Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/11251 E. 2026/8223 K.
Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/11251
- Karar No
- 2026/8223
- Karar Tarihi
- Konu
- Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hale Getirme
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4439 Esas, 2025/1561 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 26... parselde bulunan 12 bağımsız bölümden ibaret taşınmazda, apartmanın müteahhidi olan davalı ... tarafından, apartmanın sığınak olan ortak alanının tadilat yaptırılarak, binanın taşıyıcı duvarlarını kırmak suretiyle pencere açtırdığını, bağımsız bölüm haline getirildiğini ve davalı ... tarafından söz konusu alanın konut olarak haksız işgalle kullanıldığını, bu nedenle davalılar tarafından ortak alana yapılan müdahalenin önlenmesini ve dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesini, davalının ortak alandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu apartmanın 2011 yılında yapıldığını, binanın yapıldığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasında yaklaşık 11 yıllık bir süre geçtiğinden davacı tarafın iş bu talebinin zamanaşımına uğradığını, dava ... ApartmanıYönetim Kurulu adına açılmış ise de davacı ...'ün mülkiyet sahibi olmadığı gibi, yönetim adına dava açma yetkisinin de bulunmadığını, dava konusu apartmanın yapıldığı tarihte mülkiyet sahibi kişiler tarafından dava konusu yer ile ilgili olarak muvafakatname verildiğini, buna göre binanın yüklenicisi ile birlikte binada bağımsız bölüm sahibi olan ..., ..., ...yine ... ve ... tarafından bu muvafakatnamenin imzalandığını, mahkemece dava konusu yerin kullanımına ilişkin dosyaya sunulan muvafakatnamenin usulünce incelemeden ve değerlendirmeden karar verildiğini, dava konusu yer ile ilgili olarak davalı ... tarafından yapı kayıt belgesi alındığını, bu belgenin alınma nedeninin, davacının iddia ettiği gibi depo ve sığınak ortak alanların kullanılması değil, bağımsız bölümün içinde meydana gelen değişiklikleri kayıt altına alma olduğunu, bu kapsamda dava konusu apartmanda depo ve sığınak alanların mevcut olmasından dolayı müvekkil davalıların herhangi bir müdahalesinin de olmadığını, ancak yapılan keşif ile birlikte alınan bilirkişi raporunda yapı kayıt belgesi tapuya işlenmediği gerekçesi ile dikkate alınmadığı yönünde görüş bildirildiğini, ancak yapı kayıt belgesinin hem tapuya hem de ilçe belediyesi imar müdürlüğüne başvuru neticesinde kayıt altına alındığını, dava konusu binanın ilk malikleri tarafından tapuya şerh verilen yönetim planının 12 nci maddesinde 634 saylı Kat Mülkiyeti Kanunda yazılı esaslara göre bağımsız bölümlere tahsis edilen ortak mülkiyet payın arsa payı denir. 2. Bodrum kattaki bina girişinin sağ tarafında kalan alanda bağımsız bölüm oluşturulmuştur. Bu alanın tasarruf ..., ... ve ...'a aittir. Diğer malikler ve yeni satın alacak maliklere hiçbir şekilde hak iddia edemezler. şeklinde madde konulduğunu, ancak daha sonra hak sahibi olan maliklerin ikinci maddenin son cümlesini kaldırarak müvekkilinin bu haktan yararlanmasını kaldırdıklarını, mahkemece dava konu bağımsız bölümün tamamının tahliyesine ve eski hale getirilmesine karar verildiğini, bağımsız bölümün tamamının ortak kullanım alanı olmadığını, sadece bir kısmının ortak alan olduğunu, ortak alan olan kısmının kullanılmasının ise kat malikleri tarafından rıza gösterilerek kullanıldığını, bildirilen tanıkların dinlenmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilince aşağıdaki paragrafın dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince müdahale yönünden davanın kabulüne karar verilir iken, davalı tarafın mimari projeye aykırılıklarının krokiye bağlanmak sureti ile ne şekilde eski hale getirileceğinin belirtilmediği gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda da eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceği hususu değerlendirilmemiştir. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesine göre mahkemece verilen kararın hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi ve verilen karar ile iki tarafın leh ve aleyhine hükmedilen görev ve hakların gayet açık ve anlaşılır biçimde yazılması gerekmektedir. Mahkemece dava konusu taşınmazla ilgili statikten anlayan uzman inşaat bilirkişisinden, yapılacak olan eski hale getirme işlemlerinin binanın statiğine zarar verip vermeyeceğinin tespiti yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi ve projeye aykırılıkların ve müdahalelerin neler olduğunun ve ne şekilde eski hale getirileceğinin infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmesi gerekirken eski hale getirmenin binanın statik durumuna etkisini değerlendirmeyen bilirkişi raporunu hükme esas almak suretiyle ve yapılan müdahale ve projeye aykırılıkların mimari projesine uygun olarak nasıl eski hale getirileceğine dair hüküm kurulmaması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.