İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/151 E. 2026/43 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/151
- Karar No
- 2026/43
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBULİ 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/151 Esas KARAR NO : 2026/43
DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesi Kaynaklan) DAVA TARİHİ : 06/04/2023 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul 30. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait ... Plakalı minübüs davalı şirket tarafindan 20.07.2022 ve 20/07/2023 tarihleri arasında müddetle ... poliçe nosu ile sigortalanmış olup ... tarihinde bulunduğu yerde park halinde iken yanarak zarar gördüğünü, bahse konu zarar 28.11.2022 tarihinde davalı tarafa bildirilmiş ve ilgili sigorta poliçesi gereği aracın rayiç bedeli davalıdan talep edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan sigorta tazminatını kapsayan zarar talebi davalı sigorta şirketi ile defaten yapılan şifai ve yazılı görüşmelerde, müvekkil şirket ait dava konusu araç yangın zararı- poliçe kapsamında olmasına rağmen aslı -astarı olmayan, yazılı vs. başkaca delile de dayanmayan gerekçesiz asılsız, varsayımsar tespite dayandırılarak sıgorta tam bedel ödemesi yapılmayacağı belirtilerek kısmi indirimli ödemede ısrar ettiklerini, davalı sigorta şirketi dava konusu davacı şirket zarar talebine aracın rayiç bedeli yangın tarihi itibarı ile 360.000 TL olduğunu, bu bedel üzerinden davalı tarafın yaptığı 70.000 tl ödemeyi düştükten sonra bakiye 290.000 TI taleplerinin dava konusu edildiğini, davacı şirketin aracı olay yerinde park halince iken, durduğu yerde yandığını, araçta herhangi bir şöför olmadığı gibi, araçta bulunduğu yerde sabit durmadığını, trafikte seyir halinde olmadığını, araç ile ilgili yapılan ekspertiz raporlarında yangının elektrik kontağından çıktığı da sabit olduğu, davacı şirketin yanan aracında yazılı veya sözlü hiçbir kira ilişkisi olmadığını, araç içinde herhangi bir şöför dahi bulunmadığını, buna rağmen davalı tarafça sanki ortada bir kira sözleşmesi varmış gibi herhangi bir belge, bilgi yazılı kanıt olmadan sigorta poliçesinin indirim şartlarını içeren kısmı uygulanmadığını, davalı tarafindan çıkarımsal- varsayımsal olarak mezkur sigorta poliçesinin indirim şartı baz alınarak %80 indirim uygulandığını, hükmünün haksız ve gerekçesiz davalının davacı şirkete uygulanması hukuka aykırı olduğunu, ve iyiniyetli bir yaklaşımda olmadığını, davalı şirket sigorta poliçesinde şartları oluşmamış indirim kuralını uygulayarak rayiç bedeli de kendisi belirleyerek %80 kira indirimi uygulayıp kendi belirlediği bedel üzerinden %20 bedel olan 70.000TL davaci müvekkil şirket hesabına yatırdıklarını, davacıya ait yukarıda mezkur araca ait zarar bedelinin davalı tarafından tam ödenmemesi, kısmi olarak ödenmesi ve davacı müvekkile ait aracında yangın sebebi ile hurdaya dönüşmesi nedeni ile aracın hurda olarak bekletilemeyeceğini, bu şekilde bekletilmesi halinde çalınma, maddi vs sorunlar yaşanacağı yüksek muhtemel olduğundan bu aracın davalı tarafindan davacı müvekkilden alınması mail yolu ile talep edilmiş bu talep te davalı tarafından kabul edilmeyip akıbeti araç sahibinin isteğine bırakıldığını, bu durumda da davacı şirketin bir sorumluluğu kalmadığını, davanın kabulü ile toplam 360.000TL olan rayiç bedelli 28.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile davalı taraftan tahsili, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmili, fazlaya ilişkin sair haklarımız mahfuzen karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa davalı şirkete ibraz edilen faturalar üzerinden ve aracın fiziki incelemesi neticesinde poliçe genel ve özel şartları gözetilerek tespit edilen toplam hasar tutarı olan 70.000 tl ödendiğini, davacı tarafın ödeme yapılmadığı yönündeki iddiaları gerçek dışı ve kötüniyetli olup fazlaya ilişkin taleplerinin haksız olduğunu, kabul manasında olmamak üzere, davacının taleplerinin fahiş olduğunu, davacının gerçek zararının tespiti için dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere davacı taraf aracı herhangi bir haklı sebep olmaksızın anlaşmalı servis dışında bir servise bıraktığını, davacı taraf poliçe klozları ile tanınan haklarının elinden alındığını, hasarın artmasına neden olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davacı şirketin ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, bu sebeple şirketlerinin dinlemeden hareket ettiği ve özel masraf yaptığı için bu masraflara kendisi katlanmakla yükümlü olduğunu, davalı şirket ek işçilik, kdv veyahut herhangi bir masraftan sorumlu olmadığını, kasko sigortası genel şartları ve poliçe özel şartları uyarınca davacı şirketin sorumlu olduğu limitin tespiti için hasar tarihinde aracın piyasa rayiç değerinin uzman sigorta eksperince belirlenmesini, davacının talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla birlikte, bu sebeple davacının yasa, usul ve yargıtay kararlarına aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ... Sigorta A.