İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/444 E. 2026/44 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/444
- Karar No
- 2026/44
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/444 Esas KARAR NO : 2026/44
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/02/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız .... 30. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurda ki davayı açmadan önceki usuli evre olan arabuluculuk sürecinde davalı ... şirketi adresine ulaşılamadığını yine ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında davalı, ... adresine yapılan tebligata yarar adreste tanınmadığı ve yine aynı dosyada dava dışı III.Kişiler tarafından verilen dilekçede davalı ... şirket adresinin bir sanal ofis olduğu ve sanal ofis işletenine de borçlu olduğuna ilişkin cevabı yazılarla sabit olduğu üzere, davalı ... şirketinin her ne kadar TTK hükümleri uyarıca kurulmuş bir şirket olsa da gerçekte ticari iş yapmak üzerine kurulu bir şirket olmadığı paravan bir şirket olduğu takip dosyasındaki kayıtlar ve arabuluculuk sürecindeki şirkete ulaşma süreci iddialarını destekler nitelikte olduğunu, davalı ... ve ... şirketlerinin ayrı ayrı onaylı yevmiye ve kebir defterlerinin istenmesi şayet e-defter olarak tutulmuş ise beratlarının XML formatında istenmesini talep ettiklerini, takip diğer borçlusu ... şirketiyle davacı ... arasında borç doğuracak ticari ve/veya hukuki bir ilişki hiçbir zaman olmadığını, davacı ...'ın davalı (alacaklı) ....ŞTİ'ye karşı da borcu bulunmadığını, davalıların kötü niyetli oldukları kanaatiyle, yargılama sonunda davalıların %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmelerini talep ettiklerini, davacı ... rızası hilafında elinden çıkmış olan kambiyo evraklarından takibe konu olan çekten dolayı ; arasında hiç bir ticari ilişki olmamış, hiç bir hukuki ilişkisi bulunmamış diğer takip borçlusu ... şirketi ve takip alacaklısı diğer davalı ... A.Ş' nin hukuka aykırı eylemi ve aynı zamanda hukuka aykırı işlemi sebebiyle ticari yaşantısında geriye dönüşü, telafisi mümkün olamayan bir zararla karşı karşıya kalmaması için Mahkeme veznesine yatırılmak üzere % 15 teminat karşılığında iptale konu icra dosyasının yargılama sonuna kadar durdurulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP : Davalı ... Ltd. Şti. vekili beyan dilekçesinde özetle; İcra dosyasında alacaklı davalılardan ... A.Ş. Olduğunu ve davalının da borçlu durumda olduğunu öğrendiklerini, Menfi tespit davası İİK md. 72'de düzenlendiğini, İİK md. 72 "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabileceğini, İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararının kalkacağını, Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceğini, davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur." hükmünü içerdiğini, İİK md. 72 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davaları icra alacaklısına karşı açılabileceğini, davalının icra dosyasında alacaklı değil icra borçlusu olarak göründüğünü, HMK md. 114 uyarınca davalının dava husumetinin olmadığını, davanın bu yönden reddinin gerektiğini, davalının yetkilisinin ... (...) olduğunu, davalı yetkilisinin dosyadaki çek suretini incelediğinde imzanın kendisine ait olmadığını fark ettiğini, ancak davalı çek aslını görüp incelendikten sonra imza ile ilgili ayrıca beyanda bulunulabileceğini, çek, borçtan mücerret niteliğinde olduğunu, yani defter, belge ve kayıtlarda yer almayacağını, imzanın davalı yetkilisene ait olmaması nedeniyle de davalı hakkındaki davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. CEVAP / TALEP :Davalı... Şirketi dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmesine rağmen anılan davalı şirketler tarafından 6100 Sayılı HMK'nin 322/1 maddesi atfıyla aynı yasanın 126 -131 maddeleri kapsamında cevap dilekçesi verilmemiştir. Ancak davalı aşamalarda kendisini vekille temsil ettirmiştir. Ayrıca davalı şirket temsilcisi isticvap edilmiş ve beyanı alınmıştır. DELİLLER :... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2...Soruşturma sayılı dosyası, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, ... 