Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/808 E. 2026/10218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/808
- Karar No
- 2026/10218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2330 Esas, 2025/2175 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/285 Esas, 2024/583 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların taşınmazına kamulaştırmasız el atmadan dolayı İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/152 Esas sayılı dosyasında görülen kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında tazminat bedelinin 4.874.677,50 TL olarak belirlendiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bakiye 4.873.677,50 TL'nin ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; pasif husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, imar planını hazırlayan belediyenin sorumlu olması gerektiğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, bu rapordaki emsal uygulamasının hatalı, belirlenen bedelin ise yüksek olduğunu, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğunu, ayrı ayrı vekâlet ücreti işletilmesinin doğru olmadığını, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/152 Esas sayılı dosyasıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebi ile davası açıldığı, bu davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların talep edebileceği tazminat miktarının 4.874.677,50 TL olarak belirtildiği, anılan dosyada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak talebe göre 1.000,00 TL tazminata hükmedildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmış olup, işbu davanın ek dava mahiyetini taşıdığı ve ilk davada kesinleşen hükmün bağlayıcı olduğu nazara alındığında önceki tazminat davasında aldırılan bilirkişi raporundaki bakiye bedelin ilk dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hükmedilmesinde bir hata yapılmadığı, taşınmaza 1983 yılı sonrası el atılması nedeniyle nispi vekâlet ücreti takdirinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.