Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/2622 E. 2026/1569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2622
- Karar No
- 2026/1569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/628 E., 2025/492 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/119 E., 2025/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1 99... parsel maliki, davalının ise 1 99... parsel maliki olduğunu, davalının arazisi üzerinde bulunan iki katlı bina, ahır ve sundurmanın davacının arazisine tecavüzlü olduğunu, davacı tarafından taşınmazında inşaat yapılmak istendiğini, ancak müdahale nedeni ile inşaat alanının kullanılamadığını ileri sürerek, müdahalenin men'i, yıkım ile 5 yıllık ecrimisil yönünden şimdilik 1.000,00 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının okuma yazma bilmediğini, davalıya ait taşınmazın 1960 yıllarında satın alındığını, 1972 yılında evin inşasının tamamlandığını, davalı tarafından yapıların kendi taşınmazının sınırları içinde kaldığı bilinerek yapıldığını, her ne kadar yıkım talep edilmişse de yıkımın aşırı zarara neden olacağını belirterek TMK'nın 724 uyarınca arazi bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığı tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; eldeki davada, "davalının ilk tesis kadastrosundan sonra davacı adına kayıtlanan çaplı taşınmazın bir kısmına yapı inşa edildiği anlaşılmakla iyi niyet koşulu gerçekleşmediği, temliken tescil talebinin reddi gerektiği, taşınmaz mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen kök ve ek raporda; taşınmazın bir kısmına Harita Mühendisi bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, ...Mahallesinde davalıya ait 1 99... numaralı parsel üzerinde bulunan yapılardan 79.30 metrekare taban alanlı iki katlı yapının (A) ile gösterilen 41.78 metrekarelik kısmı davacıya ait 1 99... numaralı parsele taşkın bina yapılmak suretiyle el atıldığı, davalıya ait 1 99... numaralı parsel maliki tarafından (B) ile gösterilen 43.01 metrekare taban alanlı sundurmanın tamamının davacıya ait 1 99... numaralı parsele taşkın olarak yapılmak suretiyle el atıldığı, davalıya ait 1 99... numaralı parsel üzerinde bulunan yapılardan 48.38 metrekare taban alanlı ahır olarak kullanılan yapının (C) ile gösterilen 41.28 metrekarelik kısmı davacıya ait 1 99... numaralı parsele taşkın bina yapılmak suretiyle el atıldığı, davalıya ait 1 99... numaralı parsel maliki tarafından yapılan 30.77 metrekare taban alanlı sundurmanın (D) ile gösterilen 5.00 metrekarelik kısmının davacıya ait 1 99... numaralı parsele taşkın olduğu, (E ) ile gösterilen garaj olarak kullanılan sundurmanın 4.22 metrekaresi davacıya ait 1 99... numaralı parsele taşkın olduğu, davanın 26.03.2022 tarihinde açıldığı, davalının tapu kaydına göre 18.07.2021 tarihinde taşınmaza malik olduğu, 8 ay, 18 üzerinden ecrimisil talep edebileceği, 7.568 TL ecrimisil talebinin yerinde olduğu, müdahalenin haksız olduğu" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "yapılardan ilk olarak (A) yapısının inşa edildiği, davalı tarafça 1972 yılında yapıldığı savunulmuş ise de hava fotoğraflarında 1974 yılından sonra yapıldığının sabit olduğu, davacı ve davalıya ait taşınmazların 21.11.1963 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği, davaya konu tüm yapıların çap kaydı oluştuktan sonra yapılması nedeniyle temliken tescil için aranan iyi niyet koşulunun bulunmadığı, ayrıca tecavüzlü tüm yapıların taşan kısımlarının yapı değerinin zemin değerinden daha az olduğu, bu halde objektif koşulun da sağlanmadığı, davalının temliken tescil talebinin reddine, davacının mülkiyet hakkına karşı davalının üstün hakkı bulunmadığı ve davacı taşınmazına müdahalede bulunduğu sabit olduğundan müdahalenin önlenmesi talebinin kabulü ve ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepler Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının 70 yaşında olduğunu, 55 yıldır dava konusu yerde yaşadığını, zirai makineleri, hayvanlarının olduğunu, arazi fiyatların fahiş artmasının davalıya yükletilemeyeceğini, davalının başka bir evi olmadığını, el atmanın önlenmesi kararının vicdanı rahatsız ettiğini, en azından taşkın yapının bedelinin ödenmesi gerektiğini, yıkım kararının ağır olduğunu, ev yapılırken taşkın olduğunun bilinmediğini, evin 1970'li yıllarda yapıldığını, bunun alınan raporlar da doğrulandığını, davalı tarafın davacıya bedel ödemeye hazır olduğunu, bu nedenle temliken tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, iyiniyetli olduğundan ecrimisilin de doğmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, yıkım, ecmrimisil; def'i yoluyla temliken tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.