ve bu bildirimde hasarın neden ibaret olduğunun açıklanmasının gerektiğini, İlk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacı, TTK hükümleri gereği ihbar külfetini yerine getirmediğini, davalı müvekkili için sorumsuzluk karinesinin doğduğunu, yine TTK m.1185/2 uyarınca, her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemelerce yük üzerinde bir tespit yapılmış ise bildirime gerek kalmadığını, oysaki dava konusu uyuşmazlıkta davacının sigortalısının, her iki tarafın iştiraki ile ve mahkeme vasıtası ile yük üzerinde herhangi bir tespit ve inceleme yaptırmadığını, davacının dosyaya sunmuş olduğu ekspertiz raporunun tek başına davacının davasını ve hasar iddiasını ispata everişli olmadığını, zira dosyada mübrez ekspertiz raporunun tek taraflı bir rapor olduğunu ve iddia olunan hasarın nerede nasıl ne zaman gerçekleştiğini ispatlar nitelikte olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İtirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; İlk derece mahkemesince aldırılan bilirkişi rapor ve ek raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, TTK nun 1185 maddesindeki üç günlük ihbar süresi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı tarafın üç günlük ihbar süresine uymamış olmasına, dolayısıyla taşıyan lehine TTK madde 1185/4 uyarınca bir sorumsuzluk karinesi doğmuş olmasına, ancak dosyada bulunan ekspertiz raporu ve diğer belgeler değerlendirildiğinde hasarın elleçlemeler sırasında alınan darbeler neticesinde ortaya çıktığının tespit edilmiş olmasına, dolayısıyla sorumsuzluk karinesinin aksinin dava dosyasında bulunan eksper raporu fotoğraflar ve bilirkişi rapor ve ek raporu ile ispatlanmış olmasına, mahkemece hüküm altına alınan hasar miktarının dosya kapsamına uygun olmasına ve davalının bu hasardan taşıyan olarak sorumlu olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/12/2022 tarih, 2022/31 Esas ve 2022/1170 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.325,77 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 728,30 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 1.597,47 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1262, K. 2026/1904, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1262-e-2026-1904-k-7711fbe4fc88