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyası, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü müzekkere cevabı dosyadaki sair bilgi ve belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava, 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1-3 maddeleri gereğince açılmış kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada tensip zaptı hazırlanarak usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak taraf teşkilinin sağlandığı ve dilekçeler aşamasının tamamlandığı anlaşılmakla dava şartları da incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın duruşmaya katılan davacı vekilinin uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmek istemediklerine yönelik beyanı üzerine tahkikata geçilerek deliller toplanıp incelenmiş, tahkikat işlemleri ve incelemeleri yerine getirilmiş ve araştırılacak bir husus bulunmadığı tespit edilerek son duruşmada hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Mahkememizce davaya esas .... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmiştir. Buna göre icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür. Dava 2004 Sayılı İİK'nin 72. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup; davacı- borçlunun ... 20.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına konu çekin kargo ile başka bir şirkete gönderildiğini ancak kargoda çalındığını, kendisinden sonraki ciranta ile arada ticari iş veya ilişki bulunmadığı iddiası ile davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; takibe dayanak çek incelendiğinde davacı şirketin çekin lehtarı ve cirantası olduğu, imzaya bir itirazının bulunmadığı, çekin ciro silsilesinin düzgün olduğu ve çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi yapıldığı ve akabinde davalı Son hamil olan ... Şirketi tarafından icra takibine konu edildiği anlaşılmıştır. Davacı keşidecinin çekteki imzasına bir itirazı bulunmamakta olup lehtar ve araya giren ciro dikkate alındığında, çekteki hakkın birbirini takip eden cirolardan anlaşılması karşısında, davalının çek cirantaları arasındaki ticari ilişkileri tahkik ederek çeki iktisap etmesi beklenemez. Geçerli imzaların sahipleri ,başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince ciro zincirinde bulunan imzaların sahteliğine dayanamaz. Davanın tarafları ile cirosu bulunanlar arasında ticari defterlerine göre herhangi bir ticari ilişki bulunmaması davalın tarafın çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiği anlamına da gelmeyeceği anlaşılmıştır. Öte yandan soruşturma dosyasının dosyadaki bilgi ve beyanlara göre işbu davanın sonucuna hiçbir etkisi görülmemiştir. Görüldüğü üzere son hamilin TTK'nin 790. maddesine göre sadece iktisap anında ciro silsilesinde görünüş itibari ile kopukluk olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Çeki iktisap edene bunun dışında daha fazla yükümlülük yükleyen bir mevzuat hükmü bulunmamaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 677. maddesi gereğince imzaların bağımsızlığı ilkesine göre çeki başka kişilerden alan kişinin iktisabının TTK'nin 682 vd. maddelerine göre korunması gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde 4721 Sayılı TMK'nin 6. ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddeleri gereğince ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiştir. (Bkz; Yargıtay 10/01/2/2023 T.11.HD....E.... K.) 2004 sayılı İİK'nin 72/IV maddesi gereğince eldeki olayda verilmiş ve uygulanmış bir ihtiyati tedbir kararına bağlı olarak davalı alacaklının icra takibine konu alacağının tahsili geciktirilmediğinden davalı/alacaklı lehine tazminat takdir edilmemiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davacı taraf sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın REDDİNE, 2-)2004 sayılı İİK'nin 72/IV maddesi gereğince tedbir kararı uygulanmadığından davalı/alacaklı ... A.Ş. lehine tazminat takdirine yer olmadığına, 3-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732.00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 20.171,34 TL harçtan mahsubuyla kalan 19.439,34 TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine, 5-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-)Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalılar vekili için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 3/2, 13/1 maddeleri uyarınca hesap ve takdir edilen 183.174,66 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken (1/2) verilmesine, 7-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı ...Tic. A.Ş. Vekilinin yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır