Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2334 E. 2026/1548 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2334
Karar No
2026/1548
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2334

KARAR NO: 2026/1548

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : (KAPATILAN)BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/10/2022

NUMARASI: 2020/851 2022/992

DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müvekkili banka arasında 18.11.2016 tarih 210.000,00-TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını, müvekkili kurumun davalı borçluya kredi kullandırmak sureti ile sözleşme gereği üzerine düşeni yerine getirdiğini, ancak davalı borçlunun taahhüdünü yerine getirmediğini, kredinin geri ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarının 16.05.2019 tarihinde borçluya keşide edilerek, 20.05.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine; davalı borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı dosyası ile menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişildiğini, kasko bedelinden kalan tutarın ise tahsilde tekerrür etmemek kaydı ile .... İcra Müdürlüğü’nün ...E.Sayılı Dosyası ile genel takip yolu ile icra takibine girişildiğini, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü’nün ... E.sayılı dosyasına 25.09.2019 tarihinde ve .... İcra Müdürlüğü’nün ...E.Sayılı dosyasına 04.10.2019 tarihinde itiraz edildiğini, davalı borçlunun bu itirazının tamamen borçtan kurtulmak adına yapılan bir itiraz olduğunu, alacağın likit olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle;22.01.2021 tarihinde müvekkilinin tacir olmadığını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazında bulundukları, davaya konu kredi borcunun ödendiğini, kredi sözleşmesine aykırı hareket edilerek fahiş miktarda faiz talep edildiğini,faiz oranına ve faize de itiraz edildiğini, rehinli olduğu iddia edilen ... plakalı araca ilişkin tüm borcun ödendiğini, İcra Müdürlüğü'nce ... plakalı araca yakalama konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip konusu alacağın likit olmadığını ve müvekkilinin haklı itirazında kötüniyet olmadığından icra inkar tazminatını talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " davacı banka ile davalı kredi lehtarı davalı ...-... şahıs şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan ticari nitelikli kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemiş olduğu ve davacının alacak hakkının doğduğu anlaşılmakla, .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasından 16/05/2015 tarihli kat ihtarnamesine kadar takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 52.098,00 TL tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %38,84 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası yönünden ise, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 25.753,46 TL tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık 7.038,84 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği ve ancak Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedeli Depo Talebi Bakımından ise, henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden de söz edilemeyeceğinden gayri nakdi alacak yönünden davanın reddi gerekmekle, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2018 tarih ve 2016/16494 esas sayılı ile 2018/1375 karar sayılı emsal içtihatı) nakdi alacak yönüyle davanın kabulü ile gayrinakdi alacak yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."

Gerekçesiyle, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası bakımından; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davanın kısmen kabulü ile 52.098,00 TL asıl alacak, 6.092,11 TL işlemiş faiz %5 BSMV ve 205,56 TL ihtar masrafı ile toplam 58.700,28 TL yönünden davalının itirazının iptaline takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayrinakdi çek garanti bedeli talebi yönüyle davanın reddine,

.... İcra Müdürlüğü'nün ...sayılı takip dosyası bakımından; davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davanın kısmen kabulü ile 25.757,46 TL asıl alacak, 2.233,20 TL işlemiş faiz %5 BSMV ile toplam 28.098,32 TL yönünden davalının itirazının iptaline takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebildiğini, davalı tarafla imzalanan sözleşmenin 11. Maddesinde temerrüt faiz oranının tespitinde bankanın TCMB'ye TL krediler için bildirmiş olduğu, muacceliyet tarihi itibariyle geçerli olan, en yüksek kredi faiz oranının %30 fazlasının dikkate alınacağının açıkça yazılı olduğunu, taraflarca imza altına alınan Genel Kredi Sözleşmesi'ndeki düzenlemenin, bankaca tespit edilen en yüksek kredi faiz oranı hükmünü düzenlemediğini, bu durumun ayrıca fiilen uygulanmakta olmasının sözleşmede yer almadığını, dosyaya sunulan 29.04.2019 bildirim tarihli "Kredi Yıllık Azami Faiz Oranları Bildirim Formu" na göre; taşıt kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranı %36 olduğundan ve sözleşme gereği bankaca tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının %30 fazlası düzenlemesi gereği taşıt kredi sözleşmesine ilişkin faiz oranının %46,80 olması gerektiğini, talep edilen söz konusu faiz oranının sözleşmede kararlaştırılan faiz oranına uygun olduğunu, davalı borçlu ile imzalanan sözleşmede belirtilen faiz oranına göre hesaplama yapılması gerektiğini, davalı borçlunun aynı zamanda asıl borçlu olduğunu, gayri nakdi çek taahhüt bedelinin depo edilmesinden de sorumluluğunun tam olduğunu, mahkeme her ne kadar henüz risk gerçekleşmeden alacağın mevcudiyetinden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile taleplerinin reddine karar vermiş ise de takipte talep edilen hususun nakdi tazmin değil 10 adet çek garanti bedeli olan 20.300,00 TL'nin depo edilmesi olduğunu, çek yapraklarından doğan yasal sorumluluk takip ve dava süreci içinde sona ermiş olduğundan, takip ve dava işlemlerine başlanırken depo bedeli talebi hakkında müvekkili bankanın hukuki yararının bulunduğunu, bu durumda yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca yerel mahkemenin ya depo talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi ya da işbu talebin infazda gözetilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davacı banka tarafından dava dilekçesinde borcun sebebi, davalı ile imzalanan 18.11.2016 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi olduğu belirtilmiş, kredi sözleşmesine istinaden davalı asıl borçluya kredi kullandırıldığı, geri ödeme planındaki kredi taksitlerinin ödenmemesi sebebiyle kredinin kat edildiği ve borcun ödenmediği ileri sürülerek icra takipleri başlatılmış, itiraz üzerine eldeki dava açılmıştır.

Davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile; 72.976,05 TL asıl alacak, 7.449,96 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 80.426,01 TL. alacak nedeniyle taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip, .... İcra Müdürlüğünün 2019/28477 E sayılı dosyası ile; 25.753,46 TL asıl alacak, 3.973,49 TL. % 46,80 temerrüt faizi ve 198,67 TL faizin gider vergisi olmak üzere toplam 29.925,62 TL. alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.

Hükme esasa alınan bilirkişi raporunda; nakdi krediler bakımından .... İcra Müdürlüğü'nün 02.09.2019 tarih ve ... E. sayılı dosyası yönünden (Rehnin paraya Çevrilmesi) Asıl alacak 52.098,00 TL işlemiş faiz 6.092,11 TL 304,61 TL. % 5 gider vergisi, 205,56 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam alacağın 58.700,28 TL olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık % 38,84 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi ile birlikte istenebileceği, davaya konu diğer icra dosyası yönünden ise; Asıl alacak 25.753,46 TL. İşlemiş faiz | 2.233,20 TL. Gider vergisi (BSMV) 111,66 TL olmak üzere toplam alacağın 28.098,32 TL. olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı 25.753,46 TL tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %38,84 oranında temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden % 5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte istenilebileceği, Gayrinakdi Çek Taahhüt Bedeli DEPO Talebi Bakımından Dosya içeriğinde bulunan çek statü raporlarına göre, davacı bankanın takip talebinde istediği 10 adet çek yaprağından doğan yasal sorumluluğun takip ve dava süreci içinde sona ermiş olduğunun kabulü halinde, davacı bankanın çek taahhüt bedeli depo talebinin yerinde olmadığı, davacı bankanın ... plakalı taşıt aracı rehninden dolayı ....İcra Md. ... E. sayılı dosyası ile renin paraya çevrilmesi yoluyla takip açtığı, sözkonusu taşıt aracı üzerinde davacı banka lehine rehin tesis edildiğine ilişkin dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmadığı, öncelikle böyle bir rehnin tesis edilip edilmediğinin Trafik Tescil Müdürlüğünden teyidinin alınmasında fayda olduğu sonucuna varılmıştır.

Davacı vekili faiz hesabının hatalı olduğunu ileri sürmektedir. Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmektedir. Bu nedenle, hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir (Yargıtay HGK'nın 02.05.2019 tarih ve 2017/19-1650 Esas, 2019/507 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16.01.2017 tarih ve 2016/6484 Esas 2017/134 Karar sayılı ilamları da bu yöndedir). Buna göre bilirkişi tarafından belirlenen faiz oranında ve akdi faiz ve temerrüt faiz oranları belirlenerek yapılan hesaplamada hata bulunmadığı, Mahkemece kurulan hükümdeki tutarların bilirkişi raporları ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan davacı banka. depo talebi hususunda Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına ya da talebin infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de; bankanın yasal yükümlülüğü icra takibi ve dava sürecinde sona erse dahi bankanın talebinin dava sonuna kadar devam etmesi nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda 17.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2334, K. 2026/1548, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2334-e-2026-1548-k-88976346cc89