Ş. Müzekkere cevabı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müzekkere Cevabı, Türkiye Noterler Birliği Kayıtları,. ... İtfaiye Olay Raporu, Ekspertiz Raporu, Tanık Beyanları, e-Mailler, Bilirkişi Raporu, dosyadaki sair tüm bilgi ve belgeler. TANIK (Davacı tanığı) ...: Ben yaklaşık 6 yıldır, davacı şirkette çalışırım, ben şirkette şoförlük yapıyorum, bu şirkette tüp bebek merkezi bulunmaktadır, ben şirkette personel servisi kullanıyorum, bana sormuş olduğunuz dava konusu ... plakalı aracı da personel servisi olarak ben kullanıyorum, olay günü olan 17/11/2022 günü öğle saatlerinde ... 'da bulunan bizim şirketle iş yapan bir şirkete gitmiştim, ben buraya yalnız gitmiştim, gittiğimde aracı kısa bir süre için geldiğim için otopark girişine park ettim, ben yukarı çıktım, bu sırada yaklaşık 20-25 dakika sonra araçtan bir duman geldiğini gördüm, zira benim bulunduğum binadaki daireden camdan araç görünüyordu, birkaç kişi ile aşağıya aracın yanına indik ve aracın alev aldığını gördük ve itfaiyeyi aradık, ancak bu sırada araç bir anda her tarafı alevle kaplandı ve yandı, ilk dumanın içerden vitez kutusu civarından geldiğini bir esnaf da bize söylemişti, biz de önce dumanları görüp aracın yanına indiğimizde dumanın içerden vitez kutusu ya da konsol civarından geldiğini gördük, zaten akabinde alev bir anda büyüdü ve araç tamamen yandı, araç böylece yanarak kullanılamaz hale geldi, benim yanımda o sırada ... bulunuyordu, diğer kişileri hatırlamıyorum, ben ... isimli diğer tanığı da tanımıyorum, kadir yıldız ise benim gittiğim şirkette çalışan bir kişidir, ben bu aracın kasko sigortası olduğunu biliyorum ancak araç yanmasına rağmen niye tamamının ödemesini yapmadıklarını bilemiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, dedi. TANIK (Davacı tanığı) ... ; ben dava konusu olayı iyi biliyorum, davacı şirkete ait ... plakalı aracı kullanan şoför ...'i tanıyorum, kendisi olay günü benim çalışmakta olduğum ... isimli ...da bulunan şirket merkezine ziyarete gelmişti, bu araç sağlık kuruluşu ve personel ve öğrenci taşıma işinde kullanılıyordu, şoför aracı okulun önüne park ederek iş yerimize çıkmıştı, ben bir anda baktığımda aracın yanmaya başladığını gördüm ve kendisine ve çalışanlarımıza aracın yandığını söyledim, araç hızlı bir şekilde yanmaya başlamıştı, hemen itfaiyeyi aradık ve aracın yanına indik, müdahale etmeye çalıştık, bu sırada itfaiye de gelmişti, ancak itfaiye gelinceye kadar araç neredeyse tamamen yanmıştı, itfaiye soğutma işlemlerine ve yangına ilişkin gerekli raporları tutarak olay yerinden gitmiştir, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, dedi. TANIK (DAVACI TANIĞI) ... ; Ben dava konusu olayın olduğu tarihte ... da turizm işi ile uğraşıyordum, genelde bu kapsamda taşıma işi ile iştigal ediyorum, ben davacı şirketin sahibi ... beyi de tanıyorum, kendisi doktordur, ... de bu şirketin personel aracını yani bu aracı kullanıyordu, o gün ben de ... isimli turizm firmasındaydım, bu araç da o gün oraya gelmişti, şoför de sanırım şirketteydi, bir anda dışarda bir araç yandığını gördük, camdan baktığımızda davacı şirkete ait ... okul taşıma aracının yandığını gördük, müdahale etmeye çalıştık ancak edemedik, itfaiye de gelmesine rağmen araç tamamen yandı, bu sırada araç park halindeydi, bundan eminim araca dışarıdan bir müdahale yapılıp yapılmadığı görmedim ancak olayın gelişimine göre böyle bir müdahale olduğunu sanmıyorum, aracın park halinde durup dururken anlaşılıyordu, daha sonra da yangının elektrik kontağından çıktığını öğrenmiştim. Bu araç davacı şirket adına personel ve okul taşımada kullanılan araçtır. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, dedi. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLAR: Dava , 6102 sayılı TTK'nin 1401 vd maddeleri gereğince düzenlenen kasko poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince dava değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114 ve 115. maddeleri kapsamında dava şartları ve hak düşürücü süre incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve vaki davete rağmen duruşmaya katılan davacı vekilinin sulh olmak istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanmış, tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. maddesinde tanımlanmıştır. Hükme göre sigorta sözleşmesi, "sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir". Bu hükme göre, sigortacı, belli bir prim karşılığında sigorta ettirenin malını yahut bedensel zararlarını doğabilecek rizikolara karşı sigorta etmeyi kabul etmektedir. Bütün sigorta sözleşmelerinde temel unsur rizikodur. Sigorta hukuku anlamında riziko, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği önceden bilinmeyen veya gerçekleşeceği kesin olsa dahi ne zaman meydana geleceği bilinmeyen olaydır. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri ise gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında, gerekse de rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. ...'nin A.1'inci maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile 3'üncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya kalkışılması sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1409'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği biçimde değil de, sigortacının iddia ettiği biçimde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş biçiminin ...'nin A.5'inci maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan biçimde olmakla birlikte, sigortalı, ... ve TTK hükümleri uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı biçimde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat yükümlülüğü yer değiştirip sigortalıya geçer. [Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/12/1997 gün ve ..., 16/12/1998 gün ve ..., 22/12/2010 gün ve ... sayılı ilamları] Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; taraflar arasında davacının malik-işleteni olduğu ... plakalı ticari nitelikteki minibüse ilişkin olarak 20/07/2022-20/07/2023 başlangıç ve bitiş tarihli genişletilmiş kasko sigorta poliçesi bulunduğu ve söz konusu araçta poliçe dahilinde 17/11/2022 tarihinde park halindeyken çıkan yangın sonucunda zayi olduğu ve durumun sigorta şirketine ihbar edildiği açıkça anlaşılmıştır. Mahkememizce dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesinde aracın rayiç değerinin 395.000.TL olduğu ancak taleple bağlılık ilkesi gereği 360.000,00 TL olarak kabul edilebileceği belirtilerek faaliyet klozu kapsamında % 80 muafiyet uygulanmasının yerinde olmadığı bildirilmiştir. Gerçekten olayımızda dava dilekçesindeki rayiç bedel talebi ve davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu kısmi ödemeye göre esasen muafiyet uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesi ile uyuşmazlık izale edilebilecektir. Mahkememizce dinlenen tanık beyanları, hasar dosyası, itfaiye olay raporu ve fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde araç park halindeyken bir başka anlatımla faaliyet dışındayken yanarak zayi olduğu gibi özellikle poliçede firmanın faaliyet alanı ve türü açıkça belirtildiğinden muafiyetin uygulanamayacağı sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Dava doğrudan HMK'nin 105.maddesi gereğince tam eda davası olarak açıldığından kısmi ıslah yoluyla mevcut bedelin arttırılması ise mümkün görülmemiştir. Binaenaleyh, davacının davasını / gerçek zararını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle 6102 sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi, TTK'nin 16/1 maddesi gereğince tarafların tacir sıfatı ve kasko sigortalı aracın ticari vasfına göre avans faizi de istenebileceği gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile 290.000,00 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olan 05/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6, TTK, 1401 vd.1409, vd. 1427/2, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 281, 282,320,321,322) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden ise aynı yasanın 326/1. maddesi gereğince tamamen aleyhine hüküm verilen davalı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca bu kapsamda Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26 ve 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile, 290.000,00 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olan 05/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.809,9 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 4.952,48 TL peşin harcın ve 598,00 TL Islah harcının mahsubuyla bakiye 14.259,42 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı 4.952,48 TL peşin harç, 598,00 TL Islah harcı, 38,40 TL vekalet harcı,17.137,25 TL posta masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.906,03 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 46.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026
Kâtip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır